Sosyalleşeceğim derken hayatı kaçırma!

Yasar Universitesi Halkla iliskiler ve reklamcilik bolumu

 

Öncelikle Genç Kırmızı’da birincilik ödülü alma başarısını gösteren Yaşar Üniversiteli arkadaşlarımı tebrik ederim. Gerçekten güzel bir görsel, güzel bir metinle birinciliği hak etmişler. Böyle bir briefle gerçekte var olan ama birçoğumuzun görmezden geldiği hatta farkında dahi olmadığı bir durumu da gün yüzüne çıkartmaya çalışanlara da teşekkür ederim. Aktif Gelişim Derneği Genç Kırmızı İletişim Briefini incelediğimde gerçekten çok güzel tespitler gördüm, ödül kazanan ekip de istekleri iyi karşılamış.

Hem bu briefle hem de bu işle anlatılmak istenilen konu benim uzun süredir zihnimde olan ve mümkün oldukça derslerimde anlatmaya çalıştığım bir konu. Bugün sizlerle de paylaşmak istedim. Sosyal medya doğası ve varoluşu gereği, insanların sosyal hayatlarını medyaya entegre etmesi ile doğdu, teknolojik gelişmelerle desteklenerek büyüdü, bu günlere geldi ve hayatımızda önemli bir yer aldı.

İlk başlarda iletişimcilerin hedef kitlelerden daha fazla data alabilmek için pohpohladığı ve kişileri, kurumları içine çekmek için çalıştığı bu medya bence artık kullanıcılar tarafından fazla kullanılan hatta alışkanlık haline gelmiş, ileriki dönemlerde hastalık haline dönüşebilecek bir seviyeye geldi. Ben kesinlikle kimseye sosyal medya kullanmayın diyemem, nihayetinde ben de kısmen hayatımı internet evreni üzerinden kazanıyorum ama yukarıdaki görselde anlatılmak istendiği gibi size bu konuda bazı tavsiyelerde bulunabilirim diye düşünüyorum. Okumaya devam et “Sosyalleşeceğim derken hayatı kaçırma!”

İletişimde Gündeme Göre Hareket Etmek

iptal BilgisiMarka iletişiminde, kurumsal iletişimde, medya iletişiminde en önemli noktalardan bir tanesi markanın iletişim faaliyetlerinde bulunduğu ülkede ki, toplumda ki gündemi iyi takip edip ona göre iletişim aksiyonları alabilme yeteneğine sahip olabilmektir. Burada gündemi takip etme görevi iki tarafa düşmektedir, birinci taraf, marka içindeki yönetim ekibi, ikinci taraf ise, markanın hizmet aldığı ajanslardaki ekipler.

Bundan sonrasını örnekler üzerinden anlatmaya çalışacağım.

Mesela, gün olarak 1 Mayıs İşçi Bayramındasınız, hükümetle sendikalar birbirine girmiş, işçilerle polisler meydanlarda çatışıyor, bir grup medya an be an bu yayınları kitlelerle paylaşıyor, sosyal medyada aynı temada yoğun bir paylaşım trafiği var, üzerine bir de 1 Mayıs Regaip kandiline denk gelmiş, diğer grup medyada bu günün önemine binaen içerikler paylaşıyor, üç aşağı beş yukarı ertesi günkü gazetelerin içerikleri belli böyle bir durumda kurumsal iletişim departmanı olarak ajansa Okumaya devam et “İletişimde Gündeme Göre Hareket Etmek”

Deadline mı önemli yoksa ben mi?

İletişimdeadline sektörlerinde çalışan arkadaşlarımın her gün defalarca duyduğu bir terimdir, deadline. İngilizce bir kelime olmasına karşın sektör jargonuna da bu şekilde geçmiş. Türkçesi, son teslim tarihidir. Gelen her işte karşı tarafa deadlinenımız nedir diye sorulur ve bir son teslim tarihi alınır. İş, genel olarak o tarihe yetiştirilmek zorundadır.

Şu an üniversite sıralarında bu işin okulunu okuyan ya da ileride bu işi yapmayı planlayan yani iletişimci, reklamcı, PRcı, sosyal medyacı vb.  olacak arkadaşlarımın da deadline nedir bilmesi gerekir. Müşteri tarafından verilen deadlineların önemli olduğunu şimdiden akıllarına yazmaları bence çok önemlidir. Okullarda hocalarımın da bu konunun önemi üzerinde durduğunu düşünüyorum.

Öğrencilik yıllarımda Haluk Mesci Hocadan aldığım (reklamcılık) derslerde, her ödev için bize deadline verirdi. Mesela, 27 nisan pazar saat 17.17 ‘ye kadar.. Öğrenciyiz ya genelde son ana kadar bekler, ödevi yapmaya öyle başlardık. Mesela ödevi, eğer 17.18’de gönderirsek kimi zaman revize için geri gönderir eklemeler yapmamızı ister, kimi zaman puan kırıp kabul eder, kimi zaman ödevi kabul etmez hatta kızardı. Öğrenmemiz gereken nokta, işin bitiş tarihinin önemiydi, yaptığımız işe özen göstermemiz gerektiğiydi. Aynı bugün piyasaya iş yaparken olduğu gibi.. Okumaya devam et “Deadline mı önemli yoksa ben mi?”

İletişimde Yerelleşmek, Yerelleşebilmek Önemlidir

koka-kola 50.yil logoÖğrenciyken genel hatlarıyla pazarlama iletişimi merkezli aldığımız reklamcılık, pazarlama, halkla ilişkiler, kurumsal iletişim, marka yönetimi ve benzeri derslerde hocalarımızın özellikle üzerinde durduğu konuların başında,  hangi marka olursanız olun bulunduğunuz  pazarın yerel özelliklerini, dilini, kültürünü, örf-adetlerini iyi analiz edebilmeyi öğrenip, ona göre harekete geçmeyi bilmemiz gerektiği gelirdi. İşlenilen uzun uzun derslerin sonucu, müslüman mahallesinde salyangoz satılmaz, Roma’da Romalı gibi davran gibi cümlelerle özetlenirdi.

Tabi bu mantığı kavrayıp, iletişim planlarına uygulamak, stratejilerin içine sokabilmek her zaman kolay değil. Öyle ki kimi zaman ülkemizin içinde doğmuş, büyümüş markaların hedef kitlelerinden çok uzak kampanyalar yaptığını, iletişim stratejileri uyguladığını görürken, kimi zaman bir anda ülkemize girmiş bir markanın çok başarılı uygulamalarıyla karşılaşmamız mümkün oluyor.

Ama kimi markalar da var ki neredeyse bunu iletişim anlayışlarının merkezine koymuş durumdalar. Coca-Cola, ülkemizdeki 50. yılı münasebetiyle koyduğu adıyla Koka-Kola bunların başında geliyor. Okumaya devam et “İletişimde Yerelleşmek, Yerelleşebilmek Önemlidir”

Sosyal Medya İle Yerelden Evrensele İletişim Örneği: Tostçu Mehmet Erol Sorgulu

Tostcu MehmetBu yazıyı aslında daha önce yazacaktım ama hem seçim karmaşası hem de o süreçte gelen twitter ve youtube yasakları yüzünden bu güne kadar geçikti. Geçtiğimiz günlerde bir vesile Gaziantep‘e bir gezi yapma fırsatım oldu.  Bu gezimde daha önceden internetten adını duyduğum, kısmen takip ettiğim  bir kişi/marka olan Tostçu Mehmet ile tanışma fırsatım oldu.  Bizim de iletişimci olduğumuzu bildiği için sohbetimiz gelip sosyal medya iletişimine dayandı.

“İlk sosyal medya iletişimine başladığımda, bana güldüler, işi gücü yok, o yüzden bu işlerle uğraşıyor.” dediler. Ama ben haklı çıktım, bakın en azından siz bana ulaşıp buraya kadar geldiniz dedi.

Tostcu mehmet foursquareSosyal medya marka iletişiminde olması gereken en önemli durumlardan biri, markanın sosyal hayatını, özelliklerini, samimiyetini bu mecra içine entegre edip, hedef kitlelerini kendine inandırıp, onları müşterisi yapabilmek olmalı. Tostçu Mehmet Erol Sorgulu, bunu başarabilmiş markalardan. Tabi bunu yaparken hedef kitleleri aldatmamak önemli bir durum. Yani burada yaptığınız tüm iletişim ne kadar iyi olursa olsun, ürün faydası, kalitesi bunu yansıtmıyorsa o işte bence başarılı olmuş sayılmazsınız. Ama Tostçu Mehmet Erol Sorgulu’nun tostları da gerçekten enfes, muhabbeti ise 10 numara. 🙂 Okumaya devam et “Sosyal Medya İle Yerelden Evrensele İletişim Örneği: Tostçu Mehmet Erol Sorgulu”

Sosyal Medyayı Etkili Kullanma Etkinliğindeydik

 

Sosyal Medyayı Etkili Kullanma

Geçtiğimiz günlerde sevgili dostlarım Mümin Erakbaş ve Hamza Şamlıoğlu‘yle birlikte Celal Bayar Üniversitesi Kula Meslek Yüksek Okulu’nun misafiri olduk.

Sevgili Mümin Erakbaş  Sosyal Medya Yönetimi / Sosyal Medyanın Pazarlamaya Katkıları konusunda bilgilerini paylaştı.

Ben, Sanal Ortamlarda Halkla İlişkiler Geleneksel PR’dan Dijital PR‘a Geçiş üzerine bir şeyler anlatmaya çalıştım. Ama benim asıl amacım, onlar gibi önlisans eğitimi almış bir arkadaşları olarak, o günden bu güne neler yaptığımı anlatıp, onları az da olsa hırslandırabilmekti.

Benden sonra sözü sevgili Hamza Şamlıoğlu alıp Sosyal Medya Takibi ve Raporlanması konusunda bilgi ve tecrübelerini paylaştı.

Bizce keyifli ve başarılı bir etkinlik oldu. Umuyorum öğrenci arkadaşlarım için az da olsa faydalı olmuştur.

                                                                                                                                                                15

Böyle bir fikir ve davetle bize gelen öğretim görevlisi sevgili Veli Bozkaya hocama, bizleri sabırla yaklaşık 4 saat dinleyen arkadaşlarıma çok teşekkür ederim.

Bizleri en iyi şekilde ağırlamak için etkinlikte görev alan, emek harcayan tüm arkadaşlarımın ellerine, emeklerine sağlık. Okumaya devam et “Sosyal Medyayı Etkili Kullanma Etkinliğindeydik”

Medya Üzerinden Kitle Etkileme Savaşları

mediaÜniversitede öğrenciyken çok değerli bir hocam, “iletişimciler, bilgi toplumunun mühendisleridir” derdi. Gerçekten durum öyledir. İletişimin hangi alanıyla uğraşırsak uğraşalım yaptığımız iş karşımızdaki kitleleri etkileyip aksiyona geçirecek mühendislik fikirlerini hayata geçirmektir. Reklamcıyızdır, 30 saniyelik bir filmle ya da bir görselin üzerine yazdığımız görülme süresi 2-3 sn olan bir metinle hedef kitleleri satın almaya yönlendirmeye çalışırız, PR‘cıyızdır yapacağımız bir gündem yönetimi çalışması ile hedef kitlelerin o ürün, hizmet ya da marka hakkında konuşmasını sağlamaya çalışırız. İletişimin birde habercilik alanı vardır, aslında halkla ilişkilerle, reklamla aynı fakültede okutulan ama işleri onlardan daha çok iletişim olan, radyoculuk, televizyonculuk, gazetecilik bölümleri.. Okumaya devam et “Medya Üzerinden Kitle Etkileme Savaşları”

Yeni Nesil İletişim; İletişim nereden, nereye?

Geçtiğimiz günlerde üniversite yıllarımdaki değerli hocalarımdan Doç. Dr. Ebru Uzunoğlu yeni nesil iletişim, yeni nesil iletişimciler hakkında görüşlerimi istedi. Ben de madem hocam istedi diye, bir şeyler yazmaya çalıştım. Ama o meğersem yazılı değil video çekimli bir şeyler istiyormuş. Sonrasında video çekimi yapıp gönderdim ama yazdığım yazı elimde kalınca bloğum üzerinde sizinle paylaşmak istedim.

iletisim“Hani klasik bir benzetme vardır ya, “10 yıl önce olsa kimse bunu tahmin edemezdi” diye, durum birazcık öyle. İnternetin geçmişi epi topu 40 yıl. Markalar yaklaşık 20 yıldır bu medya kanalını marka iletişimi için aktif olarak kullanıyorlar. Tabi bu 20 yıllık süreç gerçekten geleceği görebilenler için. Geriye kalanlar ancak web 2.0 teknolojilerinin ardından facebook, twitter gibi sosyal ağların kitleler tarafından aktif kullanılması ve ajansların itelemesi sonucunda bu mecrayı fark ettiler. Ama bu noktada da bir muğlaklık ortaya çıkıyor. Kimse internet iletişimi ya da internet iletişimcisi gibi kavramları kullanmıyor. Kimi dijital medya diyor, dijital PR’cı, dijital reklam ajansı vb., kimisi sosyal medya, sosyal medya uzmanı, sosyal medya ajansı vb. diyor ama bizim asıl oyun alanımızın tam anlamıyla adı internet. Çünkü televizyon, radyo, gazete vb. gibi geleneksel medya kanallarının karşısın da durabilecek güçteki medya kanalı internet olarak karşımıza çıkıyor. Sosyal medyayı, kullanıcıların sosyal hayatlarını, bireysel görüşlerini özgürce paylaşabildikleri bazı sosyal ağların (websitelerinin) bir araya geldiği kanallar bütünü (ben sosyal medyayı televizyonun içindeki digiturk olarak değerlendiriyorum) olarak tanımlayabilmek mümkünken, (Bir yazı: Sosyal Medya vs Geleneksel Medya) dijital medyayı ise, hem sosyal medya kanallarını hem geriye kalan internet evrenini hem de arkadaki sayılabilir ve kullanılabilir daha fazla datayı bize sunan, bu doğrultuda daha bir “internet = dijital medya” ya da “medyanın e-hali” olarak tanımlayabiliriz. Okumaya devam et “Yeni Nesil İletişim; İletişim nereden, nereye?”

PR İstanbul #pristanbul Ocak 2014 Buluşması Ardından

Bugün Sevgili Önder Kiremitçi tarafından 5 yıldır organize edilen PR İstanbul Buluşmaları‘nın Ocak 2014 etkinliğine katılma fırsatım oldu. İDA Başkanı Sayın Ali Cem İlhan, TÜHİD Başkanı Sayın Fügen Toksü başta olmak üzere sektörün önde gelen birçok ismi bugün oradaydı. Şimdi kısaca etkinliği özetleyip, kendimce görüşlerimi sizinle paylaşmak istiyorum.

İlk olarak; Önder Kiremitçi, PR İstanbul buluşmalarından bahsetti. Fikrin nasıl doğduğu, nasıl 5 yaşına geldiği, sektöre kattıklarından bahsetti.

– Ben her ne kadar çok fazla katılamasam da yaklaşık 2 yıl (öğrenci başıma) İzmir’de Likemind İzmir Buluşmalarını organize etmeye çalışmış, network faaliyetlerinin, sektörlere olan faydasına inanan bir arkadaşınız olarak PR İstanbul Buluşmalarının da sektör için önemli olduğuna sonuna kadar inanıyorum.

Ardından, Ali Cem İlhan, PR sektörünün dünü, bugünü ve yarınından bahsetti. İletişim sektörlerinin geleceğinin dijitalde, dijital iletişimde olduğundan bahsetti. Artık Pr ajansları ya da iletişim danışmanlığı şirketlerinin bu mecraya iyice kanalize olması gerektiğinden bahsetti.   Okumaya devam et “PR İstanbul #pristanbul Ocak 2014 Buluşması Ardından”

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial