“Kurumsal İletişim ve Halkla İlişkiler Sorumlusu” iş ilanı altında aranan eleman

ilovepr Arada sırada hem sektörü takip etmek hem de iş arayan arkadaşlarıma yardımcı olmak adına iş ilanları yayınlayan yerleri takip etmeye çalışıyorum.

Ama kimi zaman öyle iş ilanları görüyorum ki aranan kişinin tek bir eleman  olduğunu düşünmek bana az da olsa sektörü bilen biri olarak imkansız gibi geliyor. Çünkü aranılan özelliklerdeki hizmetlerin yürütülmesi/yönetilmesi için değil bir eleman neredeyse ayrı ayrı birer ajansla çalışmak gerekirken ve bu işlerin yönetilmesi/yürütülmesi için şirket içinde minimum 3-4 kişilik bir ekibin görev yapması gerekirken tek bir kişiye bu işlerin yüklenilmesi gerçekten ütopya. İşin eleman tarafına geçersek, bir kişinin bu kadar farklı iş kolu hakkında uygulama yetisine sahip olmaktan öte sadece genel bilgilere sahip olabileceğine inanıyorum. Ya da sektörde böyle bir insan varsa ya bir ya da iki tane vardır onlar da gerçekten hem çok iyi maaşlara çalışırlar hem de onları bulmak için bence kariyer sitelerinden öte başka yolları denemek gerekir.

Bunun bir tık daha ötesinde, bir önceki yazımda üniversite öğrencilerinin mesleğimiz hakkında yaptığı Halkın Gözünden Halkla İlişkiler Mesleği çalışmasını sizlerle paylaşmıştım. Bu iş ilanlarından anladığım üzere, halkla ilişkilerin ne olduğunu bilmeyenler sadece sokaktaki vatandaşlarımız değil ki,

Kurumsal İletişim ve Halkla İlişkiler Sorumlusu başlığı altında aranan bir elemandan,

Genel Nitelikler
•Üniversitelerin ilgili bölümlerinden mezun,
Kurumsal iletişim ve halkla ilişkiler alanında minimum 3 tecrübeli,
•İyi seviyede İngilizce bilen,
•Ms Office uygulamalarına hâkim,
•SEO konusunda uzman, Google analitik verilerini yorumlayabilen,
•Kendini geliştirmeye ve öğrenmeye açık, yeni teknolojilere ilgili,
•Sunum tekniklerine hakim, iyi düzeyde Powerpoint bilgisine sahip
•Sonuç odaklı ve sorumluluk sahibi olan,
•Planlı ve disiplinli çalışan,
•Erkek adaylar için askerliğini tamamlamış,
•İstanbul Anadolu Yakası’nda ikamet eden.
İş Tanımı
•Fuar, etkinlik, yemek, gezi ve organizasyon yönetimi,
•Sponsorluk ve sosyal sorumluluk projelerinin takibi,
•SEO, SEM adwords, projeleri ve maliyet takibi,
•Google analitik projelerinin ve reklamlarının yönetimi ve raporlaması,
•E bülten, sms kampanyaları ve içerik planlaması,
•Dijital pr faaliyetlerinin takibi,
Dijital medya satın alma sürecinden sonra sayfaların kontrolü, performans takibi ,
•Kurumsal ve içerik web sayfalarının  koordinasyonu ve güncel tutulması
•Markalara ait tüm web saylarının performans takibi ( aylık- haftalık)
•Bayi web sayfalarının içerik ve tasarım koordinasyonu,
•Aylık, günlük haber takip ve raporlamaları,
•Design soul dergi performans kontrolleri  .
•Dijital aplikasyonların teknoloji takibi
Sosyal medya hesaplarının içerik takibi
•Markalarımızın bulunduğu tüm dijital mecraların aylık /günlük raporlanması ve takibi.

gibi niteliklere, tecrübe ve yetilere sahip olması da bir kurum tarafından istenilebiliyor. İstenilen özelliklerde birçok hatalar var, PR mı, sosyal medya mı, dijital uygulamalar mı vb.  gibi çeşitli muğlaklıklar mevcut. Uzman mı junior mı? Çünkü emin olun bu ilanı çıkan firma gibi yerli ama uluslar arası boyuttaki bir firmanın kurumsal iletişim uzmanı raporlama işleriyle uğraşmaz, hepsi için ayrı ajanslarla çalışır. Ama maalesef ilan detaylarında herhangi bir ajans yönetiminden de bahsedilmemiş.

Markalara naçizane küçük bir dost tavsiye, bu ilanları kim çıkıyordur bilmiyorum ama bir İK yöneticisi ya da asistanı tarafından çıkıldığını düşünüyorum, lütfen çıktığınız ilanda aradığınız elemanın sektörünü bir inceleyin, genel nitelikler nelerdir bir araştırın, benzer iş ilanlarına bakın ama o ilanlardan kopyala yapıştır yaparak o da olsun bu da olsun şu da olsun demeyin. Siz belki böyle bir ilanla voltranı ya da henüz yaratılmamış muhteşem insanı arıyor olabilirsiniz ama ilanı çıkarken biraz empati kurup siz olsanız bu kadar iş yükünü kaldırabilir misiniz onu düşünün, emin olun o zaman çok daha iyi elamanlara ulaşacaksınız. Ekseriyetinde, aradığınız elemana şu anda ulaşılmamaktadır. 🙂

Halkın Gözünden Halkla İlişkiler Mesleği

Dün Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden Yakup Topuz isimli bir arkadaşım aşağıdaki videoyu twitterdan benimle paylaştı. Video Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencileri tarafından atölye dersi için hazırlanmış. Hepsinin ellerine, emeklerine sağlık. Videoda yazının başlığından da anlayacağınız üzere, sokaktaki insanlara Halkla İlişkiler mesleğini sormuşlar.

Gelen cevapları ya da mesleğin bilinirliğini videonun içeriğinden anlayabilirsiniz ki bence bu videodaki kişiler iyi cevaplar vermişler. Bizim mesleğimiz için genel olarak anneye ya da babaya hepsinden öte çevrendeki insanlara hem bu işin okulunu okurken hem de sektörde çalışırken yaptığımız işi anlatmakta zorlanıldığına dair bir görüş vardır. Durum böyleyken sokaktaki insanın bu işin ne olduğunu bilmesi bence beklenemez. Ama hepsinden öte, kendi işi, markaları, markaların sektörlerini, hizmetlerini, fikirlerini, kurum kültürlerini vb. anlatmak olan bir sektörün nereden baksanız ülkemizdeki profesyonel iş alanı 40-45 yıl olmasına karşın kitlelere kendi işini anlatamamış olması da bence çok manidardır.

Benzer Yazılar:

Kanal D’nin Kendi Reklamları Başarı ve Kirlilik

seref meselesi dizisiUlan İstanbul ve şimdilik yayından kaldırılan Urfalıyam Ezelden dizilerinden dolayı Kanal D son dönemde takip ettiğim kanallar içine girdi. Arada denk geldikçe Ben Bilmem Eşim Bilir’i de izlediğimi söyleyebilirim.

Son 1 hafta on günlük süreçte Kanal D özelinde dikkatimi çeken bir durum oldu. Önümüzdeki günlerde yayına başlayacak olan Şeref Meselesi dizisi için yapılan reklam çalışması gerçekten düşündürücü.

İletişimde bir kural vardır, yapılan iletişim çalışmasının bir tonu, miktarı olmak zorundadır. Eğer yapılan iletişim cılız kalırsa hedef kitleler tarafından duyulamaz ve etkileme eşiği altında kalır, eğer bunun tam aksi olursa da iletişim kirlilik haline gelir ve kitleler söylenilenler hakkında duyarsızlaşır.

İçerideki işleyiş yapısını bilmiyorum, belki kanal bu diziye çok güveniyordur ya da yapımcılar çok bastırıyordur vb. ama Şeref Meselesi dizisinin tanıtım reklamlarında da aşırıya kaçan bir durum görüyorum, açıkçası her reklam kuşağında bu dizinin reklamının olması gerçekten bir hedef kitle olarak beni rahatsız eder durumda ve bu reklamları görür görmez kanalı değiştirir hale geldim.

Diğer taraftan yapılan iletişim çalışmasında başarılı bir nokta da var, mesela dün akşam Ulan İstanbul dizisini izlerken, Şeref Meselesi dizisi oyuncularının senaryoya aynı ürün yerleştirme mantığıyla dahil olduklarını ve çok güzel subliminal sayılabilecek mesajlar verdiklerini gördüm. Bunu bilmiyorum diğer kanallar ya da diziler daha önce uyguladı mı ama bence gerçekten çok iyi ve başarılı bir iş. O yüzden düşünen ve uygulayan ekibi tebrik etmek isterim.

Umarım dizi tutar ve yapılan bunca iş boşa gitmez.

 

Artık Salt İletişim Grup’tayım..

Salt iletisim grup Herkese Selamlar, Geçtiğimiz günlerde sizlere desibel Ajans‘tan ayrıldığımı duyurmuştum. Şimdi de yeni adresimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Bundan sonrası için Salt İletişim Grup‘ta Dijital Pazarlama Grup Koordinatörü  olarak görev yapacağım.

Umuyorum, yeni ajansımla, yeni ekibimle güzel işlerin altına imza atacağız.

Başarı dileklerinizi lütfen eksik etmeyin.

Eğer yolu düşenler olursa muhakkak çaya, kahveye beklerim.

Sevgilerimle.

Elveda desiBel Ajans!

desiBel ajansYaklaşık 2 yıldır, kurulduğu günden bugüne  ülkemizin en iyi iletişim danışmanlığı firmalarından biri haline gelen desiBel Ajans‘da Dijital Medya Direktörü olarak görev yapmaktaydım. Bu ayın başı itibariyle ajansımdan ve görevimden yepyeni bir denize yelken açmak için ayrılmış bulunmaktayım.

Bu süreç içinde ajans başkanından stajyerine, tüm mesai arkadaşlarıma, hizmet verdiğimiz markalardaki herkese bana kattıkları için ayrı ayrı teşekkür ederim.

desiBel Ajans, benim için her zaman ayrı bir yeri olacak bir aile olarak kalacak. Eminim ki bu sadece benim için değil gerek bu süreçte çalışmış gerekse şu an çalışan tüm arkadaşlarım için geçerli bir durum. Çünkü burada gerçekten her şeyiyle bir aile ortamı bulma şansımız oldu. İyi günümüzde de kötü günümüzde de patronundan stajyerine kadar herkesi yanımızda bulduk.

Üstteki fotoğraf benim desiBel’de ilk işe başladığım gün çektiğim bir fotoğraf. Kadroya giren ikinci eleman olarak ajansın en manzaralı koltuklarından birini secmiştim. 🙂 Ajans boştu, ofis soğuktu..

Sonrasında gün be gün bu koltukların hepsi doldu. Ajans doldu. Aile büyüdü… Okumaya devam et “Elveda desiBel Ajans!”

Ferah Onat Dijital Çağda Halkla İlişkiler Yazarlığı Kitabı

Ferah Onat - Dijital Cağda Halkla İlişkiler YazarlığıSevgili Doç. Dr. Ferah ONAT, benim İzmir‘de öğrenciyken tanıştığım, kendisinden ders almamama, onun okulunda okumamama karşın en az kendi hocalarım kadar sevdiğim, sözüne itibar ettiğim ve diyaloğumun olduğu, iletişim sektörlerine kazandırdığı öğrencileriyle ve İzmir’deki sektör eğitimine kattıklarıyla gerçekten değerli bir hocamız.

Geçtiğimiz günlerde yazdığı hala taptaze olan, Dijital Çağda Halkla İlişkiler Yazarlığı kitabını da okumam için gönderdi ve sağolsun görüşlerimi sordu. Yoğunluktan dolayı okuma sürecim biraz uzun sürse de kitabı bitirdim.

Kitap PR sektörü için güzel bir kaynak olmuş, geleneksel PR uygulamaları, bugün sektörde gelinen nokta ve ilerisi için güzel mesajları barındırıyor.

Geçtiğimiz günlerde yazdığım, Ajans Ajansın Bilgisine Muhtaçtır! başlıklı yazımda iletişim danışmanlığı, medya ilişkileri hizmeti verdiğimiz bir markamız için SEO eğitimine gittiğimizden bahsetmiştim. O eğitimde bizlere, basın bültenlerinin arama motorlarında nasıl üstlerde çıkartılabileceği, bunun için neler yapılabileceği, bunun markaya ne gibi katkıları olabileceği konularında çeşitli bilgiler paylaşıldı.  Okumaya devam et “Ferah Onat Dijital Çağda Halkla İlişkiler Yazarlığı Kitabı”

Eleman bu, markayı vezir de eder rezil de!

personelBiz iletişimciler gerçekten iyi büyücüleriz, herhangi bir ürün, hizmet, fikir için alıcılar oluşturabilir, çok iyi marka imajları yaratabiliriz. Bu noktada yaptığımız işin asıl odak noktası elle tutulabilir olmaktan öte, önce zihinlerde ardından kalplerde yer almayı amaçlamaktadır. Buna marka sadakati oluşturmak/yaratmak deniliyor. Ve sonucu ürünün, hizmetin satın alınmasını, fikirlerin benimsenmesini sağlamak oluyor. Bu bahsettiğim süreç gerçekten uzun ve meşakkatli bir yol.

İşin iletişim boyutu bir kenara, marka olabilmek boyutu ise bambaşka bir kenara ve bence daha önemli olan kısmı da bu. Yani, 360 derece yaşayan bir organizma ve başarılı bir organizasyon olabilmek çok önemli.

O yüzden, Ceo’dan çaycıya, Ar-ge genel müdüründen teknik servise, kurumsal iletişim müdüründen call-center görevlisine, üretim bandından dağıtım anına kadar tüm süreçlerde, tüm kişiler aynı yürek bağı ve kalite anlayışıyla çalışmalılar.

Bugün özellikle sosyal medyayla birlikte kazanılan kişisel iletişim ve kitle etkileme gücüyle birlikte markalar yaptıkları milyonlarca dolarlık yatırımlara, çok büyük bütçeli iletişim kampanyalarına karşın kimi zaman çok zor durumda kalabiliyorlar.  Okumaya devam et “Eleman bu, markayı vezir de eder rezil de!”

Ajans Ajansın Bilgisine Muhtaçtır!

seo egitimi duplicate content uretilmesiGeçtiğimiz günlerde iletişim danışmanlığı hizmeti verdiğimiz bir markamızın SEO (Search Engine Optimization) hizmeti aldığı/çalıştığı başka ajansa markamızın isteğiyle eğitime gittik. Markalara ağırlıklı olarak PR hizmeti veren bir ajansın SEO ile ne ilgisi olabilir diye düşünebilirsiniz ama olay öyle değil. Biz, bir markanın PR iletişimini yapıyoruz, bir başka ajans aynı markanın reklam, bir başka ajans dijital iletişimini yapıyor vesaire ama yaptığımız iş ana hatlarıyla aynı markanın itibarını yükseltmek, ona katkı sağlayacak fikirler yaratmak ve bunu 360 derece iletişim bütünlüğü çerçevesinde hayata geçirmek. “360 derece iletişim bütünlüğü”nden kastım, bir firma reklam kampanyasında A derken PR’da B demez, dijital’de Z hiç demez, bu yüzden marka için yapılan iletişimin bir bütünlüğe  ihtiyacı vardır. Bu doğrultuda bir PR ajansının da SEO eğitimine ihtiyacı elbet vardır, olacaktır.  Okumaya devam et “Ajans Ajansın Bilgisine Muhtaçtır!”

“Cumhur Başkanını Seçiyor” sloganı büyüktür “Ekmek İçin Ekmeleddin” sloganından

Malumunuzdur Cumhurbaşkanlığı seçim sürecindeyiz. Tüm adaylar kendi güçlerince iletişim çalışmaları yapmaya çalışıyorlar. Siyasal iletişim süreçleri adayların seçim dönemlerinde hem hedef kitlelerini bilgilendirme hem nötr kitleleri etkileme hem de karşı hedef kitlelerden kişi çalma noktasında önemli bir süreç. Bu dönemi başarılı şekilde geçirmek her adayın istediği ama her zaman başaramadığı bir durum. Ülkemizdeki siyasal iletişim tarihini incelediğimizde 90’lara kadar aktif olarak mitingler ve bayraklama ile propaganda yapıldığını, 90’lar ve 2000 arasında özel TV’lerin hayatımızda rol almaya başlamasıyla seçim programları, aday açık oturum programları, mitingler, bayraklama ve açık hava reklamcılığı uygulamaları, 2000’ler sonrasında ise daha profesyonelce diyebileceğimiz ve 360 derece iletişimi (kurumsal kimlik, reklam + PR + açık hava uygulamaları + dijital medya kullanımı + medya planlama + medya satın alma) içine alan seçim süreçlerini yaşamaya başladık. Bugün geldiğimiz noktada siyasi partiler ya da adaylar neredeyse iletişimin her alanında profesyonel ajanslarla çalışıp, onlardan iletişim hizmetleri satın alıyorlar bu da bizlere dünya standartlarında siyasal iletişim kampanyalarına yakın işleri gözlemleme imkanı sunuyor.

Ülkemizin son dönemindeki profesyonel siyasal iletişim için 2 başarılı örnek verilebilir, biri Ak Parti (bunu 10 yıldır yapıyor, neredeyse 360 derece iletişim bütünlüğüyle kullanıyorlar, ki kendilerine hizmet veren ajans neredeyse sadece Ak parti ile çalışmasına karşın belirli dönemlerde en büyük ajanslar arasına giriyor) diğeri ise Genç Parti kampanyasıydı. Onlar da kısa sürede çok iyi bir marka konumlandırma yapıp başarılı iş çıkarmıştı.  Okumaya devam et ““Cumhur Başkanını Seçiyor” sloganı büyüktür “Ekmek İçin Ekmeleddin” sloganından”

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial