İletişimde hedef kitlelerin yanında olmak…

İletişimcilerin yapacağı en büyük hatalardan birisi hatta en yapılmaması gerekeni hedef kitlelerine ulaştırmak için çalıştıkları markaların hedef kitlelerinden uzakta hatta onlardan bi’ haber yaşamaları olsa gerek.

Ama yapılmıyor mu? Maalesef yapılıyor.

Bunun nedenini; reklam, halkla ilişkiler ve pazarlama alanında çalışanlarda “Enaniyet Everest”  olmuş yani benlik duygularıyla birlikte egoları o kadar büyümüş ki halktan uzaklaşmışlar şeklinde açıklayabilirken, sosyal ve digital medya üzerine çalışanların çoğunda zaten iletişim bilgisinden yoksunlukla birlikte klavye iletişimciliği kavramı başlayınca  “hedef kitle” de ne bilgisizliği olarak açıklayabiliriz.

Bundan daha kötüsü, markaların kurumsal iletişim departmanlarında çalışıp ajanslara ilgili markanın hedef kitlesini a’iken k, b’iken z şeklinde briefleyen kurumsal iletişimciler de bu atmosferde nefes alıp veriyor olması.

Neyse sektörel eleştiriyi bırakıp konumuza geri dönmek istiyorum.

Geçtiğimiz günlerde sosyal ağlar üzerinde bazı ilanlar düştü. İlanlar bir tam hizmet ajansı olan Genna tarafından hazırlanmış.

 “Hedef kitlelerin yanında olmak.”

“Biz, hedef kitlelerin yanındayız, gelin müşterimiz olun sizi onlara ulaştıralım çünkü biz onları tanıyoruz.” Okumaya devam et “İletişimde hedef kitlelerin yanında olmak…”

Misafir Görüşler, Emrah Tıraş’tan Tavsiyeler, “Reklam İlaç Değil, Reçetedir…”

Evet arkadaşlar; bu hafta blogumuzda bir misafirimiz var; Emrah Tıraş. Emrah’la benim muhabbetim uzun yıllara dayanıyor, kendisi çiçeği burnunda bir iletişim fakültesi halkla ilişkiler ve reklamcılık bölümü mezunu Facebook‘ta sektörle ilgili değerli sayılabilecek paylaşımlar yapıyor, yine öyle bir paylaşımda kendisinden yaptığı “Reklam İlaç Değil, Reçetedir…” paylaşımını detaylandırıp, bloguma misafir yazar olmak isteyip istemeyeceğini sordum. O da sağolsun beni kırmadı. Neyse ben lafı fazla uzatmadan sözü Emrah Tıraş’a bırakıyorum.

“Reklam İlaç Değil, Reçetedir…”

Reklam; televizyon, radyo, gazete, billboard, dergi, ve internet gibi araçların aracılığıyla bir ürün ya da hizmet hakkında insanlara bilgi vermektir. Kısaca reklamın yapılmasının nedeni insanlara bilgi aktarmaktır.

Gördüğüm, duyduğum, takip ettiğim kadarıyla ülkemizde reklamın tanımı bu tanıma çok uymuyor. Reklamverenlere göre reklam satışları artırmak için kullanılan bir pazarlama aracıdır. Hatta reklam veren ajansına derki, “satışlar düşük bu aralar, bana şöyle, güzel, eğlenceli, yaratıcı… bi reklam yapta bizim satışlar artsın”.

Sosyal medyaya olan ilginin artmasıyla bu anlayış daha da yaygınlaştı; abi bana Facebook’ta (feysbokta) bir fan sayfası açta ‘like’ edenler çoğalsın, satışlarım artsın diyorlar. Burada suçlu sadece reklamverenler değil, reklamcılarda suçlu, çünkü bazı reklamcılar, müşterilerini doğru yönlendirmiyor, bir reklam yapalım da satışların patlasın diyorlar. Kim sadece reklam yaparak satışlar artar diyorsa yanlış diyor. Peki, işin doğrusu nasıl olmalıdır; eğer bir iletişim (reklam, halkla ilişkiler…) kampanyası yapılacaksa, ürünün ya da hizmetin pazarlama ve marka yönetimi çalışmaları tam olarak yerine getirilmiş olmalıdır ki iletişim kampanyası başarılı olabilsin. Okumaya devam et “Misafir Görüşler, Emrah Tıraş’tan Tavsiyeler, “Reklam İlaç Değil, Reçetedir…””

İletişim Sektörlerinin Geleceği Zeki ve Etkin Beyinlerde

Dün mezun olduğum üniversite, fakülte ve bölüme öğrenciliğimin ardından farklı bir pozisyonda Sevgili Hocam Selin Türkel’in daveti üzerine, Princeples of Public Relations (halkla ilişkilerin ilkeleri) dersinin final proje sunumlarında jürilik yapmak üzere misafir olarak gittim.

10 saatte 19 farklı grup içinde 90 öğrenci arkadaşımızın bu ders kapsamında bir dönem boyunca öğrendikleri bilgiler ile hazırladıkları dönem projelerini dinledik, değerlendirdik, her sunumun ardından onlarla mini sohbetler yaparak önümüzdeki yıllar için onlara küçük püf noktaları vermeye çalıştık.

Çok değil 4 sene önce aynı derste, aynı hoca karşısında benzer bir sunum yapmış bir arkadaşları olarak görüşlerim umarım onlar için bir önem taşımıştır.

Tüm görüşlerimi aynı sıralardan geçmiş, o zaman kendime koyduğum hedefleri ve ruh halimi çok iyi hatırlayan, bugünse sektörün iletişim bilimleriyle donanmış, bu eğitimi almış genç iletişimcilere olan ihtiyacını bilen, içinde çalıştığım sektöre beslediğim büyük bir saygıyla her yerde bölüm milliyetçiliğimi hiç çekinmeden vurgulayan biri olarak yaptım.

Emin olun arkadaşlar yarın sizler olursanız halkla ilişkiler olacak, reklam olacak, pazarlama olacak, dijital medya olacak, medya planlaması vb. olacak ve tüm bütünleşik iletişim bilimleri sizlerle ileriye gidecek.

Eğer sizler olmaz ve kendinizi iyi geliştirmezseniz yarın birileri çıkıp Pr öldü, reklamcılık öldü dediğinde sizler/bizler işsiz güçsüz kalıp, boş avuçlarımızı semaya kaldıracağız.

Bu dediklerimden hemen karamsarlığa düşmeyin çünkü ben kendi adıma dün güzel umutlar biriktirdim sektörümüz için.

Niye mi? Okumaya devam et “İletişim Sektörlerinin Geleceği Zeki ve Etkin Beyinlerde”

PR Sektöründe Kadın ve Sektörün İtibarsızlaştırılması

Geçtiğimiz günlerde Show Tv’de yayınlanan Türkün Uzayla İmtihanı isimli diziye denk geldim. Dizi içerisinde yer alan Halkla İlişkiler Subayı rütbeli karakter içinde çalıştığım sektör olan PR sektöründeki gerçek kadını temsil etmediği, ondan öte bu sektördeki kadınların itibarına ve sektöre zarar verdiği gerekçesiyle kendi adıma rahatsız oldum.

Öncelikle şu  videonun ilgili bölümlerini izleyip sonrasında yazımı okumaya devam edebilirsiniz.

Bu bu bölümün 17.45. saniyesine de bir göz atabilirsiniz.

Sonradan öğrendim ki kendisi açıköğretim halkla ilişkiler mezunuymuş!

Bu karakterden niye mi rahatsız oldum?

–          Çünkü, konuşması, oturması kalkması, hepsinden öte zekası vb. özellikleri bu sektördeki kadınları temsil etmekten yana onlara zarar verir nitelikte.

Öncelikle Halkla İlişkiler ya da İletişim Danışmanlığı sektöründe ne işler yapılır onları Halkla İlişkiler Ajansı Ne İş Yapar? başlıklı yazımdan öğrenebilirsiniz.

Genel hatlarıyla kadın popülasyonu (hocalar ve öğrenciler) fazla olan bir bölümde öğrencilik yapmış ve sonrasında kadın popülasyonu fazla olan bir sektörde çalışan bir erkek olarak benim sektör içinde tanıdığım kadınlar ya da daha doğrusu arkadaşlarım bu şekilde değiller.

Benim öğrencilik yaptığım ya da iş hayatımda birlikte çalıştığım, tanıdığım kadınların çoğu yukarıdaki yazımda göreceğiniz işleri yapabilmeleri için daha analitik zekaya ve yeteneklere sahip, güçlü kişiler.

Bu kişilerin birçoğu; konuşması bununla bağlantılı olarak yazması çok düzgün, yaptıkları iş itibariyle markaların hedef kitleleriyle iletişimini yöneten, markaların itibarını, yaptıkları işlerde ciddi bütçeleri ve kimi zaman CEO ‘larının nerede ne konuşacaklarını dahi yöneten kişiler…

Bu isimler ve üniversitelerde görev yapan değerli hocalarımızın birçoğu gizli kahramanlardır ama ülkemizde bu sektörün gelişmesinde yıllarını/ömürlerini veren Betül Mardin, Meral Saçkan, Fügen Toksü, Necla Zarakol vb. birçok ismi inceleyip sektörde asıl olan ve olması gereken kadın profilini net olarak görebilirsiniz.

Belki kendi adıma hüsn’ü kuruntu yapıyorumdur diye düşünürken bu durumu birde sektör içinde aktif görev alan kadınlara sorayım onların konu hakkındaki görüşlerini alayım istedim. Okumaya devam et “PR Sektöründe Kadın ve Sektörün İtibarsızlaştırılması”

İEU İLEF Halkla ilişkiler ve Reklamcılık Bölümü’nü Zarakol’da Misafir Ettik

Mart ayı içerisinde önce İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi‘nin ardından İstanbul Okan Üniversitesi‘nin konuğu oldum. Bu seferse biz konuk olarak gitmek yerine ajansımız Zarakol İletişim Hizmetleri’nde İzmir Ekonomi Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü‘nü misafir ettik. Mart ayı benim için bu son etkinlikle gerçekten verimli ve güzel geçti.

Ama hepsinden öte benim 4 yıl lisans eğitimimi aldığım üniversitenin, fakültesi ve bölümünden hocalarımı ve öğrencileri arkadaşlarımı ajansımızda ağırlamak bize mutluluk verdi.

Öncelikle ajans başkanımız PR sektörünün usta isimleri arasında yer alan Necla Zarakol, Zarakol İletişim Hizmetleri’ni tanıtan ve yılların kendisine verdiği büyük deneyimiyle sektörün geleceği olacak olan arkadaşlarımızla tecrübelerini paylaştığı, onlara tavsiyeler verdiği verdiği bir sunum gerçekleştirdi. Bende kendisiyle yine üniversitemizin 2010 yılında organize ettiği medya/sektör gezisinde tanıştım. O gün kafama koymuştum kendisiyle çalışmayı aslında. Okumaya devam et “İEU İLEF Halkla ilişkiler ve Reklamcılık Bölümü’nü Zarakol’da Misafir Ettik”

Türkiye’de iletişim sektörlerinin başlangıcı ve asıl amacı!

Geçtiğimiz günlerde 1981’de çekilmiş Feryada Gücüm Yok filminden bir bölüme denk geldim. Hadi gelin birlikte bir kez daha izleyelim.

Önce insanlarda tatil yapma özlemini yaratacağız.

Bunun için basın, radyo, televizyon, gibi araçlarla kampanyaya giriştik.

10 yıl sonra yepyeni bir kuşak yetişecek; kılığı kıyafeti, yediği içtiği, saç sekli, dinlediği müzik hep bizim tarafımızdan empoze edilecek, yepyeni bir dünya kuracağız. İnsanların hangi kitaplarını okuyacağını, hangi filmlerini seyredeceğini biz tayin edeceğiz  zaten bu filmleri çeken de kitapları yazan da bizim ekibimiz olacak.  Geniş bir kadromuz var… Okumaya devam et “Türkiye’de iletişim sektörlerinin başlangıcı ve asıl amacı!”

Halkla İlişkiler Nedir?

Az önce aklıma bu soru takıldı. Nerden geldi, neden geldi orasını da bilmiyorum açıkcası. Yeteri kadar bu işin akademik eğitimini aldığımı sanıyorum. Zihnimdeki bilgileri hızlıca hatırlamaya çalıştım onlarca tanım geldi aklıma.  Sonrasında bu soruyu bir de google’ye sordum. Önüme onlarca makale düştü. Hızlıca göz attım. Hepsi özetle; ‘halkla ilişkilerin o kadar da küçümsenebilecek bir iş olmadığını söylüyordu’ aslında.

Ama bir sitede yer alan aşağıdaki bölüm çok hoşuma gitti ve sizinle paylaşmak istedim. Dilek Eker yazmış;

– Halkla ilişkiler çalışmalarında yüz yüze iletişim olmakla birlikte, sadece yüz yüze ilişkilerin olduğu çalışmalar halkla ilişkiler değildir.
– Halkla ilişkiler sadece kupür derlemek demek değildir. Ancak Hİ çalışmalarında adına çalışılan kurumla ilgili olarak kitle iletişim araçlarını izleme, kupürler, TV görüntüleri, radyo bantları derleme de yer alır.
– Halkla ilişkiler sadece “Danışma” demek değildir. Eğer halkla ilişkileri yapılan kurum için danışma hizmetlerine gereksinim varsa, bu birim de halkla ilişkilerin konuları arasında yer alır ve halkla ilişkiler birimine bağlıdır.
– Halkla ilişkiler reklam değildir.
Reklam ürün hakkında bilgi vermeyi ve (halkla ilişkilere oranla) kısa vadede satışı hedefler.
Halkla ilişkiler uzun vadede imaj oluşturup kurum kimliğini pekiştirir. Ancak dolaylı olarak satışı da etkiler.-
– Halkla ilişkiler sadece müşteri ile ilişkiler değildir. Ancak müşteri ile ilişkiler halkla ilişkilerin konuları arasındadır.
– Halkla ilişkiler lokanta, restoran, bar gibi yerlerdeki yer göstericilik ya da müşteri çekme eylemi değildir.
– Halkla ilişkiler sadece organizasyon yapmak değildir. Ancak adına çalışılan kurum için yapılan halkla ilişkiler çalışmalarının içerisinde organizasyonlarda yer alır. Ayrıca bu organizasyonların hangi zamanda, hangi konuda, nasıl olması gerektiğine de halkla ilişkiler çalışanları karar verir. Okumaya devam et “Halkla İlişkiler Nedir?”

Halkla İlişkiler Ajansı Ne İş Yapar?

Bu aralar yeni işe başlamamla birlikte insanlara/çevremdekilere ne iş yaptığımı anlatmaya çalışıyorum. Neden mi?

Nerede çalışıyorsun diyenlere; ‘Halkla ilişkiler ajansında çalışıyorum’ diyorum, bunun ardından gelen soru haliyle, ‘Eee peki ne iş yapıyorsunuz?’  oluyor.  Başlıyorum anlatmaya…

Eğer sizin aklınızda da ‘Halkla ilişkiler ajansı ne iş yapar’ gibi bir soru varsa bu sorunun cevabını sizler için İDA (iletişim danışmanlığı şirketleri derneği) üyesi bazı ajansların “hizmetlerimiz” bölümlerinden bulmaya çalıştım. Tabi burada  olaya halkla ilişkilerden öte  iletişim ilişkileri olarak bakmak daha doğru olabilir. Bir okuyalım bakalım neler var neler yokmuş hizmetler arasında;

BERSAY İletişim Danışmanlığı

Danışmanlık Hizmetleri (İletişim mühendisliği)

  • Stratejik planlama ve ölçümleme
  • Liderlik İletişimi Planlaması
  • Yatırımcı ilişkileri yönetimi
  • Uluslararası projeler danışmanlığı
  • Kurumsal sosyal sorumluluk

Uygulamalı İletişim Çözümleri

  • Pazarlama İletişimi
  • Konu Yönetimi
  • Kriz İletişimi
  • Sponsorluk projeleri iletişimi
  • Kurumiçi iletişim
  • Etknlik yönetimi
  • Finansal iletişim

Online İletişim Danışmanlığı

Effect Halkla İlişkiler

  • Kurumsal İletişim Danışmanlığı
  • Finansal İletişim
  • Pazarlama ve Ürün İletişimi
  • Medya İlişkileri
  • Kriz Yönetimi
  • Sponsorluk Yönetimi
  • Etkinlik Yönetimi
  • Uluslararası Halkla İlişkiler
  • Müşteri İlişkileri Yönetimi (CRM)
  • Interaktif Çözümler
  • Araştırma Hizmetleri

Excel İletişim Danışmanlığı

  • Medya İletişimi
  • Kriz & Sorun Yönetimi
  • İçerik Yaratım & Yönetimi
  • Sosyal Sorumluluk Yönetimi
  • Etkinlik Yönetimi
  • Sponsorluk Yönetimi
  • AB Fonları Danışmanlığı
  • Medikal PR
  • Uzmanlık Alanları
  • Kurumsal İletişim
  • Pazarlama İletişimi
  • İç İletişim
  • Kamu İletişimi
  • Lobicilik

Leo PR

  • Kurumsal iletişim
  • Proje Üretimi ve Yönetimi
  • Sosyal Sorumluluk Projeleri
  • Sponsorluk Yönetimi
  • Kurum İçi İletişim
  • Pazarlama İletişimi
  • Medya İletişimi
  • Medya Eğitimi
  • Kriz Yönetimi
  • Etkinlik Yönetimi
  • Dijital PR
  • Medikal PR

MPR Pazarlama Halkla İlişkiler

  • Pazarlama yönelimli halkla ilişkiler
  • Kurumsal iletişim
  • Kurum içi iletişim
  • Kriz yönetimi
  • Medya ilişkileri
  • Sosyal sorumluluk iletişimi
  • Etkileyicileri etkileme yönetimi
  • Gündem yönetimi
  • Etkinlik ve sponsorlok yönetimi
  • Ölçümleme

Zarakol Halkla İlişkiler A.Ş

  • Medya İlişkileri
  • Etkinlik Yönetimi
  • Kriz ve konu yönetimi
  • Kurumsal ve finansal iletişim
  • Marka pazarlama iletişimi
  • Lobi faaliyetleri
  • Dijital medya iletişimi
  • İç İletişim
  • İtibar yönetimi
  • Sponsorluk yönetimi, KSS / STK projeleri
  • Kurumsal film, video üretimi
  • Basın/Yayın: her türlü baskılı malzeme, sektör dergileri, şirket yayınları, sirküler mektup.

Sunulan hizmetler arasında aslında ne kadar çok iş varmış değil mi?  Ben umuyorum ki gelişen iletişim kanalları ile her geçen gün bu hizmet portföyü  biraz daha artacak.

Kendimi Halkla ilişkilerde nasıl geliştirebilirim?

Geçtiğimiz günler içinde blogum üzerinden bir mail aldım. Gelen mailde; ‘kendimi halkla ilişkilerde nasıl geliştirebilirim, bana bu konuda neler önerirsiniz?’ yazıyordu. Elimden geldiğince ve bilgim yettiğince maile cevap vermeye çalıştım, sonrasında benzer bir mail daha aldım ve bu konuyu bloguma yazma kararı verdim.

Evet, acaba; ‘kendimizi bir iletişim bilimi olan, kendi içinde büyük bir deniz olan, günümüz işletmelerinin olmazsa olmazı konumunda olan halkla ilişkiler mesleğinde nasıl geliştirebiliriz?

Bu sorunun cevabı aslında o kadar basit değil. Ama elbet bunun da bir yolu vardır. Mesela üniversitelerimizin iletişim fakülteleri bünyesinde 4 yıllık lisans bölümü olarak bulunan, halkla ilişkiler, halkla ilişkiler ve tanıtım, halkla ilişkiler ve reklamcılık, reklamcılık gibi bölümlerden birine girip 4 yıl boyunca buralarda eğitim alabilir ya da gazetecilik, medya ve iletişim, işletme, davranış bilimleri, kamu yönetimi ve benzeri bölümleri bitirip üzerine halkla ilişkiler yüksek lisansı yaparak diplomalı birer halkla ilişkiler uzmanı olabilirsiniz.

Bu kısım biraz uzun ve zor galiba.

Öyle ise işi biraz daha basitleştirmeye çalışayım.

‘Bireysel eğitim’, ‘self education’, ‘bireysel gelişim’ günümüzün en yaygın terimleri içerisinde. Sizde böyle yapabilirsiniz ama göz ardı etmemeniz gereken en önemli durum, halkla ilişkilerin bir ’iletişim’ bilimi olduğu olmalı. Bizim işimiz sosyal bir bilim, yani bir mühendislik, doktorluk ve benzeri işlerde olduğu gibi çok fazla teknik değil. Bu işe de öncelikle bireysel iletişiminizi geliştirerek başlayabilirsiniz. Bir iletişim uzmanının hayatla iletişimi çok iyi olmalı. Mesela öncelikle ‘okumalıyız’ ne bulursak okumalıyız, çünkü bir iletişimcinin en büyük veri kaynağı yaşadığı hayatta olup bitenler ve kendisine ait olan ‘entelektüel bilgi sermayesi’. Buna artı olarak, bir iletişimci; eğlenmeli, gezmeli, yemeli-içmeli hayattan zevk almasını bilmeli. Kısacası hayatta aktif olabilmeli. Aktif olmayan kişinin zihnide durduğu yerde körelecektir. Buna artı olarak elinde birden fazla yazabilecek, okuyabilecek, konuşabilecek kadar bildiği yabancı dilleri olmalı.‘Anadilini’ etkin kullanabilmeli. Vakti zamanında ders notlarımdan ‘halkla ilişkiler uzmanının nitelikleri hakkında’ bir yazı yazmıştım. Orada bazı önemli noktalar vardır. Ama 3-4 yıl öncesinden bugüne baktığımızda birçok gelişme olmuştur. Mesela hayatımıza internet çok hızlı şekilde girmiş ve ‘sosyal medya’ diye bir kavram türemiştir.

Tabi ki bunlarla bitmedi!

Okumaya devam et “Kendimi Halkla ilişkilerde nasıl geliştirebilirim?”

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial