Sevgililer Gününe Özel Hediye!

Sosyal hayatımızın içinde bazı günlere diğerlerinden daha fazla önem yüklenilmiş ve insanlar o günlerde farklı davranışlar göstermeye başlamışlardır. Annemiz bizim için hergün önemlidir ama ona bir şeyler hediye etmek için anneler gününü bekleriz ya da bir insanın sevgilisi için özel bir şeyler yapması noktasında özel bir günü beklemesine ne gerek var anlam veremem aslında. Ama birçok yazımda diyorum ya, biz iletişimciler iyi büyücüleriz ve bu günlerin özelleşmesinde insanların kitleler halinde benzer davranışları göstermesinde ve böylesine bir satın alma çılgınlığı yaşanmasında bizlerin de parmak izleri var.  Okumaya devam et “Sevgililer Gününe Özel Hediye!”

İletişemeyen İletişimciler

iletisimİletişimciler olarak içinde çalıştığımız sektörler biraz değişik ve sıkıntılı aslında. Geçtiğimiz günlerde halkın gözünden halkla ilişkiler mesleği diye üniversiteli öğrenci arkadaşlarımın yaptığı bir çalışmayı paylaşmıştım, o yazı içinde halkın halkla ilişkiler mesleğine bakışını görebilirsiniz. Ama bu sıkıntı sadece halkla ilişkiler için değil reklamcılar ya da pazarlamacılar için de geçerli bir durumdur. Düşünsenize, birçoğumuzun oturduğu apartmanların girişinde pazarlamacı giremez yazıyor. 🙂 Genel hatlarıyla bence en büyük sorunumuz insanlara yaptığımız işleri anlatamamamız, ikinci sorun olarak kurumsal tarafla (yani müşteri tarafıyla) ajans çalışanları arasındaki çekişmeler. İletişim Ajansı Çalışanları vs Kurumsal Taraf başlıklı yazımda da bu sorunumuza değinmeye çalışmıştım. Belirli bir süredir iletişim sektörlerine hizmet etmeye çalışıyorum, öğrencilik yıllarımdan başlayan ve sektöre girdiğim ilk günden beri aklımı kurcalayan diğer sorunlardan biri de kendi içinde iletişim kuramayan kişilerin iletişim yapmaya çalışmalarıydı. Öğrenciydik kendi sınıfımızdaki arkadaşlarımızla çeşitli sorunlar yaşardık, ama kimse sorunu birbirinin yüzüne söylemezdi, kendi içimizde küserdik, ortak projelerde güya birlikte çalışırdık ve birbirimizin yüzüne gülerdik.

 Sonra çalışmaya başladım sektör içinde de aynı sorunun daha farklı ve büyük halleriyle devam ettiğini gördüm.

Düşünsenize, kendi işi markaların, ürün, fikir ya da hizmetlerini ekipler, ajanslar olarak çeşitli iletişim yöntemleriyle hedef kitlelerine ulaştırmak olan koskoca bir sektörün kendi içinde iletişim kuramadığını!

– Ajans çalışanları kendi arasında iletişim kuramaz hatta mesai arkadaşına günaydın bile demeyenler vardır

– Reklam ajansı halkla ilişkiler ajansıyla iletişim kuramaz

Sosyal medya ajanslarının birçoğu zaten iletişimden bi’ haber..

– Bir ajans başka ajansın kuyusunu kazar

– Kurumsal iletişimi yöneten kişiler tüm ajanslarla sorun yaşar

– ..

– ..

– ..

Ama hepimiz markaların iletişim faaliyetlerini el birliği ile yönetmek için çalışırız. Bireysel olarak, kişiler, ekipler, birimler, ajanslar vb. arasında başarılı bir iletişim olmadan, markalar için ortaklaşa bir başarının oluşturulabileceğine inanmıyorum.

Konuşma fırsatı bulduğum ortamlarda ya da derslerimde ben bu ilişkiyi, eşler arasındaki ilişkiye benzetiyorum. Malumunuzdur, boşanma sebepleri arasında ilk başta eşler arası iletişimsizlik geliyor değil mi?

Adımız iletişimci, mesleğimiz iletişim kurmaktır.

Ama gel gelelim kendi aramızda iletişim kuramayız..

Sonra hangi hakla bu eleman niye gitti, bu marka ajansı niye bıraktı, diğer ajanslarla niye sorun yaşıyoruz diyebiliriz ki değil mi?

“Kurumsal İletişim ve Halkla İlişkiler Sorumlusu” iş ilanı altında aranan eleman

ilovepr Arada sırada hem sektörü takip etmek hem de iş arayan arkadaşlarıma yardımcı olmak adına iş ilanları yayınlayan yerleri takip etmeye çalışıyorum.

Ama kimi zaman öyle iş ilanları görüyorum ki aranan kişinin tek bir eleman  olduğunu düşünmek bana az da olsa sektörü bilen biri olarak imkansız gibi geliyor. Çünkü aranılan özelliklerdeki hizmetlerin yürütülmesi/yönetilmesi için değil bir eleman neredeyse ayrı ayrı birer ajansla çalışmak gerekirken ve bu işlerin yönetilmesi/yürütülmesi için şirket içinde minimum 3-4 kişilik bir ekibin görev yapması gerekirken tek bir kişiye bu işlerin yüklenilmesi gerçekten ütopya. İşin eleman tarafına geçersek, bir kişinin bu kadar farklı iş kolu hakkında uygulama yetisine sahip olmaktan öte sadece genel bilgilere sahip olabileceğine inanıyorum. Ya da sektörde böyle bir insan varsa ya bir ya da iki tane vardır onlar da gerçekten hem çok iyi maaşlara çalışırlar hem de onları bulmak için bence kariyer sitelerinden öte başka yolları denemek gerekir.

Bunun bir tık daha ötesinde, bir önceki yazımda üniversite öğrencilerinin mesleğimiz hakkında yaptığı Halkın Gözünden Halkla İlişkiler Mesleği çalışmasını sizlerle paylaşmıştım. Bu iş ilanlarından anladığım üzere, halkla ilişkilerin ne olduğunu bilmeyenler sadece sokaktaki vatandaşlarımız değil ki,

Kurumsal İletişim ve Halkla İlişkiler Sorumlusu başlığı altında aranan bir elemandan,

Genel Nitelikler
•Üniversitelerin ilgili bölümlerinden mezun,
Kurumsal iletişim ve halkla ilişkiler alanında minimum 3 tecrübeli,
•İyi seviyede İngilizce bilen,
•Ms Office uygulamalarına hâkim,
•SEO konusunda uzman, Google analitik verilerini yorumlayabilen,
•Kendini geliştirmeye ve öğrenmeye açık, yeni teknolojilere ilgili,
•Sunum tekniklerine hakim, iyi düzeyde Powerpoint bilgisine sahip
•Sonuç odaklı ve sorumluluk sahibi olan,
•Planlı ve disiplinli çalışan,
•Erkek adaylar için askerliğini tamamlamış,
•İstanbul Anadolu Yakası’nda ikamet eden.
İş Tanımı
•Fuar, etkinlik, yemek, gezi ve organizasyon yönetimi,
•Sponsorluk ve sosyal sorumluluk projelerinin takibi,
•SEO, SEM adwords, projeleri ve maliyet takibi,
•Google analitik projelerinin ve reklamlarının yönetimi ve raporlaması,
•E bülten, sms kampanyaları ve içerik planlaması,
•Dijital pr faaliyetlerinin takibi,
Dijital medya satın alma sürecinden sonra sayfaların kontrolü, performans takibi ,
•Kurumsal ve içerik web sayfalarının  koordinasyonu ve güncel tutulması
•Markalara ait tüm web saylarının performans takibi ( aylık- haftalık)
•Bayi web sayfalarının içerik ve tasarım koordinasyonu,
•Aylık, günlük haber takip ve raporlamaları,
•Design soul dergi performans kontrolleri  .
•Dijital aplikasyonların teknoloji takibi
Sosyal medya hesaplarının içerik takibi
•Markalarımızın bulunduğu tüm dijital mecraların aylık /günlük raporlanması ve takibi.

gibi niteliklere, tecrübe ve yetilere sahip olması da bir kurum tarafından istenilebiliyor. İstenilen özelliklerde birçok hatalar var, PR mı, sosyal medya mı, dijital uygulamalar mı vb.  gibi çeşitli muğlaklıklar mevcut. Uzman mı junior mı? Çünkü emin olun bu ilanı çıkan firma gibi yerli ama uluslar arası boyuttaki bir firmanın kurumsal iletişim uzmanı raporlama işleriyle uğraşmaz, hepsi için ayrı ajanslarla çalışır. Ama maalesef ilan detaylarında herhangi bir ajans yönetiminden de bahsedilmemiş.

Markalara naçizane küçük bir dost tavsiye, bu ilanları kim çıkıyordur bilmiyorum ama bir İK yöneticisi ya da asistanı tarafından çıkıldığını düşünüyorum, lütfen çıktığınız ilanda aradığınız elemanın sektörünü bir inceleyin, genel nitelikler nelerdir bir araştırın, benzer iş ilanlarına bakın ama o ilanlardan kopyala yapıştır yaparak o da olsun bu da olsun şu da olsun demeyin. Siz belki böyle bir ilanla voltranı ya da henüz yaratılmamış muhteşem insanı arıyor olabilirsiniz ama ilanı çıkarken biraz empati kurup siz olsanız bu kadar iş yükünü kaldırabilir misiniz onu düşünün, emin olun o zaman çok daha iyi elamanlara ulaşacaksınız. Ekseriyetinde, aradığınız elemana şu anda ulaşılmamaktadır. 🙂

Ferah Onat Dijital Çağda Halkla İlişkiler Yazarlığı Kitabı

Ferah Onat - Dijital Cağda Halkla İlişkiler YazarlığıSevgili Doç. Dr. Ferah ONAT, benim İzmir‘de öğrenciyken tanıştığım, kendisinden ders almamama, onun okulunda okumamama karşın en az kendi hocalarım kadar sevdiğim, sözüne itibar ettiğim ve diyaloğumun olduğu, iletişim sektörlerine kazandırdığı öğrencileriyle ve İzmir’deki sektör eğitimine kattıklarıyla gerçekten değerli bir hocamız.

Geçtiğimiz günlerde yazdığı hala taptaze olan, Dijital Çağda Halkla İlişkiler Yazarlığı kitabını da okumam için gönderdi ve sağolsun görüşlerimi sordu. Yoğunluktan dolayı okuma sürecim biraz uzun sürse de kitabı bitirdim.

Kitap PR sektörü için güzel bir kaynak olmuş, geleneksel PR uygulamaları, bugün sektörde gelinen nokta ve ilerisi için güzel mesajları barındırıyor.

Geçtiğimiz günlerde yazdığım, Ajans Ajansın Bilgisine Muhtaçtır! başlıklı yazımda iletişim danışmanlığı, medya ilişkileri hizmeti verdiğimiz bir markamız için SEO eğitimine gittiğimizden bahsetmiştim. O eğitimde bizlere, basın bültenlerinin arama motorlarında nasıl üstlerde çıkartılabileceği, bunun için neler yapılabileceği, bunun markaya ne gibi katkıları olabileceği konularında çeşitli bilgiler paylaşıldı.  Okumaya devam et “Ferah Onat Dijital Çağda Halkla İlişkiler Yazarlığı Kitabı”

Twitterda En Çok Takip Edilen Gazeteciler

Twitterda En Cok Takip Edilen GazetecilerBugün gazetecilerin twitterdaki takipçi sayılarıyla ilgili bir listeye ihtiyacım oldu. İnternette aradım ama ne adam akıllı ne de güncel bir listeye ulaşabildim. Durum böyle olunca gerek kendi takip ettiğim gerekse takip etmediğim ama etkin olduklarını bildiğim gazetecilerden bir, “Twitterda En Çok Takip Edilen Gazeteciler” listesi oluşturdum. Eğer benim ihtiyacım olduysa başkalarının da ihtiyacı olacaktır diye düşündüğüm için buradan sizlerle paylaşmak istedim. Umarım işinize yarar.  Okumaya devam et “Twitterda En Çok Takip Edilen Gazeteciler”

Tercih döneminde tercih edeceğiniz üniversiteleri sosyal medya analizine sokun!

izmir ekonomi universitesiHer yıl olduğu gibi yine bir üniversite tercih dönemindeyiz. Son bir hafta on gündür bu konuyla ilgili aldığım mailler artmaya başladı. Hangi üniversiteyi seçelim, hangi bölümü okumalıyım, özel üniversite mi yoksa devlet mi, burslu vakıf üniversitesi yazsam acaba bursum kesilir mi.. ve benzeri birçok soru alıyorum. Arkadaşlarımın akıllarındaki düşünceleri yıllar önce yaşamış bir ağabeyleri olarak birçoğuna bilgim ve tecrübem yettiğince cevaplar vermeye çalışıyorum. Ama yeterlidir ama yetersizdir orasını bilemiyorum.

Eminim ki bana geldiği kadar, diğer arkadaşlarıma da benzer sorular geliyordur. Ama unutulmaması gereken bir konu var ki bizlerin tüm okulları, okulların tüm bölümlerini, bölümlerdeki hocaların hepsini bilmek gibi bir lüksümüz yok. Anca o okullara gittiysek ya da tanıdıklarımız varsa, okullar hakkında bilgimiz varsa okullar hakkında bilgi verebiliyoruz.  Okumaya devam et “Tercih döneminde tercih edeceğiniz üniversiteleri sosyal medya analizine sokun!”

Sosyalleşeceğim derken hayatı kaçırma!

Yasar Universitesi Halkla iliskiler ve reklamcilik bolumu

 

Öncelikle Genç Kırmızı’da birincilik ödülü alma başarısını gösteren Yaşar Üniversiteli arkadaşlarımı tebrik ederim. Gerçekten güzel bir görsel, güzel bir metinle birinciliği hak etmişler. Böyle bir briefle gerçekte var olan ama birçoğumuzun görmezden geldiği hatta farkında dahi olmadığı bir durumu da gün yüzüne çıkartmaya çalışanlara da teşekkür ederim. Aktif Gelişim Derneği Genç Kırmızı İletişim Briefini incelediğimde gerçekten çok güzel tespitler gördüm, ödül kazanan ekip de istekleri iyi karşılamış.

Hem bu briefle hem de bu işle anlatılmak istenilen konu benim uzun süredir zihnimde olan ve mümkün oldukça derslerimde anlatmaya çalıştığım bir konu. Bugün sizlerle de paylaşmak istedim. Sosyal medya doğası ve varoluşu gereği, insanların sosyal hayatlarını medyaya entegre etmesi ile doğdu, teknolojik gelişmelerle desteklenerek büyüdü, bu günlere geldi ve hayatımızda önemli bir yer aldı.

İlk başlarda iletişimcilerin hedef kitlelerden daha fazla data alabilmek için pohpohladığı ve kişileri, kurumları içine çekmek için çalıştığı bu medya bence artık kullanıcılar tarafından fazla kullanılan hatta alışkanlık haline gelmiş, ileriki dönemlerde hastalık haline dönüşebilecek bir seviyeye geldi. Ben kesinlikle kimseye sosyal medya kullanmayın diyemem, nihayetinde ben de kısmen hayatımı internet evreni üzerinden kazanıyorum ama yukarıdaki görselde anlatılmak istendiği gibi size bu konuda bazı tavsiyelerde bulunabilirim diye düşünüyorum. Okumaya devam et “Sosyalleşeceğim derken hayatı kaçırma!”

Sosyal Medya İle Yerelden Evrensele İletişim Örneği: Tostçu Mehmet Erol Sorgulu

Tostcu MehmetBu yazıyı aslında daha önce yazacaktım ama hem seçim karmaşası hem de o süreçte gelen twitter ve youtube yasakları yüzünden bu güne kadar geçikti. Geçtiğimiz günlerde bir vesile Gaziantep‘e bir gezi yapma fırsatım oldu.  Bu gezimde daha önceden internetten adını duyduğum, kısmen takip ettiğim  bir kişi/marka olan Tostçu Mehmet ile tanışma fırsatım oldu.  Bizim de iletişimci olduğumuzu bildiği için sohbetimiz gelip sosyal medya iletişimine dayandı.

“İlk sosyal medya iletişimine başladığımda, bana güldüler, işi gücü yok, o yüzden bu işlerle uğraşıyor.” dediler. Ama ben haklı çıktım, bakın en azından siz bana ulaşıp buraya kadar geldiniz dedi.

Tostcu mehmet foursquareSosyal medya marka iletişiminde olması gereken en önemli durumlardan biri, markanın sosyal hayatını, özelliklerini, samimiyetini bu mecra içine entegre edip, hedef kitlelerini kendine inandırıp, onları müşterisi yapabilmek olmalı. Tostçu Mehmet Erol Sorgulu, bunu başarabilmiş markalardan. Tabi bunu yaparken hedef kitleleri aldatmamak önemli bir durum. Yani burada yaptığınız tüm iletişim ne kadar iyi olursa olsun, ürün faydası, kalitesi bunu yansıtmıyorsa o işte bence başarılı olmuş sayılmazsınız. Ama Tostçu Mehmet Erol Sorgulu’nun tostları da gerçekten enfes, muhabbeti ise 10 numara. 🙂 Okumaya devam et “Sosyal Medya İle Yerelden Evrensele İletişim Örneği: Tostçu Mehmet Erol Sorgulu”

Medya Üzerinden Kitle Etkileme Savaşları

mediaÜniversitede öğrenciyken çok değerli bir hocam, “iletişimciler, bilgi toplumunun mühendisleridir” derdi. Gerçekten durum öyledir. İletişimin hangi alanıyla uğraşırsak uğraşalım yaptığımız iş karşımızdaki kitleleri etkileyip aksiyona geçirecek mühendislik fikirlerini hayata geçirmektir. Reklamcıyızdır, 30 saniyelik bir filmle ya da bir görselin üzerine yazdığımız görülme süresi 2-3 sn olan bir metinle hedef kitleleri satın almaya yönlendirmeye çalışırız, PR‘cıyızdır yapacağımız bir gündem yönetimi çalışması ile hedef kitlelerin o ürün, hizmet ya da marka hakkında konuşmasını sağlamaya çalışırız. İletişimin birde habercilik alanı vardır, aslında halkla ilişkilerle, reklamla aynı fakültede okutulan ama işleri onlardan daha çok iletişim olan, radyoculuk, televizyonculuk, gazetecilik bölümleri.. Okumaya devam et “Medya Üzerinden Kitle Etkileme Savaşları”