Elveda desiBel Ajans!

desiBel ajansYaklaşık 2 yıldır, kurulduğu günden bugüne  ülkemizin en iyi iletişim danışmanlığı firmalarından biri haline gelen desiBel Ajans‘da Dijital Medya Direktörü olarak görev yapmaktaydım. Bu ayın başı itibariyle ajansımdan ve görevimden yepyeni bir denize yelken açmak için ayrılmış bulunmaktayım.

Bu süreç içinde ajans başkanından stajyerine, tüm mesai arkadaşlarıma, hizmet verdiğimiz markalardaki herkese bana kattıkları için ayrı ayrı teşekkür ederim.

desiBel Ajans, benim için her zaman ayrı bir yeri olacak bir aile olarak kalacak. Eminim ki bu sadece benim için değil gerek bu süreçte çalışmış gerekse şu an çalışan tüm arkadaşlarım için geçerli bir durum. Çünkü burada gerçekten her şeyiyle bir aile ortamı bulma şansımız oldu. İyi günümüzde de kötü günümüzde de patronundan stajyerine kadar herkesi yanımızda bulduk.

Üstteki fotoğraf benim desiBel’de ilk işe başladığım gün çektiğim bir fotoğraf. Kadroya giren ikinci eleman olarak ajansın en manzaralı koltuklarından birini secmiştim. 🙂 Ajans boştu, ofis soğuktu..

Sonrasında gün be gün bu koltukların hepsi doldu. Ajans doldu. Aile büyüdü… Okumaya devam et “Elveda desiBel Ajans!”

Ferah Onat Dijital Çağda Halkla İlişkiler Yazarlığı Kitabı

Ferah Onat - Dijital Cağda Halkla İlişkiler YazarlığıSevgili Doç. Dr. Ferah ONAT, benim İzmir‘de öğrenciyken tanıştığım, kendisinden ders almamama, onun okulunda okumamama karşın en az kendi hocalarım kadar sevdiğim, sözüne itibar ettiğim ve diyaloğumun olduğu, iletişim sektörlerine kazandırdığı öğrencileriyle ve İzmir’deki sektör eğitimine kattıklarıyla gerçekten değerli bir hocamız.

Geçtiğimiz günlerde yazdığı hala taptaze olan, Dijital Çağda Halkla İlişkiler Yazarlığı kitabını da okumam için gönderdi ve sağolsun görüşlerimi sordu. Yoğunluktan dolayı okuma sürecim biraz uzun sürse de kitabı bitirdim.

Kitap PR sektörü için güzel bir kaynak olmuş, geleneksel PR uygulamaları, bugün sektörde gelinen nokta ve ilerisi için güzel mesajları barındırıyor.

Geçtiğimiz günlerde yazdığım, Ajans Ajansın Bilgisine Muhtaçtır! başlıklı yazımda iletişim danışmanlığı, medya ilişkileri hizmeti verdiğimiz bir markamız için SEO eğitimine gittiğimizden bahsetmiştim. O eğitimde bizlere, basın bültenlerinin arama motorlarında nasıl üstlerde çıkartılabileceği, bunun için neler yapılabileceği, bunun markaya ne gibi katkıları olabileceği konularında çeşitli bilgiler paylaşıldı.  Okumaya devam et “Ferah Onat Dijital Çağda Halkla İlişkiler Yazarlığı Kitabı”

Eleman bu, markayı vezir de eder rezil de!

personelBiz iletişimciler gerçekten iyi büyücüleriz, herhangi bir ürün, hizmet, fikir için alıcılar oluşturabilir, çok iyi marka imajları yaratabiliriz. Bu noktada yaptığımız işin asıl odak noktası elle tutulabilir olmaktan öte, önce zihinlerde ardından kalplerde yer almayı amaçlamaktadır. Buna marka sadakati oluşturmak/yaratmak deniliyor. Ve sonucu ürünün, hizmetin satın alınmasını, fikirlerin benimsenmesini sağlamak oluyor. Bu bahsettiğim süreç gerçekten uzun ve meşakkatli bir yol.

İşin iletişim boyutu bir kenara, marka olabilmek boyutu ise bambaşka bir kenara ve bence daha önemli olan kısmı da bu. Yani, 360 derece yaşayan bir organizma ve başarılı bir organizasyon olabilmek çok önemli.

O yüzden, Ceo’dan çaycıya, Ar-ge genel müdüründen teknik servise, kurumsal iletişim müdüründen call-center görevlisine, üretim bandından dağıtım anına kadar tüm süreçlerde, tüm kişiler aynı yürek bağı ve kalite anlayışıyla çalışmalılar.

Bugün özellikle sosyal medyayla birlikte kazanılan kişisel iletişim ve kitle etkileme gücüyle birlikte markalar yaptıkları milyonlarca dolarlık yatırımlara, çok büyük bütçeli iletişim kampanyalarına karşın kimi zaman çok zor durumda kalabiliyorlar.  Okumaya devam et “Eleman bu, markayı vezir de eder rezil de!”

Ajans Ajansın Bilgisine Muhtaçtır!

seo egitimi duplicate content uretilmesiGeçtiğimiz günlerde iletişim danışmanlığı hizmeti verdiğimiz bir markamızın SEO (Search Engine Optimization) hizmeti aldığı/çalıştığı başka ajansa markamızın isteğiyle eğitime gittik. Markalara ağırlıklı olarak PR hizmeti veren bir ajansın SEO ile ne ilgisi olabilir diye düşünebilirsiniz ama olay öyle değil. Biz, bir markanın PR iletişimini yapıyoruz, bir başka ajans aynı markanın reklam, bir başka ajans dijital iletişimini yapıyor vesaire ama yaptığımız iş ana hatlarıyla aynı markanın itibarını yükseltmek, ona katkı sağlayacak fikirler yaratmak ve bunu 360 derece iletişim bütünlüğü çerçevesinde hayata geçirmek. “360 derece iletişim bütünlüğü”nden kastım, bir firma reklam kampanyasında A derken PR’da B demez, dijital’de Z hiç demez, bu yüzden marka için yapılan iletişimin bir bütünlüğe  ihtiyacı vardır. Bu doğrultuda bir PR ajansının da SEO eğitimine ihtiyacı elbet vardır, olacaktır.  Okumaya devam et “Ajans Ajansın Bilgisine Muhtaçtır!”

“Cumhur Başkanını Seçiyor” sloganı büyüktür “Ekmek İçin Ekmeleddin” sloganından

Malumunuzdur Cumhurbaşkanlığı seçim sürecindeyiz. Tüm adaylar kendi güçlerince iletişim çalışmaları yapmaya çalışıyorlar. Siyasal iletişim süreçleri adayların seçim dönemlerinde hem hedef kitlelerini bilgilendirme hem nötr kitleleri etkileme hem de karşı hedef kitlelerden kişi çalma noktasında önemli bir süreç. Bu dönemi başarılı şekilde geçirmek her adayın istediği ama her zaman başaramadığı bir durum. Ülkemizdeki siyasal iletişim tarihini incelediğimizde 90’lara kadar aktif olarak mitingler ve bayraklama ile propaganda yapıldığını, 90’lar ve 2000 arasında özel TV’lerin hayatımızda rol almaya başlamasıyla seçim programları, aday açık oturum programları, mitingler, bayraklama ve açık hava reklamcılığı uygulamaları, 2000’ler sonrasında ise daha profesyonelce diyebileceğimiz ve 360 derece iletişimi (kurumsal kimlik, reklam + PR + açık hava uygulamaları + dijital medya kullanımı + medya planlama + medya satın alma) içine alan seçim süreçlerini yaşamaya başladık. Bugün geldiğimiz noktada siyasi partiler ya da adaylar neredeyse iletişimin her alanında profesyonel ajanslarla çalışıp, onlardan iletişim hizmetleri satın alıyorlar bu da bizlere dünya standartlarında siyasal iletişim kampanyalarına yakın işleri gözlemleme imkanı sunuyor.

Ülkemizin son dönemindeki profesyonel siyasal iletişim için 2 başarılı örnek verilebilir, biri Ak Parti (bunu 10 yıldır yapıyor, neredeyse 360 derece iletişim bütünlüğüyle kullanıyorlar, ki kendilerine hizmet veren ajans neredeyse sadece Ak parti ile çalışmasına karşın belirli dönemlerde en büyük ajanslar arasına giriyor) diğeri ise Genç Parti kampanyasıydı. Onlar da kısa sürede çok iyi bir marka konumlandırma yapıp başarılı iş çıkarmıştı.  Okumaya devam et ““Cumhur Başkanını Seçiyor” sloganı büyüktür “Ekmek İçin Ekmeleddin” sloganından”

İletişimde Gündeme Göre Hareket Etmek

iptal BilgisiMarka iletişiminde, kurumsal iletişimde, medya iletişiminde en önemli noktalardan bir tanesi markanın iletişim faaliyetlerinde bulunduğu ülkede ki, toplumda ki gündemi iyi takip edip ona göre iletişim aksiyonları alabilme yeteneğine sahip olabilmektir. Burada gündemi takip etme görevi iki tarafa düşmektedir, birinci taraf, marka içindeki yönetim ekibi, ikinci taraf ise, markanın hizmet aldığı ajanslardaki ekipler.

Bundan sonrasını örnekler üzerinden anlatmaya çalışacağım.

Mesela, gün olarak 1 Mayıs İşçi Bayramındasınız, hükümetle sendikalar birbirine girmiş, işçilerle polisler meydanlarda çatışıyor, bir grup medya an be an bu yayınları kitlelerle paylaşıyor, sosyal medyada aynı temada yoğun bir paylaşım trafiği var, üzerine bir de 1 Mayıs Regaip kandiline denk gelmiş, diğer grup medyada bu günün önemine binaen içerikler paylaşıyor, üç aşağı beş yukarı ertesi günkü gazetelerin içerikleri belli böyle bir durumda kurumsal iletişim departmanı olarak ajansa Okumaya devam et “İletişimde Gündeme Göre Hareket Etmek”

Deadline mı önemli yoksa ben mi?

İletişimdeadline sektörlerinde çalışan arkadaşlarımın her gün defalarca duyduğu bir terimdir, deadline. İngilizce bir kelime olmasına karşın sektör jargonuna da bu şekilde geçmiş. Türkçesi, son teslim tarihidir. Gelen her işte karşı tarafa deadlinenımız nedir diye sorulur ve bir son teslim tarihi alınır. İş, genel olarak o tarihe yetiştirilmek zorundadır.

Şu an üniversite sıralarında bu işin okulunu okuyan ya da ileride bu işi yapmayı planlayan yani iletişimci, reklamcı, PRcı, sosyal medyacı vb.  olacak arkadaşlarımın da deadline nedir bilmesi gerekir. Müşteri tarafından verilen deadlineların önemli olduğunu şimdiden akıllarına yazmaları bence çok önemlidir. Okullarda hocalarımın da bu konunun önemi üzerinde durduğunu düşünüyorum.

Öğrencilik yıllarımda Haluk Mesci Hocadan aldığım (reklamcılık) derslerde, her ödev için bize deadline verirdi. Mesela, 27 nisan pazar saat 17.17 ‘ye kadar.. Öğrenciyiz ya genelde son ana kadar bekler, ödevi yapmaya öyle başlardık. Mesela ödevi, eğer 17.18’de gönderirsek kimi zaman revize için geri gönderir eklemeler yapmamızı ister, kimi zaman puan kırıp kabul eder, kimi zaman ödevi kabul etmez hatta kızardı. Öğrenmemiz gereken nokta, işin bitiş tarihinin önemiydi, yaptığımız işe özen göstermemiz gerektiğiydi. Aynı bugün piyasaya iş yaparken olduğu gibi.. Okumaya devam et “Deadline mı önemli yoksa ben mi?”

İletişimde Yerelleşmek, Yerelleşebilmek Önemlidir

koka-kola 50.yil logoÖğrenciyken genel hatlarıyla pazarlama iletişimi merkezli aldığımız reklamcılık, pazarlama, halkla ilişkiler, kurumsal iletişim, marka yönetimi ve benzeri derslerde hocalarımızın özellikle üzerinde durduğu konuların başında,  hangi marka olursanız olun bulunduğunuz  pazarın yerel özelliklerini, dilini, kültürünü, örf-adetlerini iyi analiz edebilmeyi öğrenip, ona göre harekete geçmeyi bilmemiz gerektiği gelirdi. İşlenilen uzun uzun derslerin sonucu, müslüman mahallesinde salyangoz satılmaz, Roma’da Romalı gibi davran gibi cümlelerle özetlenirdi.

Tabi bu mantığı kavrayıp, iletişim planlarına uygulamak, stratejilerin içine sokabilmek her zaman kolay değil. Öyle ki kimi zaman ülkemizin içinde doğmuş, büyümüş markaların hedef kitlelerinden çok uzak kampanyalar yaptığını, iletişim stratejileri uyguladığını görürken, kimi zaman bir anda ülkemize girmiş bir markanın çok başarılı uygulamalarıyla karşılaşmamız mümkün oluyor.

Ama kimi markalar da var ki neredeyse bunu iletişim anlayışlarının merkezine koymuş durumdalar. Coca-Cola, ülkemizdeki 50. yılı münasebetiyle koyduğu adıyla Koka-Kola bunların başında geliyor. Okumaya devam et “İletişimde Yerelleşmek, Yerelleşebilmek Önemlidir”

Sosyal Medya İle Yerelden Evrensele İletişim Örneği: Tostçu Mehmet Erol Sorgulu

Tostcu MehmetBu yazıyı aslında daha önce yazacaktım ama hem seçim karmaşası hem de o süreçte gelen twitter ve youtube yasakları yüzünden bu güne kadar geçikti. Geçtiğimiz günlerde bir vesile Gaziantep‘e bir gezi yapma fırsatım oldu.  Bu gezimde daha önceden internetten adını duyduğum, kısmen takip ettiğim  bir kişi/marka olan Tostçu Mehmet ile tanışma fırsatım oldu.  Bizim de iletişimci olduğumuzu bildiği için sohbetimiz gelip sosyal medya iletişimine dayandı.

“İlk sosyal medya iletişimine başladığımda, bana güldüler, işi gücü yok, o yüzden bu işlerle uğraşıyor.” dediler. Ama ben haklı çıktım, bakın en azından siz bana ulaşıp buraya kadar geldiniz dedi.

Tostcu mehmet foursquareSosyal medya marka iletişiminde olması gereken en önemli durumlardan biri, markanın sosyal hayatını, özelliklerini, samimiyetini bu mecra içine entegre edip, hedef kitlelerini kendine inandırıp, onları müşterisi yapabilmek olmalı. Tostçu Mehmet Erol Sorgulu, bunu başarabilmiş markalardan. Tabi bunu yaparken hedef kitleleri aldatmamak önemli bir durum. Yani burada yaptığınız tüm iletişim ne kadar iyi olursa olsun, ürün faydası, kalitesi bunu yansıtmıyorsa o işte bence başarılı olmuş sayılmazsınız. Ama Tostçu Mehmet Erol Sorgulu’nun tostları da gerçekten enfes, muhabbeti ise 10 numara. 🙂 Okumaya devam et “Sosyal Medya İle Yerelden Evrensele İletişim Örneği: Tostçu Mehmet Erol Sorgulu”

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial