PR Sektöründe Kadın ve Sektörün İtibarsızlaştırılması

Geçtiğimiz günlerde Show Tv’de yayınlanan Türkün Uzayla İmtihanı isimli diziye denk geldim. Dizi içerisinde yer alan Halkla İlişkiler Subayı rütbeli karakter içinde çalıştığım sektör olan PR sektöründeki gerçek kadını temsil etmediği, ondan öte bu sektördeki kadınların itibarına ve sektöre zarar verdiği gerekçesiyle kendi adıma rahatsız oldum.

Öncelikle şu  videonun ilgili bölümlerini izleyip sonrasında yazımı okumaya devam edebilirsiniz.

Bu bu bölümün 17.45. saniyesine de bir göz atabilirsiniz.

Sonradan öğrendim ki kendisi açıköğretim halkla ilişkiler mezunuymuş!

Bu karakterden niye mi rahatsız oldum?

–          Çünkü, konuşması, oturması kalkması, hepsinden öte zekası vb. özellikleri bu sektördeki kadınları temsil etmekten yana onlara zarar verir nitelikte.

Öncelikle Halkla İlişkiler ya da İletişim Danışmanlığı sektöründe ne işler yapılır onları Halkla İlişkiler Ajansı Ne İş Yapar? başlıklı yazımdan öğrenebilirsiniz.

Genel hatlarıyla kadın popülasyonu (hocalar ve öğrenciler) fazla olan bir bölümde öğrencilik yapmış ve sonrasında kadın popülasyonu fazla olan bir sektörde çalışan bir erkek olarak benim sektör içinde tanıdığım kadınlar ya da daha doğrusu arkadaşlarım bu şekilde değiller.

Benim öğrencilik yaptığım ya da iş hayatımda birlikte çalıştığım, tanıdığım kadınların çoğu yukarıdaki yazımda göreceğiniz işleri yapabilmeleri için daha analitik zekaya ve yeteneklere sahip, güçlü kişiler.

Bu kişilerin birçoğu; konuşması bununla bağlantılı olarak yazması çok düzgün, yaptıkları iş itibariyle markaların hedef kitleleriyle iletişimini yöneten, markaların itibarını, yaptıkları işlerde ciddi bütçeleri ve kimi zaman CEO ‘larının nerede ne konuşacaklarını dahi yöneten kişiler…

Bu isimler ve üniversitelerde görev yapan değerli hocalarımızın birçoğu gizli kahramanlardır ama ülkemizde bu sektörün gelişmesinde yıllarını/ömürlerini veren Betül Mardin, Meral Saçkan, Fügen Toksü, Necla Zarakol vb. birçok ismi inceleyip sektörde asıl olan ve olması gereken kadın profilini net olarak görebilirsiniz.

Belki kendi adıma hüsn’ü kuruntu yapıyorumdur diye düşünürken bu durumu birde sektör içinde aktif görev alan kadınlara sorayım onların konu hakkındaki görüşlerini alayım istedim. Okumaya devam et “PR Sektöründe Kadın ve Sektörün İtibarsızlaştırılması”

Türkiye’de iletişim sektörlerinin başlangıcı ve asıl amacı!

Geçtiğimiz günlerde 1981’de çekilmiş Feryada Gücüm Yok filminden bir bölüme denk geldim. Hadi gelin birlikte bir kez daha izleyelim.

Önce insanlarda tatil yapma özlemini yaratacağız.

Bunun için basın, radyo, televizyon, gibi araçlarla kampanyaya giriştik.

10 yıl sonra yepyeni bir kuşak yetişecek; kılığı kıyafeti, yediği içtiği, saç sekli, dinlediği müzik hep bizim tarafımızdan empoze edilecek, yepyeni bir dünya kuracağız. İnsanların hangi kitaplarını okuyacağını, hangi filmlerini seyredeceğini biz tayin edeceğiz  zaten bu filmleri çeken de kitapları yazan da bizim ekibimiz olacak.  Geniş bir kadromuz var… Okumaya devam et “Türkiye’de iletişim sektörlerinin başlangıcı ve asıl amacı!”

Misafir Görüşler, Genç Profesyonellerden Genç İletişimcilere Tavsiyeler 2

Evet arkadaşlar, Genç Profesyonellerden Genç İletişimcilere Tavsiyeler bölümüzün konuğu Bersay İletişim Grubunda Medya İlişkileri Asistanı olarak iletişim kariyerine devam eden Sevgili Gamze Özbek…

Gamze Özbek  çok kısaca bize kendinden bahseder misin?

11 Temmuz’da Kırklareli’nin Babaeski ilçesinde doğdum. Lise eğitimimi Babaeski Anadolu Lisesi’nde, lisans eğitimimi Kocaeli Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü’nde tamamladım.  Şu an Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Uluslararası İlişkiler bölümünde (hobi olarak) 🙂 2. Sınıf öğrencisiyim.

Öğrenciyken staj yapma konusunda ki fikirlerin nelerdir?

Kocaeli Üniversitesi Halkla ilişkiler ve Tanıtım öğrencileri bilirler, bizim bölümde zorunlu staj yoktu. Staj yapmak istediğimiz kurumlara başvurduğumuzda genelde zorunlu stajı olan öğrencileri kabul ettikleri yanıtını alırdık. Öyle böyle derken bir şekilde ayarlayıp ilk yıl yerel bir TV kanalının Halkla ilişkiler bölümünde staj yapalım dedik. Onda da kanalın halkla ilişkiler departmanı kapatıldı. Muhasebe mi bilgi işlem mi dediler, sayılar bir sözelci olarak bizi çekmediğinden bilgi işlemde yapalım dedim 🙂  O yıl bir gazla gelen staj yapma isteği böyle bir talihsizlik ve eldeki imkânsızlıklardan dolayı rafa kaldırılmış oldu. 3.sınıfta staj yapma isteği biraz artarken 4.sınıfta normal olarak tavan yaptı. Okumaya devam et “Misafir Görüşler, Genç Profesyonellerden Genç İletişimcilere Tavsiyeler 2”

Kriz Yönetimi

Yüz yüze gelinen her şey değiştirilemez; ancak hiçbir şey yüz yüze gelinmeden değiştirilemez. James Baldwin

Kriz yönetimi, kriz iletişimi’nden öte markaların en büyük korkulu rüyasıdır kriz. Adı üstünde ‘kriz’! Çoğu zaman beklenilmeden gelen kimi zamansa göz göre göre gelen ve markanın, şirketin, oluşumun tüm neredeyse tüm uzuvlarını felç eden olaylar silsilesi…

Şu anda elimde Aylin Pira ve Çisil Sohodol (Bir) tarafından yazılmış Kriz Yönetimi Halkla İlişkiler Açısından Bir Değerlendirme bir kitap var. Üniversite ikinci sınıftayken alıp okumuştum. 2004 ve 2008 olmak üzere iki basım yapmış olan kitap iletişim fakültelerinde Kriz İletişimi, Kriz Yönetimi vb. başlıklar altında anlatılan derslerin klasik olan kısımdaki tüm bilgilerini hala içinde barındırıyor.

Şimdi sizler için kitaptan bazı alıntılar yapacağım;

  • Kriz; ‘ bir örgütün kriz öngörme ve önleme mekanizmalarını yetersiz bırakan, üt düzey hedeflerini ve işleyiş düzenini tehdit eden, bazen örgütün yaşamını tehlikeye sokan, karar verilip uygulamaya geçilmeden önce tepki süresini kısıtlayan ve oluşumuyla da karar vericiler için sürpriz niteliği taşıyarak örgütte gerilim yaratan durumdur.’ S. 25 Okumaya devam et “Kriz Yönetimi”

Misafir Görüşler, Genç Profesyonellerden Genç İletişimcilere Tavsiyeler 1

Bundan sonra fırsat buldukça iletişim sektöründe profesyonel olarak

çalışan iletişim fakültesi mezunu genç arkadaşlarımla halihazırda iletişim fakültesinde okumakta olan arkadaşlarıma faydalı olacağına inandığım mini söyleşiler yapacağım. Bu doğrultuda ilk konuğum ZEGO İletişim Stratejileri Merkezi’nde İletişim Uzmanı olarak çalışan Ali  Yıldırım.

Ali, ben seni tanıyorum ama arkadaşlarımızın da seni tanıması için öncelikle kendinden bahseder misin?

Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümünden Haziran 2011’de mezun oldum. Üniversite sürecinde, bir yıl Belçika Gent Üniversitesi İletişim Bilimleri bölümünde değişim öğrencisi olarak eğitim aldım. Yeni teknolojiler üzerine aldığım dersler gerçekten bana büyük faydalar sağladı. Akabinde, mezun oldum. Üniversite hayatım boyunca, iki farklı halkla ilişkiler ajansında staj yaptım. 1 yıl part time olarak Samsung ve Packard Bell’de saha satış sorumluluğu yaptım. Bu beni olgunlaştıran bir süreçti. Daha önce Yine Asus Türkiye’de 6 ay çalışma fırsatım oldu. Şu anda ZEGO İletişim Stratejileri Merkezi’nde İletişim Uzmanıyım. Puratos Türkiye ve myCARGO, myTECHNIC markalarıyla ilgileniyorum. Okumaya devam et “Misafir Görüşler, Genç Profesyonellerden Genç İletişimcilere Tavsiyeler 1”

TÜHÖP – Türkiye Halkla İliskiler Öğrencileri Platformu

Bugün size geçtiğimiz günler içerisinde ekibine ‘Eğitim Koordinasyon ve Üniversitelerle iletişim Koordinatörü’ olarak dahil olduğum Tühöp yani Türkiye Halkla İlişkiler Öğrencileri Platformunu tanıtacağım. Tanıtmaktan öte sizler için Tühöp kurucularından olan Sevgili Neşe Bektaş ile mini bir söyleşi yapacağım. Ona kendimce küçük sorular soracağım.

Neşe’ciğim Selamlar;

Öncelikle arkadaşlarımıza kendini tanıtabilir misin?

Bendeniz Neşe Bektaş. Kocaeli üniversitesi İletişim Fakültesi mezunuyum. Tühöp’un yönetici kadrosunda başkan yardımcılığı görevini yürütmekteyim. Aynı zamanda Hayal Akademisi Yeni Nesil Marka İletişimi Ajansı’nda çalışmaktayım. Bu alanda eğitim aldığım için ve eğitim aldığım alanda çalışma imkanım olduğu için kendimi en mutlu insanlar arasında sayıyorum ve ileride mezun olacak ya da yeni mezun arkadaşların da aynı mutluluğu yaşaması için bu platform içerisinde yer alıyorum.

Çünkü hayat sevmediğin, mutlu olmadığın bir işi yapmak için çok kısa…

Tühop Nedir?

2010 yılında faaliyete geçen Türkiye Halkla İlişkiler Öğrencileri Platformu, Türkiye’nin bütün iletişim fakültelerinde geniş bir şekilde yayılma imkanı bulan,  her halkla ilişkiler bölümü öğrencisinin bu platformda kendisine göre bir şeyler bulabileceği, akademik bilgilerini uygulamaya geçirebileceği, kendini geliştirmek isteyen her halkla ilişkiler bölümü öğrencisinin kolayca dahil olup kendisini yeniden keşfedebileceği, sektör uzmanlarının ve akademisyenlerinde yer aldığı Türkiye’nin en büyük halkla ilişkiler öğrencileri platformudur.

Tühop Neden Kurulmuş ve Hangi Amaçla İlerlemektedir?

Türkiye Halkla İlişkiler Öğrencileri Platformu, halkla ilişkiler bölümü öğrencilerinin teoride almış oldukları eğitimlerini pratik olarak uygulamalarına teşvik etmek, eğitimlerine destek vermek ve proje hazırlamaları için gerekli motivasyonu sağlayıcı etkinlikler planlamak, örgütlü ve meslek koruyucusu öğrenci topluluğu yaratmak için kurulmuştur. Topluluk vizyon olarak 10.000’den fazla üyesi olan, büyük şirketler ve sivil toplum örgütleriyle işbirliği içerisinde faaliyetler yürüten ve üyelerini bu kurumlarla bağlantıda tutan büyük bir topluluk olan PRSSA’nın Türkiye ayağı olmayı kendine hedef edinmiştir. Topluluk misyon olarak şu an halkla ilişkiler bölümü öğrencisi olan fakat gelecekte yetenekli ve deneyimli iletişimci olma yönünde gayret gösteren halkla ilişkiler öğrencilerine destek olan referans halkla ilişkiler öğrenci platformu olmayı belirlemiştir. Okumaya devam et “TÜHÖP – Türkiye Halkla İliskiler Öğrencileri Platformu”

Halkla İlişkiler Nedir?

Az önce aklıma bu soru takıldı. Nerden geldi, neden geldi orasını da bilmiyorum açıkcası. Yeteri kadar bu işin akademik eğitimini aldığımı sanıyorum. Zihnimdeki bilgileri hızlıca hatırlamaya çalıştım onlarca tanım geldi aklıma.  Sonrasında bu soruyu bir de google’ye sordum. Önüme onlarca makale düştü. Hızlıca göz attım. Hepsi özetle; ‘halkla ilişkilerin o kadar da küçümsenebilecek bir iş olmadığını söylüyordu’ aslında.

Ama bir sitede yer alan aşağıdaki bölüm çok hoşuma gitti ve sizinle paylaşmak istedim. Dilek Eker yazmış;

– Halkla ilişkiler çalışmalarında yüz yüze iletişim olmakla birlikte, sadece yüz yüze ilişkilerin olduğu çalışmalar halkla ilişkiler değildir.
– Halkla ilişkiler sadece kupür derlemek demek değildir. Ancak Hİ çalışmalarında adına çalışılan kurumla ilgili olarak kitle iletişim araçlarını izleme, kupürler, TV görüntüleri, radyo bantları derleme de yer alır.
– Halkla ilişkiler sadece “Danışma” demek değildir. Eğer halkla ilişkileri yapılan kurum için danışma hizmetlerine gereksinim varsa, bu birim de halkla ilişkilerin konuları arasında yer alır ve halkla ilişkiler birimine bağlıdır.
– Halkla ilişkiler reklam değildir.
Reklam ürün hakkında bilgi vermeyi ve (halkla ilişkilere oranla) kısa vadede satışı hedefler.
Halkla ilişkiler uzun vadede imaj oluşturup kurum kimliğini pekiştirir. Ancak dolaylı olarak satışı da etkiler.-
– Halkla ilişkiler sadece müşteri ile ilişkiler değildir. Ancak müşteri ile ilişkiler halkla ilişkilerin konuları arasındadır.
– Halkla ilişkiler lokanta, restoran, bar gibi yerlerdeki yer göstericilik ya da müşteri çekme eylemi değildir.
– Halkla ilişkiler sadece organizasyon yapmak değildir. Ancak adına çalışılan kurum için yapılan halkla ilişkiler çalışmalarının içerisinde organizasyonlarda yer alır. Ayrıca bu organizasyonların hangi zamanda, hangi konuda, nasıl olması gerektiğine de halkla ilişkiler çalışanları karar verir. Okumaya devam et “Halkla İlişkiler Nedir?”

Sosyal Medya/Dijital Medya Ajanslarının Sundukları Hizmetler

İletişim sektörü son bir kaç yıldır hem teknoloji hem de içerik anlamında çok hızlı bir değişim içinde. Teknolojideki gelişmeler içeriği dönüştürüyor, içerikteki dönüşüm teknolojinin gelişimini etkiliyor. Son beş yıl içinde internet ve mobil iletişim araçlarındaki gelişmeler karşımıza kendine has özellikleri olan yepyeni bir iletişim platformu çıkardı. Bugün sosyal medya adını verdiğimiz bu platform, alıştığımız, ezberlediğimiz iletişim kurallarını altüst ederek öngörülemeyen fırsatlar ve tehditlerle bizi içine çekiyor. Gazetelerin toplam satış rakamları 20 yıldır 4-5 milyon seviyesinde dolaşırken, ülkemizde sadece Facebook’a üye olanların sayısı 25 milyonu buldu. Durum böyle olunca hem firmalar hem de ajanslar tarafında bu mecra üzerine çalışmalar yapılmaya başladı. Sektör çok kısa sürede büyümeye başladı. Bu zaman zarfında da Sosyal Medya, Dijital İletişim, Dijital Pazarlama, İnteraktif Reklam isimleri altında ki mi zaman birbirine benzer ki m zaman birbirinden farklı hizmetler sunan, ki mi zaman geleneksel iletişim geçmişinden güç alan çoğu zaman ise yeni doğmuş çok yeni ajanslarla karşı karşıya gelmeye başladık. Peki durum böyleyken sizin de merak ettiğinizi düşündüğüm bir konu üzerine bir araştırma yapmak istedim. Bu Sosyal Medya, Dijital İletişim, Dijital Pazarlama, İnteraktif Reklam ajansları müşterilerine ne gibi hizmetler sunuyor, müşterileri ile hedef kitlelerini ne gibi taktik ve uygulamalarla bir araya getiriyorlar. Kendimce işlerini beğendiğim birkaç ajansın hizmetlerini sizlerle paylaşıyorum. Bunlara artı olacak birçok ajans da çok benzer hizmetler ile internet iletişim çözümleri sunmaktalar.

Tick Tock Boom Digital PR & Marketing

İzmir Ekonomi Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü

Başlığımızın asıl açılımı İzmir Ekonomi Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler  ve Reklamcılık Bölümü olmalı. Benim üniversite hayatım biraz uzun oldu. Çünkü İzmir Ekonomi Üniversitesi öncesinde önlisans olarak Trakya Üniversitesi (şimdi Namık Kemal) Çerkezköy Meslek Yüksek Okulunda Halkla İlişkiler okudum sonrasında Dikey Geçiş Sınavı ile İzmir’e gidince totalde 6 yıl üniversite okudum. Çoğu kişi bunu duyunca Tıp okusaydın ya bari bir işe yarardı diyor ama ben okuduğum okullardan ve bölümden çok memnunum. Türkiye’de özel ya da vakıf üniversitesi diyeceğimiz üniversitelerin çoğunun öyle köklü tarihleri, oturmuş düzenleri yok ve İzmir Ekonomi Üniversitesi de bunlardan bir tanesi ama önemli olan bunun farkında olup gerek eğitim sistemine gerekse öğrencilere gerekli yatırımları yapabilmekte. Ben burada okuduğum 1 yıl hazırlık 3 yıl lisans eğitimim boyunca bunu gördüm. Her yıl mezun olan arkadaşlar bir sonraki sene okuyan arkadaşları kıskanıyordu açıkçası. Bense bunla nacizane övünebilen biriyim, umuyorum ki İzmir Ekonomi Üniversitesi ve Halkla İlişkiler Reklamcılık Bölümü ileride daha iyi yerlere gelir ve bizde hiç çekinmeden burada okuduk diye göğsümüzü kabarta kabarta gezeriz.

Ben 3 yıl lisans eğitim boyunca aşağıdaki dersleri yanlarında ismi yazan hocalardan aldım;

İntibak Sınıfında

MMC 101 İletişime Giriş  –  Nuran Erol Işık

MMC 220 İletişim Kuramları – Gökçen Karanfil

BA 230 Pazarlama İletişimi – Ebru Uzunoğlu

IUE 100 Akademik ve Sosyal Oryantasyon

SPN 101 İspanyolca I  – Aslıhan Ağdanlı

PRA 202 Kişilerarası İletişim – Nilüfer Pembecioğlu

PRA 206 Halkla İlişkilerin İlkeleri  – Selin Türkel

PRA 204 Reklamcılığın İlkeleri  – Sema Misçi

MMC 102 İletişim Tarihi – Aysun Akan

SPN 102 İspanyolca II – Nigel Ashley

İntibak sınıfı benim için zor oldu, bölüm hakkında mevcut bir bilgi bikrimim vardı ama ben hepsini Türkçe olarak biliyordum ama okulun eğitim dili İngilizceydi. Buna artı olarak İngilizce hazırlık sınıfı okumama rağmen 1. ve 2. Sınıfın dersleri bir arada almam ve 1. sınıftaki tüm derslerin hepsini almamış oluşum beni zorladı açıkçası. Ama yine de tüm derslerden başarılı oldum.

Okumaya devam et “İzmir Ekonomi Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü”

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial