Teşekkürlerimiz Okan Üniversitesi Bilişim Topluluğu’na…

14 Mart Çarşamba günü benim gördüğüm üniversiteler arasında en güzel yerleşkelerden birine sahip olan İstanbul Okan Üniversitesi’nde Okan Üniversitesi Bilişim Topluluğu’nun konuğu olarak Sevgili Hamza Şamlıoğlu’yla birlikte sosyal medya üzerine bilgilerimizi paylaşmaya çalıştık.

Başlığını “Sosyal Medya’nın dünü, bugünü, …” koyduğumuz sunumumuzda;

          Sosyal Medya’nın Başlangıcı

          Sosyal Medya’nın Bugünü

  1. Sosyal Medya İletişimi Nedir
  2. Ajansların Sunduğu Hizmetler
  3. Online Monitoring/Tarama Takip
  4. Kurumsal İletişim
  5. Blogger İletişimi
  6. Reklam
  7. Pazarlama

          Sosyal Medya’nın Geleceği

 başlıkları üzerinden konuştuk. İnternet’in buluş çalışmalarına dayandırdığımız sosyal medyanın başlangıcı başlığımızda 2012 yılına kadar geçen zamanda özellikle son 5-6 yıllık sürece vurgu yaptık, gelişen teknolojiler ve sosyal ağ yapılarından bahsettik.

Sonrasında sosyal medya Okumaya devam et “Teşekkürlerimiz Okan Üniversitesi Bilişim Topluluğu’na…”

26 Ocak, 26 yaş, 26 teşekkür…

Geçtiğimiz günlerden, 26 Ocak’ta ne mutlu ki 26 yaşıma girdim. Daha çok gencim, bunun farkındayım ömrüm oldukça aynı o gün yüzlerce arkadaşımın dilediği gibi ‘nice seneler’ göreceğim. Benim hayata bakış açılarımı beni yakından tanıyanlar bilirler aslında ama şu iki cümle bu konuda size ipucu verecektir; şair der ki; ‘Dün geçti, bu güne bak, yarının var mı? Gençliğine güvenme ölen hep ihtiyar mı?’ ve ekler ‘Ey nefesleri sayılı kişi, bir gün elbet bu sayı tamamlanacak, gecesi olmayan bir gün, sabahı olmayan bir gece muhakkak yaşanacak, üzülme, ölümdür perde ardından haber, hiç güzel olmasa ölür müydü peygamber…’!

Yazıya biraz karamsar mı başladım, ne? Aslında karamsarlık değil yaptığım, hayatın nereye gideceğini yaşarken kabullenmek ve yaşadığım her anı sahiplenip, hepsine saygı duymaya çalışmak benimkisi…

Yaş 35 yolun yarısı ama daha yolu yarılamaya bile çok var. O yüzden bu yaşa kadar tüm yaşanılanlara saygılar!

          İlk teşekkür Yaradana! Bugüne kadar aldığım tüm nefesler ve bana verdiği her şey için tüm şükürler ve hamdlar O’na olsun!

          Doğum günlerinde en çok ailelere teşekkür edilmeli, onların ellerinden öpülmeli. Ben bunu böyle kabullendim. Bu yaşıma kadar benim için yaptıklarına ne kadar teşekkür etsem azdır, Annem, babam, ablam ve kardeşim. Son nefesime kadar canımdan öte kanımda olacak olanlar. Bana öğrettikleriniz ve benim için yaptığınız her şey için binlerce kez teşekkür ederim. Okumaya devam et “26 Ocak, 26 yaş, 26 teşekkür…”

Blog Kürede 4 sene…

Öyle anlatılacak çok ahamlı şahamlı bir hikayesi yok geçen 4 yılın. Yaklaşık olarak 2005’de forum/sözlük siteleriyle başlayan bir internet hayatı, sonrasında ‘benim dünya’da söyleyecek sözlerim var’ düşüncesiyle blog yazarlığına dönüştü. Hayatım boyunca hiçbir konuda aşırıya kaçmadım aynı blog kürede laf olsun diye laf söylememek konusunda yaptığım gibi. Burada yazdığım sözlerime dünyevi hırslarımı dahil etmemeye çalıştım. Burası benim kendi gazetemde, kendi köşemdi en başyazarından en çok keyif alarak yazdığım.

Self Branding As A Blogger’ yani ‘Blog Yazarı Olarak Bireysel Markalama’ diye bir sunum hazırlayıp çeşitli yerlerde sunmuştum. Orada yazılan bazı şeyler gibi belki de misyonuyla, vizyonuyla vb. yapılması gereken bir iş blog yazarlığı. Ben bu özeni gösteremediğim için blogumdan özür diliyorum.  Ama yine de yüzlerce blog yazarı arkadaşının olması, şimdiye kadar 1,5 milyona yakın ve 100 farklı ülkeden misafirleri burada ağırlamak, yazdığım bir yazı ile hiç tanımadığım kişiler ile iletişim kurabilmek, kendimce İzmir Blog Yazarları adı altında bir oluşuma fayda sağlamaya çalışmak, şimdiye kadar onlarca güzel insanı blogosfere kazandırabilmek, belki de blog yazarlığı ile başlayan sosyal medya yaşantısı ile şu andaki işimde çalışıyor olmam inanın çok güzel.

Buradan sonrasında bazı blog yazarları dostlarımın blog yazarlığı konusundaki görüşlerine yer vereceğim. Ama öncelikle onlara sorduğum sorulara kendim cevap vermeye çalışacağım;

          Blog Yazarlığına Nasıl Başladım? Blog yazarlığına başlamam biraz ittirme ile oldu, forumlarda ve sözlüklerde vakit öldürürken bir akşam Sevgili Sinan Ata; ‘Usta bırak bu işleri, bak bu sana hediyem olsun’ diyerek ‘erdalerdogdu.com’ domainini alıp hediye etti işte o günden bugüne 4 yıl geçti.

          Blog Yazarlığı Bana Neler Kattı? Bu vesileyle çok güzel insanlarla tanıştım, kendimi geliştirmeye çalıştım ama ilk başlarda yazdığım baksanıza 4 yıl önce ‘Blogger, bloggerın külüne muhtaçtır’ diye yazdığım yazıda neler yazmışım. Ama blog yazarlığı her şeyden öte bana çok iyi dostlar kazandırdı. İnternet üzerinde doğru olduğuna inandığım bir isim markalaması yapma fırsatı verdi, ‘dünya’ya söylenmek üzere içimde duran kelimelerimi özgürce söylememe vesile oldu’.

          Bugün olsa blog yazarlığına neden başlardım? Şu anki şartlar çok verimli bunun için, internet her evde var, blog alt yapısı sağlayan çok iyi sistemler var, ücretsiz olarak bu işi yapmak çok kolay, düşüncelerinizi insanlara ulaştırmak ve sizinle aynı düşünce de olan ya da olmayan insanlarla bir şeyler paylaşmak, hepsini geçelim ‘benim de sözlerim var  ve artık içimde tutmak istemiyorum’ düşünceleriyle  bugün olsa yine blog yazarlığına hiç düşünmeden başlardım.  

Şimdi sıra benim bloglarını okumakla tanımaya başladığım sonrasında ise; birebir tanıştığım sevdiğim saydığım bazı büyüklerimin görüşlerini paylaşacağım; Okumaya devam et “Blog Kürede 4 sene…”

Kısmet 24. yaşımdaymış.

Evet arkadaşlar, beni uzun yıllardır tanıyanlar az da olsa bilirler bu meseleyi.
Annem doğduğum zaman adımın Yusuf olmasını iştemiş ama nasip kısmet o zaman olmamış ve kulağıma isim olarak Erdal’ı okumuşlar.
Ama annemin içinde bir ukdeydi bu, hatırlarım küçükken beni Yusufum diye sevdiğini, bana öyle seslendiğini.
Sonrasında lise yıllarım, sevgili Mehmet Karabulut Hocam neredeyse 2yıl boyunca tamamı ile  içinden gelerek Yusuf diye seslendi. İçimden sana hep Yusuf demek geliyor oğlum derdi.
Özünde benim de hoşuma giderdi, her yönünden güzelliğiyle anılan bir ismin bana ithaf edilmesi.
Ve 24. yaşıma 1 ay kala artık resmi olarak Yusuf adını almış bulunmaktayım.
Umuyorum ki bu ismi de hakkıyla taşımaya ömrümüz yeter.
Artık adım Yusuf Erdal ERDOĞDU’ DUR.
Buradan herkeslere duyurulur.

Erdal ERDOGDU sizin için ne ifade ediyor?

Evet arkadaşlar Erdal ERDOGDU sizin için ne ifade ediyor?

Bunu merak ettim…

Hadi beni bana anlatın. 🙂 Bu konuda 2yıl boyunca aynı okulda okuğum arkadaşlarımın  mezuniyet yıllığına yazdığı bazı şeyler  size yardımcı olup, hakkımda bilgi verebilir bakalım onlar neler demişler;

• Erkek yurdunda en çok saygı duyduğum ve çekindiğim insan. Gitarınla bizi neşelendirdin. Hele de sohbetine doyum olmuyor. Ah bir de şu sivri dilin olmasa ama neyse biz seni böyle de kabullendik zaten. Kader BOZBAY

—–
• Şu dünyada hiç kimseden etkilenmediğim kadar etkilendiğim insan, bir insanın sahip olabileceği en iyi dost, toprağım, can kardeşim Erdal için doğru cümleleri bulmak çok zor. Ayrılık geliyor aklıma her ne kadar ayrılmayacak olsak da. Hüzün kaplıyor içimi, onunla kardeş olmanın verdiği gururun yanında. Ürperiyorum gurur ve şaşkınlıkla, insanlara güvenmeyen beni nasıl kendine bu kadar güvendirebildi, ben hiçbir şeye bulaşmamaya çalışırken nasıl beni bu kadar çok işe bulaştırdı, iç dünyamdaki boşluğu nasıl doldurdu bir anda, inanmadığım her şeye nasıl ispat oldu.Sen benim tanıdığım en iyi insansın Erdal. Bir gün birisi sormuştu “Erdal’ın hiç mi yaptığı günah olan bir şey yok” diye. O an kalmıştım. Ve “ben hiç görmedim” diyebildim sadece. İlerlediğin yolda kendinle ne kadar gurur duysan azdır bence.Kardeşim. Sen ve ben daha çok iş yapacağız. Bizim için okuldan ayrılmak bitiş değil başlangıç. Bunu asla unutma.  Doğan BALCAN

—-
• İyi ki varsın Erdal, Mevlam iyi ki seni karşımıza çıkardı.Bu okulun bana kattığı ve götürdüğü şeyler vardı ,ama sen kattığı şeylerin başında geliyorsun. Bir kere çok iyisin,adam gibisin.Canımızsın, Erdalımızsın.Bir tane daha yok senden.Bir sen varmışsın, onu da Mevlam bizim yanımıza yolladı.Artık bu da iyi mi kötü mü bilemiyorum 🙂 Çok seviyoz seni.Ama keşke bu kadar sevdirmeseydin kendini. Ayrılması çok zor olucak:( Alah yolunu her daim açık etsin.Yüreğindeki Allah aşkı ve insan sevgisi hiç eksilmesin. Zeynep ÇELİK

—-
• 2 yıldır burada abi dediğim ve diyebileceğim tek insansın. Her halinle her zaman farklısın. Yakışıklısın nasıl tanıştığımısı hatırlamıos ama oldu bi kere ve gayette ii oldu. Ama ayrılamam ben senden abi yaaa.mor kazağında da gözüm var hala ona göre  seviyorum seni. Ebru KAHRAMAN

—-
• İşte bittiğim an bu an  Burada çıkarsız güvenebildiğim birkaç insandan birisin. Kimileri özel kimileri değerlidir. Sen hem özel hem değerlisin. Sen vefalı gerçek bir dostsun öyle böyle değil yaşadıklarımız beraber olduğumuz her anımız dolu dolu geçti seninle. Her şey için teşekkür ederim. Sen istediğin sürece hayatındayım. Kendine iyi bak canım OĞLUMMMM…. Seni çok seviyorum ANNEN… Gülşan BİRCAN

—-
• Sen bu okulda tanıdığım en baba adamlardan birisin… Bazen beni kırsan da ben seni hep sevdim… Değişme olur mu? Rojda DEMİR


• Kimi zaman çaldığın müziklerle coştuk, kimi zaman hoş sohbetlerinle bilgilendik. Her ne olursa olsun, bir aradayken hep güldük, hep eğlendik. Ya da biz her şeyden, bir parça da olsa kendimize eğlence çıkarmayı bildik ve bunu yaşadık. Ama bence şu da bir gerçek ki, hiç birimiz buraya tesadüf olarak gelmedik. Belki farkında olmasak da birbirimizden çok şey öğrendik. Her gece büyük bir sabır göstererek (özellikle Nurşen’e karşı:)) gitarınla bizi coşturduğun için teşekkür ederiz. Hayatın ritmini en iyi şekilde tutman dileğiyle…  Serpil ERDİNÇ

—-
• Erdaaaal! Hemşerim benim, Anadolu insanı bir başka oluyor yaaa… Sınıfımızın en saygılı, en içten, düşünceli, biraz da karakterinde gıcıklık barındıran arkadaşım. Ama sana yakışıyor mu neJ 2 yıl boyunca bana “yaşlı” J gibi asılsız sıfatlar yakıştırsanda senden bıkmadım. Tabii ki bunlar bir şaka değil mi! Ne olur bana şaka olduğunu söyle. Ama ne olursa olsun sohbetinle geçen vazgeçilmez yol arkadaşım. İyi ki seni tanımışım diyorum. Hayatımda tanıdığım en dürüst, arkadaş canlısı insanlardan birisin. Ayrıca ilerde istediğin yerlere geleceğine eminim. Yeter ki bu kadar istekli ve saygılı ol…            Seval APAYDIN

—-
• Kardeşim benim…“Bir kıvılcım düşer önce büyür yavaş.Bir  bakarsın volkan olmuş yanmışsın arkadaş……Olmasın hiç o ta içten gülen gözlerde yaş.Yollarımız ayrılsa bile seninle arkadaş…”Bana sataşmanı bile özliycem.Mutlu ol emi…… Nurşen ALTINTARIN


• Senin o, okulun ilk günkü halini unutmam mümkün değil. İlk derse girmek için sınıfa çıktığımda yan sıramda esmer bir arkadaş, üzerinde siyah montu önünde ajandasıyla oturuyordu. ‘Allah’ım inşallah anlaşabileceğim biridir!’ diye geçiriyorum içimden. Bismillah demeden konuşmaya başladı ve okul bitti arkadaş hala konuşuyor, çenene kuvvet:)Seninle bu iki senelik sürede yaşadıklarımız, paylaştıklarımız, konuştuklarımız ve konuşmadıklarımız!! öyle böyle şeyler değildi. Hepsinin kendince farklı bir yeri, bir anısı var. Çıkarsız, yalansız bir arkadaşlığın geldiği bu noktadan sonra söyleyecek pek fazla bir şey yok. İyi ki varsın, kardeşim…  Murat  SEYFİ

 

İşte okuldaki bazı arkadaşlar hakkımda bunları demişler. Acaba sizler ne düşünüyorsunuz? Artık söz sizde, en kısa zamanda yorumlarınızı bekliyorum.

Saygılarımla

Erdal.

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial