2013 İlk Çeyrek En Beğendiğim İletişim Kampanyaları

Son dönemde özellikle beğendiğim reklamların sayısının artmasıyla birlikte böyle bir yazı yazmak istedim. Umuyorum, inceleme ve takip etme fırsatım oldukça benzeri yazılarımın devamı gelir. Sizler de beğendiğiniz işleri benimle paylaşırsanız onları da incelemek isterim. Bakalım hangi başlıklarla hangi iletişim kampanyaları dikkatimi çekmiş. Biraz uzun bir yazı olacak gibi, şimdiden iyi sabırlar 🙂 iyi okumalar dilerim.

1-      Ünlü Kullanımı

Bir reklam kampanyasında ünlü kullanımı marka için büyük kazanç getirse de bununla birlikte büyük riskleri de yanında getirmektedir. Kazançtan kastım, ünlünün sevenleri hazır bir kitledir ve reklamın konuşulması ya da görülmesi noktasında bu markaya fayda sağlar. Riskler ise, öncelikle o ünlünün sevmeyenleri vardır. (özellikle sosyal medyanın etkisinin artmasıyla) Ve bu sevmeyenler söyledikleriyle marka imajına zarar verebilirler. Ama ondan bundan daha önemlisi ünlünün markanın önüne geçmesidir. Kimse markayı hatırlamaz ama “aaa x ünlüsünün reklamı” çıktı denilir.

Son dönemde ünlü kullanımında en beğendiğim reklam Digiturk’ün “Dilediğin Zaman Dilediğin Yerde” kampanyasındaki Nil Karaibrahimgil kullanımı. Nil çoğu zaman reklam filmlerine sesiyle hayat veriyordu ama bu sefer Digiturk’un reklam yüzü olarak karşımıza çıkıyor. Marka mesajları anlaşılır ve marka görülür düzeyde. Bu da bence reklam kampanyasını başarılı yapıyor.

2-      Başarılı metin/jingle

Reklamı başarılı kılan en önemli nokta; “metin”dir. Basılı reklamlarda kaleme alınan metin öne çıksa da video/ses reklamlarında bence jingle her zaman 3-0 öne geçiyor. Son dönemin en başarılı jingle’ı, dilime pelesenk olan sözleri ve müziğiyle bence Auris Reklamı. Bekle hayat geliyoruz biz… Okumaya devam et “2013 İlk Çeyrek En Beğendiğim İletişim Kampanyaları”

Türkiye’de iletişim sektörlerinin başlangıcı ve asıl amacı!

Geçtiğimiz günlerde 1981’de çekilmiş Feryada Gücüm Yok filminden bir bölüme denk geldim. Hadi gelin birlikte bir kez daha izleyelim.

Önce insanlarda tatil yapma özlemini yaratacağız.

Bunun için basın, radyo, televizyon, gibi araçlarla kampanyaya giriştik.

10 yıl sonra yepyeni bir kuşak yetişecek; kılığı kıyafeti, yediği içtiği, saç sekli, dinlediği müzik hep bizim tarafımızdan empoze edilecek, yepyeni bir dünya kuracağız. İnsanların hangi kitaplarını okuyacağını, hangi filmlerini seyredeceğini biz tayin edeceğiz  zaten bu filmleri çeken de kitapları yazan da bizim ekibimiz olacak.  Geniş bir kadromuz var… Okumaya devam et “Türkiye’de iletişim sektörlerinin başlangıcı ve asıl amacı!”

Cimrinin ağa babası google(!)

Geçtiğimiz günlerde nalet olsun içimde ki reklam sevgisine diye bir yazı yazmıştım. Kelime bazlı reklamcılıkla ve google adsense ile ilgili. Son 2 günde 200 tık almışım. Bunun nedenini/niyesini ben bilmiyorum. Kim gelip bu kadar benim blogumda ki reklamlara tıklar hayretler içindeyim. Dün için bloguma 293 kişi gelmiş, bu benim için düşük bir sayı, normalde 400-500 kişi aralığında gider gelir. Amma 293 kişide 98 reklam tık’ı almışım. Yani gelen 3 kişiden biri muhakkak reklamlarıma tıklamış. Sinan’a kalsa benim  işim gücüm yok sabahtan akşama kadar sen tıklıyorsun diyor ama gerçekten benim işim gücüm var ve benim reklamlara tıklayacak vaktim yok 😀 

 

  

Dün işte benim blogta ve  yazamak.com sitesinde yukardaki resimdeki olay gercekleşmiş. Şimdik kelime bazlı reklamcılık olduğu için. Acaba nelerle ilgili yazmak lazım. Şimdi aşk-mesk yazıyoruz ulan ne kadar dating geyikli abuk sabuk site varsa geliyor reklamlara. Onları yazmaktan vazgerctik. napalım yani, İnşaat sektöründen, ekonomiden, halkla ilişkilerden,wall street’ten, İstanbul menkul kıymetler borsasından, doların ve euro’nun günümüzdeki gidşatından birşeyler mi yazsam acaba. Y a da gezelim görelime yazı yazıyorum, milyon tane tatil sitesi reklamı hemen geliyor. Acaba google bunlarda click başına kaç para alıyor ve bunun kaçta kaçını blogger lara ya da site sahiplerine veriyor??? 

Şu an blogumun ana sayfasında ekonomi, siyaset, tarih ne ararsanız ilgili konu var. Ama gelen reklam alanlarında iş yok. Bu cimrilik google den mi kaynaklanıyor. Yoksa biz mi yanlış yapıyoruz. Bu miktarı arttırmak için neler yapmak lazım. Yoksa külliyen google reklamlarını kaldıralım mı? İnanın ben bu işten anlamıyorum yav. Kanımca bir şekilde sağdan soldan daha destekli reklamlar bulmam lazım. 😀 

Bu konu da bana yardım edecek kimse var mı? Yoksa ben direk buradan bağlantılar vererek fikrine güvendiğim kişilerin, fikirlerini alayım mı?

Lanet olsun içimde ki reklam sevgisine :)

Şimdik arkadaşlar malumunuz blogumun çeşitli yerlerinde (üst banner altı,sol blok kısımlarında) reklamlar var. Bu reklamları aslında koymacaktık ama sırf sinan’a inat,koyduk işte… Her ne kadar şimdiye kadark 1 ytl sini bile görmesekte herhal bişeyler kazanıyoruzdur ordan…(şükretmek lazım)

Akabinde ve detayında benim msn ve facebook iletimde birkaç gündür ; ‘ www.erdalerdogdu.com –} reklamlara  tıklamak hiç bu kadar zevkli olmamıştı.’ şeklinde… Ve arada bir msn den arkadaşlara, bu iletiyi yollayaraktan onlara zorla sitemi ziyaret ettiriyorum 🙂

Artık bilmeyen kaldı mı bilmiyorum ama burada benim bir reklamcılık öğrencisi olduğumu söylememe gerek var mı acep ? 🙂

Ama işte o kadar iyi okuyucularım var ki. Blogumda ki herşeyi en ince ayrıntısına kadar inceliyorlar ve bana çok güzel geri bildirimler yapıyorlar. Hepsine ayrı ayrı çok ama çok teşekkür ederim.

Bu sefer ki geri bildirimimiz (feedback) işte blogumda ki reklamlar hakkında oldu. Gelen mail için de şu resim vardı.

Tabi şimdi bu resimde ne var diye soracaksınız. Bana kalırsa bişey yok zaten 🙂 Blogumun ana sayfasını print screen etmiş ve bana geri göndermiş. Ama işin aslı o değil. Arkadaş ana konu olarak yukarda ki reklama laf etmiş. Ne bu böyle, çöp çatan mı oldun filan demeye getirmiş. Çünkü yukarda reklamı olan site gereksiz bir arkadaşlık sitesi.Neyse!

Ama inanın bunları engellemekten sıkıldım artık. Şimdi google adsense denilen kurum kelime bazlı içerik reklamcılığı ile çalışıyor.(peki nedir bu içerik reklamcılığı? derseniz okuyuverin)

Kelime bazlı içerik reklamcılığı, benim ana sayfamda genel olarak yazan yazıların kelimelerine göre seçilen ya da direk olarak bir konu içindeki kelimelere göre benim reklam bölümlerime reklamların google adsense tarafından otomatik olarak gönderilmesi. Böyle düşünülünce aslında pek sorun yok. Ama aşk ile ilgili bir yazı yazınca herkesin aklına bizim ‘masumane aşkımız’  gelmiyor ki kardeşim. Aklınıza ne geliyorsa yollayıveriyor google amca 🙂

Buna inanmıyorsanız müzik kategorime gittiğinizde genel olarak müzikle ilgili reklamların olduğunu, gezilesi görülesine gittiğinizde tatil reklamlarının olduğunu görerekten inanabilirsiniz.

Yoksa benim işim olmaz, böyle abudik gubidik sitelerle, ona göre. İlgilere duyrulur kardeşim 🙂

Saygı ve selamlarımla…. 🙂

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial