Bana bir harf öğretenin 40 yıl kölesi olmak…

-Bana bir harf öğretenin 40 yıl kölesi olurum (hz.Ali r.a)–

…Var mı acaba içimizde böyle bir babayiğit???

Değil böyle bir saygı bütünlüğü içine girmek artık birçoğumuz hocalarımızın ardından malesef söver hale geldik. Bunu malesef içim kan ağlayarak söylüyorum. Yine bir 24 kasım Öğretmenler Günü arİfesindeyiz.

Öğretmenlerimizi, hocalarımızı o büyük eğitim elçilerimizi birgünde bile olsa hatırlamak mutlu etmek çok büyük şeyler olmasa gerek. Bunu yıllarca bizim kahrımızı çeken insanlara çok görmemek lazım…

Benim ilk okul ögretmenim Ümraniye Ahmet Cevdet Pasa i.ö. okulundan Hikmet Karagözdü..

Ufacık tefecik hanım hanımcık bir hocamızda. Eşi de ögretmendi ve oğlu da şimdi ögretmenmiş duyduğum kadarıyla ailece eğitim elçilerimizler yani. Kendisini uzun yıllardır göremedim ama bian aklımdan cıktı dersem yalan olur. Gecen günde yolda ortaokuldan tarih dersi hocamı gördüm Melda Polatcan, saşırı verdi kadıncagız nerden tanıdın dedi.. Ama ben hiçbirini unutmamıstım ki oysa…neyse….  Ve lisedeki hocalarım yaklasık 2yıldır göremedim onları ama hepsi burnumda tütüyolar…Burhan Öztürk, Mustafa Adaş, Ahmet Demirel, Ali hocam, İpek hocam….ve niceleri…Sizleri de cok özledim…

Burdan tüm hocalarımıza binlerce selam,binlerce saygı milyonlarca dualar yolluyoruz onların yetiştirdiği bizler sayesinde  bu ülkenin geleceğini yönetecek gençler yetişti, yetişiyor ve yetişmeye devam edecek… Önünüzde saygıyla eğilmekten, ellerinizi onlarca kez öpmekten başka yapabileceğim bir şey yok şu aşamada…

CANIM ÖĞRETMENLERİM ÖGRETMENLER GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN

prens charles bizim okulda…

aman aman kimlerde gelirmiş okulumuza kimler…bi prensimiz eksikti 🙂 malumunuz ben izmir ekonomi üniversitesinde okuyorum…ve duydumduki önümüzdeki hafta okulumuzdan bir prens geççekmiş…ne mutlu bize dimi…ve öyle bir gelişki okulda bazı sınıflarda dersler bile iptal edilmiş..basın mensuplarının ve vesairenin konaklaması için…benim gerek okuldaki dedikodulardan gerekse haber kaynaklarından duyduguma göre  prens cahrles in geliş amacı bence çok güzel bir projenin ilk adımı…

—izmir iha’nın haberine göre;

 İzmir Ticaret Odası (İZTO) Başkanı Ekrem Demirtaş, İZTO ile İzmir Ekonomi Üniversitesi ortaklığında gerçekleşecek “İş Okulu” projesi protokolünün 27 Kasım’da imzalanacağını belirterek, imza törenine İngiltere Veliaht Prensi Charles’ın da katılacağını söyledi. Okumaya devam et “prens charles bizim okulda…”

Dünya şairleri İstanbul-Ümraniye’de buluşuyor…

 Arkadaşlar ben izmirde üniversite okumakla birlik,nacizane istanbulu’un ümraniye ilçesinde ailemle birlikte ikamet etmekteyim…ümraniye 94 yılında çöp dağı patlaması faciası ile türkiye gündemine oturan,yıllarca bununla anılan,bunun yanında her türlü batağın döndüğü,sapıklarıyla anılan bir ilçe..ama bir yada birkaç kişinin yaptıgı şaçmalıklardan dolayı burda yaşayan 750 bine yakın insan suclanamaz sanırsam.son bir kaç yıldırda ümraniye bu varoş imajından sıyrılmaya başladı ve sanırsam şimdiki en büyük hedef istanbulun ve dolasıyla türkiyenin imaj ilçeleri arasına girmenin yanında 2010 yılı dünya kültür başkenti olacak olan istanbulun kültür başkenti olmak…bununla ilgili inanın çok büyük çalışmalar yapılıyor… http://www.umraniye.bel.tr  adresini takip ederek,gerek kamusal alandaki halkla ilişkiler faaliyetlerine hemde birçok kamu kurulusu tarafından yapılamayan kültür faaliyetlerine rastlayabilirsiniz…bende bu siteye öyle bir bakarken baslıkta ki olayla karsılastım ve cok hosuma gitti…keske o tarihte burda olabilsem ama yokum…yinede belki aranızda ilgilenenler olabilir..

Yurt içi ve yurtdışından şairlerin katılımıyla gerçekleştirilecek ‘Uluslararası Şiir Gecesi’,   24 Kasım Cumartesi günü, saat 18.30’da Ümraniye Belediyesi Kültür Merkezi’nde Ümraniyelilerle  ve İstanbullularla ümraniyebuluşuyor. Farklı coğrafyalardan gelecek şairler kendilerine ait eserleri seslendirecek ve şiirle ilgili düşüncelerini Ümraniyelilerle paylaşacak. Aralarında A.B.D’den Hamida Chopra, Pakistan’dan Doç. Dr. Muhammad Karman, İngiltere’den Parvez Muzaffar, Hindistan’dan Mazhar Hanefi gibi şairlerin katılacağı geceye Türkiye’den de Prof. Dr. Nurullah Genç, şair Metin Önal Mengüşoğlu ve Prof. Dr. Halil Toker’in de yer alacağı bir grup şair katılacak.Programa bütün şiir dostları davetlidir.
Tarih: 24 Kasım 2007 Cumartesi
Yer: Ümraniye Belediyesi Kültür Merkezi
Saat: 18.30

 

 

ümraniye

Halkla İlişkiler Uzmanı’nın Nitelikleri

Bu konuyu birçok sitede yada blogda bulabilirsiniz. Ama ben kendi ders notlarımdan ayıkladığım bazı bölümleri  aktaracağım. Buraya ekleyeceklerimde birçok eksik vardır ama ana hatlarıyla  kitapsal olarak  Halkla İlişkiler Uzmanının özellikleri bunlardır diyebiliriz.

1-İletişim yöntemleri hakkında bilgi sahibi olmak bunun yanında yönetim, organizasyon yeteneği, dürüstlük ve hepsinin üzerinde güçlü bir kişilik ve liderlik özelliklerine sahip olmak gerekmektedir.

2-Bu alanda da diğer alanlarda olduğu gibi çağın gerekliliğinin bir sonucu olarak, medya ilişkileri, yatırım ilişkileri, sergiler, kamu olayları gibi konularda uzmanlaşma eğilimi söz konusudur. Ancak işin doğası nedeniyle halkla ilişkilerin tüm uygulama alanlarında genel bir deneyim ve bilgi birikimine sahip olmak gereklidir hatta herkesin uzmanlık alanına sahip olduğu kuruluşlarda olağanüstü durumlarda tüm uygulamalarda faaliyet gösterebilmelidirler. Okumaya devam et “Halkla İlişkiler Uzmanı’nın Nitelikleri”

sodalı börek…

sodalı börek

uzun süredir böle tarifler vermiyoduk,ama bugün yurtta oda arkadasım nurullah baş’ın yoğun baskılarına dayanamayıp size bir börek tarifi daha çalmaya karar verdim..niye çalmaya derseniz ben bu tarifleri oktay ustanın tariflerinden alıyorum çünkü piyasada yenilebiletisi olan tek tarifleri onda görüyorum..hadi uzatmıcam ama ben bu tarifleri buraya ekliyorum da bi Allah ın kulu erdal sen yurttasın,evinden uzaktasın deyipde bi börek yapıp yollamıyor…ki şu odadaki garipler bi sevinsinler 🙂 tarif asağıda…

Okumaya devam et “sodalı börek…”

Mülkiye’nin En Güzeli :)

Arkadaşlar mülkiye ne demektir bilirsiniz. Mülkiye deyince akla Ankara üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi gelir, en azından bu benim için öyle.

Bana 4 yaşındayken sorduklarında bile ben siyasal okuyacağım derdim. Benim en büyük idealim bu okulda okumaktı ama sistemden kaynaklanan bazı meslek lisesi mağduriyetlerinden dolayı bu okula giremedim ama hamdolsun ki simdi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık okuyorum. Ama içimde hala uktedir bu okul. Ve bu okulda okumak. Bu yüzden bu okulda okuyanları çok kıskanırım 🙂 Tabi ki bu işin yalanı. Ama bu okulda okuyan çok güzel arkadaşlarım var. Bunun yanında eğer ikinci bir üniversite okuma kararı verirsem kesinlikle buraya geleceğim. Hiç olmadı yatay geçişle Ankara üniversitesine geçip o okulun havasını alacağım.

Okumaya devam et “Mülkiye’nin En Güzeli :)”

SAW IV

aman aman deyim ben size,testere 1-2-3 ü izlediyseniz 4ü izlediğinizde megersem 3te hiç bişey bitmemiş,yani testereninde dediği gibi, oyun yeni baslıyor diceksiniz..

ben dün aksam 2arakadasımla birlikte testere 4e gitme fırsatı buldum,serinin ilk 3filminide izlemiştim…4üde begenmedim dersem yalan olur..tamamıyla süper beyin kurmacaları sonucu olusan muhtesem olaylar serisi,yani kimi zaman ohaa buda nerden cıktı diyosunuz…hadi be,bunudamı düsünüp planlamıs diyorsunuz…isterseniz size direk filmin sonunu söyliyebilirim ama 🙂 yok tabikide bu filmşn sonunda bile sasırcaksınız…

bence bu filmde görülmesi gereken bir film ama mümkünse bayan arkadaslar gitmesin çünkü diger gelen insanları rahatsız ediyolar ayıp oluyor 🙂

sav IV

İstanbul’un …; Ezan ve Çan Seslerinin Birlikteliği

 İstanbul’un Gerçek Zenginliği; Ezan ve Çan Seslerinin Birlikteliği

arkadaşlar geçen halkla ilişkilerle ilgili sitelerde dolasırken

aret vartanyan adlı bir isme rastladım..

Aret bey gercektende birçok konuda uzman bir kişi kendisi hakkında geniş bilgiye kendi sitesinden ulasabilirsiniz..ama Aret hocamın halkla ilişkiler.com.tr sitesinde yazdıgı dersimiz digital iletişim yazısınıda

sizinle paylamadan edemiyeceğim..(yazı için tıklayın)

Ben  Aret Bey hakkında farklı bir konuya deyincem belkide kendi capımda küçük bir reklam yapıcam… 🙂 işte böyle site site gezerken Aret vartanya’nın kendi sitesine denk geldim ve sayfanın ilk başında çok güzel bir yazı vardı ve yazının başlığı aynen bu konunun başlığıyla aynıdı…yazıyı beğenerek okudum ve ne yalan söyliyim çok beğendim…

İstanbul’da azınlık olmak… Hem benzersiz bir zenginlik, hem de zaman zaman biraz burukluk. Nerelisin dediklerinde yedi sülale İstanbulluyum demekten öyle bir gurur duyuyorum ki… Baba Ermeni, anne Rum, büyükanne Musevi, dede Rus, kuzenler Müslüman olunca renkli ve unutulmaz anılarla yüklü bir çocukluk da kaçınılmaz oluyor. Her yıl onlarca bayram kutlardık. Kiliseden sinagoga, şekerlerle bayram ziyaretlerinden el öpmelere… Üç dine özgü ritüeller, açılan sofralar…

işte bu sözler cok ama cok hosuma gitmişti ve yazıda aynı güzelikte baslayıp devam etmişti benim için…

hocam sizi kendi capımda tebrik ederim…ilerde inşallah meslektaş olacağız en azından ben bunun için çok çalışacağım…

yazının tamamı aşağıda,okursanız pişman olmayacaksınız… Okumaya devam et “İstanbul’un …; Ezan ve Çan Seslerinin Birlikteliği”

Blogger, bloggerın külüne muhtaçtır…

Evet arkadaşlar;

Web dünyasında artık birçok kişinin gerek kendi bilgi ve becerilerini paylaşmak, iş bağlantıları kurabilmek gerek boş zamanlarını değerlendirmek, gerekse güncel konulara değinmek amacıyla yani kısacası elinden geldiğince azda olsa internete takılan diğer insanlarla ve blogerlarla bir şekilde bilgi paylaşımı yapabilmek için sanal ikamet adresi olarak web blogları var.

Blogların ve bloger’lığın tarihi hakkında pek bir bilgi sahibi olduğum söylenemez ama bana birçok yönden köşe yazarlığı gibi geliyor. Ve dünyada olduğu gibi ülkemizde de bu blog ve bloger’lık merakı her geçen gün çığ gibi büyüyor. Aklımıza gelecek birçok konuyla ilgili yazıp çizen onlarca, yüzlerce, binlerce blog bulmak artık çok kolay.

Bende geçtiğimiz aylarda arkadaşlarımın teşviki ve desteği ile blogosfere bir giriş yaptım.
Tabi ki benim bu dünya içine girmemle birlikte bu konuyla ilgili merakım ve incelemelerim büyük bir artış gösterdi. Ve bende acaba farklı neler bulabilirim, daha değişik neler yapabilirim, acaba başka blogta ne var diye blog blog dolaşmaya başladım.

İşte o zaman blogosferin bir leb’i derya olduğunu daha iyi anladım.

Şimdi bu konularla ilgili naçizane birkaç şey yazmak istiyorum umarım beğenirsiniz…

1- Ev alma blog al, bloger dostların olsun…

Arkadaşlar içinizde hiç ben bu aleme girdim de yeni ve güzel insanlarla tanışmadım diyen var mı? Eğer varsa onun için gerçekten üzülürüm, belki de Türk insanın sıcakkanlılığından ve paylaşım isteğinden olsa gerek blogosferde çok sevecen ve sıcakkanlı insanlarla tanışmamak elde değil. Öyle ki blog yazmaya başladığınız ilk zamanlarda sizden daha önceki dönemde blog yazmaya başlayan ve azıcık meşhur olan bir blogerın gelip sizin blogunuza yorum atması sizi ne kadar mutlu ediyor, size verdiği tavsiyeler sizi ne kadar motive ediyor tahmin edemezsiniz. Mesela beni bu konuda en çok destekleyen Sinan Ata’dır. Sinan sayesinde birçok güzel insanla tanışmışımdır. Ama damacana.org adlı blogun blogerının adının Erdal olması ve bana ‘adaş blogun hayırlı olsun,umarım her geçen gün daha da ileri gidersin’ diye bir yorum atması farklı bir şeydir.

2-Bloger, blogerın külüne muhtaçtır…

Eminim ki herkes bir konuyla ilgili bir yazının, bir başlığın ilk ve belki de tek olarak kendi blogunda olmasını, insanların akın akın kendi adresini ziyaret etmesini ister. Buda gayet normaldir çünkü herkes kendi çapında bu iş için zamanını, emeğini, gücünü harcıyor. Ama gün geliyor insan bloguna el sürmek, blogu açıp oraya bir şeyler yazmak istemiyor. İşte öyle bir anda bir başka bloger’dan gelen bir güzel yorum, bir güzel fikir, belki güzel bir moral ve destek mesajı ne kadar değerli oluyor. Adeta insanı yeniden hayata bağlıyor. Ve bende usta bloger arkadaşlarımızı naçizane bu işe yeni başlamış kişilere yardım etmeye, destek vermeye çağırıyorum, tabi ;’ulan bizim işimiz başımızdan aşkın, bide başkalarıyla mı uğraşacağız’ diyen ağabeylere ve ablalara da; saygı ve selamlarımı sunarım.

Takdir ve kanaat kendilerine aittir.

3-Kimse anasının karnından bloger doğmadı…

Birçok kişi blog yazıyor. K imisi gercekten çok başarılı kimisi ise bu işe yeni başladığı için
başarısız sayılabilecek seviyede benim gibi 🙂 Bloglar istesek de  istemesek de paylaşım alanları, mesela benim blog tutmakta ki amacım halkla ilişkiler ve reklamcılık alanında kendi bilgi ve becerilerimi ileri ki dönemde bu işe merak duyacak kişilerle paylaşabilmek. Ama şu an bu konuda çokta bilgi ve beceri sahibi olduğum söylenemez ama bu hep böyle mi olacak tabi ki hayır. Yani kelin ilacı olsa kendi başına sürecek.  Ama naçizane blog işiyle uğraşıyorum şimdiden en azından işin kabasını atmaya çalışıyorum ki ilerde daha rahat yazılar yazabileyim, daha verimli olabileyim. Sonuç itibariyle yaptığımız iş bir nebze yazarlığı andırıyor ve yazarlıkta da yazdıkça açılırsın, yazdıkça kelimelere hakim olursun. O yüzden blogosfere yeni giren arkadaşlar sakin moralinizi bozmayın blogunuza dört elle sarılın bunun sonucunda da göreceksiniz ki her geçen gün daha iyiye gideceksiniz… GİDECEĞİZ 🙂

bu yazımı; sinan ata’ya, gürkan oluç’a, ömer özlü’ye, deniz akın’a, blograzide tanıdığım ,yükselenbaşak’a, armağan ediyorum,

her zaman desteklerini bekleğimi belirtip saygı ve selamlarımı sunuyorum kendilerine.

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial