geçen gün halkla ilişkiler sitesinde dolaşırken her zamanki gibi çok güzel bir yazı buldum…yazının başlığı işte tam yukardaki gibiydi…ben hem nacizane müzikle uğraştığım hemde bir iletişim öğrencisi olarak yazıyı çok beğendim ve burada sizlerle paylaşmak istedim..yazıyı Özgür KARAKAYA adlı bir iletişim uzmanı yazmış…bende kendisine burdan çok ama çok teşekkür eder ve yazılarının devamını beklediğimi belirtirim…işte o yazı tam aşağıda….
Duygularımızın dışa vurumu, bir anlamda acılarla sevinçlerin dile getirilişidir. Müziğin sihri, bulunduğumuz ortamla, coşku ve hüzün duygularımızın bağdaşarak anlam kazanmasını sağlamaktadır. Yani, duygu ve düşünceleri, kulağa hoş gelen ses veya enstrümanla notalar yardımıyla anlatma sanatıdır müzik.
Kimi zaman uyuyan duygularımızı harekete geçirip, çalar saat görevi de görmektedir. Duymak isteyip de duyamadığımız sözleri, duymuş gibi hissetmemizi sağlar müzik. İnsanın aklına girdikten sonra geri alınmaz. Müzik, insanın kendini eserlerle anlatmasına olanak vermekle beraber, sözsüz icra edildiğinde zihni aşıp duygulara ulaşır. Okumaya devam et “MÜZİK: BİR İLETİŞİM DİLİ”