Atatürk’ün Balıkesir Hutbesi
Posted in tarih on 10/06/2007 07:25 pm by Erdal ErdoÄŸduEy Millet, Allah birdir. Åžanı büyüktür. Allahın esenliÄŸi, sevgisi ve iyiliÄŸi üzerinize olsun. Peygamberimiz efendimiz hazretleri, Cenabı Hak tarafından insanlara dini gerçkleri duyurmaya memur ve elçi seçilmiÅŸtir. Temel kanunu, hepimizce bilinmektedir ki, yüce Kur’an’daki mânası açık olan ayetlerdir. İnsanlara feyz ruhu vermiÅŸ olan dinimiz, son dindir. En mükemmel dindir. Çünkü dinimiz akla, mantığa, gerçeÄŸe tamamen uyuyor ve uygun düşüyor. EÄŸer akla, mantığa ve gerçeÄŸe uymamış olsaydı, bununla diÄŸer ilahi tabiat kanunarı arasında çeliÅŸki olması gerekirdi. Çünkü tüm evren kanunlarını yapan Cenabı Hak’tır.
               ArkadaÅŸlar; Cenabı Peygamber çalışmasında iki yere, iki eve sahip bulunuyordu. Biri kendi evi, diÄŸeri Allah’ın evi idi. Millet iÅŸlerini Allah’ın evinde yapardı. Hazreti Peygamber’in mübarek yolunda bulunduÄŸumuz bu dakikada milletimize; milletimizin bugününe ve geleceÄŸine ait hususları görüşmek maksadıyla bu kutsal yerde Allah’ın huzurunda bulunuyoruz. Beni buna eriÅŸtiren Balıkesir’in dindar ve kahraman insanlarıdır. Bundan dolayı çok memnunum. Bu fırsat ile büyük bir sevab kazanacağımı ümit ediyorum. Efendiler, camiler birbirimizin yüzüne bakmaksızın yatıp kalkmak için yapılmamıştır. Camiler itaat ve ibadet ile beraber din ve dünya için neler yapılmasının gerekli olduÄŸunu düşünmek yani konuÅŸup tartışmak, danışmak için yapılmıştır. Millet iÅŸlerinde her kiÅŸinin zihnini ayrı ayrı faaliyette bulunması zorunludur. İşte biz de burada din ve dünya için, geleceÄŸimiz ve bağımsızlığımız için, özellikle egemenliÄŸimiz için neler düşündüğümüzü meydana koyalım. Ben yalnız kendi düşüncemi söylemek istemiyorum. Hepinizin düşündüklerinizi anlamak istiyorum. Milli amaçlar, milli irade yalnız bir kiÅŸinin düşünmesinden deÄŸil, milletin bütün kiÅŸilerinin arzularının, emellerinin sonuçlarından ibarettir. Bundan dolayı benden ne öğrenmek, ne sormak istiyorsanız serbestçe sormanızı rica ederim.
               Hutbeler hakkında sorulan sorudan anlıyorum ki, bugünkü hutbelerin şekli, milletimizin duygusal fikirleri ve lisanı ile medeni ihtiyaçlarıyla uygun görülmektedir. Efendiler, hutbe demek topluma hitabetmek, yani söz söylemek demektir. Hutbenin manası budur.
               Hutbe denildiÄŸi zaman bundan birtakım kavram ve manalar çıkarılmamalıdır. Hutbeyi söyleyen hatiptir. Yani söz söyleyen demektir. Biliyoruz ki, Hazreti Peygamber’in hayatta olduÄŸu mutlu dönemlerde hutbeyi kendisi söylerdi. Gerek Peygamber Efendimiz ve gerek, dört halifenin hutbelerini okuyacak olursanız görürsünüz ki, gerek Peygamberin, gerek dört halifenin söylediÄŸi ÅŸeyler o günün sorunlarıdır, o günün askeri, idâri, mâli ve siyasi, sosyal konularıdır. İslam toplumunun çoÄŸalması ve İslam ülkeleri gerilemeye baÅŸlayınca, Cenabı Peygamber’in ve dört halifenin hutbeyi her yerde bizzat kendilerinin söylemelerine imkân kalmadığından halka söylemek istedikleri ÅŸeyleri bildirmeye birtakım kiÅŸileri memur etmiÅŸlerdir. Bunlar herhalde en büyük ve ileri gelen kiÅŸiler idi. Onlar camilerde ve meydanlarda ortaya çıkar, halkı aydınlatmak ve doÄŸru yolu göstermek için bir ÅŸart lâzımdı. O da milletin lideri olan kiÅŸinin halka doÄŸruyu söylemesi, halkı dinlemesi ve halkı aldatmaması! Halkı genel durumdan haberdar etmek son derece önemlidir. Çünkü, her ÅŸey açık söylendiÄŸi zaman halkın beyni faaliyet halinde bulunacak iyi ÅŸeyleri yapacak ve milletin zararına olan ÅŸeyleri reddederek ÅŸunun veya bunun arkasından gitmeyecektir. Ancak millete ait olan iÅŸleri milletten gizli yaptılar. Hutbelerin halkın anlayamayacağı bir lisanda olması ve onların da bugünün gereklerine ve ihtiyaçlarımıza temas etmemesi, Halife ve PadiÅŸah sıfatını taşıyan despotların arkasından köle gibi gitmeye mecbur etmek içindi. Hutbeden amaç halkın aydınlatılması ve ona yol gösterilmesidir, baÅŸka ÅŸey deÄŸildir. Yüz, ikiyüz, hatta bin yıl önceki hutbeleri okumak, insanları cahillik ve çağın gerisinde bırakmak demektir. Hatiplerin normal olarak halkın günlük kullandığı dil ile konuÅŸmaları gereklidir. Geçen yıl Millet Meclisi’nde söylediÄŸim bir nutukta demiÅŸtim ki “Minberler halkın akılları, vicdanları için bir ilim irfan kaynağı, ışık kaynağı olmuÅŸtur.” Böyle olabilmek için minberlerde söylenecek sözlerin bilinmesi ve anlaşılması, ilim ve fen gerçeklerine uygun olması lazımdır. Hutbeyi verenlerin siyasi olayları, sosyal ve medeni olayları hergün izlemeleri zorunludur. Bunlar bilinmediÄŸi takdirde halka yanlış aşılamalar yapılmış olur. Bu nedenle, hutbeler tamamen Türkçe ve günün gereklerine uygun olmalıdır. Ve olacaktır.
07 Şubat 1923 BALIKESİR - Zagnos Paşa Camii
10/06/2007 at 22:39
‘minberler halkın akılları,vicdanları için bir ilim irfan kaynağı,ışık kaynağı olmuÅŸtur.’
Böyle söyleyen Atatürk’ün Türkiye’sinde her cuma camilerde diyanet’in belirlediÄŸi tek tip hutbeler okunuyor, açıkçası bundan rahatsızlık duyuyorum. bir camide hutbenin konusu kardeÅŸlik iken, diÄŸerinde alçakgönüllülük olabilir mesela…bunu bile kontrol etmek isteyenler var bu memlekette…hatta bir hafta bir camide dinlediÄŸim hutbeyi öbür haftaki cumada baÅŸka bir camide dinlemiÅŸ,bu iÅŸe çok ÅŸaşırmıştım…demek ki 10-15 tane hutbe var bunlar dönüp duruyor sürekli!!
10/12/2007 at 13:26
her yerde aynı hutbelerin okunması, zorunlu din derslerine benzetilebilir mi acaba
din belli kalıplar içinde, denetim altında insanlara sunuluyor
bugüne kadar insanları yönlendirmek, etkilemek için minberler pragmatist konuşmalara da hutbelere de sahne olmuştur sanırım, hele de yeni bir hukuk sözkonusu olmuş ise
11/03/2007 at 16:54
öf yaa din derslerinde hep böle araştırmalar veriolar yaz yaz bitmio canım sıkılıo.zaten din dersinden hiç bişey anlamıom.namaz kılmayı öretiolar bi tek derste örenince o anda söleyebiliorm.snra aklımdan hemen silinio.(sadece din dersinde)ama öretmenimiz çk iyi bize 2. dersin sonlarında leptop unda ilahi dinletio hemde ingilizce:):D
11/13/2007 at 03:19
ömer özlü’ ye ithafen; her cuma namazı icin 2 yada 3 hutbe hocalar tarafından muftulukten alınır.hoca o hafta istedigini okuyabilir.bir sonraki hafta baska konularda yine 2-3 adet hutbe cıkacaktır.ve hoca’nın yeni cıkan hutbelerden okuması gerekmektedir.
11/14/2007 at 18:30
linkin öteki dünyada rap müzik somıcaklar nası namaz öğretiyor…
senin için hoca zaten namazları biliyor.ister öğren ister öğrenme
kötü örnek oluyorsun
11/14/2007 at 20:03
ya gercek konuları yazın beeeeeeeeeeeeeee dine saygımız var ama konu bu degil be ABİMMMM sabır sabır
11/15/2007 at 02:19
birtan aslında baslıga iyi baksan baslıgın din deÄŸil tarih bölümünde oldugunu görürsün..ben dinsel acıdan ele almamıstım…ama din konuscaksakta seninle günlerce aylarca konusabilirim..Rabbime hamdolsun kendi cabamca onun dogru yoluna uymaya calısan biriyim…böyle yersiz muhalafetlikler yapmamak lazım…
03/25/2008 at 17:19
erdal abim çok iyi demiÅŸsin sana katılıyorum dinle ilgili deil sadece bunlar ama…. ama bize bu ödevleri din öğretmenimiz verdi.
ama zaten ben din dersini seviorum ne verse hoca yapıcam.
dersin 1 dakkası deil 1 saniyesi bile çok önemli bence öğrenmek isteyen dinler dersi.dinlemezsen hoca anlatmaz o zaten bilio çünkü
03/25/2008 at 17:26
linkin sanada biÅŸi sölicem ödevleri yapmak istemiyosan yhani içinden gelmiosa hiç yapma sadece öğretmeni kandırıosun böyle yapınca…ilahiyi bile ingilizce seviyosun yha pes doÄŸrusu biz Türk üz be kardeÅŸim Türk Türkçesini dinletse hoca hiç iÅŸinize gelmez ama hocaya kapatsın diye yalvarırsınız.
03/31/2008 at 19:56
bencede haklısın ama müseyyen ama gerçek ten ben aradogom seyı bole bulamadım yanı._.
03/31/2008 at 20:01
bence bukonu acayıp hep dınle alaklı yanı am yınede gusel tabı okadar gusel olmasada
msnem
bu
se.len.41@hotmail.com
04/30/2008 at 18:15
ben dinkültürü öğretmeniyim çocukların geneli çok seviyor din dersini onların ilgisi merakı, beni daha da güzel ders anlatmaya sevk ediyor,görmelisiniz dine olan açlıklarını susuzluklarını
05/10/2008 at 10:50
gerçekten bu hizmeti verenlere teÅŸekkürler biz yıllardır ata’ yı dinsiz veya dindüşmanı zannediyorduk yada öyle öğretiliyordu çok teÅŸekkür ederim türkgençliÄŸi atsaının izindedir.