Yeni Nesil İletişimciler Sektöre Hoşgeldiniz

kreatifÜniversite kayıtları kısmen tamamlandı sayılır ve İletişim Fakültelerinin, Halkla İlişkiler, Reklamcılık, Halkla ilişkiler ve Reklamcılık, Halkla İlişkiler ve Tanıtım gibi benim de öğrencilik yıllarımda sıralarında oturduğum bölümlerin yeni mensupları bu bölümleri kazanıp, kayıt yaptırarak sektöre ilk adımlarını  attılar. “Dur abi, daha öğrenciyiz ne sektörü” diyen arkadaşlarım olacaktır. Onlara da selam! 🙂

Şu an aklınızda kazandığınız bölümler hakkında ciddi soru işaretleri olabilir, bir çoğunuz bu bölümü kazandık ama ne yapacağız diye düşünüyordur, aileleriniz şimdi bizim çocuk ne olacak diye düşünmeye çoktan başlamıştır. Gerek öğrenciyken gerekse iş hayatınız boyunca alışmanız gereken ilk şey, ne iş yaptığınızı ya da yapacağınızı herkese açıklamak olacak.. (Lütfen Okuyunuz: Halkın Gözünden Halkla İlişkiler Mesleği)

O yüzden içiniz rahat olsun siz sadece eğitiminize ve mesleğinize odaklanın. Çünkü emin olun, üniversite sıralarındayken okuyabileceğiniz, iş hayatında çalışabileceğiniz en rahat, keyifli bölümlerin birine adım attınız..

Önünüzde yaklaşık 4-5 sene var. Çok uzun değil mi?  Okumaya devam et “Yeni Nesil İletişimciler Sektöre Hoşgeldiniz”

Yeni Nesil İletişim; İletişim nereden, nereye?

Geçtiğimiz günlerde üniversite yıllarımdaki değerli hocalarımdan Doç. Dr. Ebru Uzunoğlu yeni nesil iletişim, yeni nesil iletişimciler hakkında görüşlerimi istedi. Ben de madem hocam istedi diye, bir şeyler yazmaya çalıştım. Ama o meğersem yazılı değil video çekimli bir şeyler istiyormuş. Sonrasında video çekimi yapıp gönderdim ama yazdığım yazı elimde kalınca bloğum üzerinde sizinle paylaşmak istedim.

iletisim“Hani klasik bir benzetme vardır ya, “10 yıl önce olsa kimse bunu tahmin edemezdi” diye, durum birazcık öyle. İnternetin geçmişi epi topu 40 yıl. Markalar yaklaşık 20 yıldır bu medya kanalını marka iletişimi için aktif olarak kullanıyorlar. Tabi bu 20 yıllık süreç gerçekten geleceği görebilenler için. Geriye kalanlar ancak web 2.0 teknolojilerinin ardından facebook, twitter gibi sosyal ağların kitleler tarafından aktif kullanılması ve ajansların itelemesi sonucunda bu mecrayı fark ettiler. Ama bu noktada da bir muğlaklık ortaya çıkıyor. Kimse internet iletişimi ya da internet iletişimcisi gibi kavramları kullanmıyor. Kimi dijital medya diyor, dijital PR’cı, dijital reklam ajansı vb., kimisi sosyal medya, sosyal medya uzmanı, sosyal medya ajansı vb. diyor ama bizim asıl oyun alanımızın tam anlamıyla adı internet. Çünkü televizyon, radyo, gazete vb. gibi geleneksel medya kanallarının karşısın da durabilecek güçteki medya kanalı internet olarak karşımıza çıkıyor. Sosyal medyayı, kullanıcıların sosyal hayatlarını, bireysel görüşlerini özgürce paylaşabildikleri bazı sosyal ağların (websitelerinin) bir araya geldiği kanallar bütünü (ben sosyal medyayı televizyonun içindeki digiturk olarak değerlendiriyorum) olarak tanımlayabilmek mümkünken, (Bir yazı: Sosyal Medya vs Geleneksel Medya) dijital medyayı ise, hem sosyal medya kanallarını hem geriye kalan internet evrenini hem de arkadaki sayılabilir ve kullanılabilir daha fazla datayı bize sunan, bu doğrultuda daha bir “internet = dijital medya” ya da “medyanın e-hali” olarak tanımlayabiliriz. Okumaya devam et “Yeni Nesil İletişim; İletişim nereden, nereye?”