TÜHÖP – Türkiye Halkla İliskiler Öğrencileri Platformu

Bugün size geçtiğimiz günler içerisinde ekibine ‘Eğitim Koordinasyon ve Üniversitelerle iletişim Koordinatörü’ olarak dahil olduğum Tühöp yani Türkiye Halkla İlişkiler Öğrencileri Platformunu tanıtacağım. Tanıtmaktan öte sizler için Tühöp kurucularından olan Sevgili Neşe Bektaş ile mini bir söyleşi yapacağım. Ona kendimce küçük sorular soracağım.

Neşe’ciğim Selamlar;

Öncelikle arkadaşlarımıza kendini tanıtabilir misin?

Bendeniz Neşe Bektaş. Kocaeli üniversitesi İletişim Fakültesi mezunuyum. Tühöp’un yönetici kadrosunda başkan yardımcılığı görevini yürütmekteyim. Aynı zamanda Hayal Akademisi Yeni Nesil Marka İletişimi Ajansı’nda çalışmaktayım. Bu alanda eğitim aldığım için ve eğitim aldığım alanda çalışma imkanım olduğu için kendimi en mutlu insanlar arasında sayıyorum ve ileride mezun olacak ya da yeni mezun arkadaşların da aynı mutluluğu yaşaması için bu platform içerisinde yer alıyorum.

Çünkü hayat sevmediğin, mutlu olmadığın bir işi yapmak için çok kısa…

Tühop Nedir?

2010 yılında faaliyete geçen Türkiye Halkla İlişkiler Öğrencileri Platformu, Türkiye’nin bütün iletişim fakültelerinde geniş bir şekilde yayılma imkanı bulan,  her halkla ilişkiler bölümü öğrencisinin bu platformda kendisine göre bir şeyler bulabileceği, akademik bilgilerini uygulamaya geçirebileceği, kendini geliştirmek isteyen her halkla ilişkiler bölümü öğrencisinin kolayca dahil olup kendisini yeniden keşfedebileceği, sektör uzmanlarının ve akademisyenlerinde yer aldığı Türkiye’nin en büyük halkla ilişkiler öğrencileri platformudur.

Tühop Neden Kurulmuş ve Hangi Amaçla İlerlemektedir?

Türkiye Halkla İlişkiler Öğrencileri Platformu, halkla ilişkiler bölümü öğrencilerinin teoride almış oldukları eğitimlerini pratik olarak uygulamalarına teşvik etmek, eğitimlerine destek vermek ve proje hazırlamaları için gerekli motivasyonu sağlayıcı etkinlikler planlamak, örgütlü ve meslek koruyucusu öğrenci topluluğu yaratmak için kurulmuştur. Topluluk vizyon olarak 10.000’den fazla üyesi olan, büyük şirketler ve sivil toplum örgütleriyle işbirliği içerisinde faaliyetler yürüten ve üyelerini bu kurumlarla bağlantıda tutan büyük bir topluluk olan PRSSA’nın Türkiye ayağı olmayı kendine hedef edinmiştir. Topluluk misyon olarak şu an halkla ilişkiler bölümü öğrencisi olan fakat gelecekte yetenekli ve deneyimli iletişimci olma yönünde gayret gösteren halkla ilişkiler öğrencilerine destek olan referans halkla ilişkiler öğrenci platformu olmayı belirlemiştir. (daha fazla…)

Kendimi Halkla ilişkilerde nasıl geliştirebilirim?

Geçtiğimiz günler içinde blogum üzerinden bir mail aldım. Gelen mailde; ‘kendimi halkla ilişkilerde nasıl geliştirebilirim, bana bu konuda neler önerirsiniz?’ yazıyordu. Elimden geldiğince ve bilgim yettiğince maile cevap vermeye çalıştım, sonrasında benzer bir mail daha aldım ve bu konuyu bloguma yazma kararı verdim.

Evet, acaba; ‘kendimizi bir iletişim bilimi olan, kendi içinde büyük bir deniz olan, günümüz işletmelerinin olmazsa olmazı konumunda olan halkla ilişkiler mesleğinde nasıl geliştirebiliriz?

Bu sorunun cevabı aslında o kadar basit değil. Ama elbet bunun da bir yolu vardır. Mesela üniversitelerimizin iletişim fakülteleri bünyesinde 4 yıllık lisans bölümü olarak bulunan, halkla ilişkiler, halkla ilişkiler ve tanıtım, halkla ilişkiler ve reklamcılık, reklamcılık gibi bölümlerden birine girip 4 yıl boyunca buralarda eğitim alabilir ya da gazetecilik, medya ve iletişim, işletme, davranış bilimleri, kamu yönetimi ve benzeri bölümleri bitirip üzerine halkla ilişkiler yüksek lisansı yaparak diplomalı birer halkla ilişkiler uzmanı olabilirsiniz.

Bu kısım biraz uzun ve zor galiba.

Öyle ise işi biraz daha basitleştirmeye çalışayım.

‘Bireysel eğitim’, ‘self education’, ‘bireysel gelişim’ günümüzün en yaygın terimleri içerisinde. Sizde böyle yapabilirsiniz ama göz ardı etmemeniz gereken en önemli durum, halkla ilişkilerin bir ’iletişim’ bilimi olduğu olmalı. Bizim işimiz sosyal bir bilim, yani bir mühendislik, doktorluk ve benzeri işlerde olduğu gibi çok fazla teknik değil. Bu işe de öncelikle bireysel iletişiminizi geliştirerek başlayabilirsiniz. Bir iletişim uzmanının hayatla iletişimi çok iyi olmalı. Mesela öncelikle ‘okumalıyız’ ne bulursak okumalıyız, çünkü bir iletişimcinin en büyük veri kaynağı yaşadığı hayatta olup bitenler ve kendisine ait olan ‘entelektüel bilgi sermayesi’. Buna artı olarak, bir iletişimci; eğlenmeli, gezmeli, yemeli-içmeli hayattan zevk almasını bilmeli. Kısacası hayatta aktif olabilmeli. Aktif olmayan kişinin zihnide durduğu yerde körelecektir. Buna artı olarak elinde birden fazla yazabilecek, okuyabilecek, konuşabilecek kadar bildiği yabancı dilleri olmalı.‘Anadilini’ etkin kullanabilmeli. Vakti zamanında ders notlarımdan ‘halkla ilişkiler uzmanının nitelikleri hakkında’ bir yazı yazmıştım. Orada bazı önemli noktalar vardır. Ama 3-4 yıl öncesinden bugüne baktığımızda birçok gelişme olmuştur. Mesela hayatımıza internet çok hızlı şekilde girmiş ve ‘sosyal medya’ diye bir kavram türemiştir.

Tabi ki bunlarla bitmedi!

(daha fazla…)