Ama bebekler açlığa dayanamaz ki..

yer yuzu doktorlari

Yalnızca Ramazan ayında değil genel olarak ihtiyaç sahiplerine yardım etmek boynumuzun borcudur. Buradaki ölçütümüz kesinlikle her zaman maddi yardım yapmak olmamalı bence, elimizden ne geliyorsa o doğrultuda destek olmalıyız insanlığa. Hani dilimizde sıkça kullanılan bir cümlemiz var, “Allah yardımcın olsun” diye, unutmayalım biz böyle derken, belki Allah bizi o kişiye yardım etmemiz için göndermiş olabilir. Bu hassasiyetle, Yeryüzü Doktorları üzerinden ihtiyaç sahibi bebeklere ve annelerine destek olmak isterseniz, MAMA yazıp 6612’ye SMS gönderebilirsiniz.

Türkiye’de Kurumsal Sosyal Sorumluluk Bilinci…

Geçtiğimiz günlerde blogumun iletişim bölümünden bir öğrenci arkadaşımın bir ödevi için yardım isteği mailini aldım. Elimden geldiğince bana ulaşan bu tür tüm maillere bilgim dahilinde cevap vermeye çalışıyorum ama bu sefer gelen istek sosyal sorumluluk konusu üzerine olunca inanın daha çok hoşuma gitti. Bilmiyorum verdiğim cevap Ezgi için yeterli ya da tatmin edici oldu mu ama şimdi sizi Yıldız Teknik Üniversitesi öğrencisi Ezgi Özyıldırım’dan gelen soru ve kendimce verdiğim cevapla baş başa bırakıyorum. İyi okumalar.

Soru: Türkiye’de ‘kurumsal sosyal sorumluluk bilinci’nin geliştirilmesi çevre sorunlarını çözmekte tek başına yeterli olacaktır.” fikrine katılıyor musunuz? Neden?

Cevap: Sizlere biraz KSS’nin geçmişinden bahsetmek isterim. Profesyonel iletişim tarihine baktığımızda ilk KSS projeleri olarak bundan 100-150 yıl önce Amerika’da yaşamış bazı ailelerin yaptığı bazı yardım faaliyetler gösterilmektedir. Ondan biraz daha geri gidersek Rönesans ve Reform dönemlerindeki bazı faaliyetleri KSS olarak kabul edebilebiliyor. Ama ondan da geri gittiğimizde Osmanlı Devleti’nde profesyonel anlamda KSS faaliyetleri yapıldığını, vakıfçılık kavramı ile devletten öte halkında bu faaliyetlere katılımının sağlandığı gözükmektedir. Peki, bunun nedeni nedir? İşte orada da karşımıza İslam inancındaki zekat ve fitre gibi halk arasında eşitlik sağlama inançları, zenginin fakire destek olması, arkasında Camii, medrese vb. gibi eserler bırakanların öteki dünyada daha iyi bir mertebede olacakları inancı yatmaktadır. Bu doğrultuda KSS’ye baktığımızda bir iletişim faaliyeti olmaktan öte Türk toplumu gibi bazı inanç, gelenek ve göreneklere sahip bir toplumda içten gelen bir olgu olduğunu söyleyebiliriz.

Bunun yanında KSS’yi ben firmalar gözünden;

“Seslendikleri topluma, çevreye, hedef kitlelere sadece bir kazanç kapısıymış gibi bakmaktan öte siz benim için değerlisiniz ve ben sizden kazandıklarımla yine size çeşitli hizmetler sunuyorum, sunmalıyım inanışı.” şeklinde yorumlamak gerekir. Ki olması gereken de budur. Yaptığınız araştırmalarda da KSS projeleri yapan ya da bu projelere destek veren firma, marka, kurum, kuruluş, ünlü vb. ne varsa onların halk tarafından daha çok sevildiğini, sayıldığını kolayca görmüş olmalısınız.

Şimdi soruya cevap vermem gerekirse; ben bu fikre katılmıyorum, daha doğrusu katılamıyorum.

Çünkü Okumaya devam et “Türkiye’de Kurumsal Sosyal Sorumluluk Bilinci…”

2010 – 2011 Blogsal Sosyal Sorumluluk Kampanyam

Bundan yaklaşık 1,5 yıl önce bir blogsal sosyal sorumluluk kampanyası başlatmış ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarını geçen zaman zarfı içinde kendimce desteklemeye çalışmıştım. Bundan sonrada elimden geldiğince aynı faaliyete devam etmeye çalışacağım. TOFD ile bu sene yine devam ediyoruz ama yanına 2 yeni kardeş, 2 tane de arkadaş ekleyip ve mart 2010 – mart 2011 tarihleri arasında bu derneklerin faaliyetlerini internetten duyurmalarında kendi sahip olduğum network ile destek olmaya ve daha fazla kişinin bu organizayonlara maddi ya da manevi destekçi olmasını sağlamak için çalışıp kendimce kişileri bireysel gönüllüğe çağıracağım.

Bu seneki sivil toplum kuruluşlarımız;

1- Lösev yani Lösemili Çoçuklar Vakfı

Lösev’in sms ile yardım ilanını blogumun sağ tarafına ekliyorum.    Lösev sms ile bağış yapmak için AVEA, TURKCELL veya VODAFONE tüm hatlardan 3406’a SMS gönderebilirsiniz. Her bir mesaj bedeli 10 TL + 2 SMS’dir.

 

Bunlara artı olarak bundan sonra benden alacağınız maillerde geçen senede olduğu gibi;

‘ erdalerdogdu.com 2010 – 2011 döneminde blogsal sosyal sorumluluk gereği TOFD, Lösev ve Kimse Yok Mu’yu desteklemekte ve sizlerinde maddi ve manevi yardımlarınızı beklemektedir. Eğer yardım etmek isterseniz  TOFD için 3430’a (5 TL), Lösev için 3406’ya (10 TL) sms göndermeniz yeterli olacaktır.’ şeklinde bir imza ile karşılacaksınız.

Bu 3 ana derneğimizin yanında 2 tane daha stk yı desteklemeye çalışacağım.

Bunlardan ilki Türkiye’nin önde gelen çevre kuruluşlarından ve Ege bölgesinin akciğerleri için faaliyet gösteren Ege Orman Vakfı . Eğer sizde EOV’a destek olmak isterseniz;  online bağış yapabilir,

* Garanti Bankası Konak Şb.;
TR97 0006 2000 4100 0006 2042 46,
* İş Bankası Gündoğdu Şb.;
TR51 0006 4000 0013 4240 1161 49,
* Vakıflar Bankası Alsancak Şb.;
TR69 0001 5001 5800 7284 9671 96,
* Denizbank Ege Kurumsal-Kamu Finansmanı Ve Tic. Mer. Şb.;
TR47 0013 4000 0042 5403 9000 01 (Havale ücreti alınmaz),
* Ziraat Bankası 26 Ağustos Şb.;
TR82 0001 0008 8406 9615 4350 01

hesap numaralarına para yatırabilir ya da 30 ve 50 TL karşılığında Ege Orman Vakfı Hediye paketlerinden satın alabilirsiniz.

Son sivil toplum örgütümüz ise bir çoğumuzun aklına bile gelmeyecek bir alanda hizmet veren;  Türgök yani Türkiye Görme Özürlüler Kitaplığı . Türgök’ün maddi desteğin yanında en az onun kadar ihtiyaç duyduğu yardım çeşidi gönüllü desteği. Eğer websitesini ziyaret ederseniz onlara ne şekilde destek olabileceğiniz konusunda fikir edinmiş olursunuz. Ama elinden maddi destek gelen kişiler de;

TL Hesabı: Türkiye İş Bankası. Mithatpaşa Şubesi.3409-549771
İBAN No: TR91.0006.4000.0013.4090.5497.71

Yurtdışından Bağışta Bulunmak İsteyenler İçin:
 TL Hesabı: Türkiye İş Bankası Mithatpaşa Şubesi. 3409-652396
İBAN No: TR21.0006.4000.0013.4090.6523.96
Avro Hesabı: Türkiye İş Bankası Mithatpaşa Şubesi. 3409-0165054
İBAN No: TR70.0006.4000.0023.4090.1650.54
  Dolar Hesabı: Türkiye İş Bankası Mithatpaşa Şubesi. 3409-0165049
İBAN No: TR11.0006.4000.0023.4090.1650.49

Şimdi diyeceksiniz bana Erdal bunları buraya yazdın ama eee sonuç? Sonuç olarak sadece benim elde edeceğim gönül rahatlığı bana yetiyor işte. Geçtiğimiz günlerde Sevgili arkadaşım Burak Budak’ın yazdığı gibi Hepimiz Medyayız ve nacizane bende elimdeki medya gücünü bu şekilde kullanıyorum ve tabi ki eğer şu an şu yazıyı okuyarsanız sizin de elinizden geldiğince gücünüzü kullanmanızı bir arkadaşınız olarak istiyorum.

Saygılarımla.

Bireysel Gönüllülüğe Çağrı

Arkadaşlar Selamlar;

Artık buraları iyice boşlar oldum farkındayım ama siz yinede kusuruma bakmayıverin olur mu?

Bugün size toplumsal açıdan önemli olduğuna inandığım bir durumdan bahsetmeye çalışacağım ve sonunda da sizleri yazımın başlığında da okuduğunuz üzere ‘bireysel gönüllüğe’ davet edeceğim. Umarım davetime icabet edersiniz!

Üniversitede bir dersimiz kapsamında Sivil Toplum Kuruluşlarının (STK)  iletişim eksikleri üzerine bazı çalışmalar yürütüyoruz. Ben her zaman demişimdir, bakkal olmadan, unun kilosu kaça mal olur sonra kaçtan satılır bilemezsin diye bir cümle kurarım. Bu çalışmalarımızda da durum aynen böyle oldu. Biz STK’ların iletişim sorunlarını üzerine çalışırken, aslında işin özünde başka ne sorunlar varmış, bu kuruşlar ya da dernekler nasıl çalışırmış biraz da onu görme şansımız oldu. İşin özünde, bizlerin tahmin ettiği üzere öyle ahamlı şahamlı işler dönmüyor. Bu kuruluşlar ya da dernekler kılı kırk yararak faaliyet vermeye çalışıyorlar. Kimisi gönüllü bağışçı bulmaya çalışıyor, kimisi ofis malzemeleri için destekleyici, kimisi kitap seslendiricisi, kimisi özürlü aracı, kimi ise mesajlarını başkalarına ulaştıracak halktan iletişimciler vb. arıyor.

Aslında bizler gönlü geniş bir toplumuz, biz gerektiği zaman gerek hizmetimizi gerek malımızı ortaya koymaktan çekinmeyiz. Burada size vatan millet Sakarya, bizler Osmanlı’nın torunlarıyız edebiyatı yapmayacağım ama bugün kurumsal sosyal sorumluluk diye ya da sosyal sorumluluk kampanyaları diye ortalıkta dolanan kampanyaların doğuş yerinin iletişim tarihçilerinin belirttiği üzere ABD olduğundan çok bizim topraklarımız olduğuna inanıyorum ki kesinlikle öyle. Temel inanç sistemimizde ki fitre, zekat, hayır kavramları, tarihimizde kurulmuş olan binlerce gönüllü dernek bunun en güzel örnekleri. Ki çok değil bu sene içinde kendisinden kilometrelerce uzakta olan bir millete yardım götürürken cinayete kurban gitmiş mensupları bulunan bir milletiz. Okumaya devam et “Bireysel Gönüllülüğe Çağrı”