Sosyal Medya’yı konuşmak için 14 Mart’ta Okan Üniversitesi’ndeyim

Nisan ayından geriye baktığımda gönül rahatlığıyla Mart ayı ne kadar faydalı ve güzel geçti diyebileceğim. Geçtiğimiz günlerden 7 Mart’ta Dokuz Eylül Üniversitesi’nde Uluslararası Pazarlama ve Sektör Semineri‘ndeydim. Aldığım geri dönüşler etkinliğin katılımcı arkadaşlarım için faydalı geçtiği hissini sonuna kadar hissettirdi bana. Şimdi sıra Okan Üniversitesi’nde.

14 Mart Çarşamba günü 13.30 – 15.00 saatleri arasında Okan Üniversitesi Bilişim Topluluğu’nun konuğu olarak Sevgili Hamza Şamlıoğlu‘yla beraber sosyal medya‘nın dünü, bugünü ve eğer olacaksa yarını hakkında bilgilerimizi/öngörülerimizi paylaşmaya çalışacağız.

Benim için güzel bir etkinlik olacağından eminim. Umuyorum ki katılacak tüm arkadaşlarımız için de faydalı bir etkinlik olacaktır. O yüzden bölümünüz ne olursa olsun farketmez dilerseniz endüstri mühendisliği okuyun dilerseniz güzel sanatlar öğrencisi olun hatta üniversite dışından olun eğer 14 Mart Çarşamba günü 13.30 – 15.00 arasında boş vaktiniz varsa GSF Osman Hamdi Bey Konferans Salonunda kuracağımız sosyal medya soframızda yerinizi alın.

Facebook Event Sayfası

Bu arada Mart ayı etkinliklerimiz bitmedi, Mart ayının son haftasında bu sefer ben misafir olarak gitmek yerine bir üniverstemizin iletişim fakültesini ajansımızda ağırlayacağız. Ama buradaki isimler simdilik süpriz. 🙂

Sosyal Medya Uygarlığında Pazarlama İletişimi Söyleşisi Ayrıntıları

Bundan bir önceki yazımda (bakınız) aynı etkinliğin hem benim için önemi anlatan hem de duyurum amaçlı bir yazıydı. Sonrasında etkinlik günü geldi, organizasyon gerçekleştirildi üzerinden 5 gün bile geçti. Bu yazımda size aşama aşama bu organizasyonun nasıl gerçekleştirildiğini anlatmaya çalışıp kendimce konuşmacılardan duyduklarımı sizlere aktaracağım.

1. Aşama: Fikri Bulma: Bu etkinlik uzun süredir benim aklımdaydı. Bunu yapmayı amaçlamaktaki niyetim; tüm ana sektörlerde olduğu gibi sosyal medya’nın da İstanbul’dan yönetilmesi ve tüm iyi isimlerin orada olmasıydı ve onları İzmir’e getirip okulumdaki arkadaşlarımla ve İzmir’deki sosyal medya kullanıcılarıyla bilgilerini paylaşmalarını sağlamaktı.

 2. Aşama: Fikri Açıklama: Tabiki fikri bulmakla ya da bir şeye niyetlenmekle iş bitmiyor. Onu hayata geçirmek için çeşitli destekleri yanınızda bulmanız lazım. Ve bende bu doğrultuda böyle bir fikrim olduğunu öncelikle bölüm hocalarıma ilettim. Onların sıcak bakmasıyla ve fikre inanmaları ile yolum bölümüzün organizasyon ekibi olan Şapka Takımı ile birleşti ve kendimizi etkinlik üzerinde çalışıyorken bulduk bir anda. İlk iş okulumuzun konferans salonunu uygun bir tarih için rezerve ettirmemiz ve tarihimizi almamız oldu. 15 Nisan 2011 Cuma 09.00-18.00

3. Aşama: Konuşmacıların ve konuların netleştirilmesi: Ben hocalarıma ve arkadaşlarıma konu hakkında bilgi verirken zaten aklımda belli başlı isimler ve konuşacakları başlıklar vardı ve ben projeyi o isimler üzerinden anlatmıştım. Ama bakalım onlar o tarihte müsaitler miydi? Galiba biraz şanşlıyım iletişime geçtiğim herkes ilk aşamada teklifimi kabul etmişlerdi. Böylelikle şu isimler ve konular ortaya çıktı. Ömer Ekinci – mobil Pazarlama, Sinan Ata – Dijital Reklam, Sevil Mert – Sosyal CRM, Fatmanur Erdoğan – Sosyal Medya ve Kurumsal/Kişisel Markalama, Çiğdem Özkan – Sosyal Medya ve Google ve son olarak Ercüment Büyükşener ve Necla Zarakol – Sosyal medya Halkla ilişkiler. Ben bu isimlerin çoğuyla sosyal medya üzerinden tanışıyordum. Sonradan bu isimler içine, hocalarımızın isteği ile Dost Karaahmetli’de eklendi. Okumaya devam et “Sosyal Medya Uygarlığında Pazarlama İletişimi Söyleşisi Ayrıntıları”

Bi’ Büyük Fest’te İstanblog Blogger Fotoğraf Sergisindeydik

 

Efendim Selamlar;

Geçtiğimiz hafta sonu sosyal medya ve blogosfer şimdiye kadar gördüğü en iyi organizasyonlardan birini yaşadı. 2010 Avrupa Kültür Başkenti olan güzel İstanbul’umuza destek olmak için Yeni Rakı sponsorluğunda Bi’ Büyük Fest adı altında çok güzel bir organizasyon gerçekleştirildi. Bu büyük buluşmanın, sosyal medya kullanıcılarını ve blog yazarlarını ilgilendiren 2 önemli bölümü vardı. Bunlar;

1- Sadece 10 Blog Yazarının katılma şansı elde edeceği,  Guinness Rekorlar Kitabına girecek olan Dünyanın En Zengin Meze Masasına tarif gönderme şansı,

2- İlk başta 60 Blog Yazarının katılabileceği açıklanan ama yoğun ilgi yüzünden katılımcı sayısının 72 Blog Yazarına kadar çıkartıldığı Dünyanın Blog Yazarları tarafından kurulacak olan ilk şehir sergisine katılabilme şansıydı.

Gel zaman git zaman sosyal medya paylaşım sitelerinden Facebook, FriendFeed ve Twitter bu organizasyonun duyurumları ile çalkalandı.

Bende bir cesaret hem bir yemek tarifi hem bir İstanbul fotoğrafı gönderdim. Ne mutlu ki  Bizim Evin Ögrenci Yemekleri başlıklı yemekiçinyemekyemek.blogspot.com sitemle Guinness Rekorlar Kitabına  giren sofrada bir tarifim hem de Blog Yazarları tarafından oluşturulan İstanblog Fotoğraf Sergsinde İstanbul ile ilgili bir fotoğrafım yer aldı. Bu benim için çok güzel iki mutluluktu ve bu mutluluğumu siz sevgili okurlarımla da paylaşmak istedim.

Bu organizasyonda sosyal medya kullanıcıları ve blog yazarlarına gösterilen saygıdan dolayı ben, Yeni Rakı’ya ve bu firmanın Dijital İletişim Ajansı olan Zarakol 2.0 ‘a  özellikle Ercüment Büyükşener‘e çok teşekkür ederim.

Emeklerinize sağlık.