Yeni Nesil İletişimciler Sektöre Hoşgeldiniz

kreatifÜniversite kayıtları kısmen tamamlandı sayılır ve İletişim Fakültelerinin, Halkla İlişkiler, Reklamcılık, Halkla ilişkiler ve Reklamcılık, Halkla İlişkiler ve Tanıtım gibi benim de öğrencilik yıllarımda sıralarında oturduğum bölümlerin yeni mensupları bu bölümleri kazanıp, kayıt yaptırarak sektöre ilk adımlarını  attılar. “Dur abi, daha öğrenciyiz ne sektörü” diyen arkadaşlarım olacaktır. Onlara da selam! 🙂

Şu an aklınızda kazandığınız bölümler hakkında ciddi soru işaretleri olabilir, bir çoğunuz bu bölümü kazandık ama ne yapacağız diye düşünüyordur, aileleriniz şimdi bizim çocuk ne olacak diye düşünmeye çoktan başlamıştır. Gerek öğrenciyken gerekse iş hayatınız boyunca alışmanız gereken ilk şey, ne iş yaptığınızı ya da yapacağınızı herkese açıklamak olacak.. (Lütfen Okuyunuz: Halkın Gözünden Halkla İlişkiler Mesleği)

O yüzden içiniz rahat olsun siz sadece eğitiminize ve mesleğinize odaklanın. Çünkü emin olun, üniversite sıralarındayken okuyabileceğiniz, iş hayatında çalışabileceğiniz en rahat, keyifli bölümlerin birine adım attınız..

Önünüzde yaklaşık 4-5 sene var. Çok uzun değil mi?  Okumaya devam et “Yeni Nesil İletişimciler Sektöre Hoşgeldiniz”

Para Dergisi Haberi: Viral Fena Yayılıyor

Para Dergi‘nin 2erdal_erdogdu_para_dergisi9 Mart 2016 haftasında yayınlanan  sayısında Viral Pazarlama üzerine bir haber çalışması yapıldı. Bu haberde benden de görüş aldılar. Normalde böyle görüş alışverişlerinde bizden birkaç soruya cevap vermemizi istiyorlar, daha sonra kendileri verdiğimiz cevaplar üzerinden bir derleme yaparak haber çalışmasını oluşturuyorlar. Bu sebeple Viral Pazarlama ile ilgili sorulan sorulara verdiğim cevapların tamamını blogum üzerinden sizinle paylaşmak istedim. Umarım faydalı olur..

PARA DERGİSİ SORULARI

1 – Viral reklam videoları genelde iki türlü üretiliyor. Markaların ajanslarla yaptıkları işbirlikleri sonucu ve son kullanıcılar tarafından üretilenler.

2- Sizce bir viral reklam videosunun başarısı nelere bağlı ve bunda videonun profesyonel ellerden çıkması ya da son kullanıcı tarafından üretilmesi tüketiciler açısından ne kadar etkili? Siz bununla ilgili ne düşünüyorsunuz? Bununla ilgili veriler mevcut mu?

  • Bu soru içinde birden fazla sorunun farklı açılardan değerlendirilmesi, açıklanması gereken cevaplar var aslında. Sorumuzun birinci kısmına cevaben, evet, viral reklam kampanyaları birden farklı şekilde üretilebilir. Kimi zaman ajanslar kendi kreatif ekiplerinin fikirlerini, kendi metinlerini, kendi ya da iş için tuttukları cast ekiplerini kullanabilirler ya da yine ajans üzerinden çeşitli kontrollerden geçirilmek şartıyla, belirli özellikleri içinde barındırır nitelikte ama son kullanıcılar tarafından üretilen viral içerikler de marka tarafından kullanılabilirler. Ama burada dikkat edilmesi gereken durumlar vardır, son kullanıcının üreteceği içerikler belirli kriterleri taşımalıdır bunu açmak gerekirsek, üretilecek viral içerik markanın ürün, hizmet ya da fikrine/sloganına çağrışım yapmalıdır ki bu sayede ilgili markaya bir fayda sağlasın. Eğer bu kısım bağımsız bırakılırsa viral içerik olumlu etkinin yanında negatif etki etme ihtimali de ortaya çıkabilir. Sorumuzun ikinci bölümüne geçersek, bu ikisi arasında bence çok büyük fark yok, video iki elden de çıkıp başarıyı yakalayabilir ama videonun başarılı olmasında prodüksiyon kısmından öte ona viraliteyi kazandıracak niteliklere sahip olması gerekmektedir. İnsanlar bu videoyu niye izlemeli, izledikten sonra niye paylaşmalı, paylaştıktan sonra ertesi gün gidip arkadaş ortamında ondan niye bahsetmeli, arkadaşlarına şöyle bir video paylaşmıştım onu izlediniz mi diye niye sormalı vb. soruların cevaplarını taşıyan bir iş olursa video o zaman viralite kazanır ekseriyetinde çekilmiş bir video ya da reklam filmi olarak kalır. O yüzden videonun içine, hedef kitlenin içselleştireceği değerler, faydalar, eğlenceli objelere, dillerine pelesenk olmuş kavramlar ya da dillerine yeni şekilde pelesenk olabilecek bir jingle koymak da fayda vardır bir de unutmadan sosyal medyanın doğasına binaen buram buram reklam kokmaması lazım. Video bence bunlarla başarıya ulaşır yoksa ajansın ya da son kullanıcının çekmesiyle değil..

Okumaya devam et “Para Dergisi Haberi: Viral Fena Yayılıyor”

Misafir Görüşler, Genç Profesyonellerden Genç İletişimcilere Tavsiyeler 4 – İlker İşbilir

 

Blogumda aslında 2012 yılında başladığım, bir süre düzenli olarak yer verdiğim ama sonrasında maalesef devam ettiremediğim Genç Profesyonellerden Genç İletişimcilere Tavsiyeler bir köşem var. Bu yazıyla birlikte bu yazıları yeniden canlandırıp, ileride bu sektörde çalışmak isteyen arkadaşlarımıza az da olsa fayda sağlamayı düşünüyorum. Umuyorum bu konuda başarılı oluruz.

ilker isbilirEvet! Bu yazıdaki konuğumuz benim kısa bir süre de olsa birlikte çalışma bulduğum ama duruşuyla, bilgisiyle, iş yapış şekliyle ve sektöre olan sevgisiyle gerçekten beğendiğim, http://www.cinfikir.li ‘nin kurucusu ve içerik üreticisi sevgili arkadaşım İlker İşbilir.

  • İlker’ciğim ben ne mutlu, seni tanıma ve seninle çalışabilme fırsatı bulmuş biriyim ama seni tanımayan arkadaşlarım için kendinden bahseder misin?

Bolu’da doğdum büyüdüm. Kıbrıs’ta okudum. Şimdi de İstanbul’da çalışıyorum. Evliyim, bir kedi sahibiyim 🙂 Lise, üniversite zamanlarında yeni ve farklı şeyler bulup paylaşmayı sevimişimdir. Şimdi de buna benzer bir iş yapıyorum aynı zamanda da cinfikir.li bloğunu  yönetmeye çalışıyorum. Okumaya devam et “Misafir Görüşler, Genç Profesyonellerden Genç İletişimcilere Tavsiyeler 4 – İlker İşbilir”

Dijital PR Faaliyetleri Olarak Yapılması Gerekenler

dijitalprDijital PR, Dijital Pazarlama, Dijital Reklam gibi kavramların ve daha fazlasının içinde bulunduğu bir “dijital iletişim” dünyası içerisindeyiz. Bu kavramların ayrımları ya da aralarındaki ilişki, tamamen sizin neyi, nasıl açıkladığınızla ya da bu kavramların birbiriyle bağlarının ayrılamamasından oluşan bir muğlaklıktan kaynaklanıyor gibi geliyor bana. Geleneksel iletişim yöntemlerinde bile PR, reklam ve pazarlama faliyetleri arasındaki ilişki (görev dağılımı/iş bölümü) arasında hala belirsizlikler varken, aralarındaki ayrımlar net bir şekilde belli değilken dijital iletişimdeki iş kollarının kesin sınırlarının 5-10 yıllık bir süreçte belirlendiğini söylemek şimdilik kolay değil diye düşünüyorum.

Lafı fazla uzatmadan başlığımızdaki konumuza geri dönelim, aşağıda yazacağım bazı maddeler dijital pazarlama ya da dijital reklam faaliyetlerinin içine de alınabileceği gibi ben PR merkezli bir anlatım yapacağım.

1- Kurum/marka linklerinin aktif ve güncel olmaması Okumaya devam et “Dijital PR Faaliyetleri Olarak Yapılması Gerekenler”

Eleman bu, markayı vezir de eder rezil de!

personelBiz iletişimciler gerçekten iyi büyücüleriz, herhangi bir ürün, hizmet, fikir için alıcılar oluşturabilir, çok iyi marka imajları yaratabiliriz. Bu noktada yaptığımız işin asıl odak noktası elle tutulabilir olmaktan öte, önce zihinlerde ardından kalplerde yer almayı amaçlamaktadır. Buna marka sadakati oluşturmak/yaratmak deniliyor. Ve sonucu ürünün, hizmetin satın alınmasını, fikirlerin benimsenmesini sağlamak oluyor. Bu bahsettiğim süreç gerçekten uzun ve meşakkatli bir yol.

İşin iletişim boyutu bir kenara, marka olabilmek boyutu ise bambaşka bir kenara ve bence daha önemli olan kısmı da bu. Yani, 360 derece yaşayan bir organizma ve başarılı bir organizasyon olabilmek çok önemli.

O yüzden, Ceo’dan çaycıya, Ar-ge genel müdüründen teknik servise, kurumsal iletişim müdüründen call-center görevlisine, üretim bandından dağıtım anına kadar tüm süreçlerde, tüm kişiler aynı yürek bağı ve kalite anlayışıyla çalışmalılar.

Bugün özellikle sosyal medyayla birlikte kazanılan kişisel iletişim ve kitle etkileme gücüyle birlikte markalar yaptıkları milyonlarca dolarlık yatırımlara, çok büyük bütçeli iletişim kampanyalarına karşın kimi zaman çok zor durumda kalabiliyorlar.  Okumaya devam et “Eleman bu, markayı vezir de eder rezil de!”

İletişimde Gündeme Göre Hareket Etmek

iptal BilgisiMarka iletişiminde, kurumsal iletişimde, medya iletişiminde en önemli noktalardan bir tanesi markanın iletişim faaliyetlerinde bulunduğu ülkede ki, toplumda ki gündemi iyi takip edip ona göre iletişim aksiyonları alabilme yeteneğine sahip olabilmektir. Burada gündemi takip etme görevi iki tarafa düşmektedir, birinci taraf, marka içindeki yönetim ekibi, ikinci taraf ise, markanın hizmet aldığı ajanslardaki ekipler.

Bundan sonrasını örnekler üzerinden anlatmaya çalışacağım.

Mesela, gün olarak 1 Mayıs İşçi Bayramındasınız, hükümetle sendikalar birbirine girmiş, işçilerle polisler meydanlarda çatışıyor, bir grup medya an be an bu yayınları kitlelerle paylaşıyor, sosyal medyada aynı temada yoğun bir paylaşım trafiği var, üzerine bir de 1 Mayıs Regaip kandiline denk gelmiş, diğer grup medyada bu günün önemine binaen içerikler paylaşıyor, üç aşağı beş yukarı ertesi günkü gazetelerin içerikleri belli böyle bir durumda kurumsal iletişim departmanı olarak ajansa Okumaya devam et “İletişimde Gündeme Göre Hareket Etmek”

Sosyal Medya İle Yerelden Evrensele İletişim Örneği: Tostçu Mehmet

Tostcu Mehmet

Bu yazıyı aslında daha önce yazacaktım ama hem seçim karmaşası hem de o süreçte gelen twitter ve youtube yasakları yüzünden bu güne kadar geçikti. Geçtiğimiz günlerde bir vesile Gaziantep‘e bir gezi yapma fırsatım oldu.  Bu gezimde daha önceden internetten adını duyduğum, kısmen takip ettiğim  bir kişi/marka olan Tostçu Mehmet ile tanışma fırsatım oldu.  Bizim de iletişimci olduğumuzu bildiği için sohbetimiz gelip sosyal medya iletişimine dayandı.

“İlk sosyal medya iletişimine başladığımda, bana güldüler, işi gücü yok, o yüzden bu işlerle uğraşıyor.” dediler. Ama ben haklı çıktım, bakın en azından siz bana ulaşıp buraya kadar geldiniz dedi.

Tostcu mehmet foursquareSosyal medya marka iletişiminde olması gereken en önemli durumlardan biri, markanın sosyal hayatını, özelliklerini, samimiyetini bu mecra içine entegre edip, hedef kitlelerini kendine inandırıp, onları müşterisi yapabilmek olmalı. Tostçu Mehmet, bunu başarabilmiş markalardan. Tabi bunu yaparken hedef kitleleri aldatmamak önemli bir durum. Yani burada yaptığınız tüm iletişim ne kadar iyi olursa olsun, ürün faydası, kalitesi bunu yansıtmıyorsa o işte bence başarılı olmuş sayılmazsınız. Ama Tostçu Mehmet’in tostları da gerçekten enfes, muhabbeti ise 10 numara. 🙂 Okumaya devam et “Sosyal Medya İle Yerelden Evrensele İletişim Örneği: Tostçu Mehmet”

Yeni Nesil İletişim; İletişim nereden, nereye?

Geçtiğimiz günlerde üniversite yıllarımdaki değerli hocalarımdan Doç. Dr. Ebru Uzunoğlu yeni nesil iletişim, yeni nesil iletişimciler hakkında görüşlerimi istedi. Ben de madem hocam istedi diye, bir şeyler yazmaya çalıştım. Ama o meğersem yazılı değil video çekimli bir şeyler istiyormuş. Sonrasında video çekimi yapıp gönderdim ama yazdığım yazı elimde kalınca bloğum üzerinde sizinle paylaşmak istedim.

iletisim“Hani klasik bir benzetme vardır ya, “10 yıl önce olsa kimse bunu tahmin edemezdi” diye, durum birazcık öyle. İnternetin geçmişi epi topu 40 yıl. Markalar yaklaşık 20 yıldır bu medya kanalını marka iletişimi için aktif olarak kullanıyorlar. Tabi bu 20 yıllık süreç gerçekten geleceği görebilenler için. Geriye kalanlar ancak web 2.0 teknolojilerinin ardından facebook, twitter gibi sosyal ağların kitleler tarafından aktif kullanılması ve ajansların itelemesi sonucunda bu mecrayı fark ettiler. Ama bu noktada da bir muğlaklık ortaya çıkıyor. Kimse internet iletişimi ya da internet iletişimcisi gibi kavramları kullanmıyor. Kimi dijital medya diyor, dijital PR’cı, dijital reklam ajansı vb., kimisi sosyal medya, sosyal medya uzmanı, sosyal medya ajansı vb. diyor ama bizim asıl oyun alanımızın tam anlamıyla adı internet. Çünkü televizyon, radyo, gazete vb. gibi geleneksel medya kanallarının karşısın da durabilecek güçteki medya kanalı internet olarak karşımıza çıkıyor. Sosyal medyayı, kullanıcıların sosyal hayatlarını, bireysel görüşlerini özgürce paylaşabildikleri bazı sosyal ağların (websitelerinin) bir araya geldiği kanallar bütünü (ben sosyal medyayı televizyonun içindeki digiturk olarak değerlendiriyorum) olarak tanımlayabilmek mümkünken, (Bir yazı: Sosyal Medya vs Geleneksel Medya) dijital medyayı ise, hem sosyal medya kanallarını hem geriye kalan internet evrenini hem de arkadaki sayılabilir ve kullanılabilir daha fazla datayı bize sunan, bu doğrultuda daha bir “internet = dijital medya” ya da “medyanın e-hali” olarak tanımlayabiliriz. Okumaya devam et “Yeni Nesil İletişim; İletişim nereden, nereye?”

PR İstanbul #pristanbul Ocak 2014 Buluşması Ardından

Bugün Sevgili Önder Kiremitçi tarafından 5 yıldır organize edilen PR İstanbul Buluşmaları‘nın Ocak 2014 etkinliğine katılma fırsatım oldu. İDA Başkanı Sayın Ali Cem İlhan, TÜHİD Başkanı Sayın Fügen Toksü başta olmak üzere sektörün önde gelen birçok ismi bugün oradaydı. Şimdi kısaca etkinliği özetleyip, kendimce görüşlerimi sizinle paylaşmak istiyorum.

İlk olarak; Önder Kiremitçi, PR İstanbul buluşmalarından bahsetti. Fikrin nasıl doğduğu, nasıl 5 yaşına geldiği, sektöre kattıklarından bahsetti.

– Ben her ne kadar çok fazla katılamasam da yaklaşık 2 yıl (öğrenci başıma) İzmir’de Likemind İzmir Buluşmalarını organize etmeye çalışmış, network faaliyetlerinin, sektörlere olan faydasına inanan bir arkadaşınız olarak PR İstanbul Buluşmalarının da sektör için önemli olduğuna sonuna kadar inanıyorum.

Ardından, Ali Cem İlhan, PR sektörünün dünü, bugünü ve yarınından bahsetti. İletişim sektörlerinin geleceğinin dijitalde, dijital iletişimde olduğundan bahsetti. Artık Pr ajansları ya da iletişim danışmanlığı şirketlerinin bu mecraya iyice kanalize olması gerektiğinden bahsetti.   Okumaya devam et “PR İstanbul #pristanbul Ocak 2014 Buluşması Ardından”