Yağmur yağar ve usulca korkar yüreğim, senin için o’nu aşka bahane edişimden beri…
Erdal Erdoğdu/İstanbul/ – 07/01/2012 00.50
Yağmur yağar ve usulca korkar yüreğim, senin için o’nu aşka bahane edişimden beri…
Erdal Erdoğdu/İstanbul/ – 07/01/2012 00.50
Aslında çok garip bir yıldı benim için 2011!
Yaşadığım sürece hiç mutlu olmadığım kadar mutlu olduğum günler de oldu, hiç üzülmediğim kadar üzüldüğüm günler de! 2011 bana başarılar da yaşattı başarısızlıklar da! Çok sevinçler yaşadım ama hiç bu kadar üzüldüğümü de hatırlamıyorum dersem yeridir.
Aslında güzel başlamadı 2011, daha ilk gününde ne kadar zor geçeceğini göstermişti. İlk 25 gün felaketti mesela ta ki 26. gününü sonradan bana verilen bir hediye olduğunu öğrendiğim bir gün olarak yaşayana kadar. Doğum günümde meğersem şimdiye kadar aldığım en güzel hediyeyi almışım.
20 yıllık eğitim hayatımın en güzel, en mutlu sömestr tatilini 2011’de yaşadım.
Sonra son dönem başladı.
Lisans eğitimimin son senesindeydim ve artık İzmir’den İstanbul’a dönecektim. (daha fazla…)

Bir gün yaşanır, tadına doyum olmaz.
Ardından gecenin ağırlığı çöker.
Usulca uykuya dalar yürek.
Kışın ardından bahar geldi sanılır.
Tüm buzlar, çözülür.
Tüm acılar, tatlanır.
Bir prenses öper ve kurbağa, prense dönüşür.
Usulca bir ‘sahra’da atılan adımlardır.
Seraplardır aslında görülenler.
Kışın ardından bahar geldi sanılır.
Papatyalar toplanır,
bahardan taç yapılır.
Bir prenses öper ve kurbağa, prense dönüşür.
Taç usulca prensesin saçlarına takılır.
Sen aslında uykudasındır,
görülenler, sana dilenen tatlı rüyalardır…
24.04.2010 – İstanbul/Şile
Erdal ERDOĞDU
