Ramazan Bayramımız Mübarek, Zafer Bayramımız Kutlu Olsun

Ramazan geldi, bu sıcaklarda nasıl olacak, günlerde çok uzun, su içmeden onca saat nasıl duracağız … derken koskoca ay bitti ve hayırlısıyla bayrama kavuştuk.

Bugün bayram hemde en çiftesinden, hem dini hem millisinden…

Bayramlar dostluktur, bayramlar muhabbettir, bayramlar güzelliklerin vesilesi, kalplerin sevgi ile güzelleşmesidir.

Hadi büyüklerimizin ellerinden, küçüklerimizden gözlerinden öpelim, paramız varsa harçlık yoksa şeker verelim, kapımıza geri çevirmeyip muhabbetimize buyur edelim, büyüklerimizi ziyaret edelim, onlara saygı gösterelim ki yaşımız ilerlediğinde yalnız kalmayalım saygıyı yaşayalım.

Hani bir cümle var ya; ‘nerde o eski bayramlar’ diye hani şu babalarımızın dedelerimizin kurduğu inşallah biz ilerleyen yaşlarda bu cümleyi kurmayız.

Ve inşallah biz ilerde hiç ama hiç yalnız kalmayız.

 

Bu video aslında çok şey anlatıyor, umuyorum ki anlayabiliriz! Yalnızlığı hiç yaşamamanız dileklerimle bayramınız mübarek olsun…

Ve bu sene 30 Ağustos Zafer Bayramı ile Ramazan Bayramı aynı güne denk geldi. Tarihi şanlı zaferlerle dolu milletimizin terör belası ile imtihan olduğu bu günlerde, belki küslükler bitsin, dostluk, birlik beraberlik yeniden sağlansın diye denk geldi iki bayram.

Bugün duamız o dur ki; Allah bir daha savaşlar vermesin milletimizin başına.

Zafer Bayramımız kutlu olsun…

Online Bayramlara üç kala!

 

Biraz geç kalınmış bir yazı ile tekrar karşınızdayım. ‘Online bayramlar’ sözü size neler çağrıştırıyor? Ramazan Bayramından bugüne kadar aklımın köşesinde hep kaldı bu düşünce. Bir gün gelecek ve bu değerlerimizi kaybedeceğimiz kanısı her geçen gün aklımda daha fazla yer edinmeye başladı. Ama ne mutlu ki o günlerin gelmesi bizim aile için biraz uzun sürecek. Genel olarak Türk kültüründe aile bağları hala çok güçlü, İstanbul, İzmir gibi kentlerimizde bu ipler incelmeye başlasa da güzel Anadolu’muzun güzel insanları, birbirlerine o iplerle sıkı sıkıya bağlılar.

Bir bayram sabahı evinde uyanmak, daha gökten nur yağan bir vakitte,  abdest alıp, neredeyse tüm mahallenin toplandığı bir camii’de bayram namazı ardından, ilk olarak (eğer yanında iseler) babanla, akrabalarınla, uzun süredir görmediğin komşularınla bayramlaşmak ile başlar bu güzel telaş. Eve dönüş yolunda alınan sıcak ekmek ve evde sizi bekleyen, elleri cennet kokan, yüreği ekmekten de sıcak bir annenin elini öpmek ve ailece yapılan tadı asla unutulmayacak bir kahvaltı ile devam eder.

Akabinde 2-3 gün sürecek bir koşuşturma. Her daim efdal olan güzel bir  ‘ küçüklerin büyükleri ziyaret etmesi’ protokolü. Her gidilen yerde ya da her gelen misafirde annelerimizin günler öncesinden hazırladığı, tatlıların, böreklerin, dolmaların iştahla yenme seranomisi. Bu arada eskiler, göçüp gidenler en azından bayram günlerinde unutulmamalı, arife günlerinden mezarlıklar ziyaret edilmeye başlanmalı. Küçüklerin nasipleri olan harçlıklar bayram öncesinden hazırlanmalı. Her bayram namazı hutbesinde anlatıldığı üzere, bayramlar küslerin/dargınların barışmasına, kavgaların bitmesine vesile olmalı.

Ne yalan söyleyeyim biz babamızdan böyle gördük.

Ama ah gözü çıksın şu globalleşmenin! Dünya her geçen gün, bizler için küçülürken; bazı yeni değerleri bize katıp, sahip olduklarımızı bize unutturmaya çalışırken, inadına Şeker bayramı değil de Ramazan Bayramı diyebilmek hala çok ama çok güzel.

Yine de gelecek korkutuyor beni.

Neden mi? Okumaya devam et “Online Bayramlara üç kala!”