Ekmeğini hak ederek kazanmak

Vesselam ne güzel bir duygudur değil mi?

Hani derler ya; ‘yüzünün akıyla, alnının teriyle’, ‘haramıyla, hak etmediğinle değil; helaliyle, son lokmasına kadar hak ederek’ diye. 

Dün bir olay yaşadım, uzun süredir böyle etkilendiğimi bilmem. Velhasıl sizinle de paylaşmak istedim.

Üsküdar sahilde Salacak’tan merkeze doğru yürüyordum. İnşaat alanının orada bir mendil satıcı ile karşılaştım. 

15 – 16 yaşlarında bir erkek evladı.

2 eli çolak ve tek ayağı topal.

Zor zar konuşuyor.

Yanından geçen ya da dükkanlardaki insanlara mendil uzatıyor ve zorlanarak; ‘ağabey, abla ya da mendil’ diyebiliyordu.

Ben yanından geçerken bir dükkana dönüktü yüzü ve beni görmedi. Yanından geçtim, azıcık ilerledikten sonra, içime bir şey düştü ve mendil almam gerekli diyerek geri döndüm. Arkadan seslendim durdu, elinde ki mendili aldım ve 1 TL uzattım. Parayı almadan 2. bir mendil almak için elini torbasına attı ve parayı almadan mendili bana vermek istedi. Yok, istemiyorum bir mendil bana yeterli dedim, ‘ e egh istemem’ gibisinden bir ses çıkarttı ve sırtını döndü, yürümeye başladı, öylece kaldım. Tamam, gel onu da alacağım dedim, çok sıcak bir gülümsemeyle geri döndü, yanıma geldi ve mendili bana uzattı. Aldım. Parayı uzattım, aldı. Yüzü gülüyordu. Ellerini dua edercesine yukarıya kaldırdı, ‘hamd etti’  ve ellerini yüzüne sürdü. Hayretler içinde onu izliyordum. ‘Hayırlı işler, Allah bereket versin, Allah’a emanet ol.’ dedim. ‘Eyvallah’ dercesine elini alnına doğru kaldırdı, güldü ve arkasını dönüp gitti.

Yaklaşık iki gündür bu çocuğu düşünüyorum. Kim bilir ki ne zorluklar altında yaşıyorlar, kim bilir ki ona kim ne için mendil sattırıyor? Ya da o bu haliyle çalışıp, Allah bilir kimlere bakıyor?

Bunları bilemem ama bildiğim bir şey var. O da şudur; insanların ondan alacağı ne güzel bir ders var. Hem sağlıklıların hem de bazı uzuvları daha az işlev görenlerin.

‘Dilenmek’ değildi onun yaptığı.

‘Haline acındırmak, acıtasyon’ yapmak değildi.

50 kuruşluk mendil satmasına karşın ‘hak etmediği bir parayı almak’ hiç değildi.

Sonra aklıma, dilenciler geldi yalandan yere dilenenler, sonrasında hırsızlar geldi, dolandırıcılar, hortumcular, nasıl olursa olsun fazla parayı nasıl cukkalarızı düşünenler geldi.

 Mendilciye bakarak, acıdım öyle planlar yapanlara, acıdım içimizdeki dünyevi hırslara, acıdım azla yetinmeyip, çok olana şükredip/paylaşmayana.

Herkese sevgilerle…