İletişimde yerel ajanslar mı yoksa ulusal ajanslar mı?

Sözlerime başlar başlamaz başlığımı bir adım öteye götürmek istiyorum;

Markalar için;

Reklamda yerel ajanslar mı yoksa ulusal ajanslar mı?

Halkla ilişkilerde yerel ajanslar mı yoksa ulusal ajanslar mı?

Pazarlamada yerel ajanslar mı yoksa ulusal ajanslar mı?

Medya satın almada yerel ajanslar mı yoksa ulusal ajanslar mı?

 Geçtiğimiz sene İzmir’de organize edilen Yerel’den Evrensel’e Ulusal Pazarlama İletişimi Kongresinde baştan aşağıya bu konu tartışılmıştı. Ulusal ya da global ajanslar firmalar, markalar iyi işler yapmak istiyorsa bizim kapımıza gelmek zorundalar derken, yerel ajanslar bizler de en az ulusal ya da global ajanslar kadar iyiyiz ama büyük ajanslar bizi bitirmek için ellerinden geleni yapıyorlar, yerel firmalar bizim sayemizde bir yerlere geliyorlar azıcık parayı gördüklerinde soluğu büyük ajanslarda alıyorlar diyorlardı.

 Şimdi yazımı farklı bir boyuta taşımak istiyorum;

Peki ya, yeni mezun iletişimciler için; Okumaya devam et “İletişimde yerel ajanslar mı yoksa ulusal ajanslar mı?”

Sosyal Medya Uygarlığında Pazarlama İletişimi Söyleşisi Ayrıntıları

Bundan bir önceki yazımda (bakınız) aynı etkinliğin hem benim için önemi anlatan hem de duyurum amaçlı bir yazıydı. Sonrasında etkinlik günü geldi, organizasyon gerçekleştirildi üzerinden 5 gün bile geçti. Bu yazımda size aşama aşama bu organizasyonun nasıl gerçekleştirildiğini anlatmaya çalışıp kendimce konuşmacılardan duyduklarımı sizlere aktaracağım.

1. Aşama: Fikri Bulma: Bu etkinlik uzun süredir benim aklımdaydı. Bunu yapmayı amaçlamaktaki niyetim; tüm ana sektörlerde olduğu gibi sosyal medya’nın da İstanbul’dan yönetilmesi ve tüm iyi isimlerin orada olmasıydı ve onları İzmir’e getirip okulumdaki arkadaşlarımla ve İzmir’deki sosyal medya kullanıcılarıyla bilgilerini paylaşmalarını sağlamaktı.

 2. Aşama: Fikri Açıklama: Tabiki fikri bulmakla ya da bir şeye niyetlenmekle iş bitmiyor. Onu hayata geçirmek için çeşitli destekleri yanınızda bulmanız lazım. Ve bende bu doğrultuda böyle bir fikrim olduğunu öncelikle bölüm hocalarıma ilettim. Onların sıcak bakmasıyla ve fikre inanmaları ile yolum bölümüzün organizasyon ekibi olan Şapka Takımı ile birleşti ve kendimizi etkinlik üzerinde çalışıyorken bulduk bir anda. İlk iş okulumuzun konferans salonunu uygun bir tarih için rezerve ettirmemiz ve tarihimizi almamız oldu. 15 Nisan 2011 Cuma 09.00-18.00

3. Aşama: Konuşmacıların ve konuların netleştirilmesi: Ben hocalarıma ve arkadaşlarıma konu hakkında bilgi verirken zaten aklımda belli başlı isimler ve konuşacakları başlıklar vardı ve ben projeyi o isimler üzerinden anlatmıştım. Ama bakalım onlar o tarihte müsaitler miydi? Galiba biraz şanşlıyım iletişime geçtiğim herkes ilk aşamada teklifimi kabul etmişlerdi. Böylelikle şu isimler ve konular ortaya çıktı. Ömer Ekinci – mobil Pazarlama, Sinan Ata – Dijital Reklam, Sevil Mert – Sosyal CRM, Fatmanur Erdoğan – Sosyal Medya ve Kurumsal/Kişisel Markalama, Çiğdem Özkan – Sosyal Medya ve Google ve son olarak Ercüment Büyükşener ve Necla Zarakol – Sosyal medya Halkla ilişkiler. Ben bu isimlerin çoğuyla sosyal medya üzerinden tanışıyordum. Sonradan bu isimler içine, hocalarımızın isteği ile Dost Karaahmetli’de eklendi. Okumaya devam et “Sosyal Medya Uygarlığında Pazarlama İletişimi Söyleşisi Ayrıntıları”