SMS ile İftar ikram edelim mi?

Yeni bir hafta, yeni bir ay ve Ramazan’ı Şerif’in ilk günü denk gelip birleştiler. İlk sahurla birlikte ayların en hayırlısını başlattık ve bugün ilk orucumuzla baş başayız. Tutanların da tutamayanların da niyetleri kabul olur. Bu yazımın içinde sizi daha önce şu yazım 1 ve şu yazım 2 de de davet ettiğim üzere çeşitli dernekler üzerinden yardım etmeye davet edeceğim.

Ramazan rahmet ayı, Ramazan paylaşım ayı, Ramazan olanla olmayanın eşit olmayı hissettiği ay. Gönül muhakkak 12 ay 365 gün yardım etmeyi ister ama çoğu zaman buna maddi güç yettirmek mümkün olmuyor olsa gerek.

Ama Tirmizi’den rivayete göre; “Kim bir oruçluya iftar ettirirse, kendisine onun sevabı kadar sevap yazılır. Üstelik bu sebeple oruçlunun sevabından hiçbir eksilme olmaz.” denilir. Bu yüzden bu ay paylaşmaya daha fazla özen göstermek lazım.

Neyse lafı uzatmak istemiyorum; Deniz Feneri davası tüm hızıyla devam ederken ve bu derneklerin samimiyeti belki tartışılabilirken ben kendimce güvendiğim 3 vakıf/derneği seçtim. Ve bunların üzerinden kendimce yardım etmenizi isteyeceğim sizden. Her gün nelere verdiğimiz, hesabını tutmadığımız kimi zaman 10 dakikalık bir telefon konuşmasına verdiğimiz küçük bir ücretle bu Ramazan’da bir kişinin önünde sıcak pide, sıcak çorba, sıcak yemek olmaya davet ediyorum.

 

İHH üzerinden İFTAR yaz 3072’ye gönder iftar için 5 TL bağışlayabilirsiniz.

Bu sene Diyanet İşleri Başkanlığı da benzer bir sistemle karşımıza gelmiş. Diyanet İşleri Başkanlığı üzerinden iftar vermek isteyenler bilmeli ki diyanet iftarları Afrika’daki Müslüman kardeşlerimize gidiyor. AFRIKA yazıp 5601’e mesaj atanlar 5 TL yardımda bulunabilirsiniz.

Türk Kızılayı da Afrikada ki muhtaç insanlar için benzer bir yardım kampanyası başlatmış. Eğer Kızılay üzerinden Afrikada ki kardeşlerimize 5 TL lik yardım etmek isterseniz 2868 e mesaj atmanız yeterli olacaktır.

Barış a böyle karşılık verilmemeliydi.

Anlayamadığım bir kin bu…

Anlayamadığım bir nefret…

Sadece yardım için, sadece barış için, sadece dünyada ‘İNSANLARIN’ da yaşadığını göstermek için yapılan bir organizasyondu.

Oysaki biz bunu tarihte ‘ONLARA’ da yapmıştık.

Sıkışmışlardı, yiyecek ekmekleri yoktu, zulüm altındaydılar…

Ve o zaman da ‘bir gemi’ değil  ‘gemiler’ hareket etmişti limanlarımızdan, zulüm altındaki Musevilere yardım etmek için.  

Ve yine  gemiler hareket etmişti, barış için, sevgi için, dostluk için, zulüm altındakilere yanlarında bir ‘dost’un olduğunu göstermek için…

İHH bunu hep yapıyordu, Pakistan’da depremde de onlar vardı, Burma’da kasırgada da…

İHH yine yollardaydı, bu sefer Filistin için, Filistinliler için!

Ama bu sefer ölmek için yoldaymışlar meğer.  Hem de barışa sıkılan kurşunlarla hem de yardıma sıkılan kurşunlarla hem de bir kez daha dünyanın gözü önünde sıkılan kurşunlarla…

Ve eğer İsrail, bir gün senin de başın dara düşerse bu Müslüman evlatları senin içinde (!) yollara düşerler bir kez daha  ve gerekiyorsa da ölürler de hiç ama hiç düşünmeden…. 

Şahadet edenler içinde arkadaşlarımızın olduğunu duydum, içim yandı…

Sizin yolunuz yoldur, sizin yolunuz nurdur…

Mekânınız cennet olsun kardeşlerim.

Blogsal Sosyal Sorumluluk Kampanyası

Bu ara elimde bir kitap var; Ceyda Aydede tarafından yazılan ‘Yükselen Trend ; Kurumsal Sosyal Sorumluluk’ halihazırda okumaktayım bu kitabı. Bu kitabı okumaya başladığım dönem için blog yazarı arkadaşlarımdan Sevgili Evren‘in blog yazarlığının 5. yılı münasebetiyle bir sosyal sorumluluk organizasyonuna başladığını öğrendim. Evren’in vesilesiyle, benimde içimde bir ışıltı oldu ve ‘ben niye yapmıyorum’ diye kendi kendime sormaya başladım ve hemen faaliyete gectim. İlk önce Evren‘in bu sene içinde destekleme kararı aldığı, Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği – TOFD hakkında ondan bilgi aldım, saolsun kendisi bu kurum hakkında çok iyi bir şekilde referans oldu bana. Böylelikle TOFD önümüzdeki 1 yıl içinde destekleme kararı aldığım ilk gönüllü kuruluş oldu.  Ama Evren bir organizayonu destekliyorsa benim ondan daha fazla organizasyonu desteklemem lazımdı (tabi bu işin şakası). 🙂 Ben ekstralar aramaya başladım, farklı kesimlerden farklı insanların destek verebileceği gönüllü kuruluşları bulmaya çalıştım. Yeğenim çizgi film izlerken cartoon network tv reklam kuşağında ‘PAYLAŞMAYI SEVEN PARMAK KALDIRSIN’ diyen bir reklam filmi izledim. Geçtiğimiz günlerde bloguma yazdığım bir yazıda gençliğimizin ya da genel olarak ülkemizin okuma oranına bir eleştride bulunmuştum. Bunun üzerine izlediğim bu video ciğerime dokundu.

 

 

 

Halide Edip YOK! Cervantes YOK! Said Faik YOK! Mehmet Akif YOK!

Okumaya devam et “Blogsal Sosyal Sorumluluk Kampanyası”