PR İstanbul #pristanbul Ocak 2014 Buluşması Ardından

Bugün Sevgili Önder Kiremitçi tarafından 5 yıldır organize edilen PR İstanbul Buluşmaları‘nın Ocak 2014 etkinliğine katılma fırsatım oldu. İDA Başkanı Sayın Ali Cem İlhan, TÜHİD Başkanı Sayın Fügen Toksü başta olmak üzere sektörün önde gelen birçok ismi bugün oradaydı. Şimdi kısaca etkinliği özetleyip, kendimce görüşlerimi sizinle paylaşmak istiyorum.

İlk olarak; Önder Kiremitçi, PR İstanbul buluşmalarından bahsetti. Fikrin nasıl doğduğu, nasıl 5 yaşına geldiği, sektöre kattıklarından bahsetti.

– Ben her ne kadar çok fazla katılamasam da yaklaşık 2 yıl (öğrenci başıma) İzmir’de Likemind İzmir Buluşmalarını organize etmeye çalışmış, network faaliyetlerinin, sektörlere olan faydasına inanan bir arkadaşınız olarak PR İstanbul Buluşmalarının da sektör için önemli olduğuna sonuna kadar inanıyorum.

Ardından, Ali Cem İlhan, PR sektörünün dünü, bugünü ve yarınından bahsetti. İletişim sektörlerinin geleceğinin dijitalde, dijital iletişimde olduğundan bahsetti. Artık Pr ajansları ya da iletişim danışmanlığı şirketlerinin bu mecraya iyice kanalize olması gerektiğinden bahsetti.   Okumaya devam et “PR İstanbul #pristanbul Ocak 2014 Buluşması Ardından”

İletişim Öğrencileri Neden Karamsar!

Ben neredeyse her gün iletişim fakültesi halkla ilişkiler, halkla ilişkiler ve reklamcılık ya da reklamcılık öğrencilerinden 1-2 tane mail alıyorum. Kimisi daha okulunun başında 1. 2. Sınıf öğrencisi, ileride ne yapabilirim diye soruyor, kimisi 3. 4. Sınıf öğrencisi okul bitti, işi gücü nereden bulacağız, bu saatten sonra ne yapacağım keşke bu bölümü okumasaydım diye dert yanıyor.

Dün hem İstanbul üniversitesi iletişim fakültesi halkla ilişkiler bölümünden bir mail aldım, hem de akşam Ege üniversitesi iletişim fakültesi halkla ilişkiler bölümünden bir öğrenci ile telefonda konuştum.

Biri daha 1. sınıfım ileride sizin gibi nasıl olabilirim diye sordu, diğeri bu bölümü okuyorum ama okuyacağım da ne olacak diye dert yandı.

Aslında bu karamsarlık sadece iletişim öğrencileri için değil tüm öğrenciler için geçerli bir durum.

Ülkemizin içinde bulunduğu şartlar belli. Hukuk da okusanız, reklamcılık da okusanız, öğretmenlik ya da mühendislik de okusanız iş bulma noktasında benzer muğlâklıklar ve karamsarlıklar sizleri bekliyor.

 Şu gün baktığımızda yaklaşık ülkemizde 50 tane üniversitede iletişim fakültesi, halkla ilişkiler ve reklamcılıkla ilgili bölümler mevcut.  

Ortalama her okuldan 50 mezun verilse totalde her yıl 2500 yeni mezunumuz olur. Bu iktisadi idari bilimler, hukuk, ilgili öğretmenlik ya da mühendislik bölümlerine nazaran bence az bir sayı.

Peki, bu mezunlar nerelerde çalışabilirler! Okumaya devam et “İletişim Öğrencileri Neden Karamsar!”