Yeni Nesil İletişimciler Sektöre Hoşgeldiniz

kreatifÜniversite kayıtları kısmen tamamlandı sayılır ve İletişim Fakültelerinin, Halkla İlişkiler, Reklamcılık, Halkla ilişkiler ve Reklamcılık, Halkla İlişkiler ve Tanıtım gibi benim de öğrencilik yıllarımda sıralarında oturduğum bölümlerin yeni mensupları bu bölümleri kazanıp, kayıt yaptırarak sektöre ilk adımlarını  attılar. “Dur abi, daha öğrenciyiz ne sektörü” diyen arkadaşlarım olacaktır. Onlara da selam! 🙂

Şu an aklınızda kazandığınız bölümler hakkında ciddi soru işaretleri olabilir, bir çoğunuz bu bölümü kazandık ama ne yapacağız diye düşünüyordur, aileleriniz şimdi bizim çocuk ne olacak diye düşünmeye çoktan başlamıştır. Gerek öğrenciyken gerekse iş hayatınız boyunca alışmanız gereken ilk şey, ne iş yaptığınızı ya da yapacağınızı herkese açıklamak olacak.. (Lütfen Okuyunuz: Halkın Gözünden Halkla İlişkiler Mesleği)

O yüzden içiniz rahat olsun siz sadece eğitiminize ve mesleğinize odaklanın. Çünkü emin olun, üniversite sıralarındayken okuyabileceğiniz, iş hayatında çalışabileceğiniz en rahat, keyifli bölümlerin birine adım attınız..

Önünüzde yaklaşık 4-5 sene var. Çok uzun değil mi?  Okumaya devam et “Yeni Nesil İletişimciler Sektöre Hoşgeldiniz”

Medya İlişkileri Nedir, Ne Değildir?

Medya iliskileriAslında sorularımızın ilkinin yani “medya ilişkileri nedir?” kısmının cevabı basit!

“Çeşitli medya kanalları aracılığıyla hedef kitlelere ulaştırılması gereken ürün, hizmet ya da fikirlere ait haber değeri olan mesajlara sahip olan marka, kurum/kuruluş ya da kişilerin medya kanalları çalışanları (gazeteciler, muhabirler vb.) ya da bireysel medya kanallarıyla (blog yazarları, sosyal medya ünlüleri vb.) bir araya gelme çabalarına  (basın bülteni servisi, basın toplantısı, ikili buluşmalar, blogger buluşmaları vb. ile) medya ilişkileri diyebiliriz. “

Nasıl yapılır; haber değeri olan bir mesajınız ve bu mesajı almasını istediğiniz “hedef kitleler” varsa bu hedef kitlelere sizi ulaştıracak medya mensupları seçilir ve mesajınız onlarla yukarıdaki tanımda çaba olarak yazdığım yöntemlerden bir ya da ikisiyle paylaşılır ve onlar da uygun gördükleri takdirde çalıştıkları ya da sahip oldukları medya kanalları üzerinden sizin mesajlarınızı paylaşırlar. Yani medya ilişkileri dediğimiz kavram, sizi hedef kitlelerinize ulaştıracak olan medya mensupları ile bir bağ kurmanızdır ve bu bağ üzerinden yürüttüğünüz süreçler bütünüdür.

Buradaki medya ilişkisini sağlayan ve yürüten grup ya markaların iletişim departmanları ya da markaların çalıştıkları iletişim ajanslarıdır.

Kullanılan yöntemleri tek tek açıklamaya gerek var mı bilemedim ama içimden bazılarını kısaca özetlemek geldi.  Okumaya devam et “Medya İlişkileri Nedir, Ne Değildir?”

Kocaeli Üniversitesi Kandıra MYO Geleneksel PR’dan Dijital PR’a Geçiş Etkinliği

kandıra myoGeçtiğimiz günlerde, Sevgili Hamza Şamlıoğlu ve Neşe Bektaş ile birlikte Kocaeli Üniversitesi Kandıra Meslek Yüksek Okulu Halkla ilişkiler ve Tanıtım öğrencilerinin misafiri olduk. Konumuz “Geleneksel PR’dan Dijital PR’a Geçiş” idi. Ama üniversite eğitim hayatına Trakya Üniversitesi Çerkezköy MYO Halkla İlişkiler programında başlamış bir ağabeyleri olarak benim (Erdal Erdoğdu hakkında), Kandıra MYO Halkla İlişkiler sıralarında başlamış bir ablaları olarak Neşe’nin anlatacakları sadece sunumumuzun başlığıyla sınırlı değildi. Öyle de oldu.

Sunumumuzun içeriğini kısaca anlatmak gerekirse,

gibi konuları karşılaştırmalarıyla, anlatmaya çalıştık.

Sunumun ardından, sohbet bölümünde bence sunumdan daha değerli bilgileri onlarla paylaştık diyebilirim.  Okumaya devam et “Kocaeli Üniversitesi Kandıra MYO Geleneksel PR’dan Dijital PR’a Geçiş Etkinliği”

İletişim Ajansı Çalışanları vs Kurumsal Taraf

İletişim ajanslarında çalışanlar ile kurumsal tarafta, kurumsal iletişim, kurumsal pazarlama vb. departmanlarda çalışanlar arasındaki diyalog herhal sektör kurulduğu günden beri kedi ve fare gibidir. Her ne hikmetse o yıldızlar hiç barışmaz. (İstisnalar her zaman vardır ama kaide maalesef bozulamıyor)

Ajans tarafında kötü çalışanlar her zaman olur, sektörün işçi dönüşüm hızı zaten bunu gösteren bir kanıttır. Ama ajanstaki kötü bir çalışanın açığını kapatabilecek muhakkak birileri vardır, önce yan masadan yardım istenir, gerekirse bütün ajans bir araya gelir çalışır, baktılar iş olmuyor ajans yönetimi, başkan dahil oturur işi yapar ve götürür müşteriye sunar.

Ama kurumsal taraftaki kişilerin eksiklerini nasıl kapatacağız? İletişimin ne olduğunu bilmeyen, halkla ilişkiler ajansı ne iş yapar  ya da ne bileyim sosyal medya ajansı ne iş yapar  bilmeyen kişilerin kurumsal iletişimi yönetmeleri ne kadar doğru ya da ne kadar kabul edilebilir? Geçtiğimiz dönemde yaşadığım bir olaydan esinlenip Müşteri Ne İster? diye bir yazı yazmıştım. Müşteri bu sektörde ajansın hizmet portföyü dahilindeki her şeyi isteyebilir bu sonuna kadar hakkıdır, ama burada ajansına, ajanstaki marka ekibine güvenmesi de ajans tarafindekilerin en büyük isteğidir. Bunun ötesinde ajansla birlikte gerektiğinde aynı masada çalışabilen, bilmediğini öğrenen, bildiğini öğreten kurumsalcı candır, canandır. Ama karşılıklı ilişkide pürüzler yaşanılıp birde araya o üstün ego takıntıları, hiçbir şeyi bilmeme cahillikleri, işin içine kendi elleriyle ettikten sonra “parayı veren olma” kozunu kullanma nezaketsizlikleri girince işte bu sektör ajans tarafındakiler için çekilmez oluyor değil mi?  Okumaya devam et “İletişim Ajansı Çalışanları vs Kurumsal Taraf”

Elle tutulabilir bir nesneyi satmakla, fikir satmak arasındaki farklar/zorluklar neler?

betimleGeçtiğimiz günlerde başlığımızdaki soruyu bir maille aldım. Böyle soruları seviyorum çünkü benim, kendi işimi düşünmemi sağlıyor. Bütünleşik pazarlama iletişimin alt branşlarında (halkla ilişkiler, reklam vb.) eğitim alan öğrenciler ilk başlarda çevrelerine ileride ne iş yapacaklarını anlatmakta zorlanırlar, işe girdikten sonra da ne iş yaptıklarını anlatmak da… Bu aileleri için bile geçerlidir. (Geçtiğimiz günlerde bir ajansımız bu konuyla ilgili çok güzel bir film çekti burada onu izleyebilirsiniz. İzlemek için tıklayın)

İşte ne yaptığımız konusunu ailelerimize bile anlatamazken, bizim işimizin en önemli noktası olan “fikir satma” konusunu nasıl anlatabiliriz bir düşünelim. (Bu arada bununla ilgili onlarca kitap var, ilgili arkadaşlarımın o kitapları okumasını muhakkak tavsiye ederim.)

Şimdi bir ayakkabı, bir bardak, bir elbise, cep telefonu ya da her neyse elle tutulur, gözle görülür, ölçüsü, boyutu, malzemesi, özellikleri belli bir nesneyi/ürünü satın alma noktasında kaçımız ne kadar zorlanır ya da düşünür. Ama o elbiseyi, ayakkabıyı internetten alırken kaçımız acaba olur mu, acaba nasıl durur, yakışır mı diye düşünmez?

Bizim işimiz bunun da bir tık ötesinde, hani çocukken bir şarkımız vardı ya; “orda bir köy var uzakta, o köy bizim köyümüzdür, gitmesek de, görmesek de, o köy bizim köyümüzdür…” işte bizim işin o uzakta olan köyü müşterilerimize göstermeye çalışmak, onları o köye götürüp, orada soğuk bir ayran içmiş edasını onlara yaşatabilmek. Yani, işimiz bir hayali, düşünceyi çok iyi betimleyerek karşımızdakilere anlatabilmek. Okumaya devam et “Elle tutulabilir bir nesneyi satmakla, fikir satmak arasındaki farklar/zorluklar neler?”

İletişim Öğrencileri Neden Karamsar!

Ben neredeyse her gün iletişim fakültesi halkla ilişkiler, halkla ilişkiler ve reklamcılık ya da reklamcılık öğrencilerinden 1-2 tane mail alıyorum. Kimisi daha okulunun başında 1. 2. Sınıf öğrencisi, ileride ne yapabilirim diye soruyor, kimisi 3. 4. Sınıf öğrencisi okul bitti, işi gücü nereden bulacağız, bu saatten sonra ne yapacağım keşke bu bölümü okumasaydım diye dert yanıyor.

Dün hem İstanbul üniversitesi iletişim fakültesi halkla ilişkiler bölümünden bir mail aldım, hem de akşam Ege üniversitesi iletişim fakültesi halkla ilişkiler bölümünden bir öğrenci ile telefonda konuştum.

Biri daha 1. sınıfım ileride sizin gibi nasıl olabilirim diye sordu, diğeri bu bölümü okuyorum ama okuyacağım da ne olacak diye dert yandı.

Aslında bu karamsarlık sadece iletişim öğrencileri için değil tüm öğrenciler için geçerli bir durum.

Ülkemizin içinde bulunduğu şartlar belli. Hukuk da okusanız, reklamcılık da okusanız, öğretmenlik ya da mühendislik de okusanız iş bulma noktasında benzer muğlâklıklar ve karamsarlıklar sizleri bekliyor.

 Şu gün baktığımızda yaklaşık ülkemizde 50 tane üniversitede iletişim fakültesi, halkla ilişkiler ve reklamcılıkla ilgili bölümler mevcut.  

Ortalama her okuldan 50 mezun verilse totalde her yıl 2500 yeni mezunumuz olur. Bu iktisadi idari bilimler, hukuk, ilgili öğretmenlik ya da mühendislik bölümlerine nazaran bence az bir sayı.

Peki, bu mezunlar nerelerde çalışabilirler! Okumaya devam et “İletişim Öğrencileri Neden Karamsar!”

PR Sektöründe Kadın ve Sektörün İtibarsızlaştırılması

Geçtiğimiz günlerde Show Tv’de yayınlanan Türkün Uzayla İmtihanı isimli diziye denk geldim. Dizi içerisinde yer alan Halkla İlişkiler Subayı rütbeli karakter içinde çalıştığım sektör olan PR sektöründeki gerçek kadını temsil etmediği, ondan öte bu sektördeki kadınların itibarına ve sektöre zarar verdiği gerekçesiyle kendi adıma rahatsız oldum.

Öncelikle şu  videonun ilgili bölümlerini izleyip sonrasında yazımı okumaya devam edebilirsiniz.

Bu bu bölümün 17.45. saniyesine de bir göz atabilirsiniz.

Sonradan öğrendim ki kendisi açıköğretim halkla ilişkiler mezunuymuş!

Bu karakterden niye mi rahatsız oldum?

–          Çünkü, konuşması, oturması kalkması, hepsinden öte zekası vb. özellikleri bu sektördeki kadınları temsil etmekten yana onlara zarar verir nitelikte.

Öncelikle Halkla İlişkiler ya da İletişim Danışmanlığı sektöründe ne işler yapılır onları Halkla İlişkiler Ajansı Ne İş Yapar? başlıklı yazımdan öğrenebilirsiniz.

Genel hatlarıyla kadın popülasyonu (hocalar ve öğrenciler) fazla olan bir bölümde öğrencilik yapmış ve sonrasında kadın popülasyonu fazla olan bir sektörde çalışan bir erkek olarak benim sektör içinde tanıdığım kadınlar ya da daha doğrusu arkadaşlarım bu şekilde değiller.

Benim öğrencilik yaptığım ya da iş hayatımda birlikte çalıştığım, tanıdığım kadınların çoğu yukarıdaki yazımda göreceğiniz işleri yapabilmeleri için daha analitik zekaya ve yeteneklere sahip, güçlü kişiler.

Bu kişilerin birçoğu; konuşması bununla bağlantılı olarak yazması çok düzgün, yaptıkları iş itibariyle markaların hedef kitleleriyle iletişimini yöneten, markaların itibarını, yaptıkları işlerde ciddi bütçeleri ve kimi zaman CEO ‘larının nerede ne konuşacaklarını dahi yöneten kişiler…

Bu isimler ve üniversitelerde görev yapan değerli hocalarımızın birçoğu gizli kahramanlardır ama ülkemizde bu sektörün gelişmesinde yıllarını/ömürlerini veren Betül Mardin, Meral Saçkan, Fügen Toksü, Necla Zarakol vb. birçok ismi inceleyip sektörde asıl olan ve olması gereken kadın profilini net olarak görebilirsiniz.

Belki kendi adıma hüsn’ü kuruntu yapıyorumdur diye düşünürken bu durumu birde sektör içinde aktif görev alan kadınlara sorayım onların konu hakkındaki görüşlerini alayım istedim. Okumaya devam et “PR Sektöründe Kadın ve Sektörün İtibarsızlaştırılması”

Halkla İlişkiler Ajansı Ne İş Yapar?

Bu aralar yeni işe başlamamla birlikte insanlara/çevremdekilere ne iş yaptığımı anlatmaya çalışıyorum. Neden mi?

Nerede çalışıyorsun diyenlere; ‘Halkla ilişkiler ajansında çalışıyorum’ diyorum, bunun ardından gelen soru haliyle, ‘Eee peki ne iş yapıyorsunuz?’  oluyor.  Başlıyorum anlatmaya…

Eğer sizin aklınızda da ‘Halkla ilişkiler ajansı ne iş yapar’ gibi bir soru varsa bu sorunun cevabını sizler için İDA (iletişim danışmanlığı şirketleri derneği) üyesi bazı ajansların “hizmetlerimiz” bölümlerinden bulmaya çalıştım. Tabi burada  olaya halkla ilişkilerden öte  iletişim ilişkileri olarak bakmak daha doğru olabilir. Bir okuyalım bakalım neler var neler yokmuş hizmetler arasında;

BERSAY İletişim Danışmanlığı

Danışmanlık Hizmetleri (İletişim mühendisliği)

  • Stratejik planlama ve ölçümleme
  • Liderlik İletişimi Planlaması
  • Yatırımcı ilişkileri yönetimi
  • Uluslararası projeler danışmanlığı
  • Kurumsal sosyal sorumluluk

Uygulamalı İletişim Çözümleri

  • Pazarlama İletişimi
  • Konu Yönetimi
  • Kriz İletişimi
  • Sponsorluk projeleri iletişimi
  • Kurumiçi iletişim
  • Etknlik yönetimi
  • Finansal iletişim

Online İletişim Danışmanlığı

Effect Halkla İlişkiler

  • Kurumsal İletişim Danışmanlığı
  • Finansal İletişim
  • Pazarlama ve Ürün İletişimi
  • Medya İlişkileri
  • Kriz Yönetimi
  • Sponsorluk Yönetimi
  • Etkinlik Yönetimi
  • Uluslararası Halkla İlişkiler
  • Müşteri İlişkileri Yönetimi (CRM)
  • Interaktif Çözümler
  • Araştırma Hizmetleri

Excel İletişim Danışmanlığı

  • Medya İletişimi
  • Kriz & Sorun Yönetimi
  • İçerik Yaratım & Yönetimi
  • Sosyal Sorumluluk Yönetimi
  • Etkinlik Yönetimi
  • Sponsorluk Yönetimi
  • AB Fonları Danışmanlığı
  • Medikal PR
  • Uzmanlık Alanları
  • Kurumsal İletişim
  • Pazarlama İletişimi
  • İç İletişim
  • Kamu İletişimi
  • Lobicilik

Leo PR

  • Kurumsal iletişim
  • Proje Üretimi ve Yönetimi
  • Sosyal Sorumluluk Projeleri
  • Sponsorluk Yönetimi
  • Kurum İçi İletişim
  • Pazarlama İletişimi
  • Medya İletişimi
  • Medya Eğitimi
  • Kriz Yönetimi
  • Etkinlik Yönetimi
  • Dijital PR
  • Medikal PR

MPR Pazarlama Halkla İlişkiler

  • Pazarlama yönelimli halkla ilişkiler
  • Kurumsal iletişim
  • Kurum içi iletişim
  • Kriz yönetimi
  • Medya ilişkileri
  • Sosyal sorumluluk iletişimi
  • Etkileyicileri etkileme yönetimi
  • Gündem yönetimi
  • Etkinlik ve sponsorlok yönetimi
  • Ölçümleme

Zarakol Halkla İlişkiler A.Ş

  • Medya İlişkileri
  • Etkinlik Yönetimi
  • Kriz ve konu yönetimi
  • Kurumsal ve finansal iletişim
  • Marka pazarlama iletişimi
  • Lobi faaliyetleri
  • Dijital medya iletişimi
  • İç İletişim
  • İtibar yönetimi
  • Sponsorluk yönetimi, KSS / STK projeleri
  • Kurumsal film, video üretimi
  • Basın/Yayın: her türlü baskılı malzeme, sektör dergileri, şirket yayınları, sirküler mektup.

Sunulan hizmetler arasında aslında ne kadar çok iş varmış değil mi?  Ben umuyorum ki gelişen iletişim kanalları ile her geçen gün bu hizmet portföyü  biraz daha artacak.