Bana ben olmayı öğreten tüm öğretmenlerin gününü kutlarım!

Anne karnında başladım hepimiz gibi öğrenmeye, o yüzden ilk öğretmenim annemdir benim.

Bu dünyaya gözlerimi açmamla birlikte babam ve ablalarım girdiler öğretmenlerim arasına, yürümeyi onlardan öğrendim, konuşmayı, birinin eline sımsıkı yapışıp ondan güç almayı, sana can gözüyle bakan gözlerden yüreğime sevgi depolamayı öğrendim. 12 yaşındaydım kardeşim doğduğunda, ağabeyliği öğrendim, kendimden küçüğü gözümden sakınmayı, ona bir şey olmasından korkmayı öğrendim. Ailemden hayata bağlanmayı, karşılıksız sevgiyi, en zorda kalınan anlarda birilerinin duasını hissetmeyi öğrendim…

 Sonra kocaman ailemin güzel insanları çok şey öğretti bana, büyükbabam babaannem, ananem, dedem, halam, amcalarım, dayılarım, yengelerim, kuzenlerim elbet hepsinden bir şeyler öğrendi büyürken bu çocuk!

Ümraniye Ahmet Cevdet Paşa İlköğretim Okulunda başladım okula, ilk öğretmenimin adı Hikmet Karagöz’dü. Dünyalar tatlısı, sessiz, sakin, hanım hanımcık bir kadıncağız. Bize ilimin cehaleti nasıl alacağını öğretmeye çalıştı 5 yıl boyunca.

Ortaokul’u Ümraniye Mehmet Ali Yılmaz İlköğretim Okulunda okudum.  Onlarca iyi yürekli öğretmenim oldu. Ali Çakmakçı, Serap Ünal, Altan Göcer, Ahmet Gencal, Hasan Hüseyin Aydın, Gülümser Yazıcı, Murat Hoca ve niceleri hiç çekinmeden emeklerini harcadılar bizim için.

Lise yılları geldiğinde ise kendimi Kadıköy Anadolu İ.H.L sıralarında buldum. Benim için değil o sene okula başlayan tüm arkadaşlarımız için bir dönüm noktası olmuştu bu başlangıç. Yalnızca eğitim almadığımızı dostluğu, kardeşliği, bir kahvenin hatırının hakkını vermeyi bu sıralarda öğrendiğimizi şimdi daha iyi anlıyorum. Hangi hocamın adını sayayım ki size; Nurhan Bulu, İpek Özaydın, Yasemin Pençe, Fatma Muttalipoğlu, Enver Çakmak, Kezban Ulutürk,  Hasan Kaya, Bekir Doğan, Mustafa Engin, Şeref Akbaba, Mustafa Adaş, Ahmet Demirel, Ayşe Sönmez, Ahmet Kılıç, Müslüm Kaban, Veysel Akdoğan, Faruk Salman, Faruk Özcan,  Burhan Öztürk, Osman Erdem, Fatih Solak, Ertuğrul Hoca,  Haydar Doğan, Ali Çicek… Hazırlıktan lise 3’e kadar bize hocalıktan öte, ağabeylik ablalık yaptılar ve okulu evimiz bildirdiler. Okumaya devam et “Bana ben olmayı öğreten tüm öğretmenlerin gününü kutlarım!”

Sosyal Medya Uygarlığında Pazarlama İletişimi Söyleşisi Ayrıntıları

Bundan bir önceki yazımda (bakınız) aynı etkinliğin hem benim için önemi anlatan hem de duyurum amaçlı bir yazıydı. Sonrasında etkinlik günü geldi, organizasyon gerçekleştirildi üzerinden 5 gün bile geçti. Bu yazımda size aşama aşama bu organizasyonun nasıl gerçekleştirildiğini anlatmaya çalışıp kendimce konuşmacılardan duyduklarımı sizlere aktaracağım.

1. Aşama: Fikri Bulma: Bu etkinlik uzun süredir benim aklımdaydı. Bunu yapmayı amaçlamaktaki niyetim; tüm ana sektörlerde olduğu gibi sosyal medya’nın da İstanbul’dan yönetilmesi ve tüm iyi isimlerin orada olmasıydı ve onları İzmir’e getirip okulumdaki arkadaşlarımla ve İzmir’deki sosyal medya kullanıcılarıyla bilgilerini paylaşmalarını sağlamaktı.

 2. Aşama: Fikri Açıklama: Tabiki fikri bulmakla ya da bir şeye niyetlenmekle iş bitmiyor. Onu hayata geçirmek için çeşitli destekleri yanınızda bulmanız lazım. Ve bende bu doğrultuda böyle bir fikrim olduğunu öncelikle bölüm hocalarıma ilettim. Onların sıcak bakmasıyla ve fikre inanmaları ile yolum bölümüzün organizasyon ekibi olan Şapka Takımı ile birleşti ve kendimizi etkinlik üzerinde çalışıyorken bulduk bir anda. İlk iş okulumuzun konferans salonunu uygun bir tarih için rezerve ettirmemiz ve tarihimizi almamız oldu. 15 Nisan 2011 Cuma 09.00-18.00

3. Aşama: Konuşmacıların ve konuların netleştirilmesi: Ben hocalarıma ve arkadaşlarıma konu hakkında bilgi verirken zaten aklımda belli başlı isimler ve konuşacakları başlıklar vardı ve ben projeyi o isimler üzerinden anlatmıştım. Ama bakalım onlar o tarihte müsaitler miydi? Galiba biraz şanşlıyım iletişime geçtiğim herkes ilk aşamada teklifimi kabul etmişlerdi. Böylelikle şu isimler ve konular ortaya çıktı. Ömer Ekinci – mobil Pazarlama, Sinan Ata – Dijital Reklam, Sevil Mert – Sosyal CRM, Fatmanur Erdoğan – Sosyal Medya ve Kurumsal/Kişisel Markalama, Çiğdem Özkan – Sosyal Medya ve Google ve son olarak Ercüment Büyükşener ve Necla Zarakol – Sosyal medya Halkla ilişkiler. Ben bu isimlerin çoğuyla sosyal medya üzerinden tanışıyordum. Sonradan bu isimler içine, hocalarımızın isteği ile Dost Karaahmetli’de eklendi. Okumaya devam et “Sosyal Medya Uygarlığında Pazarlama İletişimi Söyleşisi Ayrıntıları”

Sosyal Medya Uygarlığında Pazarlama İletişimi

Yaklaşık 1,5 yıl önce aklıma düşen bir organizasyon fikri yaklaşık 2 gün sonra gerçekleşmiş olacak.

Sosyal medya içinde nefes alan bir kullanıcı, bir blog yazarı, bir İzmir Ekonomi Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla ilişkiler ve Reklamcılık Bölümü öğrencisi, hepsinden öte bir ‘iletişimci’ olarak benim bu mecraya uzak kalmam düşünülemezdi. Ama bununla birlikte hep buranın tanıtılmasına az da olsa katkı sağlamak, daha fazla kişiye daha doğrusu daha fazla iletişim fakültesi öğrencisi tarafından bilinmesine katkıda bulunmak için zaman zaman küçük etkinlikler yapmayı amaçlıyordum ama bu sene başında etkinlik hedefimi büyütüp bölüm başkanlarım ve dekanıma sunmamın ardından çok güzel bir yola adım atmış olduk. Bu noktada bölümüzün organizasyon ekibi olan Şapka Takımı ile yollarımızı birleştirdik ve  ortaya değerli katılımcıların konuşmacı olarak katılmayı kabul ettikleri ‘Sosyal Medya Uygarlığında Pazarlama İletişimi’ söylesi programı çıktı. Etkinlik Programımız şu şekilde olacak;

Başlama saati: 09.00 – Bitiş saati: 18.00

*****
09.30-10.00 Kuru Kahveci Mehmet Efendi Sabah Kahvesi
10.00-10.15 Açılış Konuşmaları
*****
10.15-10.55 Dost Karaahmetli Shift İstanbul CEO
10.55-11.35 Ömer Ekinci Vodera, Desnet, Quizy.me, 2009 Yılın Genç Girişimcisi – ‘Facebook’u Bir Türk Kurmuş Olsaydı’
11.35-11.45 (Firuz Catering)
11.45-12.25 Sinan Ata Girişimci, ComTalks.com – ‘İnternet Reklamcılığı’
12.25-13.05 Sevil Mert Sigortam.net Genel Müdür Yardımcısı – ‘’Müşteri neredeyse CRM orada”
13.10- 14.10 Öğle yemeği
14.15-14.55 Fatmanur Erdoğan kariyeryolculugu.com – “Sizin Hikayeniz Nedir?”
14.55- 15.35 Çiğdem Özkan Değişim Grup Genel Müdürü – ‘Arama Motorlarının Sosyal Medyadaki Yeri’
15.35 – 16.15 (Pizza Tomato Arası)
16.15 – 17.45 Ercüment Büyükşener Hayal Akademisi, Zarakol 2.0 & Necla Zarakol Zarakol İletişim Ajans Başkanı
17.45 – 18.00 Kapanış

Ben kendi adıma çok güzel ve verimli geçicek bir organizayon olacağına inanıyorum. Belki tek günlük bir organizasyon olacak ama biz yaklaşık 15 kişilik bir ekiple yaklışık bir aydır bu gün için çalışıyoruz. Eğer sizler de sosyal medya’ya meraklıysaynız ya da bu konuşmacıların herhangi biriyle tanışmak istiyorsanız Cuma Günü İzmir Ekonomi Üniversitesine davetlisiniz demektir.

Son olarak, öncelikle fikrimi benimseyip destek olan Sevgili Hocalarım Ebru Uzunoğlu ve Sema Misci Kip’e, Değerli bölüm asistanlarımız Esin Sayın ve Burcu Yaman’a son olarak İzmir Ekonomi Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü Şapka Takımı 2010-2011 yılı ekibi üyelerine ve beni kırmayıp davetime icabet etmeyi kabul eden sevgili konuşmacılara  huzurlarınızda teşekkürlerimi sunuyorum. Hepiniz sağ olun, var olun.

İnternet Çağında Kurumsal İletişim

İnternet her geçen gün gerek bireysel gerekse kurumsal olarak hayatımızda kendine daha da büyük yer edinmeye hızla devam ediyor. Bu nedenle, İnternet üzerinde bir yandan birçok kişi bireysel isim markalaması için çalışırken, bir yandan da firmaların da internet üzerinde kendilerini temsil etme, kurumsal kimliklerini bir kez de bu mecra üzerinden hedef kitlelerine/paydaşlarına gösterme faaliyetleri gelişim gösteriyor.

İnternetin gelişimi ile hayatımıza giren ‘Web 2.0′ ve ‘Sosyal medya ‘ gibi kavramların biri artık bir üst modeline ‘Web 3.0′ geçmek için gün beklemekte bir diğeri ise hala anlaşılmaya çalışıp, acaba ‘sosyal medya var mıdır, yok mudur’ diye tartışılmakta.

Daha önce yazdığım basit bir yazıda ‘bir iletişim kanalı olarak internet’ demiştim, iletişime meraklı ve bunun eğitimini alan biri olarak, internet içinde ki neredeyse tüm yenilikleri hem bir internet meraklısı hem de bir iletişimci olarak takip etmeye çalışmakta Web 2.0’ın ardından iletişim çabaları içinde anılmaya başlanılan PR 2.0, Marketing 2.0, Advertising 2.0 vb kavramların ileride ne gibi bir geliştirme göstereceğini merakla beklemekteyim. Çünkü internetin daha da gelişmesi ile iletişim çabaları olan halkla ilişkiler, reklamcılık ve pazarlama gibi kavramlar onun içinde kendilerine daha çok yer edinecekler, kurumlar ise halen yadırgayarak baktıkları internet olgusunun içinde birbirleri ile daha fazla savaşır hale gelecekler.

 Bundan kısa bir süre önce İzmir Ekonomi Üniversitesinden hocam olan Sevgili Ebru Uzunoğlu ve arkadaşları Ferah Onat, Özlem Aşman Alikılıç ve Sinem Yeygel Çakır’ın ‘ İnternet Çağında Kurumsal İletişim’ adlı bir kitap yazdıklarını duydum. Yukarda bahsettiğim üzere kitabın isminden benim de ilgi alanıma giren konular içerdiğini anladığım için hemen aldım ama yavaş yavaş sindirerek okumaya çalıştım.  

 

‘ Sanal dünya, bilgiyi hızla ve yaratıcı bir içerikle dikkat çekici olarak geniş alanlara yansıtan özelliğiyle, şirketler için kurum kültürlerini ifade etmek, kurumsal markalarını anlatmak, imajlarını oluşturmak ya da basınla ilişkilerini yürütmek için vazgeçilemez bir ortamdır. Bu bağlamda “İnternet kullanımı ve sanal dünyada işletmelerin varlık göstermeleri hem yönetim anlayışları hem de pazarlama stratejileri açısından temel bir işletme felsefesi olarak kabul edilmesi gereken bir olgu haline gelmektedir.”

Sanal dünya, kurumların kendilerini yansıtmaları için sağladığı pazarlama iletişimi olanaklarının yanı sıra, bilginin doğruluğunun denetlenememesi ve kontrolsüz yayılma hızı nedeniyle, kurumları krizlere sürükleyen tehditlerle dolu bir ortam haline de gelebiliyor. Halkla ilişkiler ve reklamcılık uzmanı dört akademisyen tarafından yazılan bu kitapta, kurumların sanal dünyada var olma gerekliliği dile getirilirken, kurumların pazarlama iletişimi stratejilerinde sanal dünyadan nasıl yarar sağlayabileceklerine dair öneriler, uygulamalı örneklerle sunuluyor. ‘ (kitabın tanıtım yazısı)

 Bu kitap içerisinde gerek teorik olarak olması gereken unsurlar gerekse pratikte yapılması gerekenleri bir arada bulmak mümkün.  Ama öncelikle bilinmesi gereken bir unsurda bu kitap içinde 4 tane usta akademisyen var, ve kitap akademik olarak kaleme alınmış. 4 yazar ile birlikte kitap içinde 4 ayrı bölüm, 4 ayrı giriş ve sonuç yazısı bulunmakta. Kitap ‘Kurum Kültürüne’ genel bakış ile başlıyor, sonrasında Kurumsal  web siteleri, buralarda olması gereken kurumsal kültür öğeleri, kurumların neden internette olmaları gerektikleri, web sitelerin özellikleri, örnek kurumsal web siteleri,  burada hedef kitleleri ile, diğer firmalar ile, paydaşları ile nasıl iletişim kurmaları gerektiği, web 2.0 ın ve sosyal medyanın internet mecrasına neler getirdikleri, firmaların kendilerini buralara nasıl entegre edebilecekleri, halkla ilişkiler, reklamcılık ve pazarlama açısından internetin nasıl kullanılması gerektiği, firmaların online basın bültenleri hazırlaması ve online krizler hakkında birçok bilgi mevcut.

Eğer teknik (iletişim tekniği) açıdan bu konulara meraklıysanız ve bir şeyler öğrenmek istiyorsanız size bu kitabı tavsiye edebilirim. Hocalarıma da bir kez de buradan teşekkür ederim.