Sevgi ve merhametin asıl sahiplerinin günü kutlu olsun

Anneniz hayattayken bile benim gibi 6 yılınızı gurbette öğrenci olarak geçirirseniz annesizliğin eksikliğini tüm hücrelerinizde yaşamanın acı bir yolunu bulmuşsunuz demektir. Yaşınız ne olursa olsun, cinsiyetiniz ne olursa olsun, bir annenin varlığını, yakınlığını, sıcaklığını, merhametini, sevgisini, onun verdiği huzuru ve samimiyeti yaşamak her insan için özel ve güzel olsa gerek. Böyle bir değere sahip olmak en azından benim için böylesine özel ve güzel, her ne kadar ondan uzak olsam da!

Babam her yerde anlatır; ‘Neredeyse 60 yaşına geldim ama her seyahate çıktığımda eğer uçaktaysam telefonum kapalıysa ilk açtığımda, yoldaysam gideceğim yere ulaştığımda ilk annem arar, sorar’ diye.

Bende 25. yaşım içindeyim iki gün olmasın ki annem ya da ablam arayıp halimi hatırımı sormasın, eğer bir sıkıntım olmasın ki annem ya da ablam hissedip hemen arayıp oğlum bir şeyin mi var diye sormasın. Sıkıntımı olduğumu hissettiğinde telefonda sesine gözyaşları karışmasın.

25. yaşımın içindeyim; eve her gittiğimde annemin dizine yatıp saçlarımı okşatmayayım, eve her girdiğimde ilk onun elini öpmeyeyim. İnşallah bu sevgim ve saygımla ömrümüz devam eder.

‘Artık, inşallah ömrümüz yettiğince bu ayrı geçirdiğimiz son anneler günü olacak…’ diye bir not düştüm bu sene gönderdiğim çiçeklere ve inşallah gerçekten de öyle olur.

Annelik duygusu çok farklı ve özel olsa gerek, biz babalığı öğreniyoruz ama kadınlar bu özelliği hep içlerinde taşıyorlar ve bu yüzden ‘cennet anaların ayakları altına seriliyor’.

Hayatımdaki tüm annelerin; Annemin, Ablamın, Babaannemin, Ananemin,  Halamın, Yengelerimin, Kuzenlerimin, Hocalarımın, Tanıdıklarımın ve onlarla birlikte ileride çok iyi birer anne olacaklarına inandığım çevremdeki tüm arkadaşlarımın anneler gününü en içten duygularımla kutlarım. Sevgi ve merhametin asıl sahiplerinin günü kutlu olsun…

Resim.

‘Anneler hisseder…’

Ana gibi yar olmaz…

Ağlarsa anam ağlar gerisi yalan ağlar…

Ve bunlar gibi söyleyeceğim onlarca, yüzlerce,binlerce sözler. Daha önce de annelerin evlatları hakkında ki bazı şeyleri hissebildiği gibi bazı şeyleri blogumda yazmıştım. (bakınız) Geçtiğimiz günlerde bir olay yaşadım. Şaşırdım kaldım, aslında şasılması gerekecek bir şey olmadığını da daha sonra yaptığım akıl muhakemelerinde çözdüm.

Üsküdarda eve gelmek için otobüse bindim, biliyorsunuz sağlık sorunlarım ve çok büyük acılar, ağrılar çekiyorum, bel ve sol bacak bölgemde ağrılar var. Akşam iş çıkısıydı, otobüs haliyle tıklım tıklım, oturacak yer bulamadım. Ama nasıl ağrım var anlatamam. Bir yandan da otübüste yanımdakilere bunu çaktırmamak için dişimi nasıl sıkıyorum bir görmelisiniz. Ama 10-15 dakika sonra 50-55 yaşlarında bir teyze ‘oğlum bir bakar mısın’ dedi. Buyrun hanım teyzecim deyince; “ben birazdan ineceğim istersen sen benim yerime otur dedi. Estagfurullah, lütfen, siz indikten sonra otururum dememe kalmadan ayaklandı teyze, ama yanında ki genç herhal utanmış olcak ki teyzecim siz oturun dedi ve bana yer verdi, bu esnada yok, lütfen kalkmayın dememe kalmadan arka koltukta oturan teyzede oğlum sen rahatsızsın hadi otur dedi ve ağzım oracıkta açık kaldı. Oturduktan sonra iki hanım teyzede aynı anda hayırdır oğlum daha gençsin ama ayağının üstüne basamıyorsun, muhtemelen belinde de ağrılar var dediler. Bende olayı anlattım, fıtık olduğumu, çok şiddetli ağrılar çektiğimi… Teyzenin bana dediği laf oğlum bende anneyim, benimde senin gibi 2tane oğlum var, ben anlamayayım da kim anlasın, ANNELER HİSSEDER dedi. Ve hanım teyze bundan dolayı bana yer vermek istemiş, oysa benden bir durak önce inecekmiş.

Ne diyeyim ki bu vesileyle, tüm annelerimizin ellerinden tekrar tekrar öperim. Bana anneliğin ne kadar kutsal bir durum olduğunu, Peygamberimizin(s.a.v) neden ‘Cennet anaların ayakları altındadır…’ dediğini bir kez daha ispatladılar.