Sağduyuya Çağrı!

Ülke olarak zor günlerden geçiyoruz. Belki daha zor günler göreceğiz belki önümüzdeki bahar yeşertecek tüm çiçekleri ve güldürecek yüzümüzü.

Her ne kadar bahara, çiçeklere, güneşe aşık bir toplum olsak da neredeyse her 10 yılda bir karanlık bulutlar çökmüş güzel ülkemin üstüne ve sağanak sağanak acılar yağdırmış, güzel ülkemin topraklarına.

Geçmiş çok büyük acılar yaşatmış güzel ülkemin güzel çocuklarına.

O çocuklar büyümüş, ağabeylerimiz, ablalarımız, analarımız, babalarımız olmuşlar.

Kardeş kardeşi vurmuş, baba oğluna düşman olmuş, nice analar yıllarca evlatlarını arayıp, bulamayıp, öylece göçüp gitmiş.

Ben siyaset konuşmayı sevmem, amacım siyaset yapmak da değil.

Ailesinde kardeş acısını yaşamış, annesinin gözünde evlat acısını görmüş biri olarak yazmak istedim. Ölüm ölene değil geride kalanlara zordur, ne Berkin’in ailesinin ne de diğerlerinin ailelerinin acısı geçmeyecek. Her geçen gün özlemle artarak büyüyecek. O yüzden Allah hepsine sabır versin. Duam odur ki Allah ülkemize böyle acıları bir daha yaşatmasın. Ama bunun olması için toplumdaki herkesin sağduyulu davranması gerekiyor. Düzeltmek bizim elimizde. Galeyana gelmeden, objektif düşüncelerle hareket etmeli, ne provoke olmalı ne de kimseyi provoke etmeliyiz.

Eğer ortada taraflar varsa ben ortadan izliyorum yaşananları. Sahip olduğum sosyal çevrem iki tarafı da tam ortadan görmeye çok müsait. Gezi sürecinde de böyleydi, bu son 1 haftalık süreçte de böyle. Bu yazımı dün yazacaktım ama ortalığın biraz daha sakinleşmesini beklerken başka canların da yitip gittiğini acıyla öğrendik. Okumaya devam et “Sağduyuya Çağrı!”

Toplumun olması gereken halidir, Aşure!

Güzel günlerdeyiz. Hicri yıla göre Muharrem ayının 10. günü ve sonrası Aşure dönemi olarak  kutlanıyor. Pişirilen aşureler ile aynı kurban da olduğu gibi toplumun damakları lezzetleniyor. Kimisi çorba diyor, kimisi aşure, aynı kimisinin ramazan kimisinin muharrem orucu tutup aynı toplumun birer parçası olduğu  gibi. Böyle günlerde paylaşım ruhu yeniden hatırlanıyor. Farklı toplumsal ögeler, gruplar, düşünceler yaşayışlar bir araya geliyor. Aynı aşuredeki  farklı tatların bir araya gelerek mükemmel bir lezzeti oluşturduğu gibi.

Bulunduğum ortamda siyaset konuşulmaya başlandığı, sağcılıktan solculuktan, kürtçülükten türkçülükten bahsedilip ortam militarize edilmeye çalışıldığı zaman türlü yemeğinden esinlenerek verdiğim bir örnek vardır. Bu yazımda o örneğimi aşure üzerinden sizinle paylaşmaya çalışacağım.

Sen sağcısın, sen solcusun, sen namaz kılıyorsun yobazsın, sen her akşam kafayı çekiyorsun ayyaşsın..

Herhal insanlar ilk olarak topluluk halinde yaşamaya başladığı günden beri, sen ya da ben, biz ya da siz, bizler ya da ötekiler gibi kavramlar bence hep vardı. Dün vardı, bugün var ve yarın da olacak.  Okumaya devam et “Toplumun olması gereken halidir, Aşure!”