<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Erdal ERDOĞDU &#187; ankara</title>
	<atom:link href="http://www.erdalerdogdu.com/tag/ankara/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.erdalerdogdu.com</link>
	<description>İletişim trendleri, Güncel...</description>
	<lastBuildDate>Wed, 08 Feb 2012 12:16:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>24</title>
		<link>http://www.erdalerdogdu.com/benden-nagmeler/24/</link>
		<comments>http://www.erdalerdogdu.com/benden-nagmeler/24/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 27 Jan 2010 11:59:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Erdoğdu</dc:creator>
				<category><![CDATA[benden nağmeler]]></category>
		<category><![CDATA[24.yaş günü]]></category>
		<category><![CDATA[ankara]]></category>
		<category><![CDATA[blog yazarları]]></category>
		<category><![CDATA[Doğum günü]]></category>
		<category><![CDATA[en güzel doğum günü mesajları]]></category>
		<category><![CDATA[facebook]]></category>
		<category><![CDATA[friendfeed]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek dostluklar]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[iyi ki doğdun]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[like vermek]]></category>
		<category><![CDATA[müge cerman]]></category>
		<category><![CDATA[sinan ata]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medyada doğum günü]]></category>
		<category><![CDATA[volkan karakuş]]></category>
		<category><![CDATA[xing]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erdalerdogdu.com/?p=1967</guid>
		<description><![CDATA[Zaman ne kadar çabuk geçiyor anlayamıyorum. Daha çok gencim biliyorum, ömrümün sonuna kadar göreceğim günlerim var, yaşayacağım anlarım, tadacağım çok güzel tatlarım var, hepsi bir yerde sıralarının gelmesini usulca bekliyorlar.  Ne diyeyim nasip, kısmet, hayırlısı&#8230; Hayat insana her an çok ama çok farklı şeyler sunuyor; bir an gülerken hemen ardından … <a href="http://www.erdalerdogdu.com/benden-nagmeler/24/"> Devamını Oku! <span class="meta-nav">&#8594; </span></a>
Benzer Yazılar:<ol>
<li><a href='http://www.erdalerdogdu.com/benden-nagmeler/hepi-bortdey-tu-mi-as/' rel='bookmark' title='hepi börtdey tu mi (as)'>hepi börtdey tu mi (as)</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="height:33px; padding-top:2px; padding-bottom:2px; clear:both;" class="London_time_2"><div style="float:left; width:80px; " class="London_time_2_facebook_like"> 
				<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.erdalerdogdu.com%2Fbenden-nagmeler%2F24%2F&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=80&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=27" 
					scrolling="no" frameborder="0" style="border:none; overflow:hidden; width:80px; height:27px;" allowTransparency="true"></iframe>
			</div><div style="float:left; width:80px; padding-left:10px;" class="London_time_2_google1"> 
				<g:plusone size="medium" href="http://www.erdalerdogdu.com/benden-nagmeler/24/" count="false"></g:plusone>
			</div></div><p style="text-align: justify;"><img onmouseup="hl2l(event);" class="alignleft" src="http://friendfeed-media.com/062b51990938da381bf31bb005fb3254ea0206d2" alt="" width="212" height="221" />Zaman ne kadar çabuk geçiyor anlayamıyorum. Daha çok gencim biliyorum, ömrümün sonuna kadar göreceğim günlerim var, yaşayacağım anlarım, tadacağım çok güzel tatlarım var, hepsi bir yerde sıralarının gelmesini usulca bekliyorlar.</p>
<p style="text-align: justify;"> Ne diyeyim nasip, kısmet, hayırlısı&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Hayat insana her an çok ama çok farklı şeyler sunuyor; bir an gülerken hemen ardından ağlatabiliyor, bir an koşarken ardından topallatıyor, hayatı derin derin içine çekerken,  bir an ciğerlerinde yetmez hale gelebiliyor, kısacası belki de hayat sadece kendini oynuyor biz de sadece ona ayak uydurmaya çalışıyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;">Bundan 1 yıl önceki doğum günü yazısını benim adıma konuk yazar olarak çok sevdiğim bir arkadaşım yazmıştı.</p>
<p style="text-align: justify;">O gün ki yazıda kendisi;</p>
<p style="text-align: justify;"><em>&#8220;İyi ki doğdun&#8221; diyeceğim öncelikle; ama bununla kalmamalı öyle değil mi? Sadece doğmuş olman değil şu an hayatımda olman da önemli. İyi ki doğdun ve iyi ki seni tanıyorum</em>&#8216; demiş. Ne mutlu biri ya da birilerini ‘iyi ki doğdun&#8217; ve ‘iyi ki seni tanıyorum&#8217; dedirtebilmek.</p>
<p style="text-align: justify;"><span id="more-1967"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Ama işi sağlama almak lazım düşüncesiyle ekleyivermiş birkaç cümle daha; ‘<em>Öncekiler gibi bu doğum günü de zamanın hızla geçtiğinin bir nişanesi. Bugün buradayım bu yazıyı yazıyorum; ama yarını bilemem</em>.&#8217; Aynen onun dediği gibi kimse yarının ne getireceğini bilemez.</p>
<p style="text-align: justify;">Dün hayatımda olanlar bugün yoklar, belki bugün hayatımda olanlar yarın olmayacaklar, belki şu an yaşadığından bile haberdar olmadığım onlarca güzel insan yarın hayatımda çok önemli roller alacaklar.</p>
<p style="text-align: justify;">Ve bu doğum günüm de zamanın hızla geçtiğinin bir nişanesi oldu.</p>
<p style="text-align: justify;"> Ne diyebiliriz ki, nasip, kısmet, hayırlısı&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bu sene doğum günüme sanal âlem tüm gerçekliği ile darbesini vurdu ve internetin hayatımın içine nasıl girdiğini, benim onun içinde nasıl bir yerim olduğunu bana açık açık gösterdi.</p>
<p style="text-align: justify;">Doğum günümün ilk anları itibari ile profillerimin bulunduğu internet sitelerinden doğum günü tebrikleri gelmeye başladı. Hani daha önce bir yazımızda ‘<a href="http://www.erdalerdogdu.com/iletisimcommunication/bir-iletisim-kanali-olarak-internet/#more-1892" target="_blank">bir iletişim kanalı olarak internet</a>&#8216; demiştik ya.  Bu o iletişimin bir göstergesiydi belki de.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.erdalerdogdu.com/?s=friendfeed" target="_blank">FriendFeed.com</a> üzerinde çok güzel kişiler çok güzel yorumlar içeren başlıklar açtılar;</p>
<ul style="text-align: justify;">
<li> İzmir&#8217;den<a href="http://blog.erakbas.com/" target="_blank"> Mümin ERAKBAŞ</a>; ‘<a href="http://ff.im/ePJit" target="_blank">Yüzünden gülümsemen hiç eksilmesin</a>&#8216; dedi..</li>
<li> İstanbul&#8217;dan <a href="http://sinanata.com/" target="_blank">Sinan ATA</a>; ‘ <a href="http://ff.im/ePVHs" target="_blank">Yaşanılası bir ömür</a> &#8216; diledi.</li>
<li> Ankara&#8217;dan <a href="http://www.kimbununsahibi.com/" target="_blank">Ömer KARAPINAR</a>; ‘<a href="http://ff.im/ePNr3" target="_blank">Kral adamdır&#8217; </a>dedi.</li>
<li> İstanbul&#8217;dan <a href="http://www.mugecerman.com/" target="_blank">Müge ÇERMAN</a>; ‘<a href="http://friendfeed.com/mugecerman/99ef8961/26-ocak-erdal-erdogdu-nun-da-dogum-gunuymus" target="_blank">Başarılı bir hayat</a>&#8216; diledi.</li>
<li> İzmir&#8217;den <a href="http://www.t-infection.com/" target="_blank">Volkan KARAKUŞ</a>; ‘<a href="http://ff.im/eS20G" target="_blank"> Güzel insan</a>&#8216; dedi.</li>
<li> Bu başlıklara onlarca insan yorum yazdı, like verdi, kimisi ise kendi profilinde ( <a href="http://www.lunaparktayasamak.blogspot.com/" target="_blank">Sanem</a> - <a href="http://ff.im/eS5Ee" target="_blank">saol</a> ) paylaştı.</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;">Bunlara artı olarak, Xing (10 kişi), <a href="http://www.erdalerdogdu.com/tag/facebook/" target="_blank">Facebook</a> (80 kişi), Mail ve Msn den (40&#8242;a yakın kişi), Telefon ile (50 ye yakın kişi) çok güzel insanlar beni bu günümde şımartmak için yüreklerinden gelen tüm güzel kelimeleri kullandılar.</p>
<p style="text-align: justify;">Hani yukarıda demiştim ya; ‘Ne mutlu biri ya da birilerini ‘iyi ki doğdun&#8217; ve ‘iyi ki seni tanıyorum&#8217; dedirtebilmek&#8217; diye. Şimdi bir insan bunlarla mutlu olmasın da, bu yorumlara sevinmesin de ne yapsın? <img onmouseup="hl2l(event);" src='http://www.erdalerdogdu.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p style="text-align: justify;">Herkese ne kadar teşekkür etsem azdır, ama eğer kabul ederlerse bu yazım onlara olan sevgimin, saygımın ve müteşekkirliğimin bir nişanesi olsun. Gerçekten bu kara çocuğu <img onmouseup="hl2l(event);" src='http://www.erdalerdogdu.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  çok sevindirdiniz. Doğru bir yolda yürüdüğünü, bu yolda yalnız olmadığını ona tüm içtenliğiniz ile gösterdiniz.</p>
<p style="text-align: justify;">Hatırlayan, unutan, unutmayıp umursamayan herkese çok teşekkürler.</p>
<p style="text-align: justify;">Bugün hepimiz hayatımdasınız ve hayatıma çok güzel renkler katıyorsunuz, umuyorum ki yarında hepiniz sahip olduğunuz tüm renklerle hayatımda olursunuz.</p>
<p style="text-align: justify;">Ve sayenizde ben de içime sinerek ‘İyi ki doğmuşum&#8217; diyebiliyorum.</p>
<p style="text-align: justify;">Doğum günlerinde en çok aile fertlerinin anımsanmasını öğütlemişti bir arkadaşım, bu yazı içinde onları hatırlamazsam ayıp etmiş olurum. Ailemin her ferdine ne kadar teşekkür etsem, ne kadar dua etsem azdır, onlar olmasa kanımca bugün bu kadar sevildiği hissettirilen Erdal, bu şekilde olmazdı. Tüm teşekkürlerim ve dularım, Annemle, Babamla ve kardeşlerimle&#8230; Sizi çok ama çok seviyorum&#8230;</p>
<p>Benzer Yazılar:<ol>
<li><a href='http://www.erdalerdogdu.com/benden-nagmeler/hepi-bortdey-tu-mi-as/' rel='bookmark' title='hepi börtdey tu mi (as)'>hepi börtdey tu mi (as)</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erdalerdogdu.com/benden-nagmeler/24/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Müsvette Siyasi E-Dergi</title>
		<link>http://www.erdalerdogdu.com/web/musvette-siyasi-e-dergi/</link>
		<comments>http://www.erdalerdogdu.com/web/musvette-siyasi-e-dergi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Apr 2009 07:38:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Erdoğdu</dc:creator>
				<category><![CDATA[iletişim/communication]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[web]]></category>
		<category><![CDATA[ankara]]></category>
		<category><![CDATA[e-dergi]]></category>
		<category><![CDATA[müsvette]]></category>
		<category><![CDATA[müsvette aylık siyasi e-dergi]]></category>
		<category><![CDATA[reklamcılık]]></category>
		<category><![CDATA[tanıtım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erdalerdogdu.com/?p=1643</guid>
		<description><![CDATA[Bundan 3-4 ay önce bir arkadaşım vasıtasıyla bir e-dergi ile tanıştım. Adı müsvette&#8230; Müsvette sanal bi e-dergi. Yani internet üzerinden yayın yapıyorlar. Kullandıkları dilleri de, yazdıkları konuları da gerçekten isimlerinde ki siyasi kelimesini dolduruyor. Kanımca herkese hitap eden bir dergi olmamakla birlikte birçok kişinin okumasa dahi en azından aylık olarak … <a href="http://www.erdalerdogdu.com/web/musvette-siyasi-e-dergi/"> Devamını Oku! <span class="meta-nav">&#8594; </span></a>
Benzer Yazılar:<ol>
<li><a href='http://www.erdalerdogdu.com/siyaset/30-mart-sabahi-umraniye%e2%80%99nin-siyasi-rengi-ne-olur/' rel='bookmark' title='30 Mart sabahı Ümraniye’nin siyasi rengi ne olur???'>30 Mart sabahı Ümraniye’nin siyasi rengi ne olur???</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="height:33px; padding-top:2px; padding-bottom:2px; clear:both;" class="London_time_2"><div style="float:left; width:80px; " class="London_time_2_facebook_like"> 
				<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.erdalerdogdu.com%2Fweb%2Fmusvette-siyasi-e-dergi%2F&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=80&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=27" 
					scrolling="no" frameborder="0" style="border:none; overflow:hidden; width:80px; height:27px;" allowTransparency="true"></iframe>
			</div><div style="float:left; width:80px; padding-left:10px;" class="London_time_2_google1"> 
				<g:plusone size="medium" href="http://www.erdalerdogdu.com/web/musvette-siyasi-e-dergi/" count="false"></g:plusone>
			</div></div><p style="text-align: justify;"><img onmouseup="hl2l(event);" class="size-medium wp-image-1644 alignleft" title="musvette-siyasi-e-dergi" src="http://www.erdalerdogdu.com/wp-content/uploads/2009/04/musvette-siyasi-e-dergi.jpg" alt="" width="200" height="200" />Bundan 3-4 ay önce bir arkadaşım vasıtasıyla bir e-dergi ile tanıştım. Adı <a href="http://www.musvettedergi.com/" target="_blank">müsvette</a>&#8230; Müsvette sanal bi e-dergi. Yani internet üzerinden yayın yapıyorlar. Kullandıkları dilleri de, yazdıkları konuları da gerçekten isimlerinde ki siyasi kelimesini dolduruyor. Kanımca herkese hitap eden bir dergi olmamakla birlikte birçok kişinin okumasa dahi en azından aylık olarak internet üzerinden ücretsiz olarak yayınlanan bu dergiye bir göz atmasından yanayım. Kanımca onların asıl hedef kitlesi içinde ben de yokum, çünkü takip ettiğim kadarıyla (tanıdıktan sonra tüm yazılara mümkün oldukça göz attım) siyasi renklerimiz pek uyuşmuyor. Ama bilmem hatırlar mısınız bir derginin <a href="http://www.aksiyon.com.tr/index.php" target="_blank">‘size gazeteler yetmez’ </a>diye bir sloganı vardı. Buna sonuna kadar katılıyorum. Hatta ‘gazete-LER’ buradaki çoğul ekine de sonuna kadar destek veriyorum. Maalesef tek bir gazetenin yetmediği gibi bence gündemi olanı biteni takip etmek için gazetelerde yetmiyor. Blogküre içinde yer almamdan dolayı internet ile baya haşır neşirim bu sayede kendim lay lay lom yazılar yazsam da, geyik muhabbeti yapsam da bir şekilde çok destekli ve güzel yazılar yazan bloglar ile, e-dergiler ile, güzel paylaşımlarda bulunan forum siteleri ile karşılaştığımda mümkün oldukça takip etmeye çalışıyorum. İşte <a href="http://www.musvettedergi.com/" target="_blank">Müsvette Aylık Siyasi E-Dergi’de </a>bunlardan bir tanesi. Yazıları okurken sizi sıkabilir, dilleri ağır gelebilir, ama bence her ayın neredeyse ilk 5 günü içinde yayınlanan bu dergiye bir göz atmakta fayda var. Ben buna benzer bir platformda yazılar yazsam, onlar beni okurlar mıydı bilmiyorum ama Derginin editörü sevgili Görkem Özizmirli’ye ve ekibine kelimelerinin bitmemesi dileklerimle başarılarının devamını dilerim. Her ne kadar aynı referans çevresini paylaşmasak da mümkün oldukça sizi takip etmeye çalışacağım. Umarım bu küçük tanıtım yazım hoşunuza gider. Saygı ve Selamlarımla</p>
<p style="text-align: justify;">Müsvette Aylık Siyasi E-Dergi sitesine gitmek için <a href="http://www.musvettedergi.com/" target="_blank">tıklayınız</a></p>
<p style="text-align: justify;">Son olarak üst kısmı bitirdikten sonra Müsvette Mart sayısında yer alan, Reklamcılık ile ilgili olan ve <a href="http://www.musvettedergi.com/reklamlarin.html" target="_blank">Görkem Özizmirli&#8217;nin </a>yazdığı bir kitap tanıtım yazısını sizlerle paylaşmak istiyorum.</p>
<p style="text-align: justify;">Kitap İncelemesi: “<strong>Reklamların Dili: Reklamlarda Anlam Ve İdeoloji</strong>” &#8211; <strong>Judith Williamson</strong><br />
Orijinal Adı: Decoding Advertisement, Reklamların  Dili: Reklamlarda Anlam Ve İdeoloji, Judith Williamson, çev: Ahmet Fethi, Ütopya Yayınevi, 2001</p>
<p style="text-align: justify;">Judith Williamson’ın Reklamların Dili: Reklamlarda Anlam Ve İdeoloji kitabı reklamlarda neyin ne şekilde bize ustalıkla aktarıldığını anlatmaktadır. Bu ustalık, insanı ve iradesini metalaştıran reklamlar sisteminin bel kemiğidir iddiasıyla yola çıkan kitap; Lévi-Strauss, Saussure ve Freud üzerine kuruludur ve bu temelle reklam sistemlerini yapısalcı bir yöntemle yaklaşarak çözmeye çalışmaktadır. Kitabın yapısalcı bir analizle yola çıkmış olması, dil analizlerini ve reklamları parçalama yolunu sıklıkla kullanmasına neden olmuş, bu da kitabı edebi yönden daha ilgi çekici hale getirmiştir. Kitap, ideoloji ve reklam çözümlemesini aynı anda ele alarak ideolojinin özel yaşama ve kamu yaşamına müdahalesini apaçık ortaya sermektedir. Unutmamalıyız ki televizyon, gazete ve diğer tüm iletişim araçları ile ideoloji artık evlerimizde, yatak odalarımızdadır. <span id="more-1643"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Yazar çözümlemeleri yaparken ilk olarak “Farklılaştırma”yı ele alır ve iki parfüm markasının kadınsılığı ve erkeksiliği kullanmak suretiyle aslında aynı amaç için üretilen iki ürünü farklılaştırdığını anlatır. “Üreteç Olarak Ürün” kısmı ise bana kalırsa bu bölümdeki en vurucu noktalardan birisidir. Yazarın mutlu olmak için çikolata almakla çikolata aldığı için mutlu olmak arasındaki ayrımdan giderek yaptığı açıklamada, çikolatanın ya da başka bir ürünün bir duyguyu üretme yetisine vurgu yapan reklamlar ele alınır. İkinci bölümde “Para, Bir Mübadele Yapmak İçin Bir Özneye Gerek Duyar” alt başlığıyla bölümün esas hatları çizilir. Yazar bu bölümde kitabın ilk kısmını sonlandırırken reklamlarda neyin gizlendiğini anlatma çabasının yeterli olduğuna kanaat getirmiştir. Bu bölümde öncelikle yorumbilimden bahsedilmiş ve bununla basitçe yorumlanmanın anlatılmak istendiğine vurgu yapılmıştır. Yani reklamları çözümlerken arkalarındaki anlamın fark edilmesi için yorumlanmaları gerektiği, fakat bunu yaparken nesnenin aslından uzaklaşma tehlikesinin varlığının da akıldan çıkarılmaması gerektiği üzerinde durulmuştur. Daha sonra verilen ilk alt başlık “Orada Bulunmayış” tır. Bununla anlatılmak istenen; bir reklam kampanyasında, mekanda öznenin somut varlığını koymadan, aslında öznenin orda olmuş olduğunu veya olması gerektiğini anlatmaktır. Örnekleme gerekirse bir reklamda var olan şarap şişesi, Scott Joplin müziği orada bir parti verildiğini ifade eder ve doğrudan doğruya bizim böyle bir özne yaratma sürecimizi başlatır. Bu şekilde yaratılan özneye Lacan’ın imgesinden simgeye geçiş sürecinde, ideolojinin nasıl müdahale ettiğini tekrar hatırlarsak yazarın ne demek istediği anlaşılmaktadır. Orada bulunmayan kişinin erkek ya da kadın olması da toplumsal cinsiyetin karakterini ortaya koymaktadır. Örneğin bir kadının olduğu reklamda erkeğin olmaması fakat kadının düğmeleri açık bir şekilde bir tahrik öğesi olarak konulması ve bunun arkadaki satranç tahtasıyla entelektüel, zeki ve özgür kadın imgelemi ile desteklenmesi erkeğin hiçbir yerde değilken aslında her yerde olduğunu gösterir. Aynı tarz, erkeğin olup kadının olmadığı bir reklamda kullanıldığında ise erkek elindeki biraya bakmakta ve biz onu izlemekteyizdir. Bu da toplumsal cinsiyetin var olan kapitalist düzende reklamla dile gelişidir. Diğer alt başlık dildir. Yazarın post- yapısalcı eğilimini düşünürsek dilin ne kadar önemli olduğu aşikardır. Kullanılan sözcük oyunları, Foucault’nun çok hoş bir tanımıyla anlatılan kaligrafi bu bölümün sonudur. Artık sıra reklamlarda neyin gizlendiğinden sonra nasıl gizlendiğini açıklamaya gelmiştir. Kitabın son bölümünde yazar tüm kitabın kısa bir özetini vermektedir. Farklı reklam örnekleri son bölümde de vardır fakat bu bölüm, ideolojinin toplum içindeki ideolojiye muhalif olsun olmasın her şeyi nasıl kullandığını göstermektedir. Che Guevara’nın Londra’ da reklamlarda kullanılması, açıkça seksist olan fakat bunu bile ideolojik hegemonya ile yaldızlayan reklamlar kadını da ideolojik bir araç olarak pazarlar. Bölümün en can alıcı noktası reklamlarda anlatılanların yanlış olmadığıdır. Yanlış olan insanların para haline dönüştürülmesidir. İnsanların para haline dönüştürüldüğü noktada artık ideoloji ile reklam eş anlamlıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Teorik olarak ise kitaba yöneltebileceğim en büyük eleştiri doğrudan doğruya reklam-ideoloji eşitliğinin savulmasıdır. İdeolojiyi fark ettiğimiz an, onun ideoloji olmaktan çıkacağını savunan yazar tüm kitap boyu reklamların birer ideoloji olduğunu savunmuştur. Terry Eagleton’ın “İdeoloji” kitabından esinlenerek bu şekilde her şeye ideoloji demek ideolojiyi tanınmaz hale getirir ve ideoloji net bir şekilde analiz edilemez. Daha yararlı olabileceğini düşündüğüm yöntem, reklam ile ideolojinin aynılaştırılması değil, reklamın kendi dinamiğinin farkına varılarak ideolojinin ona eklemlenmiş bir yapı olarak incelenmesidir. Bu noktada da esas olarak farklı bir şey söylenmemektedir. Her reklam bir ideoloji üretir fakat her reklam bir ideoloji değildir.</p>
<p style="text-align: justify;">Başka bir eleştiri ise bu kitap özelinde genel olarak yapısalcılığa yapılabilecek bir eleştiridir. Hatta bu eleştiri post-modernizme kadar uzatılabilir. Büyük anlatıların bittiği bu devirde farklı yöntemler bulmalıyız iddiasıyla yola çıkan bir akımın, yaptığı bu mükemmel tespitin altını tamamen bireyselleşme ile doldurması bu kitaptaki başat sorunlardan bir tanesidir. Dolayısıyla esas problem kitapta bireyselleşen insanın toplumsallaşmayı da başarabilme ve modernizm eleştirisini daha yapıcı yapabilmesidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Lévi Strauss ve Saussure gibi düşünürlerden yapılan alıntılar ve reklamlarla kurulan ilişkiler gerçekten düşündürücüdür. Judith Williamson’ın toplumsal cinsiyet üzerine olan ilgisi ve bir kadın olarak aldığı pozisyon ise son derece heyecan verici ve etkileyicidir. Özellikle özgür, entelektüel kadının da aslında erkeğin kodlaması olduğu ve Freudian bir şekilde bunun tahrik edici bir obje olarak gözler önüne sürülmesi, adına modern toplum dediğimiz toplum yapımızda seksizmin varlığını teyit etmektedir. Fakat öznel bir şekilde hala insanın potansiyelleri ortaya konulduğu zaman en azından “iyi” olabileceğini düşünen birisi olarak Freudian bir açılımdan kaçışın olmadığının farkındayım. Fakat bu noktada yardımıma Stirner’in özcülük eleştirisi yetişiyor ve insanın özü neden iyi ya da kötü olsun ki diye bir orta yol bularak eleştirime devam ediyorum. Tarihselliğin göz ardı edilmesi ise son bölümde tarihe yapılan vurgu ile biraz karşılansa da buradaki tarih algısı aslında farklı bir zemindir. Reklamların bana göre ideolojik bir argüman olarak ortaya çıkışı, tarihsel koşullarla doğrudan alakalıdır ve eğer biz reklamlardaki ideolojiyi ortaya koymak istiyorsak kapitalizmin doğuşu ve modern devlet sürecini incelemeliyiz. Yani reklamın ortaya çıkışı ve ideolojik hale gelmesi doğrudan tarihselci bir bakış açısı ile de değerlendirilmelidir . Bu reklamların tarihi, hem klasik modernist manada bir araştırma olmalıdır, hem de Foucault’un “Cinselliğin Tarihi” ya da “Deliliğin Tarihi” gibi ilginç çözümlemeler yaptığı tarzda post-modern bir araştırma olmalıdır kanısındayım. “Post” burada sonra değil aşmış, aşkın manasında kullanılmaktadır. Kısaca kitabın bu kadar ilgi çekici açılımlar getirdiği bir noktada tarihi göz ardı ediyor olması yapısalcı yönelime uygundur ve yazar bunu muhtemelen bilinçli bir şekilde yapmıştır. Fakat benim öznel görüşüm bu seçim kitabın ikna edici oluşunu zorlaştırıcı bir etkendir. Fakat bir kitabın paradigmasını tümden değiştirmeyi önermek de bir yazara yapılamayacak kadar despotik bir tavırdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Sonuç olarak Judith Williamson’ın bu kitabı reklama ideolojik açıdan yaklaşan ve bu eylemiyle arıların kovanına çomak sokan bir cürettir. Açıktır ki Judith Williamson bu cüreti etkileyici birikimine ve kıvrak zekasına güvenerek göstermiştir. Problem yatak odalarımızdan ideolojiyi defetmekse Judith  Williamson bunun için çok iyi bir başlangıç yapmıştır. Fakat belki de esas düşünülmesi gereken yatak odalarımızdan defedilen ideolojinin yerine ne koyabileceğimizdir. İşte Judith Williamson getirdiği yeni alternatiflerle esas olarak bu konuda ilk tohumları takdir edilesi bir şekilde atmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.musvettedergi.com/editorden.html" target="_blank">Görkem ÖZİZMİRLİ<br />
</a></p>
<p>Benzer Yazılar:<ol>
<li><a href='http://www.erdalerdogdu.com/siyaset/30-mart-sabahi-umraniye%e2%80%99nin-siyasi-rengi-ne-olur/' rel='bookmark' title='30 Mart sabahı Ümraniye’nin siyasi rengi ne olur???'>30 Mart sabahı Ümraniye’nin siyasi rengi ne olur???</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erdalerdogdu.com/web/musvette-siyasi-e-dergi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kırık oklava gözleme evi ve Figen pastanesi</title>
		<link>http://www.erdalerdogdu.com/yemek-tariflerim/kirik-oklava-gozleme-evi-ve-figen-pastanesi/</link>
		<comments>http://www.erdalerdogdu.com/yemek-tariflerim/kirik-oklava-gozleme-evi-ve-figen-pastanesi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Dec 2008 15:50:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Erdoğdu</dc:creator>
				<category><![CDATA[yemek tariflerim :)]]></category>
		<category><![CDATA[ankara]]></category>
		<category><![CDATA[gözleme]]></category>
		<category><![CDATA[mülkiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erdalerdogdu.com/?p=1310</guid>
		<description><![CDATA[Şimdik gençler bahsettiğim üzere geçtiğimiz günlerde bir vesile Ankara&#8217;ya yolum düştü. Yanımda güzel bir ev sahibimiz,yoldaşımız, mihmandarımız  vardı. Ankara&#8217;nın altına üstüne getirdik Tabi aç bir şekilde geçirecek değildik ya? Yemek yeme ihtiyacı duyduk ve yolumuz Cebeci&#8217;deki Kırık oklava mantı ve gözleme evine düştü. Şimdi diyeceksiniz, koca Ankara&#8217;da başka yer mi bulamadın … <a href="http://www.erdalerdogdu.com/yemek-tariflerim/kirik-oklava-gozleme-evi-ve-figen-pastanesi/"> Devamını Oku! <span class="meta-nav">&#8594; </span></a>
Benzer Yazılar:<ol>
<li><a href='http://www.erdalerdogdu.com/yemek-tariflerim/pratik-manti/' rel='bookmark' title='pratik mantı'>pratik mantı</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="height:33px; padding-top:2px; padding-bottom:2px; clear:both;" class="London_time_2"><div style="float:left; width:80px; " class="London_time_2_facebook_like"> 
				<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.erdalerdogdu.com%2Fyemek-tariflerim%2Fkirik-oklava-gozleme-evi-ve-figen-pastanesi%2F&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=80&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=27" 
					scrolling="no" frameborder="0" style="border:none; overflow:hidden; width:80px; height:27px;" allowTransparency="true"></iframe>
			</div><div style="float:left; width:80px; padding-left:10px;" class="London_time_2_google1"> 
				<g:plusone size="medium" href="http://www.erdalerdogdu.com/yemek-tariflerim/kirik-oklava-gozleme-evi-ve-figen-pastanesi/" count="false"></g:plusone>
			</div></div><p>Şimdik gençler bahsettiğim üzere geçtiğimiz günlerde bir vesile Ankara&#8217;ya yolum düştü. Yanımda güzel bir ev sahibimiz,yoldaşımız, mihmandarımız  vardı. Ankara&#8217;nın altına üstüne getirdik <img onmouseup="hl2l(event);" src='http://www.erdalerdogdu.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Tabi aç bir şekilde geçirecek değildik ya? Yemek yeme ihtiyacı duyduk ve yolumuz Cebeci&#8217;deki Kırık oklava mantı ve gözleme evine düştü. Şimdi diyeceksiniz, koca Ankara&#8217;da başka yer mi bulamadın diye ama mihmandarımız orayı uygun gördü. Pişman değilim bir daha olsa yine aynı yere gider, tuğce soslu kıymalı-patlıcanlı gözlemeden bir güzel yerim. Aslında kırık oklava gözleme evi, baya meşhur bir yer, ankara üniversitesi cebeci kampüsünün, mülkiye tarafında neredeyse tam karşı sokağında bulunuyor. Gözlemelerin özelliği tuğce ve buse diye soslarla servis edilmesi. Bu sosların muhteviyatı nedir bilmem ama , aynı mantı üzerine dökülen, cırpılmıs yoğurt ve yağlı pulbiber sosuna benziyor. Ama inanın gerçek anlamda güzel bir tat oluşuyor. Daha geniş bilgi almak için bakınız öğrenci arkadaşlar neler demişler<a href="http://www.ausozluk.org/sozluk.php?process=word&amp;q=kirik%20oklava" target="_blank">.(bknz)</a></p>
<p>Şimdi tabi gözleme yedik,çay içtik, üzerine tatlı bişeyler yemeden olur mu hiç? <img onmouseup="hl2l(event);" src='http://www.erdalerdogdu.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Bu sefer de çok uzağa gitmeye gerek yok.Kırık oklavadan çıktıktan sonra üniversiteye dönerken tam karşıda <a href="http://www.figen.com.tr/" target="_blank">Figen pastanesi</a> var. Buradan istediğiniz şekilde tatlı birşeyler alabilrisiniz. Biz kendi adımıza çikolatalı küçük bir pasta tercih ettik ama pasta alırken garsonun ikram ettiği sahlebin tadı hala damadığımda, insan daha büyük bardakta verir canım, ne o öyle tek fırtlık likör bardağında sahlep mi verilir insana <img onmouseup="hl2l(event);" src='http://www.erdalerdogdu.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  neyse biz gittik gördük, yedik içtik, beğendik, eğer sizlerinde yolu Ankara&#8217;da Cebeci&#8217;ye düşerse ve karnınız acıktıysa, bence buraları bir ziyaret edebilirsiniz. Merak etmeyn fiyatları gayet uygun. <img onmouseup="hl2l(event);" src='http://www.erdalerdogdu.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Benzer Yazılar:<ol>
<li><a href='http://www.erdalerdogdu.com/yemek-tariflerim/pratik-manti/' rel='bookmark' title='pratik mantı'>pratik mantı</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erdalerdogdu.com/yemek-tariflerim/kirik-oklava-gozleme-evi-ve-figen-pastanesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>9</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ankara/kuğulu park</title>
		<link>http://www.erdalerdogdu.com/gezilesi-gorulesi-gidilesi/ankarakugulu-park/</link>
		<comments>http://www.erdalerdogdu.com/gezilesi-gorulesi-gidilesi/ankarakugulu-park/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Dec 2008 15:12:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Erdoğdu</dc:creator>
				<category><![CDATA[gezilesi görülesi gidilesi]]></category>
		<category><![CDATA[ankara]]></category>
		<category><![CDATA[gezgim tozdum]]></category>
		<category><![CDATA[kuğulu park]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erdalerdogdu.com/?p=1307</guid>
		<description><![CDATA[Büyükşehirlerde yaşayanlar, hayatın betonlaşmış kalıpları içinde gayet grimsi hayatlar yaşarlar. Grinin soğukluğu onların her anına yansır ve bu yüzendir her belediyenin park ve behçeler müdürlüğü vardır ve her yıl milyarları/trilyonları sırf bu griyi, yeşile,maviye ve coçukların cıvıltısına harcarlar. İstanbul Ümraniye&#8217;de Tantavi parkı, Kadıköy&#8217;de özgürlük parkı, İzmir Bornova&#8217;da büyük park ve … <a href="http://www.erdalerdogdu.com/gezilesi-gorulesi-gidilesi/ankarakugulu-park/"> Devamını Oku! <span class="meta-nav">&#8594; </span></a>
Benzer Yazı Yok.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="height:33px; padding-top:2px; padding-bottom:2px; clear:both;" class="London_time_2"><div style="float:left; width:80px; " class="London_time_2_facebook_like"> 
				<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.erdalerdogdu.com%2Fgezilesi-gorulesi-gidilesi%2Fankarakugulu-park%2F&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=80&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=27" 
					scrolling="no" frameborder="0" style="border:none; overflow:hidden; width:80px; height:27px;" allowTransparency="true"></iframe>
			</div><div style="float:left; width:80px; padding-left:10px;" class="London_time_2_google1"> 
				<g:plusone size="medium" href="http://www.erdalerdogdu.com/gezilesi-gorulesi-gidilesi/ankarakugulu-park/" count="false"></g:plusone>
			</div></div><p>Büyükşehirlerde yaşayanlar, hayatın betonlaşmış kalıpları içinde gayet grimsi hayatlar yaşarlar. Grinin soğukluğu onların her anına yansır ve bu yüzendir her belediyenin park ve behçeler müdürlüğü vardır ve her yıl milyarları/trilyonları sırf bu griyi, yeşile,maviye ve coçukların cıvıltısına harcarlar. İstanbul Ümraniye&#8217;de Tantavi parkı, Kadıköy&#8217;de özgürlük parkı, İzmir Bornova&#8217;da büyük park ve Ankara&#8217;da Kuğulu park. Ama bu saydıklarım içinde en meşhuru herhal Ankara Kuğulu parktır, haberlerden de hatırlarsınız, soğuktan havuzları donan kuğulara halkın yardım ettiği park. Ankara&#8217;nın neredeyse göbeğinde, bi tarafında meşhur Tunalı hilmi caddesi, bi tarafında alabildiğince devlet erkanı. Ortada küçücük bir yeşillik alan, havuzu ve havuzun içinde ki kuğuları, kazları ve ördekleri&#8230;</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.erdalerdogdu.com/wp-content/uploads/2008/12/kugulu-park.jpg"><img onmouseup="hl2l(event);" class="size-medium wp-image-1308 aligncenter" title="kugulu-park" src="http://www.erdalerdogdu.com/wp-content/uploads/2008/12/kugulu-park-300x219.jpg" alt="" width="300" height="219" /></a></p>
<p> </p>
<p>Birçok Ankaralı için belki pek bir anlam ifade etmeyebilir. Onlar için sıradanlaşmıştır belki de, aynı benim Ümraniye fahir ilkel (tantavi) parkına bakışım gibi. Geçtiğimiz cumartesi bir vesile kuğulu parka yolum düştü. Kuğulara çizi atma fırsatım oldu. Normalde simit, yeşillik filan veriyolardı ama napalım elimizde çizi vardı <img onmouseup="hl2l(event);" src='http://www.erdalerdogdu.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Kuşları yemledim, aileleriyle gelen minik cocuklarla çizimizi paylaştık. (çizi karşılığı öpücük aldım, beleşe alışmasınlar <img onmouseup="hl2l(event);" src='http://www.erdalerdogdu.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  ) İzmir&#8217;den Ankara&#8217;ya kadar gidilen yolun yorgunluğunu atıverdim,kuğulu parkın güzel musikisi içinde. Cocuklar yemlenen kuşları kovalamada, ihtiyarlar yürüyüşte, aşıklar kaçamakta,simitçi,çaycı ve fotoğrafcı ekmek derdinde. Aslında herkes kendi derdinde. Güzel bir gündü benim için, günüme güzellik katan, bana fotoğraf çektiren çifte, verdiğim çizi karşılığında beni öpen İrem bebeğe, sürekli önümüzden geçen çaycı ve fotoğrafcıya, bana kafa tutarcasına verdiklerimi yemiyen kara kuğuya, oraya gitmeme vesile olan güzelliğe,anlama ve herşeye teşekkür ederim. Hayat yaşanılanlarla, yaşadıklarının değerleriyle güzel. Ben güzel değerlere sahibim.</p>
<p>Uzun lafın kısası, gittik, gördük, beğendik eğer Ankara&#8217;ya yolunuz düşerse ya da zaten Ankarada&#8217;ysanız, hayattan ve kosusturmadan bıktığınız anlarda burada küçük bir kaçamak yapabilir, kafanızı dinleyebilirsiniz&#8230;</p>
<p>Benzer Yazı Yok.</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erdalerdogdu.com/gezilesi-gorulesi-gidilesi/ankarakugulu-park/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>12</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

