30 Mart sabahı Ümraniye’nin siyasi rengi ne olur???

Başlıktaki soru ne kadar açık değil mi?

Evet 30 mart sabahı İstanbul’un Ümraniye ilçesi hangi partinin adayının olacak?

Şimdi diyeceksiniz ki ‘sen niye direkt Ümraniye hakkında böyle bir yazı yazıyorsun’ diye. Cevabım açık; ben Ümraniye’de yaşıyorum ve 30 mart itibari ile önümüzdeki 5 yıl için Ümraniye’yi yönetecek aday, yönetim ve parti hakkında kayıtsız kalmak istemeyip, fikirlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu başlığım altında sizlere 3 başkan adayından bahsedeceğim. Bunlar Ak Parti’nin adayı ve şu anki aktif başkan Sn. Hasan CAN, 94-04 yılları arasında önce Refah Partisinden, sonra Fazilet ve Saadet Partilerinden 10 yıl süreyle Ümraniye Belediye Başkanlığı görevinde bulunmuş ve tekrardan Saadet Partisi Ümraniye Belediye başkan adayı olan Sn. Mehmet BİNGÖL ve son olarak hakkında pek bilgi sahibi olmadığım Cumhuriyet Halk Partisi Ümraniye Belediye Başkan Adayı Sn. Adil AKTAN.

       Ve sözlerime şu an ki aktif belediye başkanı ve seçimin en büyük galibiyet adayı olan Ak Partili Sayın Hasan CAN ile başlamak istiyorum. Hasan CAN 2004 yerel seçimlerinde Ak Parti’den Ümraniye Belediye  Başkanı adayı olmuş ve bu seçimi kazanıp belediye başkanı olma şansını elde etmiş  ve şu gün itibariyle 5 yıldır Ümraniye Belediye Başkanlığını yürütmekte olan biri.

29 Mart 09 yerel seçimlerinde de bence bu görevine devam etmeyi sürdürecek. Çünkü halihazırda Ümraniye’de Ak partinin oyları yüzde 50 civarında seyretmekte. Ak parti yada Hasan Can’a tepki gösterenler, Hasan Can’ın ve ekibinin yaptıkları hizmetlerden çok onların bireysel  özelliklerine karşı tepkiler vermekteler, nasıl mı? Hasan Can soğukmuş, ani ve sert tepkiler veriyormuş, halkla iç içe değilmiş? Ama Ümraniye’ye  20’nin üzerinde kültür merkezi yaptırmış, şu kadar metreküp asfalt döktürmüş, sağlık taramaları yaptırmış, Ümraniye’nin en büyük eksiği olan Nikah Sarayını kazandırmış, tüm kamu kurum kuruluşlarıyla ortak çalışmalarda bulunmuş( emniyet, milli eğitim, devlet hastanesi)  vb. Tabi ki bunları ve bir çok hizmeti Hasan Can kendi başına yapmadı, ekibiyle birlikte, belediye çalışanlarıyla birlikte, bizlerin verdiği paralarla yaptı ama genel olarak bu döngü başkanı öne çıkarır.

Benim bireysel fikrim, Hasan Can’ın son yerel ve genel seçimlere oranla oy kaybederek ama yeniden başkan seçileceğinden yana, yani Ümraniye’yi önümüzdeki 5 yıl içinde Ak partili  Hasan Can ve kuracağı ekibi yönetecek. Ama  bu konuda sizler neler dersiniz, inanın çok merak ediyorum?

Şimdi gelelim 2. adayımız, Sn. Mehmet BİNGÖL’e. 90’lı yılların ortasından itibaren Ümraniye Belediyesi’ni yönetmeye başlayan Bingöl, çöp faciasının ardından Ümraniye’nin değişim ve gelişimine büyük katkı sağlamış bir isim. 10 yıllık  başkanlığı süresinde belki şimdiki kadar çok imkan yoktu ama ben yinede Ümraniye’de güzel işler yaptığı kanısındayım. Birçok nokta ilk onunla asfalt gördü, ilk onunla parkına bahçesine kavuştu. Ümraniye içerisinde de çok sevilen biri, çarşıda pazarda eşiyle dostuyla yürürken, sokakta vatandaşla muhabbet ederken çok rahat bir şekilde görebilirsiniz kendisini. Ama bu seçim için ona pek vermiyorum. Çünkü Ak parti Ümraniye’de gerçekten çok güçlü durumda. Ve son seçimler Saadet Partisinin aldığı oy oranı belli, Mehmet Bingöl kendi ismiyle bu oy oranını artırsa artırsa ne kadar arttırabilir? Taş çatlasın yüzde 10 hatta 15 olsun. Bu bile yarısını yakalayamaz Can’ın yada azcık geçer ama kazanmaya yetemez kesinlikle. Artı olarak ben Saadet Partisinden artık başka bir aday beklerdim. Niye diye sorarsanız? Sn. Bingöl zaten 10 yıl belediye başkanlığı yaptı. Sonra kaybetti, gitti Saadet Partisi İstanbul il teşkilatında görev aldı, sonra genel seçimlerde millet vekili adayı oldu, şimdi tekrardan belediye başkan adayı? Acaba Saadet Partisi içinde bu görevler için yeterli adam yok mu da, her yerde aynı isim tekrar tekrar aday oluyor?

….

Son adayımız ise Cumhuriyet Halk Partisi adayı Sn. Adil AKTAN. Açıkçası kendisi hakkında internetten bilgi edinmeye çalıştığımla yetinmek zorunda kaldım. Ve çok bir bilgiye de ulaşamadım. Yukarıda ki 2 isime karşıda inanın hiç ama hiç şans vermiyorum kendisine. Niye mi? Mehmet Bingöl 2004 yılında Ümraniye’yi bir sol parti belediye başkanından emanet aldı ve bu 3 dönem 15 yıl içerisinde de sağ partiler hizmet ettiler Ümraniye’ye. Ben sol bir partinin 89-94yılları arasında ki kötü intibasının ardından hele de en büyük oy kaynaklarının Ümraniye’den sınırlarından ayrıldığı bir seçimde kazanma şansının olduğunu sanmıyorum ama onlar her hal Hasan Can ve Mehmet Bingöl’ün kapışmasından bir sürpriz yakalamayı hesaplıyor olmalılar. Ama böyle küçük bir ihtimale umut bağladılarsa da ben bir şey diyemem. Buraya Adil AKTAN hakkında pek bir şey yazamıyorum, bu da tamamen benim kendisi hakkında ki bilgisizliğim, belki gerçekten iddialı bir adaydır, Ümraniye’de sevilen sayılan bir isimdir ve yoklamalarda oy oranları iyidir. Eğer onu tanıyan bilen ve savunan arkadaşlar burada onunla ilgili bilgilerini paylaşırlarsa sevinirim.

Evet arkadaşlar ben burada kendimce bir seçim analizi yapmaya çalıştım. Bundan sonra taktir sizindir. Acaba sizler neler dersiniz? Bana katılır mısınız yoksa beni bilginizle aydınlatır mısınız bilemiyorum. Ama bu başlığın altına yorumlarınızı dört gözle bekliyorum?

(not: yapacağınız yorumlar, hakaretvari kelimeler içerdikleri takdirde maalesef onaylanmayacaktır, lütfen karşılıklı saygı çerçevesinde kendi siyasi düşüncelerimizi savunalım yada objektif yorumlar atmaya çalışalım. Şimdiden anlayışınız için teşekkür ederim.)

Bu yazıyı sosyal medya paylaşabilirsiniz

Yazar: Erdal Erdoğdu

Ülkemizin önde gelen iletişim danışmanlığı firmalarının PR ve dijital ekiplerinde görev aldım, birçok üniversite ve özel eğitim kurumunda iletişim bilimleri üzerine eğitimler verdim. Ajans ve eğitmenlik hayatımın yanında marka, kurum ve kişilere özel danışmanlık ve eğitim hizmetleri verdim.

“30 Mart sabahı Ümraniye’nin siyasi rengi ne olur???” için 13 yorum

  1. Bravo be kardeşlik. Bunca analizi, yazıyı ne aralık yaptın, yazdın sen. Valla ümraniyeyi bilmem ama kartal’ın başkanı aday olmamış yanarım yanarım ona yanarım :/

  2. kaldera abla; Ak parti genel şeçimlerde milletvekillerinin büyük bir çoğunluğunu
    değiştirmişti, ben açıkcası böyle bir değişikliği belediye başkanlığı şeçiminde de
    bekliyordum, ve açıkcası yanılmadım, malumun bu seçimlerde yeni ilçeler oluştu,
    kimileri gitti filan ama eğer yanlış bilmiyosam anadolu yakasında Ümraniye belediye başkanı
    Hasan Can ve Şile belediye başkanı Can Tabakoğlu hariç neredeyse hepsi değişti gibi.
    Kartal’a gelirsek Arif Dağlar belediye başkanı olmadan önce İstanbul b.sehir belediyesi
    Hamidiye Kaynak Suları genel müdürüydü. Ve oradan buraya geldi, ama kendimi çekilmek
    istedi yoksa yukardan çekil dediler orasını bilemem. Çünkü büyüksehirde
    geçmiş dönem de genel müdür olup şu an bakan olan insanlar var mesela ulaştırma Binali Yıldırım
    Büyükşehirde Tayyip Erdoğan başkanken ulaşım a.ş genel müdürü, tabi kaynaklar bakanı
    Hilmi Güler, iğdaş genel müdürüydü. Belki Arif Dağlar’da belediye başkanlığını bırakıp
    önümüzdeki genel secimlerde milletvekili olmayı planlamıştır 🙂 (ne yazdım ama)

    @milkshake abla ; bende aynı fikirdeyim ama yine de belli olmaz bekleyip 30 mart sabahında görmek lazım.

  3. ümraniyeli olmadığım ve ümraniyeyi fazla tanıyamadığım için fazla bir şey diyemeyeceğim bizim büyükçekmece yada avcılar yada fatih olsaydı güzel fikirler verebilirdik. Ümraniyeyi en iyi kim yönetecekse, en iyi kim kalkındıracaksa, en bilinçli kimse, en muktedir en sadık ve en çok hizmet aşkı kimdeyse inşallah o olur…

  4. Hayırlısı neyse o olsun arkadaşlar…Ama bizler için hayırlısı…Ya ben pek bilmiyorum
    avrupa yakasını ama merak ettiğim birşey var büyükçekmece ve küçükçekmecede mhp
    ağırlıkta diye duyuyorum varmı aslı bilgin varsa paylaşırmısın Oğuz kardeş…

  5. @oğuzum; fatih’e eminönü de bağlandı bu sene, orası zaten ak partinin di eminönünden de
    ak parti yönünde oylar gelecek ve yeniden fatih i alacaktır ak parti ama büyükçekmece ve avcıları bilmem
    keske şu an ki başkanlar kimden ve kimler yeniden aday biraz bahsetseydin.

    @emmoğlu (necati); büyükçekmeceyi bilmiyorum ama küçükcekmece de aziz yeniay
    ak partili olarak belediye başkanlığı yapıyor ve bence şu an istanbul’un en güçlü belediye
    başkanı, bilhassa halkalı tarafına büyükşehire ve tokiye yaptırdığı projeler
    çok büyük ve iddealı, ve yeniden aday kendisi ben büyük bir süpriz olmadığı taktirde
    kendisinin başkan olacağı kanaatindeyim…

  6. Haberdar olmadığın konu yok bakıyorum 🙂
    Kartalite projesinin, kartalın isminin nüfusuna oranla bunca duyulmasının ve daha bir çok yenilikte payının büyük olduğunu düşünüyorum. Ancak duyduğum kadarı ile AKP’nin bu seçimlerde işi daha sıkı tumasının yanında Arif dağlar hakkında şikayetlerinde artmış olması aday gösterilmemesinde sebepmiş. Ben üzüldüm açıkcası.
    Hakkımızda hayırlısı…

  7. necati absi bn sana söylim mhp ağırlıklı değil ama afiş fln asmak için insanlara paralarını wwerdırıp balkon we pencerelerıne astırmışlar olay bundan ıbarettır.mhpnın npek şansı olduğunu düşünmüyorum….
    gelelım hasan can’a en büyük adayı şuan sadece saadet partisinin adayı Mehmet bingöldür.
    yaklaşık 1-1.5ay önce ümraniyede yapılan bı ankete göre akpnın oyu %65 ciwarındaydı.
    şuan ise tahmınen %50 ciwarlarındadır.ama erdal abımınde dediği gibi hasan can kişiliğiyle değil konumuyla yararlarıyla göz önünde bulundurulursa o we ekibi görewlerine kaldıkları yerden dewam edeceklerine eminim…
    sizlerinde dediği gibi bizim için en hayırlısı neyse o olsun tabi de gönül akpden yana sanki:D..

  8. 2009 Yerel seçimleri için 29 Mart günü gideceğim sandık başında hangi partiye “Evet” diyeceğimin kararın verdim. Önce 2004 yerel seçimlerinde hangi partiye ve adaya “Evet” dediğimi yazarak başlayalım bu seçim yazısına…

    2004 Yerel seçimlerinde İstanbul Büyük Şehir Belediye başkanlığı için AKP’den aday Sayın Kadir Topbaş’a, oturduğum Ümraniye semtinde de yine AKP’den aday Sayın Hasan Can’a “Evet” demiştim.

    Aradan geçen beş yılın sonunda oy verdiğim bu iki başkanın çalışmalarından hizmetlerinden hiç memnun kalmayan bir seçmen olarak AKP’den yine aynı isimlerin aday olması, oyumu memnuniyetsizliğimin bir belirtisi olarak başka parti adaylarına vereceğim anlamına geliyor. Şimdi bir seçmen olarak neden bu iki adaya oy vermeyeceğimin kısa özetini sunayım.

    Büyük Şehir Belediye başkanının gözümden düştüğü ilk olay 2005 yılına dayanıyor. O yıllarda İstanbul’a yeni alınan yüksek konfora sahip klimalı belediye otobüsleri İstanbul caddelerinde boy gösterdiğinde kör olmayan herkesin fark etmesi gereken bir uygulama oldu. Bu konforlu otobüsler; genel olarak daha planlı, refah seviyesi daha yüksek insanların yaşadığı semtlerde tekerlek döndürdüler. Ümraniye’de oturan bir vatandaş olarak, Anadolu yakasında sadece Bostancı-Kadıköy arasında bu otobüslerin seyrettiğinden rahatsızlık duymuş ve bu rahatsızlığımı ilgili beyaz masaya şikâyet maili olarak yazmıştım. Ve “İnsan ayrımı yapıyorsunuz, varoş olarak gördüğünüz bölgeleri hatta daha fazla oy aldığınız bölgeleri sümen altı edip, şirin gözükmek uğruna bu yenilikleri belirli semtlerde oturan vatandaşların hizmetine sunuyorsunuz” özetli tepkili bir mesajdı bu. Cevap olarak gelen mail ise: “Sayın Uzunoğlu; bu otobüslerin güzergah seçimlerinde yolcu yoğunluğu ile beraber yolun kalitesi de belirlenerek bir seçim yapılıyor” özetli idi. Yani yolun kalitesini arttırmaktan sorumlu bir kurum, yolların bozuk olduğunu hem itiraf etme ap…llığına düşüyor ve bunu, uygulamanın doğruluğunun kanıtı olarak sunuyordu. Ben bu maili aldığım o gün, Kadir Topbaş ve ekibine verdiğim oy için pişmanlık duymuş, 5 yıl sonra bugünün kararını Kadir Topbaş aleyhine yine o gün karar vermiştim. Tabiî ki tek sebebim bu değil. Başka sebeplerim ise şunlar:

    *İstanbul Belediyesinde bugün açılışları yapılarak gövde gösterilerine dönüşen birçok proje, bir önceki yani Müfit Gürtuna’nın başkanlığı döneminde başlayan projeler olmasına rağmen emeği geçen bu insanları en azından anma adına gerekli hassasiyeti göstermeden megaloman bir yaklaşımın 5 yıldır sergilenmesi…

    *İmar izinleri ile yüksek yoğunluklu inşaat izinlerinin rekor seviyelere ulaşarak İstanbul nüfusunun artmasına vesile olacak rantların rekor seviyelere çıkması. Ki bu nüfus artışı ile hiçbir kronikleşmiş İstanbul sorunları çözülemez. Havaya yol yapılamayacağına göre “trafik sorununu çözeceğiz” şeklindeki açıklamalar slogandan öteye gitmiyor kanımca…

    *Sahibi, ortaklığı ya da hissesi olduğu şirketlerin belediye başkanlığı döneminde ihya edilmesi. Mesela Saray Muhallebicisinin pıtrak gibi tüm İstanbul’a yayılması. “Hiç görmediğimiz bu markanın Alışveriş merkezlerinde boy gösterir olmasının sebebi acep nedir?” Sorusunun altında pis kokular hissetmem…

    *Anadolu yakasında oturan bir vatandaş olarak hala TV ekranlarına çıkıp trafik ve raylı sistem ile ilgili çözüm ve projeleri 2009 seçimleri sonrasına atan samimiyetsiz açıklamaları… 10 yıldır aynı teraneleri dinliyorum. Bir önceki dönemde de Gürtuna’dan dinlemiştik…

    *Yine Anadolu yakası için planlanan raylı sistemin bütçesini İETT arazisinin satışına bağlayarak “Danıştay elimizi kolumuzu bağladı yoksa temel atılmıştı” ucuz savunması ile çıkmaz ayın bir tarihine ertelemesi. Yapacağı hizmetin finansmanını belirli arazileri satarak sağlama yanlışını utanmadan ifade etmesi…

    *Anadolu yakasında en fazla imar yolsuzluğunun yapıldığını düşündüğüm Çakmak Tepeüstü bölgesinde oluşan trafik keşmekeşine Ümraniye Belediyesi ile ortak duyarsızlıkları…

    *Özetle Avrupa yakasında yapılan hizmetlerin onda birini Anadolu yakasına reva görmeyerek bana göre İstanbul Büyükşehir Avrupa Yakası Belediye Başkanı sıfatını taşıması…

    Gelelim Ümraniye Belediye Başkanlığına ve daha önce Evet dediğim Hasan Can’a neden “Hayır” diyeceğimin sebeplerine:

    * “Ümraniye’nin değerini kat kat arttırdık” böbürlenmesinin arkasında, şöyle bir etrafıma baktığımda 3–5 katlı binaların yanında 10–12 katlı binaların kat sayısının artması ile oluşan rantın ayyuka çıkması. Zaten hiçbir bina yerleşim düzeni olmayan semtin bu çifte standart ile çehresinin iyice berbat olması…

    *Büyükşehir belediyesine bağlı olan Kültür merkezi gibi yerlerin fotoğraflarını çekerek 5 yıllık hizmeti gibi semt sakinlerine yutturma çabaları…

    * “102 adet park yaptık” diyerek yol kenarlarında, göbeklerde 2–3 m2 lik küçük su birikintilerini bile parktan sayması…

    *300 ton asfalt döktük diyerek bu asfaltın nerelere döküldüğünü gerçekten çok merak etmem… Çalıştığım firmadaki sanayi bölgesinde 5 yıldır değişmeyen çukur su birikmeleri çamur ve balçık sorunları…

    *Her Cuma değişik camilerde müezzinlik yaparak halkın içine karışmak ile takiyye yapma ayırımını ayırt edebilecek zihniyete sahip olmam… Başkanları halkın içine karışıyor diye insanlara arabalarını park ettirmeyen, o gün için camilerin halılarının süpürüldüğü ve ayakkabılıkların temizlenmesi gibi samimiyetsiz zihniyetten nefret ediyor olmam…

    *Belediye binasına “Bu binada 1500 yürekli insan sizin için çalışıyor” afişine her baktığımda eş dost akrabanın doluştuğu, 200 kişi ile yapılacak işlerin 1500 kişi ile yapılamaması…

    *Her şeye, amiyane tabir ile ota …a afiş bastırıp bu saçmalığın arkasında ne var diye merak ettiğimde kardeşine ait bir tabela firmasının olduğu söylentileri…

    *Alemdağ caddesinde uygulanması gereken park yasağını bile sağlayamayarak yürümeyen ana cadde trafiğinin umurunda bile olmaması…

    *Yol kenarlarındaki babaları kırıp arabalarını park eden esnaflara, kaldırıma mal yığıp vatandaşın yürümesine mani olan dükkân sahiplerine, yaptırım uygulayamayan zabıtanın nizam intizam birimleri…

    *Bangır bangır müzik çalarak hoparlörü kapı önlerine koyup satış yapmaya çalışan esnafa yine “Dur” diyenin olmaması.

    *Seçim yaklaştığında Türkiye’nin en büyük rant kapısı haline gelen kaldırım taşı değiştirme eylemine hız vermeleri. Ve bu kaldırım taşlarının genelde birkaç yağmurdan sonra aralıklarından çamur ve su fışkıran bubi tuzaklarına dönüşmesine seyirci kalan Fen işleri müdürlüğü…

    *İş yaptırdığı insanlara şu anda paralarını ödemeyen ama İGDAŞ binasının oraya en az 100 milyara mal olduğunu düşündüğüm sine vizyon ile hizmet sergileme çalışmalarına nereden bütçe bulunduğunu anlayamamam…

    *Mehmet Bingöl zamanında kasada para ile teslim aldığı belediyeyi bugün borç batağında bırakma ihtimali olması…

    İşte sebeplerim bunlar…

    Oyumu kime vereceğimi de yazayım:

    Ümraniye Belediye Başkanlığı için Saadet Partisi adayı Sayın Mehmet Bingöl’e “Evet”
    İ.Büyük Şehir Belediye Başkanlığı için DSP adayı Sayın Ahmet Vefik Alp’e “Evet”

  9. Arkadaşlar ailesi 50 küsür yıldan beri Ümraniye’ye yerleşmiş yani orijinal bir “Ümraniyeli” sıfatıyla bir mütaala yapmak isterim.
    • Evvela şunu beyan etmek isterim ki; Ümraniyemiz Belediye vasfı kazandığı 1989 dan günümüze çok gelişti.
    • Bu ilçede okunacak kaliteli orta öğretim kurumu olmadığından ben ve birçokları başta Üsküdar, diğer ilçelerdeki okullarda tahsil hayatımızı tamamladık.
    • Biz “Ormaniyelileri” ayakkabılarımızdaki çamurlara bakıp “Ümraniyeli olduğunuz ayakkabılarınızdan belli” diyerek alaya alırlardı. Bizler ümraniyede ikamet ediyoruz demeğe utanırdık.
    • Çok şükür ki biz Çarşıda evimiz olduğu için yollarımız asfalttı. Diğer mahaller diz boyu çamur olurdu. Yollar genelde ham yani toprak yada stabilize idi. Yollarda altyapı yoktu. Kaldırımı olan sokak yok denecek kadar azdı.
    • İlk çocuk park 1979 da açılan çavuşbaşı caddesindeki Mevlana parkı idi. Kaydıraktan kaymak, salıncakta sallanmak için onlarca çocuk sıraya girerdik.
    • Sondurak adı nerden gelir bilir misiniz? Üsküdardan kalkan minibüsler “iç yüksekliği 160cm yi geçmez- iki büklüm binerdik” sonduraktan öteye gitmezdi. Gitse de en fazla çakmaktan dönerdi. Bu sebepten adı sonduraktı.
    • Alemdağ caddesi gidiş – gelişti. Sütcü caddesinde “Pazar” kurulurdu. Belediye binası şuan ki igdaşın olduğu yerde iki katlı bir binaydı.
    • Ümraniye deyince akla evvel “1 mayıs mahallesi” sonra “patlayan çöplük” gelirdi.

    Bütün bunları sıralamamın sebebi ilçemizdeki ilerlemeyi göstermektir. Bunda katkıda bulunan emeği olan herkese şükranlarımı sunarım.

    Gelişen sadece Ümraniye değildi. Tüm Türkiye bilhassa İstanbul gelişti. İşte olay burada kopuyor. Bu süreçte Ümraniye İstanbul’dan ileri mi yoksa geri mi kaldı.

    Bence son 20 yıldır ehliyetsiz-kabiliyetsiz-art niyetli yönetimler sayesinde maalesef geri kaldı.

    NEDEN mi?
    1. Evvela imar – nazım planlarına uygun yapılaşma yapılmadı. Kaçak yapılaşmaya ufacık menfaatler yüzünden taviz verildi. “Dikkatinizi çekerim 20 sene önce Ümraniye bomboştu” eski Kozyatağından farkı yoktu. “FARKI şuydu evvela SHP sonra 2 dönem REFAH-FAZİLET yönetimiydi.
    2. 20 sene önceki ümraniyenin bomboş olduğuna inanmayanlar İBB nin “ŞEHİR REHBERİ” ndeki http://sehirrehberi.ibb.gov.tr adresteki 1982 tarihine tıklayıp görsünler. Yani kaçak yapılaşma olmasaydı güzelim Ümraniye belki bir “levent” olurdu.
    3. İlk gelen sosyal demokratlar sosyal adalet gereği iyice yediler-içtiler sağ olsunlar. İlk dönemin personeli kendi zihniyetindeki insanlardan mürekkepti. Ümraniye nin bahtsızlığı belki de ilk kurulurken oluşturulan “sosyal yiyiciler” idi. Bu güruh 15 sene boyunca saltanatını devam ettirdi ve kısmen devam ettirmekte.
    4. Sonra gelen 1994 – 2004 arası “Müslüman kisveli insanlar ise maalesef parayı görünce Cenabı Hakkı unuttular” kendi yandaşlarına şirket kurdurup parayı yemekten kudurdular. Affedersiniz ama donsuzları, seyyar satıcıları, su tesisatçılarını şirket patronları yaptılar. Bunları isim isim her Ümraniyeli az çok bilir.
    5. Dereken 2003-2004 rüzgarıyla orange devrimciler geldi. Tüm Türkiye ümitliydi ki ümitler tükendi. Değişen bişey yoktu. Gelenlerin derdi vatandaş-ümraniye değildi. “Sanki emlak-inşaat şirketi patronu gibiydiler. Yönetilen bir devlet kurumu değil kendi şirketleriydi. İmar patlaması yapan ilçede Makamlarını kurdukları “PROJE ve YAPI DENETİM” şirketlerine iş bağlantısı ve iş takibi yapmak bedbahtlığını sergilediler. Önceki Sakallı Müslümanlar parayı görünce Cenabı Hakkı unutmuştu bunlar ise feleğini şaşırdılar. Evet Müslümanlar artık kapitalizmin doruğundaydı. Hem de bir yahudiyi dahi imrendirecek kadar. “veyl onlara varacakları yer ateştir onların” yada “Allahın dinini az bir menfaat karşılığında satanlar” ayetlerine mahzar oldular. Ancak sorun yoktu. Her sene umre ya da hacca gidip günah çıkartıyorlardı. Yahudiliğin yanına bir de hristiyan Katolik oldular.
    6. Evet, son dönemde ise yapılan müsbet tek çalışma nikah sarayıdır. Yapılan minicik “kültür merkezcikleri” neye yarar hele de “bilgievleri (internet kafeleri)” hiç bilmiyorum. Yollara asfalt dökülür kaldırım yapılır 1 sene sonra iski ayedaş igdaş berbat eder. Yapılan neye yarar ki. Yazık günah değil mi. Park yapılmış nereye yapılmış alanı ne kadar? 10 tane bit kadar park yapacağına bi mahalleye kocaman park yapın takdir edelim. İBB’ye yüzme havuzu hariç güzel bi yatırım yaptıramadılar. Alemdağ caddesine bir çözüm bulunamadı. 100 trilyon bütçeli koca kurum 3-4 trilyonluk 1-2 tane otopark yapamaz mı yahu? El insaf. Tapusuz gecekondu mahallerine dünyalar yatırım yapılırken ümraniyenin merkezine acaba ne yapıldı? Bilen söylesin.

    EL HASIL 20 seneden sonra bir 5 sene daha boşa geçecek. Ümidimiz 2014 seçimlerinde artık. Allah başımıza iman-ilim-irfan-vicdan-tevazu-teknik kapasiteli- basiretli bir başkan nasip etsin.

  10. ahanda benim sustuğum an bu andır, bunlar ne yorumdur böyle, benim yerime gercekten
    belediye başkanı gelip cevap vermeli bunlara, ama böyle bilinçli insanların olması da
    beni çok sevindiriyor, herşeye rağmen uyanık ve daha iyisini isteyen insanların olması ne güzel…

  11. ben akp nin ümraniye yi kaybedeceği kanaatındeyım cunku hasan can her gıttıgı yerde tepkı ıle karşılaşıyor kadır gurbetçi ise yolsuzluktan ötürü ön plana çıkamıyor saadet partisi genç bir aday çıkardı yusuf yüksel ticaretten tanırım oyumuzu sülalece ona verecegız hasan can çaldıklarını yesin bize temiz halk adamı lazım

  12. erdal bey akp hemen hemen tüm illere bakanları aldı belediye başkan adayı yaptı. Kadro sıkıntısı mı var acaba?

    (Ben at gözlükleriyle yaşayan, hayata dangalakça bakan, insanlara hakaret edebilen biriyimdir.) Halkın sevdiği adayı koyacaksın her ne kadar çok vefalı olmasalarda..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir