Türkiye’de iletişim sektörlerinin başlangıcı ve asıl amacı!

Geçtiğimiz günlerde 1981’de çekilmiş Feryada Gücüm Yok filminden bir bölüme denk geldim. Hadi gelin birlikte bir kez daha izleyelim.

Önce insanlarda tatil yapma özlemini yaratacağız.

Bunun için basın, radyo, televizyon, gibi araçlarla kampanyaya giriştik.

10 yıl sonra yepyeni bir kuşak yetişecek; kılığı kıyafeti, yediği içtiği, saç sekli, dinlediği müzik hep bizim tarafımızdan empoze edilecek, yepyeni bir dünya kuracağız. İnsanların hangi kitaplarını okuyacağını, hangi filmlerini seyredeceğini biz tayin edeceğiz  zaten bu filmleri çeken de kitapları yazan da bizim ekibimiz olacak.  Geniş bir kadromuz var…

***

***

Her olayı, biz yönlendiriyoruz, yepyeni bir nesil yaratılacak, yediği içtiği, sacı sakalı ve dinlediği…

Bunun için reklamlar, filmler, müzik, edebiyat ve basın araçlarımız olacak ve BU İNSANLAR YARATILACAK…

***

***

Bizim ürettiğimiz malların reklamında da sen oynayacaksın, en iyi sanat filmini çekmiş yönetmen çekecek reklam filmlerini, ödüllü yazarlar yazacak reklam metinlerini…

Herkes demokrat unsurlar olduğumuza inanmalı.

Çok güçlüyüz Orhan Bey!

30 yıl öncesinde çekilmiş bir film ve içinde geçen replikler bunlar. Bu replikler içinde iletişimin alt başlıkları olan; reklam, pazarlama, halkla ilişkiler, basın, basınla ilişkiler vb var. Bunların hepsinin ardında şu anda da olduğu gibi sermaye güçleri ve onlara hizmet eden kanaat önderlerimiz var.

Geçtiğimiz günlerde efbes.com’a yazdığım “Sosyal Medya mı o da neyin nesi?” başlıklı yazımda;

Biz yıllarca sıkılmamış mıydık; geleneksel kanallardan, gazetelerin, televizyonların, radyoların, editörlerin, medya gruplarının, baş yazarların yıllarca tepemizde durmasından, agenda setting’le, gate keeping ile gündemi ve bilgi daarcığımızı ellerinde tutup toplumu kukla gibi yönlendirmelerinden? Sadece onların istediği şeyleri öğrenmemizden, sadece onların konuşmamızı istediği şeyleri konuşmaktan?

Sosyal medyada buradan, bu sıkılmadan, bu oyundan kurtulma çabalarından doğmadı mı?

Şeklinde cümleler kurmuşum. 30 yıl önce çekilmiş bir filmde geçen bir bölümü bugün izlediğimizde acaba “adamlar gerçekten emellerine ulaşmışlar” düşüncesini bir tek ben mi düşündüm?

Sevgili Hocam Necla Zarakol; “iletişimciler bilgi toplumunun mühendisleridir” derdi derslerinde.

80’ler, 90’lar, 2000’ler ve 2010’lar…

Hep o tek tip nesiller nasıl yaratılmış, günümüzdeki tek tiplik, özentilik, bizim olmayan değerlerin bizselleştirilmesi yaşamımıza entegre edilmesi…

Neyse eğer lafımı daha uzatırsam konu farklı yerlere gidecek. Umuyorum ki demek istediklerimi ben demesem de siz anlayacaksınızdır!

Bu yazıyı sosyal medya paylaşabilirsiniz

Yazar: Erdal Erdoğdu

Ülkemizin önde gelen iletişim danışmanlığı firmalarının PR ve dijital ekiplerinde görev aldım, birçok üniversite ve özel eğitim kurumunda iletişim bilimleri üzerine eğitimler verdim. Ajans ve eğitmenlik hayatımın yanında marka, kurum ve kişilere özel danışmanlık ve eğitim hizmetleri verdim.

“Türkiye’de iletişim sektörlerinin başlangıcı ve asıl amacı!” için bir yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir