Medya İlişkileri Nedir, Ne Değildir?

Medya iliskileriAslında sorularımızın ilkinin yani “medya ilişkileri nedir?” kısmının cevabı basit!

“Çeşitli medya kanalları aracılığıyla hedef kitlelere ulaştırılması gereken ürün, hizmet ya da fikirlere ait haber değeri olan mesajlara sahip olan marka, kurum/kuruluş ya da kişilerin medya kanalları çalışanları (gazeteciler, muhabirler vb.) ya da bireysel medya kanallarıyla (blog yazarları, sosyal medya ünlüleri vb.) bir araya gelme çabalarına  (basın bülteni servisi, basın toplantısı, ikili buluşmalar, blogger buluşmaları vb. ile) medya ilişkileri diyebiliriz. “

Nasıl yapılır; haber değeri olan bir mesajınız ve bu mesajı almasını istediğiniz “hedef kitleler” varsa bu hedef kitlelere sizi ulaştıracak medya mensupları seçilir ve mesajınız onlarla yukarıdaki tanımda çaba olarak yazdığım yöntemlerden bir ya da ikisiyle paylaşılır ve onlar da uygun gördükleri takdirde çalıştıkları ya da sahip oldukları medya kanalları üzerinden sizin mesajlarınızı paylaşırlar. Yani medya ilişkileri dediğimiz kavram, sizi hedef kitlelerinize ulaştıracak olan medya mensupları ile bir bağ kurmanızdır ve bu bağ üzerinden yürüttüğünüz süreçler bütünüdür.

Buradaki medya ilişkisini sağlayan ve yürüten grup ya markaların iletişim departmanları ya da markaların çalıştıkları iletişim ajanslarıdır.

Kullanılan yöntemleri tek tek açıklamaya gerek var mı bilemedim ama içimden bazılarını kısaca özetlemek geldi. 

Basın Bülteni İletişimi: Çeşitli dönemlerde markanın haber değeri taşıyan mesajların bir hikayeleştirme yapılarak medya mensuplarına haber içeriği olarak gönderilmesidir. Bir basın toplantısı sonrasında toplantı içeriğiyle ilgili olarak paylaşılabileceği gibi, gündem ve konular takip edilerek dönemsel içerik paylaşımları da yapılabilir. Günümüzde gazetelerde, dergilerde, internet haber sitelerinde vb. haber olarak okuduğumuz bir çok makale eğer bir marka ile ilişkiliyse aslında iletişim departmanlarının klavyesinden çıkmış birer basın bülteninin haber olarak değerlendirilmesidir. Burada dikkat edilmesi gereken önemli iki nokta, bir, basın bülteninin ilgili basın mensuplarıyla paylaşılmasıdır. Nasıl mı? Örnek: İçeriği ekonomi olan bir basın bültenini, eğitim muhabirine, kadın haberleri editörüne vb. göndermenize gerek yoktur. İki, bülten servis saatlerine ve sonrasında aramalara dikkat etmek gerekmektedir.

Basın Toplantısı: Markaların gerçekten önem verdiği yeni ürün/hizmet tanıtımı, çeyrek sonuçları vb. konularda ilgili medya mensuplarını bir mekanda toplayarak vermek istediği mesajları firma yöneticileri aracılığıyla onlarla paylaşmasıdır. Toplantı sonrası basın bülteni servisi yapmak da kullanılan en popüler yöntemler arasındadır. Burada dikkat edilmesi gereken önemli iki noktadan ilki, basın daveti esnasında medya mensubu seçimine dikkat etmektir. Eğer içeriğiniz ekonomi ile ilgiliyse ekonomi basını tercih edilmedir, hem ekonomi hem de teknoloji içeriği varsa iki taraftan da medya mensupları davet edilebilir. Ama yaşanılan en büyük sorun ki bu diğer önemli noktamızdır, davet edilmeyen basın grubu ya da mensuplarına toplantı sonrasında basın bülteni servisi yapmaktır. Yapmamak, dikkatli olmak gerekmektir. Yoksa “adam yerine koyup basın toplantısına çağırmıyorsunuz sonra niye bülteni gönderiyorsunuz?” tepkisiyle karşılaşmanız sürpriz olmayacaktır.

İkili Buluşmalar: Şirkette söz söyleme yetkisine sahip yöneticilerden bir ya da ikisinin bir köşe yazarı ile bir araya getirilmesidir.

Medya Gezileri: Anlatmak istediğiniz konuların merkezinin bulunduğunuz yerden ya da medyaların bulunduğu yerden farklı bir konumda bulunması durumunda tercih edilen bir yöntemdir. Mesela fabrika gezisi ya da farklı bir şehirde yapılmış bir yatırımın anlatımını yapmak için sıkça kullanılır. Birde tamamen medya ile ikili ilişki geliştirmek için, x takımının yurt dışındaki bir maçına gitmek vb. kullanılan medya gezisi yöntemlerinden biridir.

Ürün gönderimi:  Özellikle deneme sonrasında haber içeriği çıkarılabilecek olan ürünler için kullanılması gereken bir yöntemdir. Hediye amaçlı gönderimler hem yanlış anlaşılan hem de bence etik olarak yapılmaması gereken bir şeydir ama özellikle son yıllarda geleneksel medyanın (ürün deneme amaçlı gönderim hariç) yüz vermemesi ile özellikle blog yazarları bu noktada kullanılmaya başlanılmış ve bunun önü alınamayıp, blog yazarı kisvesi adı altında ürün/hediye avcıları ortaya çıkmıştır. 🙂

Fenomen (internet ünlüsü) Kullanımı: Bu konu üzerine yazmak istiyorum ama şimdi düşününce kelimelerimin önünü alamam diye kendimi tutuyorum. Belki ileride tek başına bir yazı olarak yazarım.

En güzel medya ilişkileri, medya mensupları kim ya da hangi gruba mensup olursa olsun, onların da insan olduğunu, ekmeğinin peşinde olduğunu unutmadan, aradaki mesafeyi fazla bozmadan dostça, arkadaşça, saygı ve sevgi çerçevesinde yapılandır. 

Şimdi başlığımız ikinci bölümüne geçmek istiyorum. “Medya İlişkileri Ne Değildir?”

  • Günün her saati basın bülteni servis etmek değildir.
  • Günün her saati basın bülteni servisi sonrası bültenimizi aldınız mı diye aramak değildir. İki gün sonra bülten servis etmiştik, konu hakkındaki düşüncelerinizi merak ettik demek hiç değildir.
  • Aynı bülteni 3 gün peşpeşe göndermek değildir.
  • Haber değeri olmayan içeriği paylaşıp niye yansıma almıyoruz diye kara kara düşünmek değildir.
  • X konusuyla ilgili bülteni listelerinizde ki ya da kullandığınız sistemlerdeki ilgili, ilgisiz tüm basın mensuplarına göndermek değildir.
  • Gecenin ikisinde basın bülteni ya da basın daveti maili göndermek değildir.
  • İşi ne gazeteci değil mi, hazır haber göndermişiz yazsın işte demek hiç ama hiç değildir.
  • Medya gezisine götürdük, yedirdik içirdik niye yazmıyor biri arasın şunu diye ajansa baskı yapmak değildir.
  • Medyaya, bloggerlara, fenomenlere gerekli gereksiz hediyeler göndermek değildir.
  • Daha önceden paylaştığın içeriği sonradan ısıtıp yeniden paylaşmak değildir.
  • Onların da (medya mensuplarının) bir işinin gücünün, iş yoğunluğunun olduğunu bilip etkinliğe gelmiyor diye trip atmak değildir.
  • Alt tarafı bir internet sitesi haberi girse ne olur, bunların ne masrafı var ki demek değildir.
  • Medya çalışanlarının ihtiyaçlarını görmezden gelmek değildir.
  • Medyalar arasında bu suçu, şu bucu diye ayrım yapmak ya da tiraj bakımından bir kısmı görmezden gelmek değildir.
  • Bülten gönderip yazmasını bekleyip, o dönüp sizden bir konuda bilgi istediğinde, sorular sorduğunda 3 gün sonra dönmek ya da hiç dönmemek değildir.
  • Aradaki samimiyete güvenerek her istediğiniz konuyu yazdırabileceğinize inanmak değildir.

Bu maddeleri uzadıkça uzar aslında ama siz eğer buraya kadar okuduysanız az çok ne demek istediğimi anlamışsınızdır. Bu doğrultuda sizlerin de konu hakkındaki görüşlerini bekliyorum. Sizce, medya ilişkileri nedir, ne değildir?

Bir Cevap Yazın