Alâeddin Asna’ya bir yazı..

Blogumda yaşadığım bazı teknik sorunlardan dolayı biraz gecikmiş bir yazı yazıyorum. Geçtiğimiz günlerde bugün ekmeğini yediğimiz sektör olan Halkla İlişkiler‘in ülkemizdeki halkla ilişkiler planı hazırlayarak ilk hizmet vericisi, ilk halkla ilişkiler uzmanı, Türkiye Halkla İlişkiler Derneği’nin kurucularından, bunların hepsinin ötesinde yazdığı 12 kitapla, ülkemizde mesleğin ilk literatürünü oluşturanlar arasında yer alan Prof. Dr. Alâeddin Asna’yı kaybettik.

Ben verdiğim birçok eğitimde özellikle halkla ilişkiler programları ya da bölümlerinin misafiriysem kendisinden sektörümüzün ulular meclisinin iki ferdinden biridir (diğeri Betül Mardin’dir), bu sektörü kuranların başında gelir ve kendisi tanınmalı, yaptığı işler araştırılmalı, kitapları kesinlikle okunmalı diye bahseder ve muhakkak Halkla İlişkiler Nedir? sorusunun cevabı olarak aşağıdaki videoyu izletirdim.

Defalarca da öğrenciler tarafından sadece kendisinin değil Betül Mardin’in, Necla Zarakol’un, Ali Saydam’ın, Fügen Toksü’nün, Ali Cem İlhan’ın hem kişisel hem de şirketlerinin bilinmemesi yüzünden hem üzülmüşümdür hem de öğrenci arkadaşlara öğrenciyken tanımıyorsunuz ama yumurta sıkışıp sıra iş başvurusuna geldiğinde sadece bu isimleri değil sektörde yüz tane ajansı da patronlarını da ezberlersiniz diye kızmışımdır. Çünkü bana göre öğrencilik sadece hocaların ve kitapların anlattıklarından çok öte ileride çalışılması muhtemel olan sektör ya da sektörlerin geçmişini, yaşanılmış zorluklarını ya da nasıl doğup, geliştiğini, mevcut oyuncularını, işleyişini, durumunu, zorluklarını, ihtiyaçlarını vb. bilmeyi gerektiriyor. Bu doğrultuda kendini geliştirmekse bence sektörün kapılarını açıyor. Yoksa şans her zaman yanımızda olsun..

Tamda bu düşünceme binaen Rahmetli’nin yazdığı Kuramda ve Uygulamada Halkla ilişkiler kitabına düştüğü aşağıdaki not işe, benim gözümde başlı başına sadece öğrencilere değil  bugün uzmanım diyebilecek kişilere bile ders niteliğinde..

‘Bu kitap okuyanı P.R uzmanı yapıverecek bir tılsım kutusu değildir. P.R uzmanı olmak, kitapta verilen temel bilgilere, deneyimi, sabrı, düş kırıklıklarını, heyecanları, yeni yöntemleri ve gelişmeleri ekleyerek edinilen birikimleri gerektirir.’

Neyse ben Sevgili Alâeddin Asna’dan girip dertli olduğum başka konulardan çıkmadan yazımı tamamlayayım.

Bu vesileyle büyük ustaya Allah’tan rahmet diliyorum, kendisine de bizler için açtığı bu güzel yol için çok ama çok teşekkür ediyorum.

Huzur içinde yat!

Bir Cevap Yazın