izmir ekonomi üniversitesi ve teleferik

 

Bayramımız bayram ola…

İşte yine bir arefe gününü görmek Rabbimin izniyle nasip oldu. Eğer uyuyup sabaha uyanmak nasip olursa, Ramazanımızın en büyük mükefatı olan bayramı görmek nasip olacak.

Mevlam bizlere nice nice Ramazanlar, nice nice kadir geceleri , nice nice bayram sabahları ve bayramlar göstersin inşallah. Sevdiklerimizle birlikte sağlıklı mutlu huzurlu bayramlar görmek nasip olsun, Şimdiden hepimizin Ramazan Bayramı Mübarek ola. Bayramınızın bayram gibi geçmesi dileklerimle.

 

kadir gecemiz mübarek olsun…

Aişe anlatır: “Ey Allah’ın Resulü dedim, şâyet Kadir gecesine tevâfuk edersem nasıl dua edeyim?” Şu duayı okumamı emrettiler:“Allahümme inneke afuvvun, tuhibbu’l–afve, fa’fu annî = Allahım! Sen çok affedicisin, affetmeyi seversin, beni de affet.” (Tirmizi, Deavât, 89; İbn Mâce, Duâ, 5)

Arkadaşlar 1000aydan daha hayırlı olan bir geceyi kesinliği olmamasına karşın bu gece idrak etmeye çalışacağız. Rabbim yapacağımız her türlü ibadeti kabul etsin. Bizleri bayramımıza kavuştursun, nice nice böyle günler geceler aylar görmeyi bizlere nasip etsin. Kadir geceniz (gecemiz) mübarek olsun..

 

Zekai Tunca - Aşka merakım ezelden

 

Bu akşam Kanal A’da Ümraniyeden yayınlanan iftar programında benim en çok sevdiğim sanat müziği sanatçılarından biri olan Zekai Tunca konuktu ve birbirinden güzel eserler seslendirdi. Daha önce Ahmet Özhan sesinden Zekai Tunca’nın seni aşksız bırakmam eserini bloguma eklemiştim. Bu akşam programı izlerken Zekai Bey daha önce trt nin beste yarışmasında derece alan Aşka merakım ezelden adlı eserini seslendirdi. Bu besteyi açıkcası ilk kez yazın tatildeyken dinlemiştim ama her ne hikmetse aklımdan çıkmış ve bu akşam duyunca hemen hatırladım. Ve eğer bilmeyenler varsa ya da bu parçayı tekrardan dinleyip zevkine varmak isteyenler için buraya eklemek istedim.

Şarkının klibi baya hareketli ve güzel olmuş. Bakalım izleyinde fikirlerinizi beyan edin burada.

 

 Zekai Tunca - Aşka merakım ezelden sözleri Read the rest of this entry »

 

Yerel seçimlere doğru giderken

 

Bu ara ne kadar çok seçim gördük ya da bu ismi çok fazla duyar olduk. Yereli olsun geneli olsun hatta YÖK üyeleri, Anayasa Mahkemesi üyeleri vb seçimleri olsun artık anı anına takip eder olduk.

       Bunu yadırgamıyorum ama geçmiş dönemlerde genel ve yerel seçimlerde dahi seçmen kitlesi içinde fazla insanın sandığa gitmediği bir ülkede seçimlerin bu kadar hayatımız içine girmesinin ve takip edilmesinin nedenini merak ettim.

       2002 genel seçimlerinden sonra bu kelimenin hayatımıza çok fazla girmeye başladığı kanısındayım. Ben ilk oyumu 2004 yerel seçimlerinde kullandım. Onun ardından bir genel seçim daha gördüm ve şimdi yine yerel seçimler kapımızda. Eğer bir aksilik, erkenlik çıkmadığı takdirde (şimdilik aralık – ocak gibi erken seçim dedikoduları olsa da) önümüzde ki 2009 yılının Mart ayında bir yerel seçim yaşayacağız. Bunun habercisi olarak son günlerde televizyon ekranlarında gereksiz ve çirkin tartışmalar yaşanmakta. İktidar, ana muhalefet ve medya tasvip edilemeyecek bir şekilde acayip söylemlerini bizlerden esirgemeyerek asıl yüzlerini gösterircesine birbirlerine saldırmaktalar.

        Neyse açıkçası konumuz bu değil.

En son 2004’te yapılan yerel seçimlerde ki oy yüzdeleri şu şekilde.

İl Genel Meclis oylarının yüzdelerine göre dağılımı:
Toplam Sandık: 173.797
Açılan Sandık Oranı: Yüzde 100
Kullanılan Oy: 33.087.895
Açılan Sandık: 173.797
Toplam Seçmen: 43.337.733
Geçerli Oy: 32.101.184
Partilere göre:
 AKP: yüzde 41,67
 CHP: yüzde 18,27
 MHP: yüzde 10,10
 DYP: yüzde 9,95
 SHP: yüzde 5,10
 SP: yüzde 3,97
 GP: yüzde 2,58
 ANAP: yüzde 2,52
 DSP: yüzde 2,13
 BBP: yüzde 1,15
 BGMZ: yüzde 0,70
 BTP: yüzde 0,48
 DP: yüzde 0,39
 YTP: yüzde 0,32
 TKP: yüzde 0,26
 İP: yüzde 0,25
 EMEP: yüzde 0,06
 ÖDP: yüzde 0,04
 ATP: yüzde 0,04
 Millet Partisi: yüzde 0,03
 LDP: yüzde 0,00

Belediye başkanlığı oylarının yüzdelerine göre dağılımı:

 AKP: yüzde 41.9
 CHP: yüzde 21,7
 MHP: yüzde 8,6
 DYP: yüzde 8,2
 SHP: yüzde 5,9
 SP: yüzde 4,5
 GP: yüzde 2,6
 ANAP: yüzde 2,3
 DSP: yüzde 2,0

Yani sizinde tablolardan anlayacağınız üzere Ak Parti 2004 yerel seçimlerinde Türkiye’yi silmiş süpürmüş. Öyle ki muhalefet niteliğindeki ilk 5 partinin oylarını toplayınca anca Ak Parti oylarına denk geliyor. Bu da ki mi kesimler istese de istemese de o her zaman ki söylemi ortaya çıkarıyor; ‘yüzde 40 oyu aldılar … ‘ . İşte bu seçimlere 6 ay kala artık ki mi partiler adaylarını açıklamaya başladı, ki mi partiler ilçe kongrelerini yapıyor, kimileri ise nabız yoklama çalışmalarına devam etmekte. Muhalefettekiler şu an başkanlık koltuklarında oturan kişiler için gerek aslı olan gerek asılsız iddalar ile çeşitli söylemlerde çeşitli yolsuzluk ithamlarında bulunuyor. Bunlara ki misi ateş olmayan yerden duman çıkmaz derken ki misi yalan deyip gülüp geçiyor. Ama benim inancım şu ki; bir yerde gerçek anlamda muhalefet varsa orada kalite ortaya çıkar aynı ticarette rekabetin kaliteyi ortaya çıkardığı gibi. Bu seçimlerde benim en büyük beklentim düzeyli rekabet ve gerçekten yöneticilik yapabilecek kişilerin halkın önüne yönetici adayı olarak çıkmaları. Burada en büyük rol bence yine başbakana düşmekte çünkü o genel seçimlerde yaptığı gibi cesaretli davranıp şimdi ki başkanların neredeyse Psini değiştirmesi ya da gerçekten layıkıyla görev yapan başkanlarla yola devam etmesi. Çünkü eğer bir yerde düzenbazlık varsa yolsuzluk varsa o başkanın oradan gitmesi lazımdır ya da gerçek anlamda yüzde 40 üzeri oy alıp bu 5 yıllık zaman içinde kaliteli bir yönetim sergileyen başkanların devam etmesi de muhalefet partilerinin daha fazla çalışması anlamına gelir.

   Akabinde bir de büyük ilçelerin bölünmesi ya da birkaç tane beldenin bir araya gelmesi ile yeni ilçelerin oluşturulması konusu var. Ben bu konunun sonuna kadar arkasındayım çünkü artık İstanbul ve İzmir gibi illerde ki kimi ilçeler Anadolu’daki illerden büyük ve ilçelerin aldığı ödenekler tüm hizmetleri karşılamaya yetmez durumda. Bu sebeple ilçelerin bölünmesinde ben art niyet aramamaktayım çünkü oraları ille de Ak Parti kazanacak diye bir şeyde yok açıkçası.

    Bu konu bence çok ama çok sular götürür ardından. Ben 2009 yerel seçimlerinin vatanımız için en hayırlı şekilde geçmesini diliyorum. Umuyorum ki hak edenler kazanır ve genel yönetimin temelini oluşturan yerel yönetimler ülkemizde layıkıyla temel görevlerini yerine getirir bir duruma gelir.

 

birtabak.com’la yeni yemek dünyası

Sevgili kardeşim Sinanata’nın sitesine girdiğinizde Dikkat! Girişimci var. Girişebilir! diye bir başlıkla karşılaşırdık. Sinanata deyince akla önce erdalerdogdu yani ben  :) sonra dev şirket İstanbulDijital gelir. Sinanın bana bir sözü var, Rabbim nasip ederse ben mezun olana kadar cam binalı holding merkezine geçiş yapacağız. Şimdi geyik muhabbetini bırakıp , sadete gelmek istiyorum.

İstanbulDijital Web Tekniklerini ve Web dünyasına yenilikler  katmak  amacıyla durmak bilmeksizin SinanAta (sinanata.com) liderliğinde çalışmalarını sürdürüyor.

Son zamanlarda kimi reklamlarda ; ‘Eskiden yemek tarifi öğrenmek bu kadar kolay değildi. Özbek pilavını öğrenmek için Özbekistan’a, bulgur pilavı öğrenmek için bulguristan’a gittiğimi bilirim. Ama şimdi amerikan salatası yapmayı öğrenmek için Amerika’ya gitmeye ne gerek var. İnternete gireceksin ve tarifler anında önüne gelecek.’ diye bazı replikler duyuyorsunuz ve reklamı izliyorsunuz.

 Aynen öyle diyerekten, bu reklama katılıyorum çünkü;

Ülkemizde çok yaygın bir aktivite durumunda yemek tarifleri üzerine site kurmak ya da blog yazmak.

Ama İstanbulDijital tarafından Türkiye’de bir ilk olarak hazırlanan yemek tarifleri üzerine kurulu bir sosyal network projesi beta sürümüyle hayat buldu.

İstanbulDijital uzun süredir, televizyon dünyasının ve Türkiye’nin en ünlü aşçılarından biri olan Sevgili Oktay Aymelek (oktay usta) ile yemek tarifleri üzerine kurulu sosyal network projesi için flört etmekteydi. Bu proje kısa bir süre önce beta olarak faaliyete geçti. Bu aşamada Oktay Usta ile olan bazı protokol işlemleri de son aldığım duyumlara göre hallolmuş durumda. Birtabak.com çok yakında Oktay Ustanın üyelere yapacağı eşlikle ve daha önce benzerine rastlamadığınız özelliklerle hizmetinizde.

Birtabak.com ile birlikte İstanbulDijital’in hizmete sunacağı bir şey de hesabım özelliği. Hesab.im üzerinden yakında hizmete girecek olan bu faaliyet kısa olarak birçok farklı sitede kullanılabilecek tek bir kullanıcı hesabından oluşan bir sistem.

Ne diyelim sevgili sinanata’nın ve İstanbulDijital’in bu başarılı eylemlerini sonuna kadar destekliyor. Başarılarının devamını diliyorum.

 

Sevmekten kim usanır???

Benim Tevfik Demircioğlu adında,bundan yaklaşık 1yıl önce youtube da tanıştığım ve ondan sonra zamanla muhabbetimizin arttığı, kendisini sevdiğim bir arkadaşım var. Bu abimizde bizim gibi gitarla uğraşır ama özünde neyzen biridir. İşte gençlik hevesi, ne varsa gitarda var :) Bu tabi ki şaka :) Tevfik gitardaki yeteneğiyle olduğu kadar sesinin güzelliği ile de övünmesi gereken bi kardeşim ve o da öyle yapıyor zaten. Saolsun kendisi benden çok yetenekli olmasına karşın, neredeyse her yaptığı kaydını bana dinletir ve fikrimi sorar ve bu fikirlerin kendi için değerli olduğunu bana her fırsatta hissettirir saolsun. Tevfik Demircioğluyla tanıştıktan sonra bazı ortak arkadaşlarımızın olduğunu, birbirimize yakın yerlerde yaşadığımızı öğrenmemiz, hatta tatili bile aynı yerde yapıyor oluşumuz muhabbetimizi geliştirdi ve bu gerçekten çok ama çok güzel oldu. Çünkü her zaman böyle güzel insanlarla tanışmak mümkün olmuyor. Bugün de Tevfik Demircioğlu yaptığı bir şarkı kaydını bana yolladı. Bu parça çoğumuzun çok iyi bildiği, türk sanat müziğimizin güzide sanatçıları tarafından seslendirilen,çok güzel bir eser. Sevmekten kim usanır adlı bu eserimizi Tevfik Demircioğlu gitarı ve güzel sesiyle söylemiş. Ben çok beğendim ve sizlerle paylaşmak istedim.Bu şarkıyı sizler ile paylaşmamın diğer bir sebebide benim için özel bir şarkı olması, özelliğin nedenini bilen biliyor ama yinede sevmekten kim usanır diye sormadan edemiyorum..

Umuyorum ki sizlerde beğenirsiniz.

Tevfik Abicim , ağzına,diline,yüreğine ve gitarına sağlık. İnşallah ileride gerçekten çok ama çok güzel yerlerde görürüz seni. Rabbim yar ve yardımcın olsun.

Sevmekten kim usanır - Tevfik Demircioğlu

sevmekten kim usanır akoru Read the rest of this entry »

 

Şu Ramazanı ‘Zamana Yaysak’ Mı Acaba?

mahya-02.jpg

Eh, geri sayıma geçtik artık, sayılı günler kaldı 11 Ayın Sultanının teşrifine… Bugün yine yalnız kalmaktan olacak, şöyle bir düşündüm de bakın aklıma neler geldi: 

Çemberlitaş’ta yıkılmak üzereymiş gibi duran küçücük bir dükkan vardır.. Adını bilmediğim Üsküplü bir amca burada kuru fasulye, piyaz ve köfte yapar. Kıymetli müşterileri için çorbası, soğanı ve ekmeği de vardır. Ara sıra uğrayan Rumelili hemşehrileri ile ‘azizim, mirim’ li bir sohbet ettiği de olur, ama onu genelde vakur bir Osmanlı yalnızlığı içinde isli tenceresini karıştırırken görürsünüz. Nuh Nebi’den kalma radyosundan öksürüklü bir hicaz duyulur, iftar vakti dükkanın bulunduğu mevki itibarıyla duyulan cihetsiz ezan seslerine bu radyodan yükselen ‘ İstanbul için iftar vakti ’ sadası da karışır, işte o zaman Üsküplü Amca çorbamızı önümüze koyar, hafif bir sesle ‘Allah kabul etsin’ der.

Tarifini kırk yıl düşünsem bulamayacağım enfes kuru fasulyeler yenir, daha sonra bitişikteki Çorlulu’nun mekanına çay içmeye gidilir. Nargilelerini höpürdeten ehli keyfin saçtığı mayhoş kokuların arasında tavşan kanı bir çay içilir. Hava ıslaktır, ben geldim diyen bir kış yüzünüzü ısırmaktadır, ama kime ne! Boza için Vefa’ya gitmeye üşendiniz mi, olsun, yürüyün Sultanahmet’e… Mahyalara sanki sevdiğinizin ismi yazılmıştır. Dört bir yanınızda huzur soluyanlar bu insanlardır işte, sair zamanlarda ‘ şöyleler,böyleler ‘ diye kınadığımız… Öyle mütevekkil, öyle kanaatkar ve öyle mutludurlar ki hangi iklimde olduğunuzu şaşırtırlar size… O zaman anlarsınız: Ramazan gelmiştir yüreğinize… Read the rest of this entry »

 

doğan balcan-rıdvan-erdal erdoğdu(stüdyoda:)

Geçen stüdyo saçmalama videolarından biri olarak duman - kırmış kalbini parçasını ekledim. Bizim için çok eğlenceliydi umarız beğenirsiniz.

şarkının sözleri şu şekilde;

Kahpe dölün soyu
Ele vermiş seni
Nice yıllar boyu
Kırmış kalbini

Aynı yolun eri
Çekemezmiş seni
Gördüğünden beri
Kırmış kalbini

Yolun ardına bakmadık yorukmadık
Bak hala burdayız
Belki delirdik de belirdik
Bak hala burdayız
Biz neler içtik neler yedik
Bak hala burdayız

Sen hiç üzülme hiç ağlama
Bak hala burdayız

 

Bir ihtimal daha var mı?

Son zamanlarda dilime en çok pelesenk olan şarkı. Sevgili gece yolcularının - ihtimal adlı şarkısı. Bu grubu tek sevme sebebim trakya üniversiteli olmaları ve neredeyse tüm klipleri performans klibi olarak çekmeleri. Ama her ne hikmetse bu şarkılarını çok sevdim.

Şarkı sözler şu şekilde;

Bir ihtimal daha var… / Bir ihtimal daha var mı?
Belki sen gelirsin… / sen geri gelir misin?
Bu bir hayal bilirim… / Bu garip hayalimi bilir misin?
Yüreğim affedersin…/ Yüreğim sana yaptığımı affeder misin?
Benimle olmayacaksın…/keşke benimle olsan
Kuvvetle ihtimal…/ben en küçük ihtimale hayran
Belki de kalırsın/ kalman için yalvaran
Ne güzel bir ihtimal…/ bir ihtimal daha var mı?

Bu sihir her zaman içimde yara oldu…/ yaram diner mi?
Bu aşktan bana kalan.. / arta bir şey kalır mı?
Hoş çakal demek oldu… / hoş çakal demeden ayrılınır mı?

ilk bölümler parçanın orjinal sözleri, ikinci bölümler benim mundar etme çalışmalarım sonucu ortaya çıkan saçmalamalar…

şarıkıyı dinlemek için Read the rest of this entry »