şunlara bir bakalım mı?

bilmiyorum ne kadar takip ediyorsunuz yada ne kadar takip edebiliyorum?

1-dünya borsalarında yaklaşık olarak hafta başında başlayan çalkantı aynı bir deprem gibi tüm dünyayı salladı,deprem benzetmesi bu konularda çok kullanılıyor ama bence cuk oturmus bir tabir.nasıl fay hattı yıllarca dolup bir anda patlıyorsa işte ekonomideki bu dalgalanmalarında bir geçmişi var…(‘Uluslararası yatırım bankası Merrill Lynch, ABD’nin bir numaralı mortgage kredi sağlayıcısı şirketin hisseleriyle ilgili tavsiyesini ‘Al’dan ‘Sat’a düşürünce ABD borsasında başlayan satış dalgası tüm dünyaya yayıldı. ABD borsalarındaki sert düşüşler, Avrupa ve Asya ile birlikte Türkiye’yi de olumsuz etkiliyor. Borsa yüzde 6,79 kayıpla 44 bin 473 puan, dolar ise 1,4 YTL’den kapandı. Borsa öğleden sonra seans içinde yüzde 9’un üzerinde düşüş göstererek 43 bin 291 puana kadar gerilerken, dolar 1,4115 YTL ile mart ayından bu yana en yüksek düzeyini gördü’alıntı )….ve ne yazıkkı dünyada en çok etkilenen borsada imkb 🙁 zaten yıldız kaysa bizim borsamız onun rüzgarından etkileniyor.suanda borsada düsüsler durmus gibi görünsede yeni düsüs dalgaları bekleniyor…

2-dünya felakete adım adım yaklasıyor,küresel ısınma denen şeyi içinizde dikkate alan varmı? ama size bişey demeliyim,bence baya baya kale almalısınız.çünkü bu yadsınamaz bir gerçek,dünya gerçekten çok büyük krizlerle karsı karsı kalacak,yav bir baksak görcez aslında aynı yarım kürelerdeki ülkerlerin kimi kuraklıkla kimi ise sellerle karsı karsıya. ve ülkemizdede basta baskent olmak üzere bircok yer sıkıntıda bunun önlemleri almalıyız en azından kendimize düseni yapmalıyız… artık damlaya damlaya göl olmuyor, damlaya damlaya çöl oluyor 🙁

3-22 temmuzda secimler yapıldı,artık hayırlımı oldu hayırsız mı oldu bilmiyorum ama olan oldu…şimdi sıra cumhurbaskanını secmekte,ülkemizde 5.dönem millet vekilligi yapan,üniversitelerimizde ögretim görevliligi yapmıs,birkaç farklı bakanlıkta bakanlık görevi yapmıs,basbakanlık yapmıs bir isim olan abdullah gül adaylıgını acıkladı,zaten bu isimde belliydi önceden. ama biz yine affedersiniz ama sidik yarısına girdik,çok gecmişe değil 20 yıllık sürece baktığımızda anap iktidardı özal cumhurbaskanı oldu,dogruyol iktidardı demirel c.baskanı oldu şimdi ak parti iktidar ve onun istedigi aday cumhurbaskanı olacaktır ama olamazmıs…illede uzlasmak lazımmıs…kendi içinde uzlasmaya varamayan 2ye 3e bölünmüs olan bir parti bunu istiyomus….

4-dün öss yerlestirme sonucları acıklandı ve ne yazıkki 2500 okul birincimiz acıkta kalmıs,yine binlerce kişi acıkta kalmıs,en basta öss de binlerce kişi sıfır çekmiş aslında varya bizim eğitim sistemimiz çökmüş kimsenin umrunda değil.Atatürk ün bu ülkeyi emanet ettiği türk gençligi yitip gidiyor,harcanıyor ama hiç kimsenin bunlarla ilgilenme isteği yok.biz birbirimizi yiyelim bize yeter… 🙁

5-istanbulda deprem senaryoları yine revacta ki artık buda yadsınamaz bir gercek..tübitak baskanlarından prof.dr naci görür dün cok büyük açıklamalarda bulundu,en fazla 2029 yılına kadar marmara dayanır ve sonra patlar dedi…marmaranın dibi fokur fokur kaynıyor dedi…bu nedemek tahmin ediyosunuz dimi…marmarada bir deprem türkiyenin 7.9 sidetinde kalp krizi gecirip yatalak olması demek..çünkü bu deprem istanbulu yani türkiyenin kalbini direk şokla vuracak…

ne küresel ısınmaya ne deprem gibi doğal afetlere yalnızca takdiri ilahi olarak bakmak ahmaklık…hatta dünya tarihine bakarsanız çeşitli doğal olaylar sonucu yok olmus kavimler,medeniyetler görürsünüz mesela hititler kuraklık sonucu yok olmus. muhakkak Yüce yaradan bizi bunlarla imtehan ediyor olabilir ama biz eski medeniyetler gibi olamayız,bize bunlarla baş edebilecek önlemler alabilecek zekayıda vermiş ve biz eldeki imkanlarla muhtesem teknolojiler üretmişiz…siz zekanızı varın kullanın  bunlardan kurtulun demiş…tabi anlayanlara!

neyse böyle bikaç maddede birkaç seye değinmek istedim,bir sürci lisan ettiysek affola…

sizlerinde fikirlerinizi almak isterim…???

dün gece ‘harbiye’de -DUMAN-landık!

duman

arkadaşlar,canlarım 🙂 dün tatilden döndüm ama sıcagı sıcagına eve ayak basmadan dogan balcanla birlikte harbiye açık havaya son dönem türk rock müziğinin en büyük gruplarından biri olan DUMAN konserine gittik…ben aslında duman’ı eskiden sevmezdim ama üniversite sıralarında tanıdığım doğan ve benzeri arkadaşlar 🙂 sağyesinde dumana karşı bir sempatizanlık duygum oluştu.yavaş yavaş şarkılarını dinledikçe,çaldıkça dumanla kaynaştık.ve birçok şarkısı gercekten çok güzel ve cok gizli anlamlar ifade ediyor…aslında dün konserede gitmezdim ama doğanım saolsun abi ille gidelim,abi illede gidelim diye diye basımın etini yedi o yol yorğunluguyla beni konsere götürdü.gece 1e kadar hoplattı zıplattı 🙂 ama herşeyiyle 10 numara bir konserdi..ilk bölüm akustik sahnelendi ve ilk bölümde mısırlı ahmet diye tanınan ahmet yıldırım adlı bir darbuka vitüözü sahne aldı dumanla birlikte ve dumanın parçalarını darbuka ritimleriyle dinledik…

2.bölümde ise en büyük süpriz gerceklesti ve türk rock ının efsanesi olan ERKİN KORAY dumanla birlikte sahne alarak 2tane parcayı yaklasık 10 dakkalık ara gitar sololarıyla caldılar.ama ERKİN KORAY—DUMAN-FESUSUPANALLAH DÜETİ kesinlikle dinlenilmeliydi…gercekten süperdi…bunun yanında duman kendi efsanesi haline gelen birçok parçayı caldı…ah,özdemir erdogandan gurbet,sezen aksu herseyi yak,en güzel günüm gecem,yürekten…vb…onlarca parça…konser süperdi…acıkcası birazdı belki benim ilk duman konserim olması yüzünden benimde sansım vardı..çünkü sahneden indikten sonra bidaha tezauratlarından 2dakka sonra sahneye cıktılar,erkin babayla düet performans yaptılar,ortam cok güzeldi…bu konuda bana arkadaşlık eden doğan balcana tesekkür etmeden edemicem…cok güzel bir geceydi…doğan nice konserlere inşallah… 🙂

Bu kızda ne var, şeytan tüyü filan mı? –} Avril Lavigne

Avril Lavigne 1984 Canada dogumlu yani bizim yaslarda biri. Lise çağlarında çesitli müzik demoları hazırlayıp çesitli firmalara gönderiyor. Tabi böyle bir yetenegi kesfetmek zor değil 2002 yılında 18 yasındayken ilk albüm ‘let go’ piyasalara çıkıyor. İlk albümüyle 5milyon üzeri bir satıs rakamını tutturdu. Kimine göre piyasa sarkıcısıydı kimisi ise onu bir müzik dehası bir yetenek olarak görüyordu çünkü tüm sarkılarının söz ve müzikleri 18lik bu kıza aitti. Dünya artık bu kızı konusuyordu, ikinci albüm gecikmedi ama ikinci albümde o cıtı pıtı kız gitmiş yerine seksipalitesi öne çıkartılmıs bir kadın imajı ile yeni avril cıkmıstır. Müzik alt yapısı punk-rock-tecno-hip hop karısımları içermekte ve son dönem genclerinde baya bi revacta olan bu türlerin üçü de tek bi adreste basarılı bir sekilde toplanmaktadır. Gösterdigi basarı ve avrile dünya capında gösterilen büyük ilgi ona dünyada onlarca büyük ödül kazandırmıstır.

avril lavigne face of face

Bunun yanında asırı güzel olusuda ona olan mevcut ilgiyi arttırmaya yaramıstır. Ama müzigi her zaman bence bu güzelligin önünde durmalıdır. Bu yetenek güzellikle perdelenmemelidir. Son zamanlarda bende avril lavigne yi cok fazla dinlemeye basladım Bilhassa son albümde Lil mama ile yaptıgı Girl Friend düetini bence dinlemelisiniz…

avril feat guitar

Evet arkadaslar bence bu kız süper bir yetenek ama bundan daha iyileri yok mu muhakkak var. Bu kızda acaba ne var? Başlıkta da sordugum gibi acaba seytan tüyümü var yoksa çok iyi bir prodüksiyona mı sahip yoksa asırı güzel oldugu için erkeklerin ilgisini mi cekiyor, liseli kız imajıyla genç kızları kendine mi baglıyor, Yoksa yeni nesil özenti kesimler şimdi buna özenip büyütüyor ilerde modası gecermi? Sorular sorular sorular.

Avril hakkında fikri olan varmı aramızda????

halamın sofrası

arkadaslar bikaç gündür tatildeyim,bikaç tane il dolaştım ama son durağım daha öncede defalarca geldiğim adapazarı ili akyazı ilçesi kuzuluk beldesindeki kaplıca bölgesi oldu…bu akşam,aksam yemeğini daha öncede yemek yediğim HALAMIN SOFRASI adı altındaki ev yemekleri yapan yerde yedim.birkaç tane hanım teyzemizin,ablamızın birlikte çalıstırdıkları yerde mantı,gözleme,çig börek,gözleme ve benzeri ev yemeklerini yeme fırsatı var.ve hepside gercekten cok lezzetli…buraya yolunuz düserse bu mekana muhakkak ugramanızı tavsiye ederim… ama benim asıl diceklerim bunlar değil…

bu mekanın duvarında yazan;

SİZE HEM GÖNLÜMÜZÜ, HEM SOFRAMIZI AÇTIK.

TATSIZSA YEMEĞİMİZ, İYİSİNİ YAPARIZ.

BEĞENMEZSENİZ SOFRAMIZI YENİSİNİ KURARIZ.

BİR GÜN BİTERSE AŞIMIZ.

EKMEĞİMİZ SEVGİ OLUR, DOSTLUK OLUR YEMEĞİMİZ

yazı çok hoşuma gitti.altındada eskıgunname yazıyordu…bu yazıyı sizlerle paylasıp sizlerin bu yazı hakkındaki yorumlarınızı almak istedim…bu yazıyı internette arastırdım anca 3tane sitede bulabildim.demekki o kadar meshur bir yazı değil…ama bu basit sayılabilcek olan mekandaki büyük gönüllü insanların müsterilerine bu gözle bakması çok hosuma gitti…evet bakalım artık söz sizde???

DGS SONUÇLARI–DİKEY GEÇİŞ SINAVI AÇIKLANDI

Arkadaslar benim ve benim gibi bircok meslek yüksek okullunun sonuclarını bekledigi dgs sınavı yani 2yıllıklardan 4yıllıga geçis sınavı acıklandı…

sonuclara buaraya tıklayarak http://www.osym.gov.tr/BelgeGoster.aspx?F6E10F8892433CFF1A9547B61DAFFE2A57CE3F631F8C3C03 adresinden ulasabilirsiniz…

he sen bu sınavda naptın derseniz ben izmir ekonomi üniversitesi halkla ilişkiler ve reklamcılık bölümünü kazanmısım..hakımızda hayırlısı burasıymıs demek…ama gidermiyim gitmezmiyim onu suan bilmiyorum…hayırlısı olsun hepimiz için inşallah..

DONDURMALI İRMİK HELVASI

evet arkadaslar ilk tarif bir salataydı.niye salata koymusum niye oraya kilo problemi olan arkadaslar için yazmısım…vb…tepkiler aldım..ve evinizin hamarat blogcusu olarak size birde tatlı tarifi vereyim..yine oktay ustamızın muhtesem tarif listesinden bence cok güzel gözüken ve lezzetli olan, bizim kültürümüzünde mihenk taslarından biri olan irmik helvasının farklı bir seklini ekliyorum buraya bunu begenceginizden süphem yok…zaten cokta güzel oluyor..tatlı isteyen arkadaslara prtaik bir tarif artık bunuda siz yaparsınızda yeriz 🙂

dondurmalı irmil helvası

1 s.b. irmik
1 ç.k. tereyağı
file fındık
1,5 s.b. tozşeker
1,5 s.b. su
sıvıyağ
içi için:
kakaolu ve sade dondurma
üzeri için:
krokan yada çikolata sosu

HAZIRLANIŞI:
Tavaya tereyağını ve çok az da sıvıyağı alıp irmiği kavurun. Kavururken fıstık veya file
fındık da ilave edebilirsiniz. Rengi kıvama gelince tozşekeri ve suyu ilave edip karıştırın.
Daha sonra altını kapatarak demlenmeye bırakın. Demlenen helvanızın kapağını açıp
ılıtın. Bir çukur kaseye ortası boş kalacak şekilde helvayı yerleştirin. Orta kısmına dondurma
koyup üzerine biraz daha helva koyun. Kaseyi ters çevirin. üzerine krokan ve file fındık
dökün. Dilimleyerek hemen servis yapın. çünkü helvanın ısısı ile dondurma hızla eriyecektir.

dondurmalı irmik helvası

SUNUMU VE LEZZETİ MÜKEMMEL…

şeyh edibali’nin osman bey’e nasihatı.

şeyh edibalı osmanlı devletinin kuruluş dönemlerinde en büyük din ve bilge adamlarından biri..osmanlı devletinin kurulusunda maddi manevi çok büyük katkıları var. aynı zamanda osmanlı devletinin kurucusu osman beyin hanımı malhune hatun(osman beyin verdiği isim: zümrüt’ü anka)’un babası yani osman beyin kayınpederi oluyor kendisi.osmanlı devletinin kurulusu esnasında seyh edibali osman beye bazı nasihatlerde bulunur bu metinde,tabi benim aşağıda verdiğim metin tam olarak orjinal değil.ama bu halile bile bu nasihatlerden herkes bazı dersler yada fikirler çıkartabilir,beğenmeniz dileklerimle.


OĞUL;
İnsanlar Vardır, Şafak Vaktinde Doğar, Akşam Ezanında Ölürler.

Avun Oğlum Avun.
Güçlüsün, Kuvvetlisin, Akıllısın, Kelamsın.

Ama;
Bunları Nerede, Nasıl Kullanacağını Bilmezsen Sabah Rüzgarında
Savrulur Gidersin. Öfken Ve Nefsin Bir Olup Aklını Yener.
Daima Sabırlı, Sebatlı Ve İradene Sahip Olasın. Dünya Senin Gözlerinin
Gördüğü Gibi Büyük Değildir. Bütün Fethedilmemiş Gizemler, Bilinmeyenler,
Görülmeyenler Ancak Senin Fazilet Ve Erdemlerinle Gün Işığına Çıkacaktır.

Ananı, Atanı Say, Bereket Büyüklerle Beraberdir.

Bu Dünyada İnancını Kaybedersen Yeşilken Çorak Olur, Çöllere Dönersin.

Açık Sözlü Ol. Her Sözü Üstüne Alma. Gördün Söyleme, Bildin Bilme.

Sevdiğin Yere Sık Sık Gidip Gelme, Kalkar Muhabbetin İtibar Olmaz.

Üç Kişiye Acı;
Cahiller Arasındaki Alime,
Zenginken Fakir Düşene,
Hatırlı İken İtibarını Kaybedene,
Unutma Ki! Yüksekte Yer Tutanlar Aşağıdakiler Kadar Emniyette Değildir.

Haklı Olduğunda Mücadeleden Korkma.

Bilesin Ki Atın İyisine Doru Yiğidin İyisine Deli Derler…
ŞEYH EDİBALİ

 

YEMEK TARİFLERİ— hafif bir salata…

1 tavuk gögsü
1 çay b. mısır
1 çay b. bezelye
1 kase haşlanmış makarna
1 kırmızı biber
1 kase yoğurt
2 çorba k. mayonez
2 çorba k. zeytinyağı
atom salata
HAZIRLANIŞI:
Tavuk gögsünü haşlayın. Küp küp doğrayın. İçine tüm malzemeleri ekleyip karıştırın.
Atom salata yaprakları ile birlikte servis yapın. Tek başına nefis bir öğün..

arkadaşlar düşündüm taşındım bayan arkadaşlar için bişey yapmaya karar verdim oda blogumda yemek tarifleri verme fikri oldu…beni tanıyan arkadaşlar bu konudaki yeteneğimi ve yemek teriflerimi bilirler ama ben burda genel olara tv ekranlarından tanınan oktay usta yani oktay aymelek’in tariflerine yer vercem umarım seçimlerimi beğenirsiniz.ilk tarif kilo problemli arkadaşlar için 🙂

Ebru sanatı

 EBRU NEDİR?          

Yoğunlaştırılmış su üzerine toprak ve toz boyalarla resim yapma   sanatıdır. En eski süsleme sanatlarımızdandır. İçinizdeki fırtınaların, sevinçlerin, aşkların suya yansımasıdır ebru…Su ve siz…Büyük bir aşkla atılan her boya damlası sizin gülümsemeniz yada gözyaşınızdır…..           

Ebru tarihçesi:  Zamanla Ebru olarak anılan bu sanatın kelime kökeni Farsça Ebri: bulut bulutumsu, Çağatayca: Ab-ru : su yüzü ‘ den geldiği bilinmektedir. Türkistan’ da doğan bu sanatın başlangıcının 9. y.y olduğu sanılmaktadır. Fakat elimizde tam bir belge niteliği taşıyan bilgi bulunmaktadır.1447 yılına ait olduğu söylenen en eski ebrunun Topkapı sarayında olduğu söylenmektedir. Fakat şu an o ebruya ulaşılamadığı için elimizde bulunan en eski ebru Topkapı Sarayın’da ki 1554 yılına ait olan ebrudur diyebilmekteyiz.           Osmanlı imparatorluğunda Enderun mekteplerinde saray için üretilen ebru saray dışına taşıp buradan da Anadolu’ya yayılmıştır.Doğal malzemelerle çalışılmaktadır.Gül dalı ve at kılından fırça, bitki zamkından suyun yoğunluğunu arttırmak için kitre , boyaları su yüzeyinde tutabilmek için öd , boya olarak da toprak, pigmen ve oksit boylar  kullanılmaktadır.Çok taşlı ve pis olmayan beğendiğimiz herhangi bir renk toprak ile boyalarımızı kendimiz elde edebiliriz.Göreme’nin beyaz ve kirli beyaz, Sivas’ın koyu kahverengi, Kütahya’nın aşı boyası(kırmızı toprak) gibi. Bu nedenle, doğanın tüm güzelliklerinden yaralanarak ebru sanatını icra etmek mümkün olabilmektedir.           Osmanlılar döneminde  devlet belgeleri ve resmi yazışmalarda zemin olarak kullanılmıştır. Bu ise ebrunun bir eşi daha olmayan desenlerinden yola çıkılarak tahrifatı önlemek amacıyla yapılmıştır.  Yazı pervazlarının süslemesinde, kitap ciltlerinin iç kapağı olarak kullanılan ve hat çalışmaları için zemin oluşturan ebru sanatının, avrupalı seyyahlar tarafından keşfedildikten sonra değeri iyice anlaşılmıştır            Avrupalılar, ebru kağıdının üzerinde, mermerlerde bulunan damarların yer almış olmasından dolayı bu kağıda “mermer kağıdı”; Araplar ise damarlı kağıt anlamına gelen “Varaku’l mücezza” demektedir.  Ruha huzur veren ve sabırlı olmayı öğreten bir sanattır ebru.  Sinir hastaları ve özürlü çocuklar üzerinde yarattığı olumlu etkiler ortadadır. Sakinleştirici etkisi ile sinir sistemini düzenlemekte ve su ile ilgilenmeyi zaten seven çocuklarda ise, renklerin birbirleri ile dansı, onları mutlu kılmaktadır.Bir çiçeği bile yapabilmek için, hareketleri düzene soktukları ve geliştirdikleri bir gerçektir. 

KULLANILAN MALZEMELER:TEKNE:

Ebru yapılacak kağıttan 1-2 cm daha büyük olmalıdır.Galvaniz yada çelikten yapılmalıdır. KİTRE:Suya kıvam ve yapışkanlık vermek için kullanılır. Beyaz olanı tercih edilir. Genel olarak İç ve Doğu Anadolu bölgelerinde yetişen geven otunun çizilmesiyle elde edilen sıvının kurumuş hali kullanılır. Salep,keten tohumu,ayva çekirdeği de kullanılır fakat genel olarak kullanılan ve rahatça bulunan kitre geven bitkisinin kurumuş haldeki zamkıdır. Hatta şimdilerde bu küçük parçacıklar  halinde olan kitre toz haline getirilmiş halde satılmaktadır.

Kitrenin Hazırlanması:
7 lt. suya 50 gr. kitre konur ve bir gece boyunca şişmesi beklenir,ertesi gün sıkılarak naylon çoraptan geçirilir.Çorabın içinde erimemiş kitre parçacıkları ve çöpler kalır. Kitre iyice eriyene kadar bu sıkma işlemine 2-3 defa devam edilir ve son olarak hiç sıkmadan çoraptaki kitre tekneye süzülür. Kitrenin kıvamı çok önemlidir. Kitre içinde gezdirilen çubuğun izi ,çubuk çıkarıldığında ne öne doğru devam etmeli nede geriye doğru gitmelidir. Hazırlanan kitrenin fazlası buzdolabında  1 ay saklanabilir. Eğer kitre kötü kokmaya  başlarsa bozulmuş demektir. Kitre ne kadar kirlenirse o kadar iyi kıvama gelmiş demektir.

ÖD:Ebrunun asıl sihiri öd’de saklıdır. Öd  boyanın dibe çökmesine mani olunur,boyaların birbirine karışmasını engeller. Mezbahadan alınan sığır ödü; bir metal kap içine konur. Bu metal kapta içinde su kaynayan bir başka kabın içine konur. 20-30 dk. sonra oluşan kan ve köpük temizlenerek öd bir kavanoza alınarak soğutulur. Ve bir damlalıklar boyalara konur. Çok açılmasını istediğimiz boyalara bol öd damlatılır. Kalkan balığı ödüde farklı bir hoşluk vermektedir boyaya. Eskiden öd olarak tütün yaprağı suyuda kullanılırmış.

BOYALAR:Suda erimeyen ,asit ve kazein içermeyen,ışıktan etkilenmeyen doğal boyalar kullanılır. Sadece oksit , pigment ve toprak boyalar kullanılmaktadır. Memleketimizde çok çeşitli renkte toprak bulunmaktadır ve bu bizler için büyük bir şanstır. Eğer renkli toprak elde etmişsek bu toprak suya konur iyice karıştırılır ve süzülür. Bir kaba süzülen toprak tekrar 5-6 dk. karıştırılır.Ve tekrar kaba süzülür. Dinlenmeye bırakılan toprak iyice çöktükten sonra üzerindeki fazla su atılır ve topraktan elde ettiğimiz boya hazır hale gelir. Satın aldığımız boyalar ise 50×50 cm. boyutunda bir mermer yada cam yüzey üzerine 2-3 tatlı kaşığı konur. Ortası havuz haline getirilerek ortasına su konur ve boyalar 5’er dk. süreyle 4 kere 8 şekli çizilerek ezilir ve anakaba alınır.

FIRÇA: Atkılından ve gül dalından yapılır. Gül dalı hem hafifliği hemde küflenmediği için ,at kılı ise boyaları emmediği için tercih edilir.

DESTESENG: Boyayı ezmeye yarayan,tutumu kolay özel şekilde yapılmış mermer.

SU: Eskilerde yağmur suyu kullanılırmış fakat asit yağmurları ve hava kirliliği nedeniyle artık sadece damıtılmış içme suyu kullanılmakta.

DİĞER MALZEMELER: 50cmx50cm boyutunda boya ezmek için mermer, teknedeki boyalara şekil vermek için inceli kalınlı metal çubuklar(bizler), bir tahta üzerine belli aralıklarla sıralanmış metal tellerden oluşan taraklar, ezilen boyaları toplamak için spatula, boyaları koyacağımız ana kaplar, ödlü boyayı muhafaza etmek için daha küçük kaplar, emici nitelikteki kağıt. 

EBRU TÜRLERİ : 

 

  • Battal ebru : Su üzerine serpilen boyalara hiçbir müdahale olmaksızın yapılan ebru
  • Gelgit ebru : Battal ebrudan sonra önce enlemesine boydan boya, daha sonra yukarıdan aşağıya çizgiler çekildiğinde elden edilen ebru
  • Şal ebru : Gelgit ebrudan sonra çapraz çizgiler çekilerek elde edilen ebru
  • Somaki ebru
  • Taraklı ebru
  • Bülbül Yuvası
  • Çiçekli ebru
  • Hafif ebru
  • Koltuk ebrusu
  • Hatip ebrusu
  • Yazılı ebru :
  • Akkase ebru : “Akkase” (عاكسه), “yansıma” veya “kalıp” manesidir. “Aks” (عكس) “negatif” Arapca dilde asli ve şimdi Farscadan Türkce’ye geldi. Bir oyma kağıti kalıp veya Arap zamkı kullanılarak ebrunun figür ya da yazı şeklinde kapatılan yerlerinin ebru almaması sağlanarak yapılan figüretif ebru türü.
  • Kumlu ebru : Yüzey gerilimi düşük bir teknede, sürekli aynı noktaya boya amlatarak yapılan ebru çeşidi.
  • Neftli ebru : Battal ebru türünde tekneye atılan son boyanın içine neft katılarak yapılan ebru çeşidi.