Bu filmi görmeyenler daha çok..
Posted in gazetelerden on 04/10/2008 07:47 pm by Erdal ErdoÄŸduSon 10 gündür cep telefonumun radyo özelliÄŸini çok sık kullanmaya baÅŸladım,her sabah yurttan okula giderken yaklasık 1saat boyunca sabah haberlerini ve gazete baÅŸlıklarını dinliyorum,o kadar iyi oluyor ki anlatamam.Sizlere de tavsiye ederim.Dün de okula giderken yine aynı ÅŸeyi yaptım ve radyoda sabah haberlerini dinlerken radyo spikeri Mehmet barlasın bir yazısını okudu ve yazı cok hosuma gitti. Yazı benim yukarda yazdığım baÅŸlığa sahip.Yazıyı burdan olduÄŸu gibi vercem.Ve sizlerden de yazıyı okumanızı isticem..İster begenin ister begenmeyin ama okuyun…
…
Bu filmi ilk kez görenlerin sayıları daha fazla…
Kırkpınar çayırında yaÄŸlı güreÅŸe çıksanız, herhalde en fazla “Rakibimin neresinden tutayım ki elimden kaymasın” sorusuna cevap ararsınız.
Türkiye’nin sorunlarının bir yerinden yakalamak da, böylesine zor bir iÅŸ.
Diyelim ki üniversitelere yine tahrikçi ajanlar dadanmaya başlamış.
Bu durumda ne diyebilirsiniz?
- Aman dikkatli olalım. Biz bu filmi daha önce defalarca gördük.
Bunları yazarken ülkenizin yaş ortalamasını düşünmezsiniz tabii.
“Bu filmi” en son gördüğünüz tarihin 25-30 yıl önceye ait olduÄŸu ve Türkiye nüfusunun yarısının 25 yaşın altında bulunduÄŸu aklınıza bile gelmez.
Sizi okurlarınız uyarır.
Nitekim bir sayın okurumuzdan aşağıdaki uyarı geldi hemen:
- Sayın Barlas, ben bu filmi daha önce görmüştüm diyorsunuz. Bu filmin yapımcısı, yönetmeni ve senaryo yazarı kimdir? Birileri bu filmi çekiyor, yayınlıyor sorumlusu hükümet oluyor. Yaşımdan dolayı ben bu filmi ilk kez görüyorum ve sonunu heyecanla bekliyorum. Saygılarımla. Oral Havlucu
Kimler giremez?
Üniversitelerin sorunlarına eğilirken, moda olduğu üzere, hangi üniversite türbanlıları alıyor, hangileri almıyor benzeri bilimsel yeterlilikle ilgili konulara takılırsınız.
Bu sırada bir başka sayın okurunuz, bazı rektörlerin sadece türbanlılara mı üniversite kapılarını kapattıklarını sorup, sizi yine uyarır:
- İşte kör gözler görmez. Türbanlı giremez ama PKK’lı girer, terörist girer, silahlı girer, öğrenci olmayan girer… Provokatör girer… Nihat Baysu
Gündemin bir diÄŸer maddesi olan AK Parti’nin ve DTP’nin kapatılmaları istemli Anayasa Mahkemesi’ndeki davalara eÄŸilirsiniz. Avrupa BirliÄŸi’nin bu duruma gösterdiÄŸi tepkileri irdelersiniz.
Ankara zihniyeti
“Avrupa ne düşünüyor” sorusunu irdelerken, aklınıza “Acaba Türk seçmenleri ne düşünüyor “u araÅŸtırmak gelmez bile. Çünkü isteseniz de istemeseniz de “Ankara” sizi bir ölçüde kendine benzetmiÅŸtir.
Bir sayın okurunuz, bu konuda defalarca sizi uyarmıştır oysa.
Son olarak şunları yazmıştır size:
- Bakıyorum sizler de dahil Ankara zihniyetine karşı hemen yelkenleri suya indiriyorsunuz. AKP dahil bu davaya sözde gönül vermiÅŸler de sus pus oluyorlar… BaÅŸtan söylemiÅŸtik Ankara zihniyetini yok edemeyenleri Ankara zihniyeti yok eder. Mehmet Sipahi
Sayın Sipahi’nin uyarı mesajını okuduktan sonra, bir diÄŸer sayın okurunuzun da “Türk seçmeni ” olarak size ilettiÄŸi düşüncelerin bulunduÄŸu email’i açarsınız:
- Merhabalar Sayın Barlas. Demokratik bir ülkede yaÅŸadığımızı düşünerek oyumuzu verdik. Fakat halkın %50’sine yakının oy verdiÄŸi parti Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılmak isteniyor. Bu durumda kurulmuÅŸ olan partiler arasında Anayasa Mahkemesi partileri inceleyip kriterlerine en uygun olanı seçsin. Biz de boÅŸuna kendimizi özgür bir ülke olarak kandırmayalım… Evet eÄŸer AKP kapatılırsa bundan sonra oy kullanmayacağım. Nasılsa çok da önemli deÄŸil.Tabii ki seçtiÄŸimiz insanlar sınırsızca yönetim özgürlüğüne sahip olmamalı. Ama bir parti kapatılıyorsa, bu ülkenin birliÄŸini, bütünlüğünü, yönetim ÅŸeklini tehdit eden bir durum içine girmiÅŸse gerekli olmalıdır. Bundan sonra benim oyumun bir önemi yoksa oy kullanmamaya kararlıyım.
Jale Göl
Sayın Jale Göl’ün mesajını da okuduktan sonra, bilgisayarınızın karşısında düşünmeye baÅŸlarsınız.
Hiç yerine koyulmak
Darbeler yapılır, partiler kapatılır, seçilmiÅŸ iktidarlar devrilirken, kim bilir kaç milyonlarca Jale Göl, “MeÄŸer benim oyum bir hiçmiÅŸ” duygusunu yaÅŸadı…
Sayın genç okurum Oral Havlucu gibi yaşı küçük olanlar için bu duygu kırılması ilk kez yaşanılacak bir olay.
Bu durumlar karşısında izlenebilecek bir yol daha var.
ÖrneÄŸin Sayın Süleyman Demirel gibi iki kez devrildikten sonra, devirenlere destek verebilirsiniz. Adnan Menderes’in hayaleti de, artık sizi deÄŸil Tayyip ErdoÄŸan’ı taciz etmeye baÅŸlar.
Kral babanızı öldürüp annenizle evlenen ve tahta el koyan amcanızın yanındaki protokol koltuğuna oturursunuz.
Ankara’nın post-modern Hamlet’i olursunuz böylece.
yazı kaynağı.. Mehmet Barlas’a yazısından dolayı teÅŸekkür ederim..