<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>

<channel>
	<title>Erdal ERDOĞDU</title>
	<atom:link href="http://www.erdalerdogdu.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.erdalerdogdu.com</link>
	<description>Sanal İkametgah</description>
	<pubDate>Mon, 29 Jun 2009 22:10:49 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>5. EGE (erkek) BLOG YAZARLARI TOPLANTISI</title>
		<link>http://www.erdalerdogdu.com/web/5-ege-erkek-blog-yazarlari-toplantisi/</link>
		<comments>http://www.erdalerdogdu.com/web/5-ege-erkek-blog-yazarlari-toplantisi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 10 May 2009 18:30:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Erdoğdu</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[web]]></category>

		<category><![CDATA[5. ege blog yazarları buluşması]]></category>

		<category><![CDATA[5.izmir blog yazarları buluşması]]></category>

		<category><![CDATA[bornova türkü cafe]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erdalerdogdu.com/?p=1744</guid>
		<description><![CDATA[
Malumunuz uzun süredi basbas bağırıyoruz, İzmirli blog yazarları toplanacak diye, akabinde ismimizi EGE BLOG YAZARLARI olarak değiştirdik bence bu isim bundan sonra bu şekilde kalmalı. Bugün bu buluşma gerçekleşti. Tam 10 kişi olduk, güzel ve sıcak bir sohbet ortamı gerçekleşti, gözlerimiz her ne kadar bu buluşmalarla özdeşleşmiş arkadaşlarımızı arasa da sağlık olsun. Gelenlerin ayaklarına sağlık. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="alignnone" title="5. EGE BLOG YAZARLARI BULUŞMASI" src="http://farm4.static.flickr.com/3564/3517759779_9e71e64a7b.jpg?v=0" alt="" width="500" height="375" /></p>
<p>Malumunuz uzun süredi <a href="http://www.erdalerdogdu.com/web/besinci-ege-blog-yazarlari-bulusmasi/" target="_blank">basbas bağırıyoruz, İzmirli blog yazarları toplanacak </a>diye, akabinde ismimizi EGE BLOG YAZARLARI olarak değiştirdik bence bu isim bundan sonra bu şekilde kalmalı. Bugün bu buluşma gerçekleşti. Tam 10 kişi olduk, güzel ve sıcak bir sohbet ortamı gerçekleşti, gözlerimiz her ne kadar bu buluşmalarla özdeşleşmiş arkadaşlarımızı arasa da sağlık olsun. Gelenlerin ayaklarına sağlık. Öyle yine çok fazla sektör konuşulmadı, öyle projeler havada filan uçuşmadı ama çaylar içildi tostlar yenildi ve Türkü Kafe isminden korkup gelmeyen arkadaşlara inat bu mekanda anca bizim istediğimizde 1-2 tane popüler türkü çalındı. Ben istediğim ortamı buldum, bence güzeldi, çok güzel arkadaşlarla tanıştım, çok sıcak muhabbetler kurduk. Ne diyelim darısı gelecek buluşmalarımızın başına. Buluşmaya katılan arkadaşları saymak gerekirse;</p>
<p>Mümin ERAKBAŞ <a href="http://blog.erakbas.com/" target="_blank">blog.erakbas.com</a></p>
<p>Mustafa TÜRKSAVAŞ <a href="http://www.mustafaturksavas.com" target="_blank">mustafaturksavas.com</a></p>
<p>Suphi Özgür CANKURT <a href="http://www.ozgurcankurt.org" target="_blank">ozgurcankurt.org</a></p>
<p>Erhan YERLİ <a href="http://www.erhanyrl.blogcu.com" target="_blank">erhanyrl.blogcu.com</a></p>
<p>Deniz GÜR <a href="http://www.biblok.com" target="_blank">biblok.com</a></p>
<p>Cihan ÇAVUŞOĞLU <a href="http://www.muhibbiler.com" target="_blank">muhibbiler.com</a></p>
<p>Yusuf GÜZEL <a href="http://www.cos90.com" target="_blank">cos90.com</a></p>
<p>Barış AKBALI <a href="http://www.kalemkurusu.com" target="_blank">kalemkurusu.com</a></p>
<p>Talat Aydın ŞEN <a href="http://www.mecaziyasam.com" target="_blank">mecaziyasam.com</a></p>
<p>(Talat ve ben fotoğrafya yokuz malesef)</p>
<p>Gerçekten gelen tüm arkadaşlara kendi adıma çok ama çok teşekkür ederim. Bundan sonra irtibatı koparmayalım. Az kişi yada çok kişi kafamıza estikçe yapalım böyle toplantılar. Hepinize saygı ve selamlarımı sunuyorum</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erdalerdogdu.com/web/5-ege-erkek-blog-yazarlari-toplantisi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Ana Gibi Yar olmaz&#8230;</title>
		<link>http://www.erdalerdogdu.com/benden-nagmeler/ana-gibi-yar-olmaz/</link>
		<comments>http://www.erdalerdogdu.com/benden-nagmeler/ana-gibi-yar-olmaz/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 09 May 2009 22:30:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Erdoğdu</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[benden nağmeler]]></category>

		<category><![CDATA[ANNE]]></category>

		<category><![CDATA[anneler günü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erdalerdogdu.com/ask/ana-gibi-yar-olmaz/</guid>
		<description><![CDATA[Ana gibi yar,İstanbul gibi diyar&#8230;
Benim annem güzel annem beni al kollarına&#8230;
Çoçuklukta sevgiler daha kuvvetli yaşanıyor belki de daha net ve basit telaffuz edilebiliyor.Kaçımız annemizi çoçukken ki gibi şapur şupur öpebiliyor yada elini eskisi gibi sıkı tutabiliyor,ondan kuvvet almak içi, onu kaybetmemek için sevildiğini hissetmek için kaçımız eskisi gibi annelerimizin gözleri içine bakabiliyor.
Ben bakabiliyorum,ben öpebiliyorum onun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ana gibi yar,İstanbul gibi diyar&#8230;</strong></p>
<p><strong>Benim annem güzel annem beni al kollarına&#8230;</strong></p>
<p>Çoçuklukta sevgiler daha kuvvetli yaşanıyor belki de daha net ve basit telaffuz edilebiliyor.Kaçımız annemizi çoçukken ki gibi şapur şupur öpebiliyor yada elini eskisi gibi sıkı tutabiliyor,ondan kuvvet almak içi, onu kaybetmemek için sevildiğini hissetmek için kaçımız eskisi gibi annelerimizin gözleri içine bakabiliyor.</p>
<p>Ben bakabiliyorum,ben öpebiliyorum onun tombul yanaklarını,hala boynuna eskisi gibi sarılabiliyorum, eskiden farklı olan ona olan sevgimin boyumla, yüregimle,ellerimle,gözlerimle birlikte her geçen gün daha büyümesi.</p>
<p><strong>Ben çok seviyorum annemi.</strong></p>
<p>Onsuz günler bilirim,hastanede yattığı,şehir dışına gittiği, akşamları eve gelemediği evimizin renginin bir anda solduğu günler.</p>
<p>Rabbime onun yoklugunu göstermesin diye eksikliğini hisettirmesin diye hoyratca savurduğum dualar ederim,dizine kıvrılırım,saçımın okşanmasının tadını bilirim çünkü.</p>
<p><strong>Ben çok seviyorum annemi.</strong></p>
<p>Evdeyken her gece odama gelir,kimi zaman kapıdan bakar kimi zaman yanıma kadar gelir sacımı okşar,sırf saçımı okşasın diye sesimi cıkartmam,uyuyor numarası yaparım isterim ki Kabe kokan ellerin kokusunu alayım.</p>
<p>Bu arada benim iki annem var,biri de ablamdır,küçük annemdir o benim,hiç yaşanmayan duyguların yaşandığı kocaman bir yürege sahiptir bilemem ki böyle bir bağ kaç kişiye nasip olur. Bir annemde onu belledim bir gün o da anne oldu ben dayı.</p>
<p>Ablamı da annem kadar severim,küçük annemdir o benim.</p>
<p><strong>Ben çok seviyorum annelerimi.</strong></p>
<p>İzmirdeyim evimden uzakta yarın onların yanında olamayacağım o sıcak ellerinden öpemeyecegim ama onlar bilir beni ve onlara olan sevgimi. Rabbim bizi bundan öte bizden ayrı bırakmasın. (amin)</p>
<p>Benim blog aleminde tanıdığım anne blog yazarları pek yok, biri Ailemin anneleri arasına bu sene katılan kuzenim <a href="http://www.esraerdogdu.com" target="_blank">Esra Erdoğdu</a> bir diğeri ise blogosferde tanıdığım büyük yürekli anne <a href="http://www.kalderavolkan.com/" target="_blank">kalderavolkan</a> ablam. Onlarında adını anmadan edemeyeceğim.</p>
<p><strong>Tüm annelerin ve gelecekteki tüm anne adaylarının gününü tebrik ederim.</strong></p>
<p><strong>ANNELER GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN.</strong></p>
<p><span id="more-301"></span><strong></strong></p>
<p>(not:bu yazı daha önce tarafımdan yazılmış olan bir yazının editlenmiş ve otomatik yayınlanmış halidir.)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erdalerdogdu.com/benden-nagmeler/ana-gibi-yar-olmaz/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>konuşma, dinleme &#8230;</title>
		<link>http://www.erdalerdogdu.com/benden-nagmeler/konusma-dinleme-okuma-yazma-illa-birini-sececek-olsaniz-hangisini-secerdiniz-neden/</link>
		<comments>http://www.erdalerdogdu.com/benden-nagmeler/konusma-dinleme-okuma-yazma-illa-birini-sececek-olsaniz-hangisini-secerdiniz-neden/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 05 May 2009 10:19:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Erdoğdu</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[benden nağmeler]]></category>

		<category><![CDATA[dinlemek]]></category>

		<category><![CDATA[konuşmak]]></category>

		<category><![CDATA[okumak]]></category>

		<category><![CDATA[yazmak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erdalerdogdu.com/?p=1729</guid>
		<description><![CDATA[konuşma, dinleme, okuma, yazma illa birini seçecek olsanız hangisini seçerdiniz? neden?
Geçtiğimiz günler interpersonal communication sınavının ilk bölümünde; ‘konuşma, dinleme, okuma, yazma illa birini seçecek olsanız hangisini seçerdiniz? neden?&#8217; diye bir bölüm vardı. Hocamız birini seçip, nedenini söylememizi istiyordu. Aslında hepsi birbirine o kadar yakındı ki ve birbirinden ayrılamazdı ki, ben kendi adıma seçmekte zorlandım. Beni [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>konuşma, dinleme, okuma, yazma illa birini seçecek olsanız hangisini seçerdiniz? neden?</p>
<p>Geçtiğimiz günler interpersonal communication sınavının ilk bölümünde; ‘konuşma, dinleme, okuma, yazma illa birini seçecek olsanız hangisini seçerdiniz? neden?&#8217; diye bir bölüm vardı. Hocamız birini seçip, nedenini söylememizi istiyordu. Aslında hepsi birbirine o kadar yakındı ki ve birbirinden ayrılamazdı ki, ben kendi adıma seçmekte zorlandım. Beni tanıyanlar bilirler, çok konuşurum, kimi zaman hiç susmadığım olur. İnsanlarla konuşurken hep bir şeyler vermeye çalışırım, ama bu benim hüsn&#8217;ü kuruntum da olabilir. Belki insanlar benden hiç ama hiçbir şey almıyorlardır. Üzerine bir de geveze yaftası vuruyorlardır, alnımın ortasına. Ama dinlemeyi de çok severim, kimi zaman öyle güzel insanların karşısında saatlerce dinlediğim ağzımı açmadığım olmuştur. Hiç konuşmadığım günleri çok iyi bilenler de var. Ki müzikle ilgilenmeye çalıştığımız için, kulaklarım azcık yarasa modunda, çok iyi duyarlar. Okumak çocukluktan beri içimdeki tek isteğim, her ne kadar çoğu zaman kitaplara, mısralara küssem de, her zaman bir şekilde beni kendine çeken şeyler oluyor. Ki zaten her gün en az iki gazete alıp okumaya çalışıyorum, bu ara sürekli bir kitapla haşır neşirim.  (şu an Buket Uzuner - İstanbullular&#8217;ı ve Cevdet Kılıç&#8217;ın Bilgelik Hikayeleri&#8217;ni okuyorum) Bu şekilde çok ama çok güzel şeyler öğrendiğime, kelime haznemi geliştirdiğime inanıyorum. Ve blog&#8217;tan bildiğiniz üzere, yazmak, ki mi zaman hayata hoyrat kelimeleri ardı ardına dizmek istemek ama yapamamak var. Keşke her şeyi yazabilsem  ama yapamıyorum. Kendimce takılıyorum. Şiirlerim var, şarkı sözlerim var, denemelerim var, blogum var. Yazıyorum ama okuyanım var mı? Konuşuyorum ama dinleyenim var mı? Dinlemek istediğimde karşımda konuşan var mı? Okuyorum ama kime ne ki bundan? Olsun ben aslında bir tek kendimi düşünüyor olmalıyım, ama yine de hayat sana söyleyecek sözlerim var!!!</p>
<p>Peki ya sizler, siz de benim gibi geveze misiniz, yoksa sukut&#8217;u altından bilenlerden mi? Sadece okur musunuz, kelimeleri ardı ardına dizmek en büyük zevkiniz midir? Sizce hangisi ve neden???</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erdalerdogdu.com/benden-nagmeler/konusma-dinleme-okuma-yazma-illa-birini-sececek-olsaniz-hangisini-secerdiniz-neden/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Beşinci Ege Blog Yazarları Buluşması</title>
		<link>http://www.erdalerdogdu.com/web/besinci-ege-blog-yazarlari-bulusmasi/</link>
		<comments>http://www.erdalerdogdu.com/web/besinci-ege-blog-yazarlari-bulusmasi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 05 May 2009 08:08:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Erdoğdu</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[web]]></category>

		<category><![CDATA[5.ege blog yazarları buluşması]]></category>

		<category><![CDATA[5.izmir blog yazarları buluşması]]></category>

		<category><![CDATA[bonova]]></category>

		<category><![CDATA[izmir blog yazarları buluşması]]></category>

		<category><![CDATA[küçükpark]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erdalerdogdu.com/?p=1713</guid>
		<description><![CDATA[
Beşinci Ege Blog Yazarları Buluşması 10 Mayıs tarihinde saat 14 .00 – 18.00 arasında Bornova KüçükPark civarındaki Türkü Kafe adlı mekanda yapılacaktır. İzmir ve civarındaki tüm blog yazarı arkadaşları o gün orada görmek bizim için gerçekten çok ama çok güzel olacak.
Bu buluşmanın karar aşamasında ilk önce tarih akabinde mekan konusunda bazı sorunlar yaşandı. Ama Bornova İzmir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="size-medium wp-image-1720 aligncenter" title="ege-blog-yazarlari" src="http://www.erdalerdogdu.com/wp-content/uploads/2009/05/ege-blog-yazarlari-171x300.png" alt="" width="171" height="300" /></p>
<p>Beşinci Ege Blog Yazarları Buluşması 10 Mayıs tarihinde saat 14 .00 – 18.00 arasında Bornova KüçükPark civarındaki Türkü Kafe adlı mekanda yapılacaktır. İzmir ve civarındaki tüm blog yazarı arkadaşları o gün orada görmek bizim için gerçekten çok ama çok güzel olacak.</p>
<p>Bu buluşmanın karar aşamasında ilk önce tarih akabinde mekan konusunda bazı sorunlar yaşandı. Ama Bornova İzmir içinde ulaşımı kolay olan yerlerden biri, mekana gelince garantisi biziz <img src='http://www.erdalerdogdu.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> Eğer küçükpark ve civarını biliyorsanız, emin olun en rahat sohbet edilecek yerlerden birini seçtiğimize inanınıyoruz.Kafenin fotoğraflarını da çekip <a href="http://www.flickr.com/photos/wwwerdalerdogducom/3449881177/">şuraya</a> koyduk. Arzu eden bakabilir.</p>
<p>Kafenin yerini bilmeyenler için bir kroki hazırladım. Bornova Metro istasyonundan kırmızı çizgileri takip ederek gelebilirsiniz. Yok ben bulamam, kaybolurum derseniz de bir telefon kadar yakınız.(Resmin üzerine tıklayarak büyütebilirsiniz.)</p>
<p> </p>
<p> <a title="bulusma harita by Montecito, on Flickr" href="http://www.flickr.com/photos/montecit/3463511697/"><img src="http://farm4.static.flickr.com/3629/3463511697_6b4a6f8255_m.jpg" alt="bulusma harita" width="240" height="219" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erdalerdogdu.com/web/besinci-ege-blog-yazarlari-bulusmasi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>sen olsam&#8230;</title>
		<link>http://www.erdalerdogdu.com/can-sikintisi/sen-olsam/</link>
		<comments>http://www.erdalerdogdu.com/can-sikintisi/sen-olsam/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 04 May 2009 23:12:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Erdoğdu</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[can sıkıntısı]]></category>

		<category><![CDATA[anlatılmaz duygular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erdalerdogdu.com/?p=1722</guid>
		<description><![CDATA[ 



]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p><code><a href="http://www.erdalerdogdu.com/wp-content/uploads/2009/05/sen-olsam.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-1723" title="sen-olsam" src="http://www.erdalerdogdu.com/wp-content/uploads/2009/05/sen-olsam.jpg" alt="" width="404" height="410" /></a><br />
</code></p>
<p style="text-align: center;"><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="300" height="110" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="wmode" value="transparent" /><param name="src" value="http://media.imeem.com/m/xnvXoj6AC4" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="300" height="110" src="http://media.imeem.com/m/xnvXoj6AC4" wmode="transparent"></embed></object></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erdalerdogdu.com/can-sikintisi/sen-olsam/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>dansizmiRitim dans ve ritim gösterisi</title>
		<link>http://www.erdalerdogdu.com/kultur-sanat/dansizmiritim-dans-ve-ritim-gosterisi/</link>
		<comments>http://www.erdalerdogdu.com/kultur-sanat/dansizmiritim-dans-ve-ritim-gosterisi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 02 May 2009 10:02:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Erdoğdu</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[kültür - sanat]]></category>

		<category><![CDATA[anadolu ateşi]]></category>

		<category><![CDATA[dans]]></category>

		<category><![CDATA[dansizmiRitim]]></category>

		<category><![CDATA[e.ü atatürk kültür merkezi]]></category>

		<category><![CDATA[ege sanat atölyesi]]></category>

		<category><![CDATA[ege üniversitesi mezunlar derneği]]></category>

		<category><![CDATA[egesanat]]></category>

		<category><![CDATA[izmir]]></category>

		<category><![CDATA[ritim]]></category>

		<category><![CDATA[sultans of the dance]]></category>

		<category><![CDATA[teoman dalcı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erdalerdogdu.com/?p=1715</guid>
		<description><![CDATA[
Yazımın ilk giriş cümlesi; ben daha önce böyle bir şey izlemedim&#8230; Televizyondan duyar, gazetelerden okurdum, işte sultans of the dance  yüz binlerce izleyiciye ulaştı, Anadolu ateşi insanları coşturmaya devam ediyor diye. Ama izlemek hiç kısmet olmamıştı, olmadı da. Ama güzel İzmir&#8217;in güzel yanlarından biri de bir çok şeye ulaşabilecek olmanız. Belki sultans of the dance [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="alignnone size-medium wp-image-1718" title="dansizmiritim" src="http://www.erdalerdogdu.com/wp-content/uploads/2009/05/dansizmiritim-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></p>
<p>Yazımın ilk giriş cümlesi; ben daha önce böyle bir şey izlemedim&#8230; Televizyondan duyar, gazetelerden okurdum, işte sultans of the dance  yüz binlerce izleyiciye ulaştı, Anadolu ateşi insanları coşturmaya devam ediyor diye. Ama izlemek hiç kısmet olmamıştı, olmadı da. Ama güzel İzmir&#8217;in güzel yanlarından biri de bir çok şeye ulaşabilecek olmanız. Belki sultans of the dance izleyemedim, belki Anadolu ateşini göremedim ama en az onlar kadar iyi olduklarına beni inandıran DANS-İZMİ&#8217;RİTM grubunun geçen hafta sonu E.Ü Atatürk Kültür Merkezinde sergiledikleri muhteşem gösteriye gitme şansım oldu. Yaklaşık 30 kişinin, set arkasıyla birlikte yaklaşık 50 kişinin muhteşem uyum ve koordinasyonunu,  uzun süreli kaliteli bir çalışmanın nasıl muhteşem bir dans gösterisini ortaya çıkardığını gözlerimle gördüm. Ne yalan söyleyeyim hayran kaldım. Bu gösteriye beni davet eden ve program esnasında bana eşlik eden Sevgili <a href="http://blog.erakbas.com/" target="_blank">Mümin Erakbaş&#8217;a </a>teşekkür etmemek olmaz. Akabinde ben gösteriyi kendimce 11 bölüme ayırdım. Şimdi sizlere azar azar bu bölümler hakkında bilgi vereyim.</p>
<p> </p>
<ul>
<li>1- Tekno müzik eşliğinde, dansçıların kollarına, avuçlarının içine, ve ayaklarına taktıkları ışıklar ile yaptıkları, güzel bir ışık gösterisi. Dalgalar, martıların kanat çırpışı, Meksika dalgalanması, ama asıl olarak bende uyandırdığı etki, ateş böceklerini anımsatmalarıydı.</li>
<li>2- Sema gösterisi, çok kısa sürdü, modernize edilmiş bir Mevlevi kıyafeti ve orijinal olmayan bir semazen. İnsanı yüreğinden yakalayan Gel Gör Beni ilahisi ile gerçekten insanın tüylerini diken diken eden anlar.</li>
<li>3- Şu an sözlerini net hatırlayamadığım ‘kaçsam,kalemim yanıyor, kimden işitsem ismini..derdimden ufuklardasın, kalbim yanıyor ismini her kimden işitsem..&#8217; bir şarkı eşliğinde (yav ben bu bölümü çok beğendiğimi hatırlıyorum ama hem şarkıyı hem dans içeriğini unutmuşum) güzel bir dans.<span id="more-1715"></span></li>
<li>4- Bu bölümde işte budur diyeceğiniz bir Zeybek gösterisi ile başlıyor dansçılar performanslarına, ama bu Zeybek biraz modernize edilmiş, edit&#8217;lenmiş bir Zeybek. Zaten akabinde bölümün sonuna doğru Zeybek&#8217;ten eser kalmıyor.</li>
<li>5- İşte bu bölümde dansçı elemanlar sahneyi, ritim ekibine bırakıyor. Ve bizim Grup Laçin&#8217;den tanıdığımız ritim ustası Sevgili Teoman Dalcı kaşıklarıyla, ekip arkadaşları darbukalarıyla süper bir ritim gösterisi sunuyorlar. Daha önce canlı olarak Mısırlı Ahmet&#8217;i dinlediğim için, vurmalı çalgılarda virtüözitenin ne olduğunu biliyorum ama bir insanın kaşıklarla ritim konusunda virtüöz oluşunu ilk kez gördüm ve hayran kaldım.</li>
<li>6- Bir önceki bölümde kaşıklarla ritimden bahsettik, böyle bir ustanın talebeleri hiç kaşıksız gösteri yaparlar mı? Altıncı bölümde baylı bayanlı ekip, aynı bizde kına geceleri ya da düğünlerde olduğu gibi kaşıklarla sahneye çıkıyorlar ama bir ara dans öyle bir seyir alıyor ki, parendeler, ters taklalar ardı ardına sıralanıyor.</li>
<li>7- ‘masmavi gökyüzü anlatır gibi her şeyi&#8217; sözlerini içeren bir şarkı eşliğinde baleyi andıran tiyatral bir dans gösterisi diye not düşmüşüm. Ama maalesef üzerinden bir hafta geçmiş olması bana unutturmuş bu bölümü. Yanlış hatırlamıyorsam, 2 bayan 2 erkek 4 kişinin çiftler halinde aynı anda dans ettikleri bir bölümdü.</li>
<li>8- Kesinlikle gösterinin finali burasıydı. Bir sokak düşünün, işte kahve var, karsısında lokanta var, liseli gençler geçiyor, sucu var, köfteci var, kahvedeki adamlar kaldırıma koyulan masada çay içiyorlar. Çok güzel bir tiyatro sahnesiydi. Ama bir anda her şey değişiyor, çay bardaklarından, çay içiş seslerinden, anahtarlardan, sucu çocuğun taşıdığı damacanadan, Teoman hocanın başında oturduğu köfte tezgahından, inceden ritimler sesler gelmeye başlıyor ve tiyatro müzikale dönüşüyor. La La - La La - lalala, La La - La La - lalala ağız ritimleriyle, tecno ve hip hop ağırlıklı bir dans gösterisi bölümü, Eğer hip hop sokak atışmalarını biliyorsanız aynı onun gibi bir şey. Acayip zevkliydi, ne oldu, ya bu ritim, bu danslar nereden çıktı derken, kendinizi La La - La La - lalala, La La - La La - lalala diye ritim tutup, bağırırken buluyorsunuz. Ki bu bölüm bittikten sonra bile, neredeyse tüm salon hala aynı şekilde mırıldanmaya devam ediyordu.</li>
<li>9- Bana tüm gösterinin baş dansçılarıymış izlenimini veren çiftin klasik dans, belki bale motifleriyle sergiledikleri bölüm.</li>
<li>10- İlk bölümlerde bizim yörelerden bir Zeybek vardı ve son bölümde de bizim topraklarımızdan bir Kafkas gösterisi yer aldı sahnede. Öyle bir Kafkas dansıydı ki hayran kalmamak elde değildi. Etnik kafkas&#8217;ı bir çoğumuz biliriz. İşte dik duran, keskin hareketli erkeklerin, bir anda kendilerini yere atmaları, dönmeleri, buna karşın narin ve zarif bayan hareketleri. Ama ustalarımızı bunu da modernize etmişler, öyle ki sahne de Kafkas oynanırken, ben arkada çalan müzikte blues gamları duyuyordum. Gerçekten çok güzeldi.</li>
<li>11- 1saat 15 dakika ve gösteri bitti. Dansçılar seyircileri selamladılar ve beklenen an, sahnedeki ekrana Türk sinemasına, müziğine, tiyatrosuna, edebiyatına damgasını vurmuş fotoğrafları yansıtıldı. Ben bu bölüme üstatlar geçidi adını verdim. Ve tüm salon hepsini ayakta alkışladı.</li>
</ul>
<p> </p>
<p>Ben sonuç itibari ile bir dansçı değilim, dans eleştirmeni hiç değilim, ama gittim, bu gösteriyi izledim, kendimce çok beğendim ve yazmak istedim. Eğer bir sürç i lisan ettiysek affola. Gerçekten çok ama çok güzeldi. Bu ekibe başarılarının devamını diliyorum, umuyorum ki her şey onların istediği ve planladığı gibi güzel olur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erdalerdogdu.com/kultur-sanat/dansizmiritim-dans-ve-ritim-gosterisi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>KABUK (kısa film)</title>
		<link>http://www.erdalerdogdu.com/sinema-film/kabuk-kisa-film/</link>
		<comments>http://www.erdalerdogdu.com/sinema-film/kabuk-kisa-film/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 01 May 2009 08:56:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Erdoğdu</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[güzel sanatlar]]></category>

		<category><![CDATA[kültür - sanat]]></category>

		<category><![CDATA[sinema - film]]></category>

		<category><![CDATA[baba oğul ilişkisi]]></category>

		<category><![CDATA[ieu sinema kulubü]]></category>

		<category><![CDATA[kısa film]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erdalerdogdu.com/?p=1708</guid>
		<description><![CDATA[
Okulda çok sevdiğim arkadaşlarımın başında gelen Ali Cem Doğan ben bildim bileli bir kültür/sanat insanı, bir güzel muhabbet insanı olmuştur benim için. (tanışalı zaten 2 yıl oldu alt tarafı) Okul içinde derslerimiz,programlarımız,bölümlerimiz çok farklı olduğu için eskisi kadar sık görüşemiyoruz ama geçen akşam bir vesile görüştük. Bana bir kısa film çektiğinden bahsetti. Onun adına inanın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="size-medium wp-image-1709 aligncenter" title="kabuk" src="http://www.erdalerdogdu.com/wp-content/uploads/2009/05/kabuk-300x168.jpg" alt="" width="300" height="168" /></p>
<p style="text-align: left;">Okulda çok sevdiğim arkadaşlarımın başında gelen Ali Cem Doğan ben bildim bileli bir kültür/sanat insanı, bir güzel muhabbet insanı olmuştur benim için. (tanışalı zaten 2 yıl oldu alt tarafı) Okul içinde derslerimiz,programlarımız,bölümlerimiz çok farklı olduğu için eskisi kadar sık görüşemiyoruz ama geçen akşam bir vesile görüştük. Bana bir kısa film çektiğinden bahsetti. Onun adına inanın ne kadar çok sevindiğimi bilemezsiniz. Bir insanın istediği yolda adımlar atmaya başlaması ve onun gözlerindeki isteği ve hırsı görmek, bana büyük zevk ve gurur verdi. (Alicim senden yaşça büyük olmam dolasıyla, seninle gurur duyma hakkına sahibim her hal, ki bir insan arkadaşıyla da gurur duyabilir) İşte sohbetimiz esnasında filmin birçok aksiliğe karşın neredeyse bitmek üzere olduğundan, bu filme ieu sinema kulübünün okul içinde düzenleyeceği kısa film yarışmasına katılacağından, eğer istediği geri bildirimleri alması durumunda hedefleri büyüteceğinden bahsetti. Ve bende her zaman yaptığım gibi nasihate boğdum onu. Dün akşam film her şeyi ile bitti ve ben izleme fırsatı buldum, film baba ve oğul arasındaki kısmi bir ilişkiden bahsediyor ve isimde bununla ilgili. Haydi bağlantıyı siz kuruverin <img src='http://www.erdalerdogdu.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> Alicim eğer bir iş için emek harcıyorsan, ve bu senin için doğru ve güzelse, içinden ne geliyorsa yapman gerektiğini, onlar için savaşman gerektiğini sen benden iyi biliyorsun. İlk film mi, ilk film, çiğlik var mı, var, daha iyisi yapılabilir mi, her zaman, ama daha iyisini çekene kadar, elimizdeki en iyi kısa filmimiz bu. Yolun açık olsun kardeşim. Başardın ve başarılarının devamını dilerim.</p>
<p style="text-align: left;"> </p>
<div><code><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="400" height="225" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowfullscreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=4420379&amp;server=vimeo.com&amp;show_title=1&amp;show_byline=1&amp;show_portrait=0&amp;color=&amp;fullscreen=1" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="400" height="225" src="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=4420379&amp;server=vimeo.com&amp;show_title=1&amp;show_byline=1&amp;show_portrait=0&amp;color=&amp;fullscreen=1" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always"></embed></object><a href="http://vimeo.com/4420379">Kabuk</a> from <a href="http://vimeo.com/ieusinema">İEÜ Sinema Kulübü</a> on <a href="http://vimeo.com">Vimeo</a>.</code></div>
<p><code> </p>
<p> </p>
<p></code></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erdalerdogdu.com/sinema-film/kabuk-kisa-film/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>ve bugün 23 Nisan</title>
		<link>http://www.erdalerdogdu.com/turkiye/ve-bugun-23-nisan/</link>
		<comments>http://www.erdalerdogdu.com/turkiye/ve-bugun-23-nisan/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 23 Apr 2009 09:24:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Erdoğdu</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>

		<category><![CDATA[23 nisan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erdalerdogdu.com/?p=1704</guid>
		<description><![CDATA[
Böyle günlerde hep anlam veremediğim bi heyecan ve mutluluk duymuşumdur, nedendir niyedir bilmem. Çocukkun de böyledydim, kazık kadar oldum hala aynıyım, inşallah bu heyecanımı hiç kaybetmem. Bu sabah erken kalktım, ve çocukların cıvıltısına kulak verdim, çok yakınımda bi stadyum var, sesler oradan geliyordu, üşenmedim kalktım gittim. O cocukların mutluluğunu, heyecanını, güzelliklerini, velilerin telaşını gördükçe, ben [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="alignnone" title="23 nisan Ulusal Egemenlik ve cocuk Bayramı" src="http://i.friendfeed.com/0e37088e1a87a3bca1a4468118c5feadce64232f" alt="" width="399" height="297" /></p>
<p style="text-align: left;">Böyle günlerde hep anlam veremediğim bi heyecan ve mutluluk duymuşumdur, nedendir niyedir bilmem. Çocukkun de böyledydim, kazık kadar oldum hala aynıyım, inşallah bu heyecanımı hiç kaybetmem. Bu sabah erken kalktım, ve çocukların cıvıltısına kulak verdim, çok yakınımda bi stadyum var, sesler oradan geliyordu, üşenmedim kalktım gittim. O cocukların mutluluğunu, heyecanını, güzelliklerini, velilerin telaşını gördükçe, ben de kendimce güzelleştim. Bu çocuklarımızın heyecanı bitmediği sürece bu 23 Nisan&#8217;lar da hiç bitmeyecek. Tüm yurdumun ulusal egemenlik ve çocuk bayramını kutlarım.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erdalerdogdu.com/turkiye/ve-bugun-23-nisan/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Hızlı ve öfkeli4(fast&#038;furious), Kehanet(knowing)&#8230;</title>
		<link>http://www.erdalerdogdu.com/sinema-film/hizli-ve-ofkeli4fastfuriouskehanetknowingsil-bastaneternal-sunshine-of-the-spotless-mindand-the-butterfly-effect/</link>
		<comments>http://www.erdalerdogdu.com/sinema-film/hizli-ve-ofkeli4fastfuriouskehanetknowingsil-bastaneternal-sunshine-of-the-spotless-mindand-the-butterfly-effect/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 18 Apr 2009 10:50:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Erdoğdu</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[sinema - film]]></category>

		<category><![CDATA[Hızlı ve öfkeli (fast&amp;furious)]]></category>

		<category><![CDATA[jim carrey]]></category>

		<category><![CDATA[Kehanet(knowing)]]></category>

		<category><![CDATA[nicolas cage]]></category>

		<category><![CDATA[Sil Baştan (Eternal Sunshine of the Spotless Mind)]]></category>

		<category><![CDATA[the butterfly effect]]></category>

		<category><![CDATA[video]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erdalerdogdu.com/?p=1690</guid>
		<description><![CDATA[Hızlı ve öfkeli4(fast&#38;furious), Kehanet(knowing), Sil Baştan (Eternal Sunshine of the Spotless Mind) and the butterfly effect
Uzun süredir izlediğim filmler hakkında tek bir kelime yazmamıştım. Zaten vakit bulup sinemaya gidebildiğimiz yok anca yurtta vcd ile idare ediyoruz Ama geçtiğimiz hafta ve bu hafta sevgili kardeşim ErhanYRL ile birlikte sinemaya gitme (zorla götürdü) fırsatım oldu. İlk izlediğimiz film 1-2 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hızlı ve öfkeli4(fast&amp;furious), Kehanet(knowing), Sil Baştan (Eternal Sunshine of the Spotless Mind) and the butterfly effect</strong></p>
<p>Uzun süredir izlediğim filmler hakkında tek bir kelime yazmamıştım. Zaten vakit bulup sinemaya gidebildiğimiz yok anca yurtta vcd ile idare ediyoruz Ama geçtiğimiz hafta ve bu hafta sevgili kardeşim <a href="http://erhanyrl.blogcu.com/" target="_blank">ErhanYRL</a> ile birlikte sinemaya gitme (zorla götürdü) fırsatım oldu. İlk izlediğimiz film 1-2 ve 3. bölümlerini büyük zevkle izlediğimiz Hızlı ve öfkeli serisinin 4. filmiydi. Film gercekten çok kaliteli olmuş, kimi zaman heycanınızı kontrol edemiyorsunuz.  Ben bu film ile ilgili pek yazmak istemiyorum çünkü <a href="http://www.n-erdogdu.com" target="_blank">emmoğum</a> kendi blogunda  <a href="http://www.n-erdogdu.com/?p=172" target="_blank">Hızlı ve öfkeli (fast&amp;furious)</a>, filmine değinmiş, şimdi onun üzerine ben laf salatası yapmayayım siz gidip oradan okuyun <img src='http://www.erdalerdogdu.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>İkinci filmimiz jim carrey gibi efsane bir oyuncunun tüm oyuncu meziyetlerini bir kez daha sergilediği efsane film, <strong>Sil Baştan(Eternal Sunshine of the Spotless Mind),</strong> bir arkadaşım tarafından, yaşadığım bazı duygulardan dolayı kesinlikle izlemem gerektiği tavsiyeler üzerine izleme kararı aldığım bir film ve ben de hayran kaldım. Gerçekten sil baştan yaşamak gerekiyor ya da yaşanılan şeyleri unutmamak için belki de ölmek. Hani derler ya, insan sevdiği için her şeyi yaparmış, gerekirse aklını bile sildirebileceğini görüyoruz bu filmde ama tadir i ilahi, sen git aklını sildir sonra yeniden aynı adama aşık ol <img src='http://www.erdalerdogdu.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p><code><a href="http://vids.myspace.com/index.cfm?fuseaction=vids.individual&amp;videoid=37027813">Eternal Sunshine of the Spotless Mind</a><br />
<object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="425px" height="360px" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="wmode" value="transparent" /><param name="src" value="http://mediaservices.myspace.com/services/media/embed.aspx/m=37027813,t=1,mt=video,searchID=,primarycolor=,secondarycolor=" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="425px" height="360px" src="http://mediaservices.myspace.com/services/media/embed.aspx/m=37027813,t=1,mt=video,searchID=,primarycolor=,secondarycolor=" allowfullscreen="true" wmode="transparent"></embed></object></code></p>
<p>devamı için<span id="more-1690"></span></p>
<p>Akabinde yine  <a href="http://erhanyrl.blogcu.com/" target="_blank">ErhanYRL</a> ile birlikte bi sinema kaçamağı daha, bu sefer ki filmimiz Kehanet(knowing), burda da bir diğer efsane oyuncu Nicolas Cage vardı. Film 1959 yılında bir okulda ki ögrencilerin, 50 yıl sonrasına yaptıkları resimleri bir kutu içinde saklamaları ve 50 yıl sonra acılmasını vasiyet ettikleri bir olay üzerine kurgulanmış. Ama öğrencilerden biri, resim yapmak yerine kağıda bazı numaralar yazıyor, ve bu numaralar birleştirildiğinde, 1959-2009 yılları arasında dünyada olan ve olacak büyük felaketleri ve felaketler esnasında ölecek insan sayılarını ve bunları n yerini içeriyor. İşte baş rol oyuncumuz ve saz arkadaşları, geriye kalan son 3 olayı yaşıyolar, ve sonunda içlerinde 2 çocuk, tanrı tarafından göge alınıyor ve dünyada kıyamet kopuyor. (film bu kadar ruhsuz değil, gercekten çok güzel bi film, bilhassa kimi sahneler çok muhtesem ama kelimelerimi toparlayamadım işte) <img src='http://www.erdalerdogdu.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>An the last one is <strong>the butterfly effect</strong> <img src='http://www.erdalerdogdu.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> dün akşam izlediğim bi film, kehanet&#8217;teki gibi yine mistik güçlere sahip olduğu izlenimi verilen bir çocuk ve cevresindekilerin yaşadığı olayların anlatıldığı bir film. Jönümüz olan cocukcağız kısmi hafıza kayıpları yaşıyor ve yasadığı bir çok şeyi akabinde hatırlamaz hale geliyor. Bu yüzden günlükler yazmaya başlıyor. En sonunda büyüyünce bu günlükleri okuyarak geçmişte olan olayların içine tekrardan dönmeye ve bunları değiştirmeye çalışıyor falan filan&#8230; Acıkcası beğenmemekle birlikte etkilenmediğimi söylersem yalan olur. Keşke elimde bir güç olsa da geçmişte yaşadıklarıma geri dönsem ve yapılan hatalrı düzeltip, tekrardan yaşama şansım olsa.</p>
<p>Neyse efenim, biz bu filmleri ziledik, gittik gördük beğendik. Sizlere de tavsiye ederiz. İzledikten sonra buraya gelip yorumlarınızı yazmayı unutmayın sakın <img src='http://www.erdalerdogdu.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erdalerdogdu.com/sinema-film/hizli-ve-ofkeli4fastfuriouskehanetknowingsil-bastaneternal-sunshine-of-the-spotless-mindand-the-butterfly-effect/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Çatlayan ar damarlarımızdan biri olarak Haydar Dümen</title>
		<link>http://www.erdalerdogdu.com/gazetelerden/catlayan-ar-damarlarimizdan-biri-olarak-haydar-dumen/</link>
		<comments>http://www.erdalerdogdu.com/gazetelerden/catlayan-ar-damarlarimizdan-biri-olarak-haydar-dumen/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 2009 14:16:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Erdoğdu</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[gazetelerden]]></category>

		<category><![CDATA[rezalet]]></category>

		<category><![CDATA[17lik gayler]]></category>

		<category><![CDATA[cinsel ilişki]]></category>

		<category><![CDATA[etek altı]]></category>

		<category><![CDATA[haydar dümen]]></category>

		<category><![CDATA[haydar hocam kız mıyım]]></category>

		<category><![CDATA[kasık arası]]></category>

		<category><![CDATA[kızlık zarı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erdalerdogdu.com/?p=1683</guid>
		<description><![CDATA[Yav geçen gün oda arkadaşlarmdan biri gidip Posta gazetesi almış, derken bütün katın muhabbeti fenomen gazete yazarımız, güya(!) doktor, bana göre teneşir paklayasıca biri olan Haydar Dümen&#8217;e geldi. O ne rezalet bi bölümdür, arkadaşlarımdan duyardım ama inanın okuduğumu hiç hatırlamıyorum, o adamı, ama bu kadar muhabebti olunca gayri ihtiyari merak edip okudum bende. Bildiğiniz midem [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yav geçen gün oda arkadaşlarmdan biri gidip Posta gazetesi almış, derken bütün katın muhabbeti fenomen gazete yazarımız, güya(!) doktor, bana göre teneşir paklayasıca biri olan Haydar Dümen&#8217;e geldi. O ne rezalet bi bölümdür, arkadaşlarımdan duyardım ama inanın okuduğumu hiç hatırlamıyorum, o adamı, ama bu kadar muhabebti olunca gayri ihtiyari merak edip okudum bende. Bildiğiniz midem bulandı. Böyle bi toplumsal genleşme olamaz, orada yazılan ve yazan kişiler gerçek olamaz. Muhakak sağlık konusunda bir şey demiyorum, böyle bölümler var, psikoloğu var, üroloji uzmanı var onlara saygımız tam. Ama azıcık aklı başında bir insan oğlunun, haydar amca acaba kızlığım bozuldu mu, haydar dayı benimkisi çok küçük nasıl büyültebilirim, ben 17 yasında bi erkeğim kızlardan değil erkeklerden hoşlanıyorum acaba gay&#8217;miyim, sürekli porno film izliyorum, günüm banyoda geçiyor, ne yapmalıyım,  gibi sorular sorabileceğine inanamıyorum. Tamam bu adamcağız doktor olabilir, ama böyle bi gayriahlaki tavırlar üzerinden bu konulara girmesi, ne basın özgürlüğü ne de insanların sağlıkları için önemli bi şey. Benim gözümden rezaletten, basitlikten, toplumsal genleşmeden başla bir şey değil. İnsanlar böyle şeyleri değil gazeteye köşeye yazıp buradan umut beklemek, muaynanede doktorla baş başayken bile kısık sesle söyleyebilir anca. Ve bu gazete Türkiye&#8217;de en çok satan gazeteler içindeymiş, tabi benim oda arkadaşım bile bi üniversite öğrencisi olarak alıyorsa, ben daha ne diyeyim ki? Kaç gündür yazacağım bunu ama inanın midemin bulantısı daha yeni geçti. Yav, bu ülkede Haluk Şahin, Mahmut Övür, Ekrem Dumanlı, Eser Karakaş, Ahmet Alan, Mehmet Altan, Engin Ardınç,Elif Şafak, Ferhat Kentel, Taha Akyol, Güneri Civaoğlu vb vb vb gibi yazarlar okunmazken (merak etmeyin ben hergün hepsini okuyorum), bu adamın okunması beni rahatsız etti. Yani buradan anlaşılacak durum bizim en büyük derdimiz, ekonomi, eğitim, siyaset, gelecek filan değil düpedüz kasıklarımızın arasıymış(!) Bu da benim delirdiğim andır&#8230;.</p>
<p>ve bu yazımla birlikte blogumda olmayan rezalet kategorimi de malesef hizmete açmış bulunuyorum.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erdalerdogdu.com/gazetelerden/catlayan-ar-damarlarimizdan-biri-olarak-haydar-dumen/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Halkla ilişkiler’de Sergi ve Fuarlar, bunların önemi ve 14. İzmir Kitap Fuarı</title>
		<link>http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/halkla-iliskiler%e2%80%99de-sergi-ve-fuarlar-bunlarin-onemi-ve-14-izmir-kitap-fuari/</link>
		<comments>http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/halkla-iliskiler%e2%80%99de-sergi-ve-fuarlar-bunlarin-onemi-ve-14-izmir-kitap-fuari/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 2009 09:45:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Erdoğdu</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[edebiyat]]></category>

		<category><![CDATA[pr - halkla ilişkiler]]></category>

		<category><![CDATA[14. izmir kitap fuarı]]></category>

		<category><![CDATA[halkla ilişkiler]]></category>

		<category><![CDATA[halkla ilişkilerde sergi ve fuar]]></category>

		<category><![CDATA[halkla ilişkilerde sergi ve fuarcılığın önemi]]></category>

		<category><![CDATA[izmir fuar alanı]]></category>

		<category><![CDATA[sergi ve fuar nasıl düzenlenir]]></category>

		<category><![CDATA[tarık dursun k.]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erdalerdogdu.com/?p=1681</guid>
		<description><![CDATA[
Pazarlama uygulamaları içinde, ürün yada hizmet üzerinde geçici, ancak güçlü etki yapan sergi ve fuarlar, kapsamlı ve ayrıntılı bir organizasyon gerektirmektedir. Genellikle geniş çaplı ve kamuya açık organizasyonları içeren sergi sözcüğü ile, ticari anlamda olduğu kadar, kar amacı gütmeyen kuruluşlar açışından da herhangi bir şeyin sergilenmesi ve geniş kitlelere sunumu kastedilmektedir.
Bir sergi düzenlemeden önce ilk [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="size-medium wp-image-1680 aligncenter" title="14izmir-kitap-fuari" src="http://www.erdalerdogdu.com/wp-content/uploads/2009/04/14izmir-kitap-fuari-233x300.jpg" alt="" width="233" height="300" /></p>
<p style="text-align: justify;">Pazarlama uygulamaları içinde, ürün yada hizmet üzerinde geçici, ancak güçlü etki yapan sergi ve fuarlar, kapsamlı ve ayrıntılı bir organizasyon gerektirmektedir. Genellikle geniş çaplı ve kamuya açık organizasyonları içeren sergi sözcüğü ile, ticari anlamda olduğu kadar, kar amacı gütmeyen kuruluşlar açışından da herhangi bir şeyin sergilenmesi ve geniş kitlelere sunumu kastedilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bir sergi düzenlemeden önce ilk olarak, o serginin gerekli olup olmadığı ve amacının ne olduğu tespit edilmelidir. Şirketler açısından düşünüldüğünde, fuar ve sergilere katılmak, pazarı görmek, müşteriler ile ilişkiye geçme imkanı kadar rakip firmaların durumlarını görmeye de yarar. Ki bu gerçekten önemli bir noktadır. Sergi ve fuarlarda genel olarak 2 tip hedef kitle mevcuttur, bunlardan biri gerçek anlamda ürün veya fikri satın almaya gelen, bir iki küçük bilgilendirme ile satış yapabileceğiniz hazır kitle, ya da sadece vakit geçirmek için gelen pasif kitle ama bu kitlenin oranı kimi zaman fazladır ve bunları ikna etmek için biraz uğraşmak gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Şimdi ilk olarak Halkla ilişkiler’de Sergi ve Fuar’ların amaçlarından biraz bahsedelim;</p>
<p style="text-align: justify;"> Kuruluşumuzun tanıtımını yapmak,  mevcut müşteriler ile iletişim kurarak ürün ve hizmete olan ilgilerini arttırmak, potansiyel müşteriler ile iletişim kurarak yeni satış alanları ortaya çıkarmak, yeni ürün veya hizmeti tanıtmak, bölge temsilcilerinin etkinliğini arttırmak, yetkililerle iletişim kurmak, pazar araştırmalarına ve uzun dönem planlamalara katkıda bulunmak ve son olarak sipariş imkanı yaratmak.<span id="more-1681"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Sergi, fuar düzenlemeye karar verilmesi durumunda dikkate alınması gereken bazı hususlar vardır;</p>
<p style="text-align: justify;"> Sergi yeri hedef kitleye kolay ulaşılabilir yerlerde olmalıdır, bütçe çıkarılmalıdır (kaz gelecek yerden tavuk mu esirgenir diye düşünürseniz, kazla gittiğiniz yerden civciv ile dönersiniz), stand yerinin uygun olması gerekmektedir (stand dizaynı için gerekirse bir uzaman kullanılmalı, ekipmanlar için özel bir bölüm muhakkak olmalıdır, kimi zaman ikili özel konuşmalar için, en azından kabinler ile ayrılmış özel bir bölüm olmalıdır vb), tüm hedef kitlelere uygun bilgilendirme materyaller hazırlanmalı (müşterilere eşantiyonlar, ürün tanıtıcı broşürler vb, basına reklam veya enformasyon amacıyla fotoğraf, basılı materyal ve diğer görsellerden oluşan bir basın bülteni hazırlanmalıdır), elemanlar arasında önceden görev dağılımı yapılmalı (teknik elemanlar ayrı, müşteri temsilcileri ayrı, servis elemanları ayrı olmalıdır, bir müşteri temsilcisi karşılaştığı teknik bir soruyu teknik elemana yönlendirmelidir ), yeni müşteri yada mevcut müşteriler ile sözleşme yapılma ihtimaline göre böyle evraklar hazırda bulundurulmalı (müşteri portföyüne göre yabancı dillerde hazırlanmış evraklarda bulunmalı), sergi kataloguna katılmalı, sizin için muhakkak gelmesini istediğiniz kişi, kurum ya da kuruluşlar için ücretsiz giriş davetiyeleri unutulmamalı.</p>
<p style="text-align: justify;">İşte bunlar ve bunların ötesine taşan kimi durumların yapılmaması bizi sergide başarısızlığa götüren faktörler olur. Ne kadar özen gösterirsek o kadar başarılı olur, istediğimiz verimi alırız.</p>
<p style="text-align: justify;">
Sergi ve fuarlara katılma kararının öncesi olduğu gibi sonrası da vardır, kimi zaman bir firma sırf adını duyurmak için ya da rakip firmalar katılıyor diye bir fuara da katılabilir, kimi zaman müşteri kazanmak için de. Ama amacımız ne olursa olsun, bu işler öpücükle olmadığına göre, katılımdan sonra, kendimizi iyice sorgulamamız lazım. Acaba bu sergi bize ne kazandırdı, ne verdik, neleri geri aldık, hedef kitlemize ne kadar ulaştık, ulaştırmak istediklerimiz bize ne kadar feedback verdi… vb… Artı olarak fuar esnasında kişi kimi zaman elinde afiş, broşür taşımak istemez ve sizden daha sonra bir uzman, bir mail, gibi şeyler göndermenizi isteyebilir böyle durumlarda gecikmemek lazımdır, bir an önce o kişiye ulaşmalısınız. Neyse benim sergi ve fuarcılık hakkında şimdilik yazacaklarım bu kadar. Tabi bunlar bizim kitaplardan öğrendiklerimiz, ve hiçbir zaman hiçbir şey kitaplarda yazıldığı gibi olmaz, kitaplar sadece o konu hakkında bize düşünme ufku kazandırır, biz her şeye hazırlıklı olmak, her durumu yönetecek kıvraklığa sahip olmalıyız.</p>
<p style="text-align: justify;">Şimdi gelelim 14. İzmir Kitap fuarına, ben 2 yıldır İzmir’deyim ve geçen senede 13. İzmir kitap fuarına gitme şansım olmuştu. Bu senede büyük bir zevkle gidip yine sürüsüne bereket kitap almayı planlıyorum. Geçen sene dikkatimi geçen en büyük durum, neredeyse yayınevinin ve bine yakın yazarın olduğu fuarda tüm yoğunluğun mizah dergisi UYKUSUZ standında olmasıydı ve önünde neredeyse   500 m. kuyruk vardı. Bu sene 18-26 Nisan 09 tarihleri arasında 300’e yakın yayınevi ve sivil toplum örgütünün katılacağı fuarda,142 kültür etkinliği organize edilecek ve bu senenin onur konuğu yazar <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Tar%C4%B1k_Dursun_K." target="_blank">Tarık Dursun KAKINÇ</a> ve fuar tabi ki <a href="http://www.izfas.com.tr/" target="_blank">İzmir uluslararası Fuar alanında</a> yani İzmir fuarında. Ben şimdiden gideceğimi söylüyorum, eminim ki sizlerde gidip, kendinize uygun en güzel kitaplardan bir demet oluşturacaksınız.</p>
<p style="text-align: justify;">not: bu yazı için, sevgili hocam, <a href="http://www.filizbaltapeltekoglu.com/" target="_blank">Prof. Dr. Filiz Balta Peltekoğlu&#8217;nun </a>&#8216;Halkla İlişkiler Nedir&#8217; adlı kitabının  270-273. sayfalarından faydalanılmıştır. Hocamıza Sygı, selam ve sevgilerimi sunuyorum.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/halkla-iliskiler%e2%80%99de-sergi-ve-fuarlar-bunlarin-onemi-ve-14-izmir-kitap-fuari/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Reklam,halkla ilişkiler ve ötesi : Kandırmayacaksın</title>
		<link>http://www.erdalerdogdu.com/pr-halkla-iliskiler/reklamhalkla-iliskiler-ve-otesi-kandirmayacaksin/</link>
		<comments>http://www.erdalerdogdu.com/pr-halkla-iliskiler/reklamhalkla-iliskiler-ve-otesi-kandirmayacaksin/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 13 Apr 2009 10:04:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Erdoğdu</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[pr - halkla ilişkiler]]></category>

		<category><![CDATA[communication]]></category>

		<category><![CDATA[communication arts]]></category>

		<category><![CDATA[haluk mesci]]></category>

		<category><![CDATA[iletişim]]></category>

		<category><![CDATA[mediacat]]></category>

		<category><![CDATA[nick cohen]]></category>

		<category><![CDATA[reklamcılık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erdalerdogdu.com/?p=1678</guid>
		<description><![CDATA[
Evet malumunuz blogun başlığını geçtiğimiz zaman içinde değiştirdim, Hayatım ile+işim, bunu hayatım ile işim olarak okumak mümkün olduğu gibi hayatım iletişim gibi okumakta mümkün. Ama şu ana sayfama baktım da hep hayat kısmına yüklenmişim : ) bir iletişimle ya da işimle ilgili yazı yazmam kanısına vardım : ) Bir kitap tanıtımı yapacağım ve kitabın bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="alignnone size-medium wp-image-1677" title="reklam-halkla-iliskiler-ve-otesi" src="http://www.erdalerdogdu.com/wp-content/uploads/2009/04/reklam-halkla-iliskiler-ve-otesi-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></p>
<p style="text-align: left;">Evet malumunuz blogun başlığını geçtiğimiz zaman içinde değiştirdim, Hayatım ile+işim, bunu hayatım ile işim olarak okumak mümkün olduğu gibi hayatım iletişim gibi okumakta mümkün. Ama şu ana sayfama baktım da hep hayat kısmına yüklenmişim : ) bir iletişimle ya da işimle ilgili yazı yazmam kanısına vardım : ) Bir kitap tanıtımı yapacağım ve kitabın bir bölümünde kısa bi alıntı yapacağım. Kitabımızın adı : Reklam, halkla ilişkiler ve ötesi. MediaCat tarafından yayınlanan derleme bir kitap içinde birden fazla yazar var. Kitabın içinde 22 konu başlığı var. Kitap içinde Eli ACIMAN ve Ali TARAN gibi ustalar hakkında Haluk MESCİ gibi ustaların yaptığı değerlendirme yazılarından, Doç. Dr. Emre BECER gibi akademik kişilerin yazdığı yazılara ulaşmak mümkün. Bu kitap benim, yastık ucu kitaplarım içinde, küçük, sıkıcı olmayan, kısa kısa makalelerden oluştuğu için, işte her gece uyumadan önce 1-2 yazı okuyup uykuya dalabilirsiniz. Biz okuduk, bilgilendik sizlere de tavsiye ederiz.</p>
<p style="text-align: left;">Artı olarak şimdi kitabımızdan yapacağımız alıntı bölümüne gelelim. Kitapta 7. yazı olarak Haluk MESCİ’nin çevirisini yaptığı Nick COHEN’in 1995 yılında yazdığı Communication Arts (iletişim sanatları) adlı kitabından alınan  KANDIRMAYACAKSIN adlı  genel olarak reklamcılık ile ilgili bi yazı var. Şimdi onun bazı bölümlerini paylaşayım.</p>
<p style="text-align: left;">…… ooooo……..</p>
<p style="text-align: left;">Gallup’un yaptığı bir araştırmasında, Amerikalılardan meslekleri saygnlığına göre sıralamaları istenmiş. Listedeki 27 meslekten, eczacılar birinci sıraya, din adamları ikinci sıraya yerleşmiş. Onları az farkla profesörler, tıp doktorları ve diş hekimleri izlemiş.</p>
<p style="text-align: left;">Çok aşağılarda 26. sırada yer alan, 25. olan sigortacılardan biraz daha az saygın bulunmuş ama en dipteki kullanılmış oto satıcıları kadar da güvenilmez görülmemiş.<br />
…..<br />
…..<br />
…..</p>
<p style="text-align: left;">Bugün reklamların çoğunluğuna güven duyulmuyor. Gerekli bir musibet gibi ya da daha yaygın olarak, dikkat edilmesi gereken hileli bir şey gibi götürülüyor. Müşteriler reklam konusunda uyanıklaştılar (hatta kendi yararlarından daha fazla uyanıklaştılar) ve reklamlardan hep en kötüsünü umar oldular.<span id="more-1678"></span></p>
<p style="text-align: left;">Bu bir dostluktan çok düşmanlık.<br />
Belki de mesleğimizi temize çıkarmak ve Amerikan kamuoyuyla daha iyi bir ilişki kurmak için bir dizi kural oluşturmalıyız.</p>
<p style="text-align: left;">İşte benim on emrim:<br />
1-Kandırmayacaksın<br />
2-Çarpıtmayacaksın<br />
3-Kasılmayacaksın<br />
4-Lütfetmeyeceksin<br />
5-Kötü ruhlu olmayacaksın<br />
6-İnsanların kendilerini güvensiz hissetmesine yol açmayacaksın<br />
7-Seksist olmayacaksın<br />
8-Ruhsuz olmayacaksın<br />
9-Sıkıcı olmayacaksın<br />
10-KANDIRMAYACAKSIN</p>
<p style="text-align: left;">Tamam bazıları yenilir yutulur şeyler değil. Yani bazen bazı şeyleri biraz ‘çarpıtmak’ kaçınılmaz olur, bilirsiniz, ürünü biraz çekici göstermek lazımdır.</p>
<p style="text-align: left;">Demek istediğim, standartları biraz daha yükseltemezsek, aldığımız işlerde seçici olmak da dahil buna, reklamcılık mesleği karanlık bir iş olarak algılanacak ve  hepimiz cehennemlik olacağız. (Kullanılmış oto satıcıları ve sigortacılar ile birlikte)</p>
<p style="text-align: left;">İyi haber şu ki; insanları gerçek saygıyla ve içten bir sevgiyle ele almanın müthiş büyük müşteri kesimleri çektiğini ve güçlü markalar oluşturduğunu gören büyük reklamverenlerin sayısı artıyor. Birkaçını saymak gerekirse Nike, Ikea, Ben &amp; Jerry’s, Snapple, Apple ve Saturn.</p>
<p style="text-align: left;">Bu reklamverenlerenler ve ajansları, insanları ihtiyaç duymadıkları bir şeyi almaya kandıran reklamlar değil, değerli bir müşteriyi değerli bir hizmete bağlayan reklamlar yapıyolar.</p>
<p style="text-align: left;">Yerel pek çok reklamveren, sırf daha hoş, dostça ve büyük rakiplerinden çok daha içten davranmakla, sağlam pazar pozisyonları geliştiriyolar.</p>
<p style="text-align: left;">Gerçekçi olmak gerek, reklamcılık muhtemelen hep insanların hayatlarına ve evlerine karışan, çirkin bir ticaret olarak görülecek. Ama biraz daha özenle, düşünceli davranmakla, gerçeği daha eğlendirici biçimde söylemekle, partiye davetsiz geldiği halde ‘Hey, buyur, bir bira iç’ diye karşılanan biri olabiliriz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erdalerdogdu.com/pr-halkla-iliskiler/reklamhalkla-iliskiler-ve-otesi-kandirmayacaksin/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
