web gençliği istanbul’u salladı

 

Daha önce ki dönemde sevgilim kardeşim sinanata’nın fikri üzerine İstanbul da bir web gençliği toplantısı planı yapmış ve bunu bloglarımızdan duyurmuştuk… ve o büyük gün bugün geldi ve gelecekte başta istanbul piyasası olmak üzere genel olarak Türkiye’yi yaptıkları projelerle sallayacak bir grup süper beyin bir araya geldi. Biz ermeydanını kurduk ve yiğitler bu meydana çıkıp her biri bir diğerinden farklı olan hünerlerini ve fikirlerini sergiledi.

Brain storming kıvamında , çok güzel bir sohbet ortamında 23-25 kişilik grubun bir başından öbür başa tanışma faslı bile neredeyse 1.5 saat sürdü. Herkes sektör hakkında aklındaki fikirleri ve olabilitesi olan, belki de öğrenmek istediklerini serbestce sordu bilenler yanıtladı,bilmeyenler pür dikkat dinledi. Bence on numara oldu ki oraya gelenlerin %90 ı birbirlerini ilk kez görüyordu. Buluşmada hatırladığım üzere ; gürkanoluç, muhittinözer, volkangörgülü,tenodergiden fatih, oğuzcan şahin,hüseyinözcan , ahmeteyüp , mehmet cihangir, Mücahit Yılmaz gibi bazı bloggerla,iki nokta yazılımın ve türk webinin dahi çoçuklarından murat arif çeliker gibi coderlar internete meraklı birçok arkadaş geldi.18:45 sularında kadıköy haldun taner önünde başlayan serüven 19:30 da moda aile çay bahçesinde tam kıvamına geldi ve aşağı yukarı 22:30 civarında kadıköy iskelede son buldu.

Biz arkadaşları gerçekten çok sevdik umarım ki onlarda bizleri sevmişlerdir.

saygı ve selamlarımla

Not: verdiğim bağlantılarda eğer bir hata ve eksik varsa en kısa zamanda düzeltilecektir,şimdilik aklıma gelenleri ekleyebildim,kusuruma bakmayın…

Erdalerdogdu.com 1 Yaşında!

Erdal ErdoğduBlog aleminin güzide, mükemmel, möhkem insanları!

Bendeniz erdalerdogdu.com nöbetçi bloggeri sinanata. Erdalım tatilde olduğu için bana mesaj atmış. İnternet bulamıyormuş yaban illerde. Blogumun 1. Yaşı doldu bir yazı patlatıver diye.

Hakkaten de blog yazması için Erdalı kandırdığımdan sonra tam 1 sene geçmiş. Vakit hızlı geçiyor hatta hıphızlı.

Ben 3 senedir aşağı yukarı blog yazıyorum. Ama Erdalın kitleye hitab usulu benden çok daha etkili. Bunu da istatistiklerinden anlayabiliyoruz. Çünkü kardeşimin çok daha fazla takipçisi var. Üniversite 2. dönem çok pasif olmasına karşın yine de izleyici kitlesini kaybetmedi Erdal. Kendi deyimiyle çok güzel arkadaşlar edinmiş blog aleminden.

Bir sene de neler olduğunu anlattık. Şimdi birde rakamlar konuşsun.

  • Erdal bu 1 yıllık zaman dilimi içerisinde tam 62.923 farklı bilgisayar/kullanıcı tarafından ziyaret edilmiş.
  • Gelen ziyaretçiler farklı sayfalar dolaşarak 117.883 sayfa gösterimi yapmışlar.
  • Her ziyaretçi ortalama 1:30 dakika sitede kalmış. Bir blog için gayet güzel bir zaman 1:30 dakika ziyaretçiyi siteye kitliyor olabilmek süper.
  • Gelen ziyaretçilerin %81.57‘si yeni ziyaretçilermiş. Kitlesini sürekli dinamik tutmayı başarmış.
  • Küreselleşen dünyaya ayak uyduran Erdal sırasıyla en çok Türkiye , Almanya , Çin , Amerika ve Fransa’dan ziyaret almış. İnsan global olmayagörsün.
  • Bu popülarite erdalımı google’da aranır bir insan yapmış. Tam 2058 defa insanlar google’da Erdal Erdoğdu diye aratp erdalerdogdu.com a yönlenmişler.
  • Erdal’a en çok images.google.com.tr ziyaretçi yönlendirmiş. Sonra benim blog sonra da facebook var bu sıralamada.

Aşağı yukarı istatistiklerimiz bu şekildeydi efendim. Nice yenilikler nice güzel istatistikler duymak, duyurmak dileğiyle.

Huzurlarınızda Erdal’ı kutluyor, başarılarının devamını diliyorum.

ErdalErdogdu.com Çileklisütte :)

blogçarşım çilekli süt

Blogosferde ilk nefes almaya başladığım zamanlar çok karma karışık düşüncelere sahiptim.Acaba ne yapacaktım ne edecektim bu sanal alemde.Zamanla alıştım,kaynaştım,haşır neşir oldum burda ki sanal arkadaşlarla,kanımca sevdik sevildik. Blog yazmaya alıştıktan bir müddet sonra kendi kelime ilaç bulamama rağmen ‘blogger bloggerın külüne muhtaçtır’ diye bir yazı yazmıştım.Bu yazımın üstünden neredeyse 9ay geçmiş ve orada yazdıklarımın hepsi neredeyse tek tek çıkıyor.

Örnek vermek gerekirse; yazımın bir bölümünün başlığı; ‘Ev alma blog al,bloger dostların olsun…’ ve buna bugün verebileceğim en güzel örnek  sanal alemde çileklisüt, yükselenbaşak ve yeni blogu mevsimlergibi‘nin ceolugunu yapan hanım ablamız.

Bu ablamız cileklisüt ve blogdaşları adlı blogunda,en sonunda benim dayatmalarıma,istek ve arzularıma,iğnelemelerime dayanamayıp beni tanıtma lutfunda bulundu.Bende bunu bugün gördüm.Gerek sağlık sorunlarındam gerekse hayat koşusturmasından dolayı ne blogla nede genel olarak internetle pek ilgilenemiyorum ama bugün ablamı bi ziyaret edeyim dedim ve bi de ne göreyim ana sayfada benim blog tanıtımım.

Beni öyle bir analiz etmiş ki ben bile şaşırdım.Hiç konuşmadığım etmediğim biri beni bu şekilde nasıl tanımış olabilir diye.İşte buna insan sarraflığı deniliyor olmalı.

Efenim bizim için yaptığınız bu tanıtım için,harcadığınız değerli vaktiniz ve güzel emeğiniz için ne kadar teşekkür etsek az olur.Yaptığınız iltifatlar yüzümüzü utangaç ve masum bir çocuk gibi eğmemizi sağlamıştır onlar içinde ayrı ayrı teşekkür ederim ayrıeten yaptığınız yapıcı eleştiriler dikkate alınacak ve en kısa zamanda uygulamaya konulmaya çalışılacaktır.Şahsınıza saygı ve selamlarımı sunarım.

Aşagıda ki blogları ziyaret etmeniz dileklerimle.

çileklisüt

yükselenbaşak

mevsimlergibi

benim blog tanıtımım ve hakkımda yazılanlar

 

erdalerdogdu.com blograzzi’de günün blogu

Blogosferde nefes alanlar blograzzi.com sitesini bilirler,bir yandan blogların er meydanı diyebilecegimiz bu site diğer açılardan baktığımız da blogların yonja’sı olarakta kabul edilebilir ki yonja pek tasvip ettiğim bir site değildir.Blograzzi’ye sevgili kardeşim sinanata ‘nın tavsiyesi üzerine pekte istemeyerek üye olmuştum.Aslında üzerinde pek durduğum bir yerde değildi yani birçok kişi gibi blogum tanınsın diye onlarca kişiyi favorilerim arasına eklemedim,yüzlerce kişiye yorumlar atmadım sırf laf olsun diye içinde sadece ‘güzel blogmuş’ yazan.Blogumu geçmişten bugüne takip edenler bilirler ki artık eskisi gibi uğramıyorum blogumla bunun nedeni de malesef ki okulum ama merak etmeyin :) çok yakında tekrardan döneceğim aranıza.Bunlara karşın 3nisan 2008 günü blograzi de günün blogu seçilmişim.İnanın bundan haberim bile yoktu benim,geceleyin blogdaki yorumları onaylamak için nete girdiğimde bir arkadaşımın bloga yazdığım bir yazının başlığında yaptığı bir hata için attığı yorum sonucu günün blogu şeçildiğimi öğrendim.Ki buna çok sevindiğim söylenemez çünkü dediğim üzere blogumla uzun süredir ilgilenemiyorum diğer bir yandan blograzi içinde en aktif bloglar içinde yer aldığımıda gördüm bu daha büyük bir süpriz oldu benim için.Neyse öyle yada böyle blograzide günün blogu seçilmek bana mutluluk verdi.çok güzel şeyler yazmasamda yazdığım yada eklediğim şeyler bir şekilde ödüllendirilmiş oldu.

erdalerdogdu.com blograzzi’de günün blogu

(resmi büyütmek için üzerine tıklayınız,baktıktan sonra geri dönünüz :) )

GÜNÜN BLOGU SEÇİLDİĞİM İÇİN BLOGRAZZİ YÖNETİCİLERİNE ÇOK TEŞEKKÜR EDER,SAYGI VE SELAMLARIMI SUNARIM.

Blog bağlantılarınız kimler (mim)

Evet canlar ciğerler uzun süredir aranızda yokum,hepiniz bunun farkındasınız ama işte son bir kaç gündür 1-2 birşeyler eklemeye başladım.ve suandada tekrardan bir sinerji oluşturabilmek için bir mim dalgası başlatma kararı içindeyim..bu mim’dede kendime konu olarak blogunuzda verdiğiniz bağlantıların kimlere ait olduğu hakkında (ister hepsi ister sadece birkaçı) bilgi vericez..bilgiler aşagıda benim yapacagım gibi yüzeyselde olabilir…dedim ya maksat ortaya bir sinerji cıkarmak…tabi mimime karsılıkta vermeyebilirisiniz :)

ilk olarak genelde sinan atayla baslamam gerekirdi belki ama onu zaten artık iyice tanıdınız..sinan ata tek kelimeyle sinanata.

ahmet demir benim 8yıl güres antrenörlüğümü yapan ,suan ise türk hat sanatına hizmet eden cok saygı duyduğum biri…

deepso blog sahibi deniz akın benim blogosferde tanıdıgım ve cok sevdiğim bir kardeşim..

elim kolum yanlıs  hatırlamıyorsam blograzzide bana bir yorum atma hatasında bulunup daha sonra tanıstıgımız ama el emeği göz nuru işler sergilediği blogunda böyle mim tarzı olaylara pek yer olmayan biri :)

papatya prenses aynı liseden mezun oldugumuz ama cok sonra tanıstıgımız dehset lezzetli tarifleri yayınlayan cok hanım bir ablam…

gürkan oluç istanbul dijital ve sinan ata sagyesinde tanıdıgım ve Türkiyenin gelecegi olan genclerden biri..

Recep Hilmi arkadasım ise kelimelerin soyağacı blogunun ceo su..galiba bana küstü kendisi,imla kuralları ve güzel türkçe konusunda onu dinlemediğim için..abi özür dilerim..bu adres aklınıza bir kelimemi takıldıgında basvurulcak ilk adres.

yükselen başak elinin altında birden fazla blog bulunduran ve bu konuda yani blog yazmada gayet basarılı olan bir ablamız..

deli profesör aman aman diyim ben size..saglam cocuk izlenimine sahi bende..blograzide bir yorumla basladı dialog ama benim sanal alemde pasifize olmamdan dolayı ileri gidemedi ama onunla sağlam sohbetler yapacagız gibi bir his var içimde..

ve zurnanın son deliği alısko yani ali bahsisoğlu ieü deki yeni sınıf arkadasım ve blog yazma konusunda beni her gün ezen kendini bu konuda idol ilan eden ve blogunda bana bağlantı vermemek için inatla uğrasan ama özünde kendisini sevdiğim bir kardeşim…

şimdi ben bağlantılarımı tanıttım ve yukardaki herkesi MİMLİYORUM…VE CEVAPLARIN HEPSİNİ TAKİP ETCEM ONA GÖRE…

bunlar haricinde ise baglantılarımda olmayan ama blogunu takip ettiğim NnevV var .. o da bu konuda gayet basarılı ve onuda bu mimden mahrum etmeden…afiyetle mimliyorumm..

arkadaslar saygı ve selamlarımı sunarım sizlere…

MİMLENDİNİZ EY CANLAR UYUMAYIN :)

işiniz mi yok yoksa gıcıkmısınız??

blogosferde nefes almaya başladığım günlerden beri gerek kendi blogumda gerekse neredeyse günlük olarak takip ettiğim onlarca blogta…binlerce tip insanla karsılaşma fırsatı buldum…sırf zevk için insanların dini inançlarına laf edenlerden,siyasi görüşlerde agzına geleni söyleyenlerden,durup dururken hakaret edebilme yeteğine sahip olanlardan …vb… yani ne tip ararsanız…hani burası sanal alem ya hani herkes elini kolunu sallaya sallaya gezebiliyor ya…kimin kimin oldugunu kimse bilmiyor ya…dilediğiniz gibi at kosturun dimi??? delikanlılık mı bu yoksa namusluluk mu??? eğer bunlarla kendinizi savunacaksanız ilk önce adam gibi kendi adınızı koyun yaptıgınız yorumun altına.abuk sabuk değil orjinal mail adreslşerinizi kullanın,

DELİKANLI GİBİ İMZANIZI ATIN SÖYLEDİKLERİNİZİN ALTINA…

sanal alemde geziyorsunuz,bircok sayfalar,siteler,bloglar…vs… karsılasıyorsunuz… işinize geldimi bir baslıgı göklere çıkartıyorsunuz,işinize gelmedi mi o yazıyı yazanın yada o yazının altına yorum yapan diğer kişilerin insan olduğunu unutarak ağzınıza geleni söyleyebiliyorsunuz…

SORMASI AYIP KİMSİNİZ SİZ???

 bu hakkı size kim veriyor…

ya geldiniz baktınız başlık hoşunuza gitti yada gitmedi,bu beni ilgilendirmez.hosunuza giderse yorumunuzu beğenilerinizi yazarsınız,gitmezse elestirisiniz,ama kimseye sahte kimlikler altında hakaret edercesine konuşamazsınız…

bu blog benim,bakın yukarda benim adım yazıyor ve o ad benim Türkiye Cumhuriyeti devletine kayıtlı oldugum ad..burada yazdıgım seyler beni bağlar,istediğim sekilde yazarım, çizerim,karalarım ama burda ben küfür veya hakaret etmiyorsam,kimsede bana ne hakaret edebilir nede yazdıklarıma niye böyle yazıyorsun diye karışabilir…

kimse sanal alemde sanal kahramanlık yapmaya kalkmasın!

bunu anlayabiliyorsanız,sizinle aynı referans çerçevesinde buluşabiliyoruz demektir.

blogumun hayatımdaki yeri…[MİM]

Geçtiğimiz günlerde benim birebir tanımadığım ama sevgili sinanata dan adını defalarca duyduğum gürkan oluç arkadasımız bir mim akımı başlatmış ve bu mim in ucu dönmüş dolanmış bana kadar gelmiş bizde karşılık verelim dedik…he bu arada mim ne diyen soran yada merak olan olursa mim’i bende sinanata dan öğrendim ve sinan bu konu hakkında; ‘Bir konu başlatıyorsunuz diyelim konu hakkında yazıyorsunuz sonrasında link vermek suretiyle paslıyorsunuz kendi arkadaşlarınıza. Onlar da o konuyla yazıp başkasını paslıyor falan böyle bir networking bi sinerji durumları.’diyor…

gürkan oluç’un mimleme konusu blogunuzun hayatınızdaki yeri…ve bu başlıkla ilgili aşağıdaki sorular var ve bunları cevaplıcaz…..

1-Blog yazmaya ilk defa nasıl başladım?
2- Blog yazılarımın konusu belli bir çizgide olması için çaba gösteriyor muyum?
3-Yoksa içimden geldiği gibi mi yazıyorum? (daha fazla…)

Blogger, bloggerın külüne muhtaçtır…

Evet arkadaşlar;

Web dünyasında artık birçok kişinin gerek kendi bilgi ve becerilerini paylaşmak, iş bağlantıları kurabilmek gerek boş zamanlarını değerlendirmek, gerekse güncel konulara değinmek amacıyla yani kısacası elinden geldiğince azda olsa internete takılan diğer insanlarla ve blogerlarla bir şekilde bilgi paylaşımı yapabilmek için sanal ikamet adresi olarak web blogları var.

Blogların ve bloger’lığın tarihi hakkında pek bir bilgi sahibi olduğum söylenemez ama bana birçok yönden köşe yazarlığı gibi geliyor. Ve dünyada olduğu gibi ülkemizde de bu blog ve bloger’lık merakı her geçen gün çığ gibi büyüyor. Aklımıza gelecek birçok konuyla ilgili yazıp çizen onlarca, yüzlerce, binlerce blog bulmak artık çok kolay.

Bende geçtiğimiz aylarda arkadaşlarımın teşviki ve desteği ile blogosfere bir giriş yaptım.
Tabi ki benim bu dünya içine girmemle birlikte bu konuyla ilgili merakım ve incelemelerim büyük bir artış gösterdi. Ve bende acaba farklı neler bulabilirim, daha değişik neler yapabilirim, acaba başka blogta ne var diye blog blog dolaşmaya başladım.

İşte o zaman blogosferin bir leb’i derya olduğunu daha iyi anladım.

Şimdi bu konularla ilgili naçizane birkaç şey yazmak istiyorum umarım beğenirsiniz…

1- Ev alma blog al, bloger dostların olsun…

Arkadaşlar içinizde hiç ben bu aleme girdim de yeni ve güzel insanlarla tanışmadım diyen var mı? Eğer varsa onun için gerçekten üzülürüm, belki de Türk insanın sıcakkanlılığından ve paylaşım isteğinden olsa gerek blogosferde çok sevecen ve sıcakkanlı insanlarla tanışmamak elde değil. Öyle ki blog yazmaya başladığınız ilk zamanlarda sizden daha önceki dönemde blog yazmaya başlayan ve azıcık meşhur olan bir blogerın gelip sizin blogunuza yorum atması sizi ne kadar mutlu ediyor, size verdiği tavsiyeler sizi ne kadar motive ediyor tahmin edemezsiniz. Mesela beni bu konuda en çok destekleyen Sinan Ata’dır. Sinan sayesinde birçok güzel insanla tanışmışımdır. Ama damacana.org adlı blogun blogerının adının Erdal olması ve bana ‘adaş blogun hayırlı olsun,umarım her geçen gün daha da ileri gidersin’ diye bir yorum atması farklı bir şeydir.

2-Bloger, blogerın külüne muhtaçtır…

Eminim ki herkes bir konuyla ilgili bir yazının, bir başlığın ilk ve belki de tek olarak kendi blogunda olmasını, insanların akın akın kendi adresini ziyaret etmesini ister. Buda gayet normaldir çünkü herkes kendi çapında bu iş için zamanını, emeğini, gücünü harcıyor. Ama gün geliyor insan bloguna el sürmek, blogu açıp oraya bir şeyler yazmak istemiyor. İşte öyle bir anda bir başka bloger’dan gelen bir güzel yorum, bir güzel fikir, belki güzel bir moral ve destek mesajı ne kadar değerli oluyor. Adeta insanı yeniden hayata bağlıyor. Ve bende usta bloger arkadaşlarımızı naçizane bu işe yeni başlamış kişilere yardım etmeye, destek vermeye çağırıyorum, tabi ;’ulan bizim işimiz başımızdan aşkın, bide başkalarıyla mı uğraşacağız’ diyen ağabeylere ve ablalara da; saygı ve selamlarımı sunarım.

Takdir ve kanaat kendilerine aittir.

3-Kimse anasının karnından bloger doğmadı…

Birçok kişi blog yazıyor. K imisi gercekten çok başarılı kimisi ise bu işe yeni başladığı için
başarısız sayılabilecek seviyede benim gibi :) Bloglar istesek de  istemesek de paylaşım alanları, mesela benim blog tutmakta ki amacım halkla ilişkiler ve reklamcılık alanında kendi bilgi ve becerilerimi ileri ki dönemde bu işe merak duyacak kişilerle paylaşabilmek. Ama şu an bu konuda çokta bilgi ve beceri sahibi olduğum söylenemez ama bu hep böyle mi olacak tabi ki hayır. Yani kelin ilacı olsa kendi başına sürecek.  Ama naçizane blog işiyle uğraşıyorum şimdiden en azından işin kabasını atmaya çalışıyorum ki ilerde daha rahat yazılar yazabileyim, daha verimli olabileyim. Sonuç itibariyle yaptığımız iş bir nebze yazarlığı andırıyor ve yazarlıkta da yazdıkça açılırsın, yazdıkça kelimelere hakim olursun. O yüzden blogosfere yeni giren arkadaşlar sakin moralinizi bozmayın blogunuza dört elle sarılın bunun sonucunda da göreceksiniz ki her geçen gün daha iyiye gideceksiniz… GİDECEĞİZ :)

bu yazımı; sinan ata’ya, gürkan oluç’a, ömer özlü’ye, deniz akın’a, blograzide tanıdığım ,yükselenbaşak’a, armağan ediyorum,

her zaman desteklerini bekleğimi belirtip saygı ve selamlarımı sunuyorum kendilerine.