Dijital PR Faaliyetleri Olarak Yapılması Gerekenler

dijitalprDijital PR, Dijital Pazarlama, Dijital Reklam gibi kavramların ve daha fazlasının içinde bulunduğu bir “dijital iletişim” dünyası içerisindeyiz. Bu kavramların ayrımları ya da aralarındaki ilişki, tamamen sizin neyi, nasıl açıkladığınızla ya da bu kavramların birbiriyle bağlarının ayrılamamasından oluşan bir muğlaklıktan kaynaklanıyor gibi geliyor bana. Geleneksel iletişim yöntemlerinde bile PR, reklam ve pazarlama faliyetleri arasındaki ilişki (görev dağılımı/iş bölümü) arasında hala belirsizlikler varken, aralarındaki ayrımlar net bir şekilde belli değilken dijital iletişimdeki iş kollarının kesin sınırlarının 5-10 yıllık bir süreçte belirlendiğini söylemek şimdilik kolay değil diye düşünüyorum.

Lafı fazla uzatmadan başlığımızdaki konumuza geri dönelim, aşağıda yazacağım bazı maddeler dijital pazarlama ya da dijital reklam faaliyetlerinin içine de alınabileceği gibi ben PR merkezli bir anlatım yapacağım.

1- Kurum/marka linklerinin aktif ve güncel olmaması Okumaya devam et “Dijital PR Faaliyetleri Olarak Yapılması Gerekenler”

Sevgililer Gününe Özel Hediye!

Sosyal hayatımızın içinde bazı günlere diğerlerinden daha fazla önem yüklenilmiş ve insanlar o günlerde farklı davranışlar göstermeye başlamışlardır. Annemiz bizim için hergün önemlidir ama ona bir şeyler hediye etmek için anneler gününü bekleriz ya da bir insanın sevgilisi için özel bir şeyler yapması noktasında özel bir günü beklemesine ne gerek var anlam veremem aslında. Ama birçok yazımda diyorum ya, biz iletişimciler iyi büyücüleriz ve bu günlerin özelleşmesinde insanların kitleler halinde benzer davranışları göstermesinde ve böylesine bir satın alma çılgınlığı yaşanmasında bizlerin de parmak izleri var.  Okumaya devam et “Sevgililer Gününe Özel Hediye!”

İletişemeyen İletişimciler

iletisimİletişimciler olarak içinde çalıştığımız sektörler biraz değişik ve sıkıntılı aslında. Geçtiğimiz günlerde halkın gözünden halkla ilişkiler mesleği diye üniversiteli öğrenci arkadaşlarımın yaptığı bir çalışmayı paylaşmıştım, o yazı içinde halkın halkla ilişkiler mesleğine bakışını görebilirsiniz. Ama bu sıkıntı sadece halkla ilişkiler için değil reklamcılar ya da pazarlamacılar için de geçerli bir durumdur. Düşünsenize, birçoğumuzun oturduğu apartmanların girişinde pazarlamacı giremez yazıyor. 🙂 Genel hatlarıyla bence en büyük sorunumuz insanlara yaptığımız işleri anlatamamamız, ikinci sorun olarak kurumsal tarafla (yani müşteri tarafıyla) ajans çalışanları arasındaki çekişmeler. İletişim Ajansı Çalışanları vs Kurumsal Taraf başlıklı yazımda da bu sorunumuza değinmeye çalışmıştım. Belirli bir süredir iletişim sektörlerine hizmet etmeye çalışıyorum, öğrencilik yıllarımdan başlayan ve sektöre girdiğim ilk günden beri aklımı kurcalayan diğer sorunlardan biri de kendi içinde iletişim kuramayan kişilerin iletişim yapmaya çalışmalarıydı. Öğrenciydik kendi sınıfımızdaki arkadaşlarımızla çeşitli sorunlar yaşardık, ama kimse sorunu birbirinin yüzüne söylemezdi, kendi içimizde küserdik, ortak projelerde güya birlikte çalışırdık ve birbirimizin yüzüne gülerdik.

 Sonra çalışmaya başladım sektör içinde de aynı sorunun daha farklı ve büyük halleriyle devam ettiğini gördüm.

Düşünsenize, kendi işi markaların, ürün, fikir ya da hizmetlerini ekipler, ajanslar olarak çeşitli iletişim yöntemleriyle hedef kitlelerine ulaştırmak olan koskoca bir sektörün kendi içinde iletişim kuramadığını!

– Ajans çalışanları kendi arasında iletişim kuramaz hatta mesai arkadaşına günaydın bile demeyenler vardır

– Reklam ajansı halkla ilişkiler ajansıyla iletişim kuramaz

Sosyal medya ajanslarının birçoğu zaten iletişimden bi’ haber..

– Bir ajans başka ajansın kuyusunu kazar

– Kurumsal iletişimi yöneten kişiler tüm ajanslarla sorun yaşar

– ..

– ..

– ..

Ama hepimiz markaların iletişim faaliyetlerini el birliği ile yönetmek için çalışırız. Bireysel olarak, kişiler, ekipler, birimler, ajanslar vb. arasında başarılı bir iletişim olmadan, markalar için ortaklaşa bir başarının oluşturulabileceğine inanmıyorum.

Konuşma fırsatı bulduğum ortamlarda ya da derslerimde ben bu ilişkiyi, eşler arasındaki ilişkiye benzetiyorum. Malumunuzdur, boşanma sebepleri arasında ilk başta eşler arası iletişimsizlik geliyor değil mi?

Adımız iletişimci, mesleğimiz iletişim kurmaktır.

Ama gel gelelim kendi aramızda iletişim kuramayız..

Sonra hangi hakla bu eleman niye gitti, bu marka ajansı niye bıraktı, diğer ajanslarla niye sorun yaşıyoruz diyebiliriz ki değil mi?

“Kurumsal İletişim ve Halkla İlişkiler Sorumlusu” iş ilanı altında aranan eleman

ilovepr Arada sırada hem sektörü takip etmek hem de iş arayan arkadaşlarıma yardımcı olmak adına iş ilanları yayınlayan yerleri takip etmeye çalışıyorum.

Ama kimi zaman öyle iş ilanları görüyorum ki aranan kişinin tek bir eleman  olduğunu düşünmek bana az da olsa sektörü bilen biri olarak imkansız gibi geliyor. Çünkü aranılan özelliklerdeki hizmetlerin yürütülmesi/yönetilmesi için değil bir eleman neredeyse ayrı ayrı birer ajansla çalışmak gerekirken ve bu işlerin yönetilmesi/yürütülmesi için şirket içinde minimum 3-4 kişilik bir ekibin görev yapması gerekirken tek bir kişiye bu işlerin yüklenilmesi gerçekten ütopya. İşin eleman tarafına geçersek, bir kişinin bu kadar farklı iş kolu hakkında uygulama yetisine sahip olmaktan öte sadece genel bilgilere sahip olabileceğine inanıyorum. Ya da sektörde böyle bir insan varsa ya bir ya da iki tane vardır onlar da gerçekten hem çok iyi maaşlara çalışırlar hem de onları bulmak için bence kariyer sitelerinden öte başka yolları denemek gerekir.

Bunun bir tık daha ötesinde, bir önceki yazımda üniversite öğrencilerinin mesleğimiz hakkında yaptığı Halkın Gözünden Halkla İlişkiler Mesleği çalışmasını sizlerle paylaşmıştım. Bu iş ilanlarından anladığım üzere, halkla ilişkilerin ne olduğunu bilmeyenler sadece sokaktaki vatandaşlarımız değil ki,

Kurumsal İletişim ve Halkla İlişkiler Sorumlusu başlığı altında aranan bir elemandan,

Genel Nitelikler
•Üniversitelerin ilgili bölümlerinden mezun,
Kurumsal iletişim ve halkla ilişkiler alanında minimum 3 tecrübeli,
•İyi seviyede İngilizce bilen,
•Ms Office uygulamalarına hâkim,
•SEO konusunda uzman, Google analitik verilerini yorumlayabilen,
•Kendini geliştirmeye ve öğrenmeye açık, yeni teknolojilere ilgili,
•Sunum tekniklerine hakim, iyi düzeyde Powerpoint bilgisine sahip
•Sonuç odaklı ve sorumluluk sahibi olan,
•Planlı ve disiplinli çalışan,
•Erkek adaylar için askerliğini tamamlamış,
•İstanbul Anadolu Yakası’nda ikamet eden.
İş Tanımı
•Fuar, etkinlik, yemek, gezi ve organizasyon yönetimi,
•Sponsorluk ve sosyal sorumluluk projelerinin takibi,
•SEO, SEM adwords, projeleri ve maliyet takibi,
•Google analitik projelerinin ve reklamlarının yönetimi ve raporlaması,
•E bülten, sms kampanyaları ve içerik planlaması,
•Dijital pr faaliyetlerinin takibi,
Dijital medya satın alma sürecinden sonra sayfaların kontrolü, performans takibi ,
•Kurumsal ve içerik web sayfalarının  koordinasyonu ve güncel tutulması
•Markalara ait tüm web saylarının performans takibi ( aylık- haftalık)
•Bayi web sayfalarının içerik ve tasarım koordinasyonu,
•Aylık, günlük haber takip ve raporlamaları,
•Design soul dergi performans kontrolleri  .
•Dijital aplikasyonların teknoloji takibi
Sosyal medya hesaplarının içerik takibi
•Markalarımızın bulunduğu tüm dijital mecraların aylık /günlük raporlanması ve takibi.

gibi niteliklere, tecrübe ve yetilere sahip olması da bir kurum tarafından istenilebiliyor. İstenilen özelliklerde birçok hatalar var, PR mı, sosyal medya mı, dijital uygulamalar mı vb.  gibi çeşitli muğlaklıklar mevcut. Uzman mı junior mı? Çünkü emin olun bu ilanı çıkan firma gibi yerli ama uluslar arası boyuttaki bir firmanın kurumsal iletişim uzmanı raporlama işleriyle uğraşmaz, hepsi için ayrı ajanslarla çalışır. Ama maalesef ilan detaylarında herhangi bir ajans yönetiminden de bahsedilmemiş.

Markalara naçizane küçük bir dost tavsiye, bu ilanları kim çıkıyordur bilmiyorum ama bir İK yöneticisi ya da asistanı tarafından çıkıldığını düşünüyorum, lütfen çıktığınız ilanda aradığınız elemanın sektörünü bir inceleyin, genel nitelikler nelerdir bir araştırın, benzer iş ilanlarına bakın ama o ilanlardan kopyala yapıştır yaparak o da olsun bu da olsun şu da olsun demeyin. Siz belki böyle bir ilanla voltranı ya da henüz yaratılmamış muhteşem insanı arıyor olabilirsiniz ama ilanı çıkarken biraz empati kurup siz olsanız bu kadar iş yükünü kaldırabilir misiniz onu düşünün, emin olun o zaman çok daha iyi elamanlara ulaşacaksınız. Ekseriyetinde, aradığınız elemana şu anda ulaşılmamaktadır. 🙂

Halkın Gözünden Halkla İlişkiler Mesleği

Dün Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden Yakup Topuz isimli bir arkadaşım aşağıdaki videoyu twitterdan benimle paylaştı. Video Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencileri tarafından atölye dersi için hazırlanmış. Hepsinin ellerine, emeklerine sağlık. Videoda yazının başlığından da anlayacağınız üzere, sokaktaki insanlara Halkla İlişkiler mesleğini sormuşlar.

Gelen cevapları ya da mesleğin bilinirliğini videonun içeriğinden anlayabilirsiniz ki bence bu videodaki kişiler iyi cevaplar vermişler. Bizim mesleğimiz için genel olarak anneye ya da babaya hepsinden öte çevrendeki insanlara hem bu işin okulunu okurken hem de sektörde çalışırken yaptığımız işi anlatmakta zorlanıldığına dair bir görüş vardır. Durum böyleyken sokaktaki insanın bu işin ne olduğunu bilmesi bence beklenemez. Ama hepsinden öte, kendi işi, markaları, markaların sektörlerini, hizmetlerini, fikirlerini, kurum kültürlerini vb. anlatmak olan bir sektörün nereden baksanız ülkemizdeki profesyonel iş alanı 40-45 yıl olmasına karşın kitlelere kendi işini anlatamamış olması da bence çok manidardır.

Benzer Yazılar:

Artık Salt İletişim Grup’tayım..

Salt iletisim grup Herkese Selamlar, Geçtiğimiz günlerde sizlere desibel Ajans‘tan ayrıldığımı duyurmuştum. Şimdi de yeni adresimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Bundan sonrası için Salt İletişim Grup‘ta Dijital Pazarlama Grup Koordinatörü  olarak görev yapacağım.

Umuyorum, yeni ajansımla, yeni ekibimle güzel işlerin altına imza atacağız.

Başarı dileklerinizi lütfen eksik etmeyin.

Eğer yolu düşenler olursa muhakkak çaya, kahveye beklerim.

Sevgilerimle.

Elveda desiBel Ajans!

desiBel ajansYaklaşık 2 yıldır, kurulduğu günden bugüne  ülkemizin en iyi iletişim danışmanlığı firmalarından biri haline gelen desiBel Ajans‘da Dijital Medya Direktörü olarak görev yapmaktaydım. Bu ayın başı itibariyle ajansımdan ve görevimden yepyeni bir denize yelken açmak için ayrılmış bulunmaktayım.

Bu süreç içinde ajans başkanından stajyerine, tüm mesai arkadaşlarıma, hizmet verdiğimiz markalardaki herkese bana kattıkları için ayrı ayrı teşekkür ederim.

desiBel Ajans, benim için her zaman ayrı bir yeri olacak bir aile olarak kalacak. Eminim ki bu sadece benim için değil gerek bu süreçte çalışmış gerekse şu an çalışan tüm arkadaşlarım için geçerli bir durum. Çünkü burada gerçekten her şeyiyle bir aile ortamı bulma şansımız oldu. İyi günümüzde de kötü günümüzde de patronundan stajyerine kadar herkesi yanımızda bulduk.

Üstteki fotoğraf benim desiBel’de ilk işe başladığım gün çektiğim bir fotoğraf. Kadroya giren ikinci eleman olarak ajansın en manzaralı koltuklarından birini secmiştim. 🙂 Ajans boştu, ofis soğuktu..

Sonrasında gün be gün bu koltukların hepsi doldu. Ajans doldu. Aile büyüdü… Okumaya devam et “Elveda desiBel Ajans!”

Ferah Onat Dijital Çağda Halkla İlişkiler Yazarlığı Kitabı

Ferah Onat - Dijital Cağda Halkla İlişkiler YazarlığıSevgili Doç. Dr. Ferah ONAT, benim İzmir‘de öğrenciyken tanıştığım, kendisinden ders almamama, onun okulunda okumamama karşın en az kendi hocalarım kadar sevdiğim, sözüne itibar ettiğim ve diyaloğumun olduğu, iletişim sektörlerine kazandırdığı öğrencileriyle ve İzmir’deki sektör eğitimine kattıklarıyla gerçekten değerli bir hocamız.

Geçtiğimiz günlerde yazdığı hala taptaze olan, Dijital Çağda Halkla İlişkiler Yazarlığı kitabını da okumam için gönderdi ve sağolsun görüşlerimi sordu. Yoğunluktan dolayı okuma sürecim biraz uzun sürse de kitabı bitirdim.

Kitap PR sektörü için güzel bir kaynak olmuş, geleneksel PR uygulamaları, bugün sektörde gelinen nokta ve ilerisi için güzel mesajları barındırıyor.

Geçtiğimiz günlerde yazdığım, Ajans Ajansın Bilgisine Muhtaçtır! başlıklı yazımda iletişim danışmanlığı, medya ilişkileri hizmeti verdiğimiz bir markamız için SEO eğitimine gittiğimizden bahsetmiştim. O eğitimde bizlere, basın bültenlerinin arama motorlarında nasıl üstlerde çıkartılabileceği, bunun için neler yapılabileceği, bunun markaya ne gibi katkıları olabileceği konularında çeşitli bilgiler paylaşıldı.  Okumaya devam et “Ferah Onat Dijital Çağda Halkla İlişkiler Yazarlığı Kitabı”

Eleman bu, markayı vezir de eder rezil de!

personelBiz iletişimciler gerçekten iyi büyücüleriz, herhangi bir ürün, hizmet, fikir için alıcılar oluşturabilir, çok iyi marka imajları yaratabiliriz. Bu noktada yaptığımız işin asıl odak noktası elle tutulabilir olmaktan öte, önce zihinlerde ardından kalplerde yer almayı amaçlamaktadır. Buna marka sadakati oluşturmak/yaratmak deniliyor. Ve sonucu ürünün, hizmetin satın alınmasını, fikirlerin benimsenmesini sağlamak oluyor. Bu bahsettiğim süreç gerçekten uzun ve meşakkatli bir yol.

İşin iletişim boyutu bir kenara, marka olabilmek boyutu ise bambaşka bir kenara ve bence daha önemli olan kısmı da bu. Yani, 360 derece yaşayan bir organizma ve başarılı bir organizasyon olabilmek çok önemli.

O yüzden, Ceo’dan çaycıya, Ar-ge genel müdüründen teknik servise, kurumsal iletişim müdüründen call-center görevlisine, üretim bandından dağıtım anına kadar tüm süreçlerde, tüm kişiler aynı yürek bağı ve kalite anlayışıyla çalışmalılar.

Bugün özellikle sosyal medyayla birlikte kazanılan kişisel iletişim ve kitle etkileme gücüyle birlikte markalar yaptıkları milyonlarca dolarlık yatırımlara, çok büyük bütçeli iletişim kampanyalarına karşın kimi zaman çok zor durumda kalabiliyorlar.  Okumaya devam et “Eleman bu, markayı vezir de eder rezil de!”