devlet zirvesinde hakla ilişkiler

evet aradaşlar halkla ilişkler ve halkla ilişkiler faaliyetleri olarak dünyanın çok gerisinde olduğmuz söylenebilir.yada biz onları geriden takip etmeyi seviyoruz.kamu’da 1960larda adı geçmeye başlayan halkla ilişkiler elle tututlu gözle görülür duruma 2000 yılından sonra gelmeye başladı. 2000 yılından sonra kurulan genç parti ve ak parti,türk siyasetinde halkla ilişkileri belkide tavan yaptırdılar.malumunuz 2002 seçimlerinde genç parti türkiyede halkla ilişkiler ve reklamcılık alanında sözü geçen isimlerden Ali TARAN ile çalışmış ve yaklaşık %8 oy almayı başarmıştı,bu yeni kurulmuş ve siyasi geçmişi olmayan bir parti için büyük bir rakamdı.ak parti ise 2002 ve 2004(yerel) seçimlerinde arter ajanşla calışmış ve oda tek basına iktdara gelmişti ve geçektende çok güzel tanıtım ve halkla ilişkiler çalışmalarıda yapıldığıda söylenebilir.ak partinin hükümete gelmesinden sonra gerek devletin zirvesinde gereksede kamu kuruluslarında,yerel yönetim kuruluşlarında hakla ilişkiler,tanıtım ve duyurum çalışmalarının arttığını azcık araştırdığınıda görceksiniz. geçtiğimiz 22 temmuz seçimlerindede ak partide ali taran adı geçmişti..bu şeçimde akpartinin zaferiyle sonuçlanmıştı…neyse..şimdi de;abdullah gülün cumhurbaskanı seçilmesinden sonra çankaya köşkünü geniş kitlelere açmayı planlayan gül,Alınan bilgilere göre 25 kişilik bir halkla ilişkiler ve tanıtım birimi kurulması talimatı vermiş ve bu birimi Türkiye`nin en önemli imaj danışmanlarından Betûl Mardin eğitecek.

Türkiye`de halkla ilişkiler mesleğinin duayeni kabul edilen Mardin, Çankaya`nın halkla daha sıcak diyaloglar kurması için PR grubuna bir süre danışmanlık yapacak. Cumhurbaşkanı Basın Başdanışmanı Ahmet Sever`e bağlı çalışacak ekip, halkın her türlü sorunuyla yakından ilgilenecek, Cumhurbaşkanlığı`nın organizasyonlarını yapacak ve Köşk ile halk arasındaki iletişimi sağlayacak.

ne diyelim; inşallah bu gelişmler sektörümüz için hayırlara vesile olur. 🙂

osmanlı’da halkla ilişkiler…

evet arkadaşlar ne yazık ki ülkemizde yazılan halkla ilişkilerle ilgili kitapların tümü halkla ilişkilerin tarihini amerika halkla ilişkiler tarihiyle ele alırlar.acaba biz türkler olarak bu bilime ne gibi katkılar yaptık,bizim ne gibi katkılarımız var…vb… sorularını pek sormazlar, yüzeysel olarak türklerde devlet yöneticileri ve  halk arasındaki dialog çok iyiydi,diğer devletlerle ilişkiler gayet başarılıydı,padişahlar gercekten çok iyi halkla ilişkiler uzmanlarıydı diye bazı cümlelerle geçiştirilip gider bu konu…

Okumaya devam et “osmanlı’da halkla ilişkiler…”

Kamu yönetiminde halkla ilişkiler açısından manzara’ı umumiye

Ben trakya üniversitesi çerkezköy m.y.o ‘da okurken 2.yılın sonunda okul bitirme ödevi olarak ilerde gerçekten aktif ve etkin görev almak istediğm kamu kuruluşları hakkında bir araştırma ödevini hazırlamak istemiştim.Bunun sonucundada ‘kamu kuruluşlarında halkla ilişkiler’ adlı ödevi aldım.ilk başlarda kısır bir döngü halinde beni çok zorlayan  daha sonraları ise benim için bir zevk haline dönüşençalışmamda ankara üniversitesinden prof.dr metin kazancı  hocamızın ‘kamu ve özel kesimde halkla ilişkiler’ adlı kitabının çok büyük katkıları oldu.Birgün inşallah ankara’da hocamızın derslerine girmekte nasip olur..Hocamız bu kitapta türk ve dünya halkla ilişkilerini ele almakla birlikte türkiye de halkla ilişkileri tam anlamıyla bıçak altına yatırmış özel ve kamuda yapılan faaliyetleri karsılastırmıs,yapılan yanlısları ve olması gereken doğruları çok iyi işlemiş.Metin kazancı hocamızın bu muhteşem çalışmalarının devamını diliyorum..Bu kitabın son bölümlerinde ilgilimi çeken ve konumla ilgili olan bir yazı vardı ben sizinle asıl olarak bu yazıyı paylaşmak istiyorum…

Okumaya devam et “Kamu yönetiminde halkla ilişkiler açısından manzara’ı umumiye”

Halkla ilişkilerde lisans önlisans farkı, halkla ilişkilerde reklamcılık mı yoksa tanıtım mı?

Bugun halkla ilişkiler iletişim platformu sitesinde dolaşırken Genç PR’ciler bölümünde yukarıdaki başlığa yakın bir başlıkta ve Erdemir Anadolu Lisesi Sosyal Bilimler Bölümü öğrencisi ve geleceğin halkla ilişkiler yöneticisi Kaan Öztamur imzasıyla bir yazıyla karşılaştım ve okudum.

Bende 2yıl önlisans okudum ve bu seneden sonra lisans eğitimime Halkla ilişkiler ve Reklamcılık eğitimi alarak devam edeceğim. Yazıyı okudugumda bir lise ögrencisinin bölümlerimiz hakkında yaptığı güzel yorumlarla karşılastım. Gercekten dedikleri doğruydu. Bu yüzden Kaan’a burdan tesekkür ederim, umarım dilekleri tek tek gerçekleşir…

Şimdi yazıyı sizlerle paylaşıyorum; Kaan Öztamur demiş ki;

Halkla ilişkilerde lisans ve önlisans ayrımı. Reklamcılık ve Tanıtım bölümlerinin farkı.

Programın Amacı
—————————
Halkla ilişkiler programının amacı, gerek kamu, gerekse özel sektör kuruluşlarının halkla ilişkiler, reklam ve tanıtım birimlerinde çalışacak nitelikli elemanları yetiştirmektir.
Programda Okutulan Belli Başlı Dersler
Halkla ilişkiler programının ilk iki yılında sosyoloji, psikoloji, siyaset bilimleri, ekonomi, hukuk ve istatistik gibi temel dersler okutulmaktadır. Daha sonraki yıllarda reklamcılık, fotoğrafçılık, iletişim gibi konularda eğitim yapılmaktadır.

Gereken Nitelikler
——————————-
Halkla ilişkiler programına girmek isteyen bir kimsenin sosyal bilimlere ilgili ve bu alanda başarılı, normalin üzerinde bir sözel yeteneğe ve ikna gücüne sahip, girişken, insanlarla etkileşimde bulunmaktan hoşlanan, çevredeki kaynakları seferber edebilen, yaratıcı bir kişi olması gerekir.

Mezunların kazandıkları Unvan ve Yaptıkları İşler
Halkla ilişkiler programını bitirenler çeşitli kurumlarda “”Halkla İlişkiler Elemanı”” olarak görev alırlar. Halkla ilişkiler elemanları çalıştıkları kurumun tanıtımı için broşürler, ilanlar hazırlar, sergi, toplantı, fuar vb. etkinlikleri düzenler ve kurumun çevrede iyi bir görünüm kazanmasına çalışır; kurumla ilgili yayınları derler ve ilgililere iletir.

Çalışma Alanları
———————————
Halkla ilişkiler alanında yetişenler resmi ve özel kuruluşların tanıtım birimlerinde, reklam ve kamuoyu araştırmaları ile ilgili kuruluşlarda görev alabilirler. Halkla ilişkiler programını bitirenler, öğretmenlik meslek bilgisi eğitimi de almış olmak koşulu ile, meslek liselerinin, gazetecilik ve iletişim alanındaki derslerine öğretmen olarak atanabilmektedirler.

Arkadaşlar bu yazıda önlisans programında yazıyor ama işin gerçeği şu ki önlisans programımı mezunlarının iş alanları çok kısıtlı. Bu arada iletişim meslek liselerinde öğretmenlik için önlisans değil lisans mezunu olmanız şart. Pedagojik formasyon derslerini aldıktan sonra öğretmen olarak atanabilirsiniz. Kamuda da çok fazla tercih edilmiyorlar.

(Buradaki tespit cok doğru benimde önlisans okumamdan dolayı işsizlik problemi çeken birçok arkadaşım mevcut ama bunun yanında önlisans okurken kendini geliştiren arkadaşlarım okul bittikten en geç 1 hafta sonra iş buldular ki bunların sayısı da hiç az değil)

——————————————————————-

Gelelim lisans programı mezunlarının iş olanaklarına…

Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü’nden mezunları, çok geniş bir iş yelpazesinde çalışma olanağı bulabilirler. Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü mezunlarının, halkla ilişkiler ve/veya reklâm ajanslarında, kamu kurum ve kuruluşlarının tanıtım enformasyon veya halkla ilişkiler birimlerinde, özel sektörde yer alan işletmelerin halkla ilişkiler, tanıtım,  pazarlama veya reklamcılık ile ilgili bölümlerinde, medya kuruluşlarının tanıtım birimlerinde, turizm, bankacılık ve bunlara eklenebilecek birçok alanlarda da iş olanaklarına sahiptirler.bunun yanısıra kamu kuruluşlarında 9/1 KADROYLA DEVLET MEMURU statüsünde çalışabilirler.pedagojik formasyon derslerini alan adaylar iletişim meslek liselerinde öğretmenlik yapabilirler.

(Tabi memuriyet konusunda bir sorun yok ama halkla ilişkiler açısından kamu kelimesi geçmişken benim, önlisans eğitimimde okul bitirme ödevim kamu kuruluşlarında halkla ilişkilerdi bu konuda 145 sayfalık bir araştırma ödevi hazırladım ve maalesef Türkiye de kamu’da 1960’larda başlayan halkla ilişkiler faaliyetlerinin halen özde değilde sözde yapıldığı gibi bir durumla karşı karşıya kaldım, ancak bu konuda 2002 den günümüze gerçekten büyük gelişme olduğunu söylemeden edemem)

Halkla ilişkiler ve reklamcılık ile halkla ilişkiler ve tanıtım bölümünün arsındaki en büyük fark iş bulma konusunda ortaya çıkıyor. Benim de tanıdığım birçok özel kuruluş reklamcılık ve halkla ilişkiler mezunlarını tercih ediyor. Bu alanda iş verimi daha yüksek gibi (bende bu yüzden lisans eğitimimde halkla ilişkiler ve reklamcılık bölümünü tercih ettim )

İşte Kaan arkadaşımızın yazdığı yazı bu şekilde bende aralarda paragraflar içine alarak çok fazla olmasa da (yazıyı bozmamak için) kendi yorumlarımı kattım. Kaan’ın tespitleri biraz bana halkla ilişkiler kitaplarından tanıdık gelse de, o eğer şimdiden bu konuda böyle çalışmalar yapıyorsa gerçekten ilerde iyi bir halkla ilişkiler uzmanı olacaktır…

kaynak…