Bi’ Büyük Fest’te İstanblog Blogger Fotoğraf Sergisindeydik

 

Efendim Selamlar;

Geçtiğimiz hafta sonu sosyal medya ve blogosfer şimdiye kadar gördüğü en iyi organizasyonlardan birini yaşadı. 2010 Avrupa Kültür Başkenti olan güzel İstanbul’umuza destek olmak için Yeni Rakı sponsorluğunda Bi’ Büyük Fest adı altında çok güzel bir organizasyon gerçekleştirildi. Bu büyük buluşmanın, sosyal medya kullanıcılarını ve blog yazarlarını ilgilendiren 2 önemli bölümü vardı. Bunlar;

1- Sadece 10 Blog Yazarının katılma şansı elde edeceği,  Guinness Rekorlar Kitabına girecek olan Dünyanın En Zengin Meze Masasına tarif gönderme şansı,

2- İlk başta 60 Blog Yazarının katılabileceği açıklanan ama yoğun ilgi yüzünden katılımcı sayısının 72 Blog Yazarına kadar çıkartıldığı Dünyanın Blog Yazarları tarafından kurulacak olan ilk şehir sergisine katılabilme şansıydı.

Gel zaman git zaman sosyal medya paylaşım sitelerinden Facebook, FriendFeed ve Twitter bu organizasyonun duyurumları ile çalkalandı.

Bende bir cesaret hem bir yemek tarifi hem bir İstanbul fotoğrafı gönderdim. Ne mutlu ki  Bizim Evin Ögrenci Yemekleri başlıklı yemekiçinyemekyemek.blogspot.com sitemle Guinness Rekorlar Kitabına  giren sofrada bir tarifim hem de Blog Yazarları tarafından oluşturulan İstanblog Fotoğraf Sergsinde İstanbul ile ilgili bir fotoğrafım yer aldı. Bu benim için çok güzel iki mutluluktu ve bu mutluluğumu siz sevgili okurlarımla da paylaşmak istedim.

Bu organizasyonda sosyal medya kullanıcıları ve blog yazarlarına gösterilen saygıdan dolayı ben, Yeni Rakı’ya ve bu firmanın Dijital İletişim Ajansı olan Zarakol 2.0 ‘a  özellikle Ercüment Büyükşener‘e çok teşekkür ederim.

Emeklerinize sağlık.

Bahardan taç

Bir gün yaşanır, tadına doyum olmaz.
Ardından gecenin ağırlığı çöker.
Usulca uykuya dalar yürek.
Kışın ardından bahar geldi sanılır.
Tüm buzlar, çözülür.
Tüm acılar, tatlanır.
Bir prenses öper ve kurbağa, prense dönüşür.
Usulca bir ‘sahra’da atılan adımlardır.
Seraplardır aslında görülenler.
Kışın ardından bahar geldi sanılır.
Papatyalar toplanır,
bahardan taç yapılır.
Bir prenses öper ve kurbağa, prense dönüşür.
Taç usulca prensesin saçlarına takılır.
Sen aslında uykudasındır,
görülenler, sana dilenen tatlı rüyalardır…

                                                                                             24.04.2010 – İstanbul/Şile

                                                                                                       Erdal ERDOĞDU

Zamanı bir de bana sor

Zamanı bir de bana sorun.
Saniyeleri değil,
Dakikaları değil,
Saatleri hiç değil,
Nice yılları saniyeler bildim, senin gönlüne düşeli.
Nice aşıklar eskittim, burada seni bekleyeli.
Her geleni sen bildim,
Seni İstanbul belledim.
Geçen zaman yıprattı beni,
nice makyajlar yaptılar, eskiyen yüzüme.
Çok doğumlara sevindim, çok ölümlere sessizce yaş tuttum.
Ve sonunda ben de İstanbul oldum.

Erdal ERDOĞDU 17/07/09- İstanbul/Üsküdar