<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Erdal ERDOĞDU &#187; edebiyat</title>
	<atom:link href="http://www.erdalerdogdu.com/category/edebiyat/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.erdalerdogdu.com</link>
	<description>İletişim trendleri, Güncel...</description>
	<lastBuildDate>Wed, 08 Feb 2012 12:16:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Nazan Bekiroğlu &#8211; LA Sonsuluk Hecesi</title>
		<link>http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/nazan-bekiroglu-la-sonsuluk-hecesi/</link>
		<comments>http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/nazan-bekiroglu-la-sonsuluk-hecesi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Jul 2010 21:47:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Erdoğdu</dc:creator>
				<category><![CDATA[edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Adem İle Havva hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[Adem İle Havva kıssası]]></category>
		<category><![CDATA[Adem İle Havva nerede buluştu]]></category>
		<category><![CDATA[erdal ile sahra ejderoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[ESKADER Roman Ödülü]]></category>
		<category><![CDATA[kadıköy alkım kitabevi]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[la sonsuluk hecesi]]></category>
		<category><![CDATA[nazan bekiroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[nazan bekiroğlu adem ile havva]]></category>
		<category><![CDATA[nazan bekiroğlu kitapları]]></category>
		<category><![CDATA[nazan bekiroğlu yusuf ile züleyha]]></category>
		<category><![CDATA[sahra ejderoğlu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erdalerdogdu.com/?p=2174</guid>
		<description><![CDATA[Hayat bazen okumayı gerektirir&#8230; Ama buna benim gibi sizlerin de çok güzel bir sorusu ya da cevabı vardır. &#8216;Okumaya vakit mi var? İnanın o kadar yoğunum ki okumaya vaktim olmuyor.&#8217; Evet, malesef hayat koşuşturması bizlerin bazı faydalı şeylerden mahrum kalmamıza neden oluyor. Geçtiğimiz dönemde okuduğum Buket Uzuner&#8217;in İstanbullular kitabının ardından … <a href="http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/nazan-bekiroglu-la-sonsuluk-hecesi/"> Devamını Oku! <span class="meta-nav">&#8594; </span></a>
Benzer Yazılar:<ol>
<li><a href='http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/yusuf-ile-zuleyha/' rel='bookmark' title='Nazan Bekiroğlu &#8211; Yusuf ile Züleyha'>Nazan Bekiroğlu &#8211; Yusuf ile Züleyha</a></li>
<li><a href='http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/george-orwell-hayvan-ciftligi/' rel='bookmark' title='George Orwell &#8211; Hayvan Çiftliği'>George Orwell &#8211; Hayvan Çiftliği</a></li>
<li><a href='http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/buket-uzuner-istanbullardan-ne-kadar-okuyoruza/' rel='bookmark' title='Buket Uzuner İstanbullar&#8217;dan &#8211; ne kadar okuyoruz?(a)'>Buket Uzuner İstanbullar&#8217;dan &#8211; ne kadar okuyoruz?(a)</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="height:33px; padding-top:2px; padding-bottom:2px; clear:both;" class="London_time_2"><div style="float:left; width:80px; " class="London_time_2_facebook_like"> 
				<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.erdalerdogdu.com%2Fedebiyat%2Fnazan-bekiroglu-la-sonsuluk-hecesi%2F&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=80&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=27" 
					scrolling="no" frameborder="0" style="border:none; overflow:hidden; width:80px; height:27px;" allowTransparency="true"></iframe>
			</div><div style="float:left; width:80px; padding-left:10px;" class="London_time_2_google1"> 
				<g:plusone size="medium" href="http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/nazan-bekiroglu-la-sonsuluk-hecesi/" count="false"></g:plusone>
			</div></div><p style="text-align: justify;"><img onmouseup="hl2l(event);" class="alignleft size-medium wp-image-2175" title="nazan_bekiroglu - la sonsuzluk hecesi" src="http://www.erdalerdogdu.com/wp-content/uploads/2010/07/nazan_bekiroglu-la-sonsuzluk-hecesi-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" />Hayat bazen okumayı gerektirir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Ama buna benim gibi sizlerin de çok güzel bir sorusu ya da cevabı vardır. &#8216;Okumaya vakit mi var? İnanın o kadar yoğunum ki okumaya vaktim olmuyor.&#8217; Evet, malesef hayat koşuşturması bizlerin bazı faydalı şeylerden mahrum kalmamıza neden oluyor. Geçtiğimiz dönemde okuduğum <a href="http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/buket-uzuner-istanbullardan-ne-kadar-okuyoruza/" target="_blank">Buket Uzuner&#8217;in İstanbullular</a> kitabının ardından &#8216;Acaba ne kadar okuyoruz?&#8217; diye sormuştum kendi kendime, durum pek iç açıcı çıkmamıştı. Ama başlıkta ismini okuduğunuz yazarımızın da dediği gibi; &#8216;iyi ki kitaplar var&#8230;&#8217; ve biz arada sırada da olsa kendimize bazı kıyaklar yapmalıyız bence!</p>
<p style="text-align: justify;">Geçtiğimiz günlerde, çok sevdiğim biriyle, Kadıköyde dolanırken, bir vesile bir <a href="http://www.erdalerdogdu.com/tag/kitap/" target="_blank">kitap</a> alıp birlikte okuyalım dedik ve kendimizi hemen Kadıköy Alkım Kitabevine attık ve raflar arasında dolanmaya kitapların arka kapak ve önsözlerinde bulunan bölümlerini okumaya başladık. Benim kafamda <a href="http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/yusuf-ile-zuleyha/" target="_blank">Nazan Bekiroğlu</a>, <a href="http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/elif-safak-a%C5%9Fk/" target="_blank">Elif Şafak</a> ya da İskender Pala gibi yazarlardan bir kitap almak vardı. Döndük dolandık, onlarca kitaba bakındık ve Nazan Bekiroğlu&#8217;nun La &#8211; Sonsuzluk Hecesi adlı eserinin/kitabının arka kapağında yer alan;</p>
<p style="text-align: justify;"> &#8217; <em>Öyle bir çığlıkla attı ki kendini Adem uykusundan, gerçekte çığlık atıp atmadığını bile bilmedi. Ama iki uyku arasında rüyasının bölündüğü gün gibi gerçekti. Ve başına bir şey gelmiş gibiydi.  O zamansızlık zamanında, cennet ırmağının kıyısında Adem, onunla göz göze geldi. Kuşları, tüyleri ürkütmekten korkarcasına elini uzattı yavaşça.  Parmaklarının ucundan dökülen yaseminleri gösterdi. İçine dolan ses ve ışığa, sevince sarmaşığa, usulca, sen kimsin, dedi. Bildiğini bir kez daha bilmek, kelimesini bir de ondan duymak istedi. Ben kadınım, dedi Havva, ama bu benim sıfatım. Adımı henüz bilmiyorum. Sonra döndü Adem&#8217;e, aklına bir şey gelmiş gibiydi. Bana, dedi, bir isim ver, varlığım olsun. Durdu, aklından yeni bir şey geçti. Bana, dedi sen isim ver, varlığım senin olsun. Bana öyle bir isim ver ki senin adının yanında dursun. Seni anan beni ansın. Seni hatırlayan beni hatırlamadan olmasın.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>Bir &#8221;ile&#8221; koy aramıza bizi bize bağlasın.&#8217;  </strong></em>bölümünden çok ama çok hoşlandık.</p>
<p style="text-align: justify;">Velhasıl, iki tane kitap aldık ve çıktık kitapçıdan. Gel zaman git zaman vakit buldukça okumaya çalıştık ve sonunda bitti kitap. Ben bir kitap eleştirmeni değilim, kitap hakkında internette başka ve ayrıntılı içerikler bulmanız mümkün. Ama kitapta yukarda verdiğim bölüm gibi birçok güzel ve akıcı bölümler mevcut, buna karşın kimi yerlerde kullanılan bazı kelimeler ya da betimleme bölümleri sizi sıkabilir. Yine de ben bu kitabı beğendim. &#8216;<strong>Biz</strong>&#8216; bu kitabı beğendik. Elimdeki kitap 8. Baskıya ait ve orjinal fiyatı 16.50 TL. Eğer sizlerde  kendinize okuyacak bir kitap arıyorsanız. Biz  bu ödüllü (ESKADER Roman Ödülü) romanı okumanızı tavsiye ederiz.</p>
<p style="text-align: justify;">Dilinize ve anlatımınıza sağlık Nazan Bekiroğlu, bize yazacak olduğunuz kelimelerinizin, cümlelerinizin ve kitaplarınızın ömrünüz yettiği sürece bitmemesi dileklerimle, selam ve saygılarımı sunarım.</p>
<p>Benzer Yazılar:<ol>
<li><a href='http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/yusuf-ile-zuleyha/' rel='bookmark' title='Nazan Bekiroğlu &#8211; Yusuf ile Züleyha'>Nazan Bekiroğlu &#8211; Yusuf ile Züleyha</a></li>
<li><a href='http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/george-orwell-hayvan-ciftligi/' rel='bookmark' title='George Orwell &#8211; Hayvan Çiftliği'>George Orwell &#8211; Hayvan Çiftliği</a></li>
<li><a href='http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/buket-uzuner-istanbullardan-ne-kadar-okuyoruza/' rel='bookmark' title='Buket Uzuner İstanbullar&#8217;dan &#8211; ne kadar okuyoruz?(a)'>Buket Uzuner İstanbullar&#8217;dan &#8211; ne kadar okuyoruz?(a)</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/nazan-bekiroglu-la-sonsuluk-hecesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Buket Uzuner İstanbullar&#8217;dan &#8211; ne kadar okuyoruz?(a)</title>
		<link>http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/buket-uzuner-istanbullardan-ne-kadar-okuyoruza/</link>
		<comments>http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/buket-uzuner-istanbullardan-ne-kadar-okuyoruza/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 31 Aug 2009 23:35:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Erdoğdu</dc:creator>
				<category><![CDATA[edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[benim adım istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[buket uzuner]]></category>
		<category><![CDATA[buket uzuner istanbullular]]></category>
		<category><![CDATA[buket uzuner istanbullular belgin]]></category>
		<category><![CDATA[Canan Tan]]></category>
		<category><![CDATA[elif şafak]]></category>
		<category><![CDATA[İskender Pala]]></category>
		<category><![CDATA[istanbullular]]></category>
		<category><![CDATA[izmir kitap fuarı]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye kitap tirajı]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkemiz okur yazarlık oranı]]></category>
		<category><![CDATA[ülkemizin haftalık gazete tirajı]]></category>
		<category><![CDATA[ulviye yeniçağ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erdalerdogdu.com/?p=1817</guid>
		<description><![CDATA[Bundan yaklaşık 5 ay önce İzmir Kitap Fuarı&#8217;ndan Buket Uzuner&#8217;in İstanbullular adlı eserini satın aldım. Bu kitabı daha öncesinde sınıfta 1-2 arkadaşımda görmüş, okuyup okumamam konusunda fikirlerini almış, inceden göz atmıştım. Ailesi yaklaşık 300 yıldır  İstanbul&#8217;da yaşayan biri olarak, tüm esmerliği ile insanları İstanbullu olduğuna inandıramayan ben için, isim itibari ile … <a href="http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/buket-uzuner-istanbullardan-ne-kadar-okuyoruza/"> Devamını Oku! <span class="meta-nav">&#8594; </span></a>
Benzer Yazılar:<ol>
<li><a href='http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/elif-safak-ask/' rel='bookmark' title='Elif Şafak &#8211; AŞK'>Elif Şafak &#8211; AŞK</a></li>
<li><a href='http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/george-orwell-hayvan-ciftligi/' rel='bookmark' title='George Orwell &#8211; Hayvan Çiftliği'>George Orwell &#8211; Hayvan Çiftliği</a></li>
<li><a href='http://www.erdalerdogdu.com/pr-halkla-iliskiler/%e2%80%9cyerel-medya-ne-kadar-yerel%e2%80%9d/' rel='bookmark' title='“YEREL MEDYA NE KADAR YEREL”'>“YEREL MEDYA NE KADAR YEREL”</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="height:33px; padding-top:2px; padding-bottom:2px; clear:both;" class="London_time_2"><div style="float:left; width:80px; " class="London_time_2_facebook_like"> 
				<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.erdalerdogdu.com%2Fedebiyat%2Fbuket-uzuner-istanbullardan-ne-kadar-okuyoruza%2F&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=80&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=27" 
					scrolling="no" frameborder="0" style="border:none; overflow:hidden; width:80px; height:27px;" allowTransparency="true"></iframe>
			</div><div style="float:left; width:80px; padding-left:10px;" class="London_time_2_google1"> 
				<g:plusone size="medium" href="http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/buket-uzuner-istanbullardan-ne-kadar-okuyoruza/" count="false"></g:plusone>
			</div></div><p style="text-align: justify;"><a href="http://www.erdalerdogdu.com/wp-content/uploads/2009/09/buket-uzuner-istanbullular.jpg"><img onmouseup="hl2l(event);" class="alignleft size-full wp-image-1818" title="buket-uzuner-istanbullular" src="http://www.erdalerdogdu.com/wp-content/uploads/2009/09/buket-uzuner-istanbullular.jpg" alt="" width="261" height="298" /></a>Bundan yaklaşık 5 ay önce <a href="http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/halkla-iliskiler%e2%80%99de-sergi-ve-fuarlar-bunlarin-onemi-ve-14-izmir-kitap-fuari/" target="_blank">İzmir Kitap Fuarı&#8217;ndan </a>Buket Uzuner&#8217;in İstanbullular adlı eserini satın aldım. Bu kitabı daha öncesinde sınıfta 1-2 arkadaşımda görmüş, okuyup okumamam konusunda fikirlerini almış, inceden göz atmıştım. Ailesi yaklaşık 300 yıldır  İstanbul&#8217;da yaşayan biri olarak, tüm esmerliği ile insanları İstanbullu olduğuna inandıramayan ben için, isim itibari ile gerçekten ilgi çekici bir kitap idi. Buna karşın <a href="http://www.buketuzuner.com/" target="_blank">Buket Uzuner</a> ismi bana yabancıydı. Ben bir edebiyat eleştirmeni değilim, ne yazarı ne yazdıkları hakkında edebi açıdan bir yorum yapamam. Ama okumayı seviyorum. Buket Uzuner&#8217;in <a href="http://www.buketuzuner.com/TR/kitaplar_romanlar_istanbullular.asp" target="_blank">İstanbullular adlı romanının kısa içeriğine</a> yazarın sitesinden ulaşmak mümkün bu vesileyle burada ben herhangi bir bölüm paylaşmayacağım.</p>
<p style="text-align: justify;">&#8216;<em>İstanbul benim canım vatanım da vatanım İstanbul İstanbul demiş bir başka yazarımız. Acaba dünya üzerinde uğruna bu kadar kitap, şiir, şarkı yazılmış, uğruna savaşlar verilmiş bir başka şehir daha var mıdır? Yazar&#8217;da bu kitabında bence bundan bahsetmiş. İstanbul&#8217;a aşık insanların öyküsü, bir vesile İstanbul&#8217;a gelmiş, akabinde İstanbullu oluvermişlerin öyküsü, aşkı uğruna İstanbul&#8217;u terketmiş ama İstanbul&#8217;un aşkına dayanamayıp geri dönmüşlerin öyküsü var bu kitapta.</em> &#8217;</p>
<p style="text-align: justify;"><em>&#8216;Yazarın dili, bu kitap öncesinde okuduğum İskender Pala ve </em><a href="http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/elif-safak-a%C5%9Fk/" target="_blank"><em>Elif Şafak</em></a><em> gibi yazarlara nazaran daha kolay ve anlaşılır çünkü sokak dilinin rahatlığı var hatta argo kelimeler çok göze çarpıyor.&#8217;</em>  Yine de ben bu kitabı okurken zevk aldım. Yazarımızın biografisine ve verdiği eserlere bakınca benim onu keşfetmekte ki geç kalmışlığım büyük üzüntü verdi bana.</p>
<p style="text-align: justify;"><span id="more-1817"></span> Buket Hocam&#8217;ın başarılarının devamını, bizlere söyleyecek sözlerinin hiç bitmemesini dilememek ayıp olur. Bu noktadan sonra başlığımızın 2. bölümüne geçmek istiyorum. Ne kadar okuyoruz?  Bu kitabı okuduğum günler esnasında bir sabah, yurtta karşı odamda kalan arkadaşlardan biriyle karşılaştım, selam sabah, bir iki hoş beşin ardından bana &#8216;Erdal hayırdır kız tavlamaya mı gidiyorsun?&#8217; dedi. Uyku sersemliği ile olsa hayırdır, anlayamadım dedim ve o da konuyu kitaba bağladı. Buket Uzuner ve Canan Tan gibi yazarların, popüler yazarlar olduğunu ve erkekler tarafından bayanlara yaklaşabilmek için kullanıldığını söyledi. Yüzümde &#8216;hadi oradan&#8217; dercesine olan tebessümümle iyi dersler deyip ayrıldım yanından. Ama aklıma onlarca soru geldi, üniversite öğrencileri olarak ne kadar kitap okuyorduk ki, bir de bunu arkadaşlık kurmak adına yapabilecektik? Ülkemiz okur yazarlık oranında %88,3&#8242;lük oranı ile dünya üzerinde 52. sırada. (<a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%9Clkelere_g%C3%B6re_okuryazarl%C4%B1k_oranlar%C4%B1" target="_blank">kaynak</a>). Buna oranla benim bu kitabı okuduğum dönemde ülkemizin haftalık gazete tirajı ise 6milyon civarında.(<a href="http://www.xgazete.com/tiraj.php" target="_blank">kaynak</a>) Haftada 6 milyon gazete her gazeteyi 3er kişinin okuduğunu hesap edelim 18milyon adet yapar, 10milyon insan da internet üzerinden gazete okusun, 30milyon kişi haftada gazete okuyor! Bunlara artı olarak kitap basımında, ve  kitap satışında dünyada son sıralarda olduğumuzda işin bir diğer cabası. (<a href="http://arsiv.ntvmsnbc.com/news/58258.asp" target="_blank">kaynak</a>) Son <a href="http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/halkla-iliskiler’de-sergi-ve-fuarlar-bunlarin-onemi-ve-14-izmir-kitap-fuari/" target="_blank">İzmir kitap fuarında</a> ve sürekli gittiğim kitapcılarda durumun kendi gözlerimle ile görebiliyorum. Birkaç popüler yazar ve onların kitapları ile dönen sektör. Bunları görüp bildikçe acaba gerçekten kız tavlamak için kitap okuyanlar var mıdır, varsa onlar nasıl insandır diye sormadan edemeyeceğim. Benim bildiğim ve gördüğüm BİZ MALESEF OKUMUYORUZ, OKUYOR GİBİ YAPIP KENDİMİZİ, GELECEĞİMİZİ, BİLGİMİZİ KANDIRIYORUZ&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Şu aşamada elimden sadece ağlanacak halimze gülmek geliyor.</p>
<p>Benzer Yazılar:<ol>
<li><a href='http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/elif-safak-ask/' rel='bookmark' title='Elif Şafak &#8211; AŞK'>Elif Şafak &#8211; AŞK</a></li>
<li><a href='http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/george-orwell-hayvan-ciftligi/' rel='bookmark' title='George Orwell &#8211; Hayvan Çiftliği'>George Orwell &#8211; Hayvan Çiftliği</a></li>
<li><a href='http://www.erdalerdogdu.com/pr-halkla-iliskiler/%e2%80%9cyerel-medya-ne-kadar-yerel%e2%80%9d/' rel='bookmark' title='“YEREL MEDYA NE KADAR YEREL”'>“YEREL MEDYA NE KADAR YEREL”</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/buket-uzuner-istanbullardan-ne-kadar-okuyoruza/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yeniden Hello World</title>
		<link>http://www.erdalerdogdu.com/kategorilendirilmemis/yeniden-hello-world/</link>
		<comments>http://www.erdalerdogdu.com/kategorilendirilmemis/yeniden-hello-world/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 10 Jul 2009 15:59:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Erdoğdu</dc:creator>
				<category><![CDATA[arkadaşlar]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[gezilesi görülesi gidilesi]]></category>
		<category><![CDATA[gitar]]></category>
		<category><![CDATA[güzel sanatlar]]></category>
		<category><![CDATA[Kategorilendirilmemiş]]></category>
		<category><![CDATA[kültür - sanat]]></category>
		<category><![CDATA[müzik]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sinema - film]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[web]]></category>
		<category><![CDATA[yemek tariflerim :)]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erdalerdogdu.com/?p=1799</guid>
		<description><![CDATA[Bundan bir önceki yazımın tarihine baktığınızda tam iki ay öncesini göstermekte. Eminim ki blogumu ziyaret eden birçok kişi artık o yazıları görmekten sıkıldı. Evet, iki aydır yazmıyordum, belki birkaç ay daha yazmayacaktım ama bu dönem içinde tekrardan yazmam için birçok dilek aldım, Sevgili dostum Sinan tarafından isteğim dışında bir tema … <a href="http://www.erdalerdogdu.com/kategorilendirilmemis/yeniden-hello-world/"> Devamını Oku! <span class="meta-nav">&#8594; </span></a>
Benzer Yazılar:<ol>
<li><a href='http://www.erdalerdogdu.com/web/yusuf-yildiz-ve-ferhat-ozkasgarli-ile-yeniden-blogosfer/' rel='bookmark' title='Yusuf Yıldız ve Ferhat Özkaşgarlı ile yeniden blogosfer'>Yusuf Yıldız ve Ferhat Özkaşgarlı ile yeniden blogosfer</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="height:33px; padding-top:2px; padding-bottom:2px; clear:both;" class="London_time_2"><div style="float:left; width:80px; " class="London_time_2_facebook_like"> 
				<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.erdalerdogdu.com%2Fkategorilendirilmemis%2Fyeniden-hello-world%2F&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=80&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=27" 
					scrolling="no" frameborder="0" style="border:none; overflow:hidden; width:80px; height:27px;" allowTransparency="true"></iframe>
			</div><div style="float:left; width:80px; padding-left:10px;" class="London_time_2_google1"> 
				<g:plusone size="medium" href="http://www.erdalerdogdu.com/kategorilendirilmemis/yeniden-hello-world/" count="false"></g:plusone>
			</div></div><p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;"><span style="font-size: small; font-family: Times New Roman;">Bundan bir önceki yazımın tarihine baktığınızda tam iki ay öncesini göstermekte. Eminim ki blogumu ziyaret eden birçok kişi artık o yazıları görmekten sıkıldı. Evet, iki aydır yazmıyordum, belki birkaç ay daha yazmayacaktım ama bu dönem içinde tekrardan yazmam için birçok dilek aldım, Sevgili dostum Sinan tarafından isteğim dışında bir tema hazırlandı, sırf tekrardan bıdı bıdı yapayım diye! Herkese çok ama çok teşekkür ederim. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;"><span style="font-size: small; font-family: Times New Roman;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;"><span style="font-size: small; font-family: Times New Roman;">Ki mi zaman oluyormuş demek ben de yeni öğrendim; ‘Dünya’ya söyleyecek sözlerim var’ diyen insanların bile sözleri bitiyor, dilleri lal oluyormuş. İki ay sonra kürkçü dükkanıma geri döndüm, merak etmeyin bundan sonra yazı yazmaya devam edeceğim ama bir değişiklik olacak yazılarımda, bundan sonra aşk yok, meşk yok, müzik yok, gitar yok, yemek tarifi eklemek yok, kısacası bundan sonra geyik yapmayı bırakıyoruz. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;"><span style="font-size: small; font-family: Times New Roman;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="mso-spacerun: yes;"> </span>Peki, ne var derseniz; pazarlama, halkla ilişkiler, reklamcılık, medya ve iletişimle ilgili yani üzerine eğitim aldığım konular hakkındaki yazılarım olacak. Yani sizin anlayacağınız artık buralar tatsız tuzsuz olacak ama eminim daha güzel olacak(aramızda kalsın arada bir güncel konulara da değiniriz merak etmeyin). Şu an okuduğunuz yazı blogumda ki birçok kategori için son yazı olacak, bu iki aylık dönemde yaklaşık 200 adet yazıyı sildim blogumdan. Ama bazılarına kıyamadım, kıyamamamın sebebi ise tamamı ile yazıların güzelliğinden çok, çok güzel insanlar tarafından yazılmış yorumları içermeleri. O yorumlar silinmesin diye yazıları da maalesef kaldıramadım. Evet, bugün blog için bir dönüm noktası, aynı benim gibi. Bugüne kadar blogum üzerinden bana ulaşan herkese istekleri doğrultusunda elimden geldiğince yardım etmeye çalıştım. Onlarca teze yardım ettim, çok güzel toplantılara davet edildim ve bunları aslında eğitimi aldığım sektör hakkında pek emek harcamazken yaptım. Bundan sonra tamamen kendi sektörüm hakkında bilgi ve becerilerimi paylaşmaya çalışacağım ve bu doğrultuda tekrardan, elimden geldiğince insanlara yardım etmeye devam edeceğim, umuyorum ki blogum öyle bir hal alır ve kişiler bana bir şey sormadan bu platform üzerinden aradıkları bilgilere ulaşabilirler.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;"><span style="font-size: small; font-family: Times New Roman;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;"><span style="font-size: small; font-family: Times New Roman;">WordPress ile blog açtığınızda ilk yazı olarak, Hello World! Yazısı tamamen deneme amaçlı otomatik olarak sisteme atılır ve ana sayfada görülür, ben de bu yazıma ‘Yeniden Hello World’ başlığını uygun gördüm, umuyorum gerçekten yeni bir başlangıç olsun diye. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;"><span style="font-size: small; font-family: Times New Roman;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;"><span style="font-size: small; font-family: Times New Roman;">Herkese şimdiden hoş bulduk diyor, saygı ve selamlarımı sunuyorum…</span></p>
<p>Benzer Yazılar:<ol>
<li><a href='http://www.erdalerdogdu.com/web/yusuf-yildiz-ve-ferhat-ozkasgarli-ile-yeniden-blogosfer/' rel='bookmark' title='Yusuf Yıldız ve Ferhat Özkaşgarlı ile yeniden blogosfer'>Yusuf Yıldız ve Ferhat Özkaşgarlı ile yeniden blogosfer</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erdalerdogdu.com/kategorilendirilmemis/yeniden-hello-world/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Halkla ilişkiler’de Sergi ve Fuarlar, bunların önemi ve 14. İzmir Kitap Fuarı</title>
		<link>http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/halkla-iliskiler%e2%80%99de-sergi-ve-fuarlar-bunlarin-onemi-ve-14-izmir-kitap-fuari/</link>
		<comments>http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/halkla-iliskiler%e2%80%99de-sergi-ve-fuarlar-bunlarin-onemi-ve-14-izmir-kitap-fuari/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 2009 09:45:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Erdoğdu</dc:creator>
				<category><![CDATA[edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[pr - halkla ilişkiler]]></category>
		<category><![CDATA[14. izmir kitap fuarı]]></category>
		<category><![CDATA[halkla ilişkiler]]></category>
		<category><![CDATA[halkla ilişkilerde sergi ve fuar]]></category>
		<category><![CDATA[halkla ilişkilerde sergi ve fuarcılığın önemi]]></category>
		<category><![CDATA[izmir fuar alanı]]></category>
		<category><![CDATA[sergi ve fuar nasıl düzenlenir]]></category>
		<category><![CDATA[tarık dursun k.]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erdalerdogdu.com/?p=1681</guid>
		<description><![CDATA[Pazarlama uygulamaları içinde, ürün yada hizmet üzerinde geçici, ancak güçlü etki yapan sergi ve fuarlar, kapsamlı ve ayrıntılı bir organizasyon gerektirmektedir. Genellikle geniş çaplı ve kamuya açık organizasyonları içeren sergi sözcüğü ile, ticari anlamda olduğu kadar, kar amacı gütmeyen kuruluşlar açışından da herhangi bir şeyin sergilenmesi ve geniş kitlelere sunumu … <a href="http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/halkla-iliskiler%e2%80%99de-sergi-ve-fuarlar-bunlarin-onemi-ve-14-izmir-kitap-fuari/"> Devamını Oku! <span class="meta-nav">&#8594; </span></a>
Benzer Yazılar:<ol>
<li><a href='http://www.erdalerdogdu.com/pr-halkla-iliskiler/halkla-iliskiler-uzmaninin-nitelikleri/' rel='bookmark' title='Halkla İlişkiler Uzmanı&#8217;nın Nitelikleri'>Halkla İlişkiler Uzmanı&#8217;nın Nitelikleri</a></li>
<li><a href='http://www.erdalerdogdu.com/pr-halkla-iliskiler/reklamhalkla-iliskiler-ve-otesi-kandirmayacaksin/' rel='bookmark' title='Reklam,halkla ilişkiler ve ötesi : Kandırmayacaksın'>Reklam,halkla ilişkiler ve ötesi : Kandırmayacaksın</a></li>
<li><a href='http://www.erdalerdogdu.com/pr-halkla-iliskiler/osmanlida-halkla-iliskiler/' rel='bookmark' title='osmanlı&#8217;da halkla ilişkiler&#8230;'>osmanlı&#8217;da halkla ilişkiler&#8230;</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="height:33px; padding-top:2px; padding-bottom:2px; clear:both;" class="London_time_2"><div style="float:left; width:80px; " class="London_time_2_facebook_like"> 
				<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.erdalerdogdu.com%2Fedebiyat%2Fhalkla-iliskiler%25e2%2580%2599de-sergi-ve-fuarlar-bunlarin-onemi-ve-14-izmir-kitap-fuari%2F&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=80&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=27" 
					scrolling="no" frameborder="0" style="border:none; overflow:hidden; width:80px; height:27px;" allowTransparency="true"></iframe>
			</div><div style="float:left; width:80px; padding-left:10px;" class="London_time_2_google1"> 
				<g:plusone size="medium" href="http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/halkla-iliskiler%e2%80%99de-sergi-ve-fuarlar-bunlarin-onemi-ve-14-izmir-kitap-fuari/" count="false"></g:plusone>
			</div></div><p style="text-align: center;"><img onmouseup="hl2l(event);" class="size-medium wp-image-1680 aligncenter" title="14izmir-kitap-fuari" src="http://www.erdalerdogdu.com/wp-content/uploads/2009/04/14izmir-kitap-fuari-233x300.jpg" alt="" width="233" height="300" /></p>
<p style="text-align: justify;">Pazarlama uygulamaları içinde, ürün yada hizmet üzerinde geçici, ancak güçlü etki yapan sergi ve fuarlar, kapsamlı ve ayrıntılı bir organizasyon gerektirmektedir. Genellikle geniş çaplı ve kamuya açık organizasyonları içeren sergi sözcüğü ile, ticari anlamda olduğu kadar, kar amacı gütmeyen kuruluşlar açışından da herhangi bir şeyin sergilenmesi ve geniş kitlelere sunumu kastedilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bir sergi düzenlemeden önce ilk olarak, o serginin gerekli olup olmadığı ve amacının ne olduğu tespit edilmelidir. Şirketler açısından düşünüldüğünde, fuar ve sergilere katılmak, pazarı görmek, müşteriler ile ilişkiye geçme imkanı kadar rakip firmaların durumlarını görmeye de yarar. Ki bu gerçekten önemli bir noktadır. Sergi ve fuarlarda genel olarak 2 tip hedef kitle mevcuttur, bunlardan biri gerçek anlamda ürün veya fikri satın almaya gelen, bir iki küçük bilgilendirme ile satış yapabileceğiniz hazır kitle, ya da sadece vakit geçirmek için gelen pasif kitle ama bu kitlenin oranı kimi zaman fazladır ve bunları ikna etmek için biraz uğraşmak gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Şimdi ilk olarak Halkla ilişkiler’de Sergi ve Fuar’ların amaçlarından biraz bahsedelim;</p>
<p style="text-align: justify;"> Kuruluşumuzun tanıtımını yapmak,  mevcut müşteriler ile iletişim kurarak ürün ve hizmete olan ilgilerini arttırmak, potansiyel müşteriler ile iletişim kurarak yeni satış alanları ortaya çıkarmak, yeni ürün veya hizmeti tanıtmak, bölge temsilcilerinin etkinliğini arttırmak, yetkililerle iletişim kurmak, pazar araştırmalarına ve uzun dönem planlamalara katkıda bulunmak ve son olarak sipariş imkanı yaratmak.<span id="more-1681"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Sergi, fuar düzenlemeye karar verilmesi durumunda dikkate alınması gereken bazı hususlar vardır;</p>
<p style="text-align: justify;"> Sergi yeri hedef kitleye kolay ulaşılabilir yerlerde olmalıdır, bütçe çıkarılmalıdır (kaz gelecek yerden tavuk mu esirgenir diye düşünürseniz, kazla gittiğiniz yerden civciv ile dönersiniz), stand yerinin uygun olması gerekmektedir (stand dizaynı için gerekirse bir uzaman kullanılmalı, ekipmanlar için özel bir bölüm muhakkak olmalıdır, kimi zaman ikili özel konuşmalar için, en azından kabinler ile ayrılmış özel bir bölüm olmalıdır vb), tüm hedef kitlelere uygun bilgilendirme materyaller hazırlanmalı (müşterilere eşantiyonlar, ürün tanıtıcı broşürler vb, basına reklam veya enformasyon amacıyla fotoğraf, basılı materyal ve diğer görsellerden oluşan bir basın bülteni hazırlanmalıdır), elemanlar arasında önceden görev dağılımı yapılmalı (teknik elemanlar ayrı, müşteri temsilcileri ayrı, servis elemanları ayrı olmalıdır, bir müşteri temsilcisi karşılaştığı teknik bir soruyu teknik elemana yönlendirmelidir ), yeni müşteri yada mevcut müşteriler ile sözleşme yapılma ihtimaline göre böyle evraklar hazırda bulundurulmalı (müşteri portföyüne göre yabancı dillerde hazırlanmış evraklarda bulunmalı), sergi kataloguna katılmalı, sizin için muhakkak gelmesini istediğiniz kişi, kurum ya da kuruluşlar için ücretsiz giriş davetiyeleri unutulmamalı.</p>
<p style="text-align: justify;">İşte bunlar ve bunların ötesine taşan kimi durumların yapılmaması bizi sergide başarısızlığa götüren faktörler olur. Ne kadar özen gösterirsek o kadar başarılı olur, istediğimiz verimi alırız.</p>
<p style="text-align: justify;">
Sergi ve fuarlara katılma kararının öncesi olduğu gibi sonrası da vardır, kimi zaman bir firma sırf adını duyurmak için ya da rakip firmalar katılıyor diye bir fuara da katılabilir, kimi zaman müşteri kazanmak için de. Ama amacımız ne olursa olsun, bu işler öpücükle olmadığına göre, katılımdan sonra, kendimizi iyice sorgulamamız lazım. Acaba bu sergi bize ne kazandırdı, ne verdik, neleri geri aldık, hedef kitlemize ne kadar ulaştık, ulaştırmak istediklerimiz bize ne kadar feedback verdi… vb… Artı olarak fuar esnasında kişi kimi zaman elinde afiş, broşür taşımak istemez ve sizden daha sonra bir uzman, bir mail, gibi şeyler göndermenizi isteyebilir böyle durumlarda gecikmemek lazımdır, bir an önce o kişiye ulaşmalısınız. Neyse benim sergi ve fuarcılık hakkında şimdilik yazacaklarım bu kadar. Tabi bunlar bizim kitaplardan öğrendiklerimiz, ve hiçbir zaman hiçbir şey kitaplarda yazıldığı gibi olmaz, kitaplar sadece o konu hakkında bize düşünme ufku kazandırır, biz her şeye hazırlıklı olmak, her durumu yönetecek kıvraklığa sahip olmalıyız.</p>
<p style="text-align: justify;">Şimdi gelelim 14. İzmir Kitap fuarına, ben 2 yıldır İzmir’deyim ve geçen senede 13. İzmir kitap fuarına gitme şansım olmuştu. Bu senede büyük bir zevkle gidip yine sürüsüne bereket kitap almayı planlıyorum. Geçen sene dikkatimi geçen en büyük durum, neredeyse yayınevinin ve bine yakın yazarın olduğu fuarda tüm yoğunluğun mizah dergisi UYKUSUZ standında olmasıydı ve önünde neredeyse   500 m. kuyruk vardı. Bu sene 18-26 Nisan 09 tarihleri arasında 300’e yakın yayınevi ve sivil toplum örgütünün katılacağı fuarda,142 kültür etkinliği organize edilecek ve bu senenin onur konuğu yazar <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Tar%C4%B1k_Dursun_K." target="_blank">Tarık Dursun KAKINÇ</a> ve fuar tabi ki <a href="http://www.izfas.com.tr/" target="_blank">İzmir uluslararası Fuar alanında</a> yani İzmir fuarında. Ben şimdiden gideceğimi söylüyorum, eminim ki sizlerde gidip, kendinize uygun en güzel kitaplardan bir demet oluşturacaksınız.</p>
<p style="text-align: justify;">not: bu yazı için, sevgili hocam, <a href="http://www.filizbaltapeltekoglu.com/" target="_blank">Prof. Dr. Filiz Balta Peltekoğlu&#8217;nun </a>&#8216;Halkla İlişkiler Nedir&#8217; adlı kitabının  270-273. sayfalarından faydalanılmıştır. Hocamıza Sygı, selam ve sevgilerimi sunuyorum.</p>
<p>Benzer Yazılar:<ol>
<li><a href='http://www.erdalerdogdu.com/pr-halkla-iliskiler/halkla-iliskiler-uzmaninin-nitelikleri/' rel='bookmark' title='Halkla İlişkiler Uzmanı&#8217;nın Nitelikleri'>Halkla İlişkiler Uzmanı&#8217;nın Nitelikleri</a></li>
<li><a href='http://www.erdalerdogdu.com/pr-halkla-iliskiler/reklamhalkla-iliskiler-ve-otesi-kandirmayacaksin/' rel='bookmark' title='Reklam,halkla ilişkiler ve ötesi : Kandırmayacaksın'>Reklam,halkla ilişkiler ve ötesi : Kandırmayacaksın</a></li>
<li><a href='http://www.erdalerdogdu.com/pr-halkla-iliskiler/osmanlida-halkla-iliskiler/' rel='bookmark' title='osmanlı&#8217;da halkla ilişkiler&#8230;'>osmanlı&#8217;da halkla ilişkiler&#8230;</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/halkla-iliskiler%e2%80%99de-sergi-ve-fuarlar-bunlarin-onemi-ve-14-izmir-kitap-fuari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Elif Şafak &#8211; AŞK</title>
		<link>http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/elif-safak-ask/</link>
		<comments>http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/elif-safak-ask/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Mar 2009 11:21:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Erdoğdu</dc:creator>
				<category><![CDATA[edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[A.Z.ZAHARA aşk şeriatı]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[çember]]></category>
		<category><![CDATA[elif şafak]]></category>
		<category><![CDATA[elif şafak aşk]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[video]]></category>
		<category><![CDATA[yenitürkü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erdalerdogdu.com/?p=1619</guid>
		<description><![CDATA[Bundan kısa bir süre önce çıkan, Elif Şafak&#8217;ın aşk adlı romanını satın aldım. Zaten bu kitabı herhal görmeyen kalmamıstır, bunca krize rağmen çok iyi bir satış kampanyası ile, neredeyse tüm kitap evlerinin en ön raflarında ve çokca sayıda yer aldı. Ben yaklaşık 100 sayfasını okudum, amacım kitabı bitirip bir arkadasıma … <a href="http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/elif-safak-ask/"> Devamını Oku! <span class="meta-nav">&#8594; </span></a>
Benzer Yazılar:<ol>
<li><a href='http://www.erdalerdogdu.com/benden-nagmeler/iflas-etmenin-yollari/' rel='bookmark' title='iflas etmenin yolları'>iflas etmenin yolları</a></li>
<li><a href='http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/ayse-kulin-veda/' rel='bookmark' title='Ayşe Kulin &#8211; Veda'>Ayşe Kulin &#8211; Veda</a></li>
<li><a href='http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/george-orwell-hayvan-ciftligi/' rel='bookmark' title='George Orwell &#8211; Hayvan Çiftliği'>George Orwell &#8211; Hayvan Çiftliği</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="height:33px; padding-top:2px; padding-bottom:2px; clear:both;" class="London_time_2"><div style="float:left; width:80px; " class="London_time_2_facebook_like"> 
				<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.erdalerdogdu.com%2Fedebiyat%2Felif-safak-ask%2F&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=80&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=27" 
					scrolling="no" frameborder="0" style="border:none; overflow:hidden; width:80px; height:27px;" allowTransparency="true"></iframe>
			</div><div style="float:left; width:80px; padding-left:10px;" class="London_time_2_google1"> 
				<g:plusone size="medium" href="http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/elif-safak-ask/" count="false"></g:plusone>
			</div></div><p style="text-align: center;"><img onmouseup="hl2l(event);" class="size-medium wp-image-1620   aligncenter" title="elif-safak-ask-azzahara-ask-seriati" src="http://www.erdalerdogdu.com/wp-content/uploads/2009/03/elif-safak-ask-azzahara-ask-seriati-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></p>
<p style="text-align: justify;">Bundan kısa bir süre önce çıkan, Elif Şafak&#8217;ın aşk adlı romanını satın aldım. Zaten bu kitabı herhal görmeyen kalmamıstır, bunca krize rağmen çok iyi bir satış kampanyası ile, neredeyse tüm kitap evlerinin en ön raflarında ve çokca sayıda yer aldı. Ben yaklaşık 100 sayfasını okudum, amacım kitabı bitirip bir arkadasıma hediye etmekti ama onunla görüseceğimiz zamana yetiştiremedim sonra da kitabı yarım bıraktım, sonrada tekrardan okuyasım gelmedi. Nasılsa hayatımda yarım kalan tek roman bu değil. Belki bir gün kaldığımız yerden devam ederiz. Kitap 415 sayfa Doğan kitap tarafından çıkarılmış ve satış fiyatı 19.90. Neredeyse almak istediğiniz her yerde bulmanız da mümkün. Ben ilk 100 sayfa kadarını okuduğum için kitap hakkında pek yorum yapamıcam ama dili oraya kadar çok akıcı ve çok iyi kurgulanmış, yüzde 25lik okuma oranıma rağmen bu kitap bence alınası ve okunulası bir kitap.</p>
<p style="text-align: justify;">Tabi kitabı belki ben okumadım ama o benim odamda öksüz kalmadı. Oda arkadasım, sevgili kardeşim İbrahim. İznini alarak kitabı okumaya başladı ve bir solukta 3-4 akkşamda bitirdi kitabı. Ve bende ondan kitapla ilgili bir yazı istedim. O da beni kırmadı ve yazdı bir şeyler. Şimdi söz İbrahim&#8217;de.</p>
<p style="text-align: justify;">&#8230;&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Selamlar ben İbrahim oda arkadaşım Erdal Abi bir kitap almış gelmiş odaya ama o okuyamadan kitaba ben el koydum.</p>
<p style="text-align: justify;">Kitabın adı AŞK ve yazarı Elif ŞAFAK.</p>
<p style="text-align: justify;">Sizlere okuduğum kitabın içeriğinden bahsedeceğim.<br />
Dilimizden dolayı kabahatimiz olursa affola&#8230;<br />
   <br />
Kitabımızın adı Aşk belki çoğumuzun aklına günlük hayatta yaşadığımız türden aşk gelebilir ama sadece onunla sınırlı kalmamış manevi aşktan da bahsedilmiş.Kitap Boston da yaşayan bir ailenin yaşadıklarıyla başlamış ve bu ailenin ev hanımı 40 lı yaşlarındaki Ella. Kocasının kendisini aldattığını bile bile ve üç çocuğunu da düşünerek aileyi ayakta tutmaya çalışan bi anne. Kocasının yardımıyla bir yayınevinde edebiyat editörünün asistanı oluyor. Patronu tarafından Aşk Şeriatı adlı bir kitabın raporunu çıkarması görevi ile görevlendiriliyor. İşte ailevi sorunlar yaşayan ve kocasına duyduğu nefret nedeniyle aşka ve romantizme inanmayan Ella’nın hayatı bundan sonra bir anda değişiyor. Artı olarak Aşk Şeriatı- A.Z.ZAHARA’nın kitabı yanı AŞK’ın içinde bir kitap daha var.</p>
<p style="text-align: justify;">Kitap şöyle başlıyor ki bu benim ilgimi çekti:</p>
<p style="text-align: justify;"><span id="more-1619"></span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>‘’Bundan uzun zaman önceydi.Bir roman düştü gönlüme Aşk Şeriatı.Yazmaya cesaret edemedim.Dilim lal oldu,kalemimin ucu kör.Kırk fırın ekmek yemeye yolladım kendimi.Dünyayı dolaştım.İnsanlar tanıdım,hikayeler topladım.Üzerinden çok bahar geçti.Fırınlarda ekmek kalmadı;ben hala ham,hala aşkta bir çocuk gibi toy…<br />
‘hamuş’ derdi Mevlana kendine.Yani suskun.Düşündün mü hiç bir şairin ,hem de namı dünyayı sarmış bir şairin,yani işi gücü,varlığı,kimliği ve hatta soluduğu hava bile kelimelerden müteşekkil olan ve elli binden fazla muhteşem dizeye imza atmış bir insanın,nasıl olup da kendine SUSKUN adını verdiğini…?’’</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Evet yukarıdan çıkarabileceğiniz gibi kitapta Mevlana Celaleddin Rumi’nin yaşamı anlatılmakta ve inanın bu romanın içinde roman olayı gerçekten de muhteşem kurgulanmış. Aşk Şeraiti’nde olağanüstülükler göze çarpıyor ama kim bilir bizim olağanüstü dediğimiz şeyler belki de gerçekten yaşandı.Açıkçası romanı okuduktan sonra ben anlatılanlara kalpten inanıyorum. Bilmiyorum belki de beni gerçekten etkiledi fakat romanın okuyana kalpten bir huzur vereceğine eminim. Aşk Şeriati’nde 40 kuraldan bahsediliyor ki bu kırk kural aşktan,insanlıktan,sevgiden ve iyiye dair her şeyden öğütler veriyor. Romanda çoğumuzun yaşadığı ikilemleri, kibiri, öfkeyi yenmenin yolları anlatılıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Aşka küsmüş onu bulamamış Ella için okuduğu kitap onun aşka bakış açısını değiştiriyor.Ve kitabın yazarıyla bilgisayarda yazışmaya başlıyor.Belli bir zaman sonra ona aşık oluyor .kısa bir süre içinde olsa onunla bu aşkı yaşıyor.Bu aşkın neden kısa sürdüğü ise kitabın çekiciliğini arttıran özelliklerden.Kitap insanı sıkmıyor çünkü olaylar döngüsü hiç bitmemiş.<br />
Son olarak ben size bu kırk kuraldan kırkıncısını söylemek istiyorum:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Aşksız geçen bir ömür beyhude yaşanmıştır.Acaba ilahi aşk peşinde mi koşmayalım mecazi mi,yoksa dünyevi,semavi ya da cismani mi diye sorma!Ayrımlar ayrımları doğurur.Aşk’ın ise hiçbir sıfata ve tamlamaya ihtiyacı yoktur.<br />
Başlı başına bir dünyadır aşk.Ya tam ortasındasındır,merkezinde,ya da dışındasındır,hasretinde.</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong> </strong><br />
Aşkın manasını böylesine güzel açıklayan bu kitabı almanızı tavsiye ederim.</p>
<p style="text-align: justify;">Evet İbrahim&#8217;de kitabı almanızı ve okumanızı tavsiye ediyor. Öylese sizlerde bizi kırmayıp alıp okursunuz herhal.<code><br />
</code></p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p>Benzer Yazılar:<ol>
<li><a href='http://www.erdalerdogdu.com/benden-nagmeler/iflas-etmenin-yollari/' rel='bookmark' title='iflas etmenin yolları'>iflas etmenin yolları</a></li>
<li><a href='http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/ayse-kulin-veda/' rel='bookmark' title='Ayşe Kulin &#8211; Veda'>Ayşe Kulin &#8211; Veda</a></li>
<li><a href='http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/george-orwell-hayvan-ciftligi/' rel='bookmark' title='George Orwell &#8211; Hayvan Çiftliği'>George Orwell &#8211; Hayvan Çiftliği</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/elif-safak-ask/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>109</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>George Orwell &#8211; Hayvan Çiftliği</title>
		<link>http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/george-orwell-hayvan-ciftligi/</link>
		<comments>http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/george-orwell-hayvan-ciftligi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Dec 2008 22:59:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Erdoğdu</dc:creator>
				<category><![CDATA[edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[george orwell]]></category>
		<category><![CDATA[george orwell hayvan çiftliği özeti]]></category>
		<category><![CDATA[george orwell kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan çiftliği]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan çiftliği kitabı özeti]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erdalerdogdu.com/?p=1277</guid>
		<description><![CDATA[Bu aralar dersi mersi bıraktım kendimi kitaba verdim. Okumaya çalışıyorum. Bu okuduğum kitap belki benim için geç kalınmış olanların başında gelen bir eser. Yaklaşık 15 gün önce okudum bitirdim ama yurtta internet olmadığı için anca yazma fırsatı bulabiliyorum. George Orwell &#8211; Hayvan çiftliği. Gerçek anlamda bir resital kitap. İçindekiler tamaıyle … <a href="http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/george-orwell-hayvan-ciftligi/"> Devamını Oku! <span class="meta-nav">&#8594; </span></a>
Benzer Yazı Yok.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="height:33px; padding-top:2px; padding-bottom:2px; clear:both;" class="London_time_2"><div style="float:left; width:80px; " class="London_time_2_facebook_like"> 
				<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.erdalerdogdu.com%2Fedebiyat%2Fgeorge-orwell-hayvan-ciftligi%2F&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=80&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=27" 
					scrolling="no" frameborder="0" style="border:none; overflow:hidden; width:80px; height:27px;" allowTransparency="true"></iframe>
			</div><div style="float:left; width:80px; padding-left:10px;" class="London_time_2_google1"> 
				<g:plusone size="medium" href="http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/george-orwell-hayvan-ciftligi/" count="false"></g:plusone>
			</div></div><p style="text-align: justify;">Bu aralar dersi mersi bıraktım kendimi kitaba verdim. Okumaya çalışıyorum. Bu okuduğum kitap belki benim için geç kalınmış olanların başında gelen bir eser. Yaklaşık 15 gün önce okudum bitirdim ama yurtta internet olmadığı için anca yazma fırsatı bulabiliyorum. George Orwell &#8211; Hayvan çiftliği. Gerçek anlamda bir resital kitap. İçindekiler tamaıyle gerçek. Hak eşitlik demokrasi vb diye bas bas bağıran ve sonunda bunları elde edip kendi yoldaşlarını satanların hikayesi. Ne kadar gerçek değil mi? Ama gerçekle aradaki tek fark, bu kitaptaki kahramanlarımızın hayvanlardan ibaret olması.<img onmouseup="hl2l(event);" class="size-medium wp-image-1279  aligncenter" title="george-orwell-hayvan-ciftligi1" src="http://www.erdalerdogdu.com/wp-content/uploads/2008/12/george-orwell-hayvan-ciftligi1-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Kitapta sahipleri tarafından ezildiğini iddia eden, hatta ezilen, bu yoda kendilerince devrim yapmayı kararlaştıran ve bunu başarıp, yönetimi ele geçiren ama daha sonra kendi arkadaşlarınca/yoldaşlarınca sömürülmeye başlayan hayvanların hikayesi anlatılıyor.  İlk başlarda aynı saflarda yanyana çarpışan hayvanlardan 1-2 tanesi yönetimi ele geçirince, her ne hikmetse emperyalist <img onmouseup="hl2l(event);" src='http://www.erdalerdogdu.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  düşüncenin ve sistemin birer parcası oluveriyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Bir kaç arkadaşımla kitap kritiği yaptım ve bana verdikleri tek örnek ;&#8217; 3. sınıfa kadar üniversite önlerinde kahrolsun emperyalizm diye bağıran ama 3. sınıfta zorunlu stajlarda kabul olunmak için şirketlerin önünde sıraya geçen bazı üniversite öğrencilerini. Ya da mezun olduktan sonra patron olmak için yoldaşlarını ezenlerini verdiler.</p>
<p style="text-align: justify;">Ne diyelim vardır elbet bir bildikleri. Efenim biz geç olsa da okuduk beğendik. Siz sevgili dostlarımıza da tavsiye ederiz bu kitabı.</p>
<p>Benzer Yazı Yok.</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/george-orwell-hayvan-ciftligi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ayşe Kulin &#8211; Veda</title>
		<link>http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/ayse-kulin-veda/</link>
		<comments>http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/ayse-kulin-veda/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 27 Aug 2008 17:53:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Erdoğdu</dc:creator>
				<category><![CDATA[edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[ayşe kulin]]></category>
		<category><![CDATA[ayşe kulin kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[ayşe kulin kitap satın al]]></category>
		<category><![CDATA[ayşe kulin kitapları]]></category>
		<category><![CDATA[ayşe kulin veda]]></category>
		<category><![CDATA[ayşe kulin veda kitabı özeti]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erdalerdogdu.com/?p=859</guid>
		<description><![CDATA[Esir şehirde bir konak diye bir açıklama yapmış yazar ve kitabı baştan sona o malum konağın içinde geçirmiş. Toplam 10- 12 arası kişi var kitap içerisinde ama ana olarak bence 2 tane başkahraman var. Konak son dönem Osmanlı nazırlarından Ahmet Reşat Bey&#8217;e ait. Konakta ailesi ve hizmetlileriyle birlikte yaşıyor. Son dönem … <a href="http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/ayse-kulin-veda/"> Devamını Oku! <span class="meta-nav">&#8594; </span></a>
Benzer Yazılar:<ol>
<li><a href='http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/sunay-akin-istanbulda-bir-zurafa/' rel='bookmark' title='sunay akın -istanbul&#8217;da bir zürafa-'>sunay akın -istanbul&#8217;da bir zürafa-</a></li>
<li><a href='http://www.erdalerdogdu.com/benden-nagmeler/iflas-etmenin-yollari/' rel='bookmark' title='iflas etmenin yolları'>iflas etmenin yolları</a></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="height:33px; padding-top:2px; padding-bottom:2px; clear:both;" class="London_time_2"><div style="float:left; width:80px; " class="London_time_2_facebook_like"> 
				<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.erdalerdogdu.com%2Fedebiyat%2Fayse-kulin-veda%2F&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=80&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=27" 
					scrolling="no" frameborder="0" style="border:none; overflow:hidden; width:80px; height:27px;" allowTransparency="true"></iframe>
			</div><div style="float:left; width:80px; padding-left:10px;" class="London_time_2_google1"> 
				<g:plusone size="medium" href="http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/ayse-kulin-veda/" count="false"></g:plusone>
			</div></div><p style="text-align: justify;"><img onmouseup="hl2l(event);" class="size-medium wp-image-860 alignright" title="ayse-kulin-veda-veda" src="http://www.erdalerdogdu.com/wp-content/uploads/2008/08/ayse-kulin-veda-veda-208x300.jpg" alt="" width="208" height="300" />Esir şehirde bir konak diye bir açıklama yapmış yazar ve kitabı baştan sona o malum konağın içinde geçirmiş. Toplam 10- 12 arası kişi var kitap içerisinde ama ana olarak bence 2 tane başkahraman var. Konak son dönem Osmanlı nazırlarından Ahmet Reşat Bey&#8217;e ait. Konakta ailesi ve hizmetlileriyle birlikte yaşıyor. Son dönem Osmanlı devletinin yaşadığı zorluklar anlatılmış. Kitabın özeti yazamam açıkçası, ama 10. sayfada bir cümle var hoşuma gitti;</p>
<p style="text-align: justify;">İşgalciler, elli beş parçadan oluşan donanmalarıyla,&#8217;baba, oğul, kutsal ruh&#8217; diye alaya alınan uğursuz üçlünün yani ittihat ve terakki&#8217;nin liderleri Enver, Talat ve Cemal paşaların gizlice yurt dışına kaçışının dokuzuncu gününde gelmişlerdi İstanbul boğazına&#8230;. Ve bundan sonra anlatılan işgal günleri var kitapta.</p>
<p style="text-align: justify;">Yukarda yazdım bence kitapta 2 tane baş kahraman var diye, bunlar Kemal (evin beyinin yeğeni &#8211; evin 2. beyi sayılır) &#8211; diğeri de  Mehpare evin güzel hizmetlisi <img onmouseup="hl2l(event);" src='http://www.erdalerdogdu.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  her bölümde o malum gerçekler. Evin beyi tarafından istekli olarak taciz edilen hizmetçi ve sonunda ortaya çıkan büyük aşk&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Neyse ben kitabı yaklaşık 4 günde okudum. Sizlere de tavsiye ederim, okunabilitesi olan bir kitap.</p>
<p>Benzer Yazılar:<ol>
<li><a href='http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/sunay-akin-istanbulda-bir-zurafa/' rel='bookmark' title='sunay akın -istanbul&#8217;da bir zürafa-'>sunay akın -istanbul&#8217;da bir zürafa-</a></li>
<li><a href='http://www.erdalerdogdu.com/benden-nagmeler/iflas-etmenin-yollari/' rel='bookmark' title='iflas etmenin yolları'>iflas etmenin yolları</a></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/ayse-kulin-veda/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>sunay akın -istanbul&#8217;da bir zürafa-</title>
		<link>http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/sunay-akin-istanbulda-bir-zurafa/</link>
		<comments>http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/sunay-akin-istanbulda-bir-zurafa/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 19 Mar 2008 18:40:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Erdoğdu</dc:creator>
				<category><![CDATA[edebiyat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/sunay-akin-istanbulda-bir-zurafa/</guid>
		<description><![CDATA[Ben Sunay AKIN&#8217;la lise 1. sınıftayken tanıştım,bir vesile kendisi okulumuza konferansa gelmişti ve o günden itibaren kendisini ailecenek beğeniyle izleyip,takip etmekteyiz.Belki de Sunay Bey&#8217;in en büyük özelliğide bu olsa gerek 7&#8242;den 70&#8242;e hitap edebilmek.Kardeşim bir yanımda babam diğer yanımdayken onu izlemenin keyfide bir başka oluyor.Sunay Akın&#8217;ın birçok yazısını okudum,bir çok … <a href="http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/sunay-akin-istanbulda-bir-zurafa/"> Devamını Oku! <span class="meta-nav">&#8594; </span></a>
Benzer Yazı Yok.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="height:33px; padding-top:2px; padding-bottom:2px; clear:both;" class="London_time_2"><div style="float:left; width:80px; " class="London_time_2_facebook_like"> 
				<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.erdalerdogdu.com%2Fedebiyat%2Fsunay-akin-istanbulda-bir-zurafa%2F&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=80&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=27" 
					scrolling="no" frameborder="0" style="border:none; overflow:hidden; width:80px; height:27px;" allowTransparency="true"></iframe>
			</div><div style="float:left; width:80px; padding-left:10px;" class="London_time_2_google1"> 
				<g:plusone size="medium" href="http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/sunay-akin-istanbulda-bir-zurafa/" count="false"></g:plusone>
			</div></div><p><a title="sunay akın" href="http://www.erdalerdogdu.com/wp-content/uploads/2008/03/sunay-akin.jpg"><img onmouseup="hl2l(event);" style="width: 211px; height: 193px;" src="http://www.erdalerdogdu.com/wp-content/uploads/2008/03/sunay-akin.jpg" alt="sunay akın" width="211" height="193" align="left" /></a>Ben Sunay AKIN&#8217;la lise 1. sınıftayken tanıştım,bir vesile kendisi okulumuza konferansa gelmişti ve o günden itibaren kendisini ailecenek beğeniyle izleyip,takip etmekteyiz.Belki de Sunay Bey&#8217;in en büyük özelliğide bu olsa gerek 7&#8242;den 70&#8242;e hitap edebilmek.Kardeşim bir yanımda babam diğer yanımdayken onu izlemenin keyfide bir başka oluyor.Sunay Akın&#8217;ın birçok yazısını okudum,bir çok programını izledim,daha önceleri yöneticilik yaptığım tüm forumlarda onunla ilgili başlıklar açtım yazılar yazdım.Peki bunu niye mi yaptım,tamamen o ve onun gibilere (bir diğeri de nihat gençtir ) saygı duyduğum için. Ne yasayışları beni bağlar,ne de düşünceleri ve bende yanlış analizlerde bulunmadıysam onlarda bu felsefeye sahip kişiler.Kendisiyle yapılan bir söyleşide Sunay Bey diğer yazarların ona papyonsuz şair dediklerini ve bununda ona ayrı bir gurur verdiğini söylemişti.Neyse lafı çok uzatmadan sadete gelelim.Gectiğimiz günlerde okul kütüphanesine neredeyse günlük olarak yaptığım ziyaretlerimden birinde, tolstoy&#8217;un savaş ve barış adlı eserinin birinci cildini almak için gitmiştim.Ama ne yazık ki 4 cilt olan kitabın diğer ciltleri ordayken 1.cildi yoktu,tam bunun burukluğunu damarlarımda hissediyordum ki,birden gözüme <strong>Sunay AKIN&#8217;ın İSTANBUL&#8217;DA BİR ZÜRAFA</strong> adlı eseri çarptı ve hemen koparttım aldım bu eseri kitapların arasından okumam derslerimin yoğunluğundan ötürü yaklaşık 3gün sürdü ama sindire sindire okudum diyebilirim 179 sayfalık bu küçük kitabı.</p>
<p><strong><a title="istanbulda bir zürafa" href="http://www.erdalerdogdu.com/wp-content/uploads/2008/03/istanbulda-bir-zurafa.jpg"><img onmouseup="hl2l(event);" style="width: 244px; height: 257px;" src="http://www.erdalerdogdu.com/wp-content/uploads/2008/03/istanbulda-bir-zurafa.jpg" alt="istanbulda bir zürafa" width="244" height="257" align="left" /></a>Kitaba gelmek gerekiyor sanırsam</strong> konu ve başlık itbari ile.Kitap bildiğiniz Sunay Akın yorumu her satırında bir bilgi her satırında bir tarih,konudan konuya hiç çaktırmadan geçmeyi başaran bağlaçları ustaca başarmış yine yazar.Kitap ne ile mi ilgili?; kitap tarihi tanıklık etmiş hayvanları anlatmış,mesela ilk yazıda bir papağandan bahsediyor yazar,bu papağan kibritle oynama yanarsın deyiminin baş kahramanı,Osmanlı saraylarından birinde küçük bir kızın kibritle cıkardıgı yangını görevlilere haber vermiş bir papağan,başka bir yazıda şavaşta askerlere yardım eden bir ceylan var,bir başka yazıda ise adaya sürgüne göderilen köpekler.Şimdi diyeceksiniz ne alaka yazılar bunlar işte bunu anlamak için<span id="more-253"></span> bir fırsatla kitabı ele geçirip okumanız lazım. <img onmouseup="hl2l(event);" src='http://www.erdalerdogdu.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Sunay Akın showlarını yada programlarını izlediniz mi hiç? İzleyenler bilirler ki onun çok güzel hikaye anlatım uslübu ve dili vardır,kitapta da olay aynı şekilde.</p>
<p>Ale Lol Os (alo) başlık bir yazıda,ilk önce alo kelimesinin nasıl cıktığıyla konuya başlarken bir bakıyorsunuz ki Zeynep Kamil Hastanesinin isminin nerden geldiğinden bitiveriyor konu.Bakın bunuda ben kitapta okudum;istanbulun en önemli hastanelerinden biri olan Zeynep Kamil hastanesinin adı Osmanlının en meşhur paşalarından biri olan Mehmet Ali Paşa&#8217;nın kızı olan Zeynep Sultan ve onun eşi olan Yusuf Kamil Bey&#8217;den geliyormuş.İşte bu ikili istanbula geldikten sonra üsküdarda bir arsa alırlar ve oraya 100 yataklı bir hastane yapılması için emir verirler..ve o hastane yapılır,ve yıllardır o hastanede dogan kızların adı zeynep,erkeklerin adı ise kamil olur.</p>
<p>Bir başka yazıda ise ali sami yenin galatasaray lisesindeki bir edebiyat dersinden galatasarayı kurması,o galatasarayın efsane amigosu karınca ezmez sevki&#8217;nin yaşadıkları ve galatasatay&#8217;ın uefa kupasını alışı hikayelendirilmiş,anlatılmaz bir tatla. Kitap&#8217;ın en sonunda bu hayranların veya olayların coğu fotograflarla desteklenmiş.Bence eğer şimdiye kadar okumadıysanız,okumaya değcek bir kitap bence.</p>
<p>Benzer Yazı Yok.</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/sunay-akin-istanbulda-bir-zurafa/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nazan Bekiroğlu &#8211; Yusuf ile Züleyha</title>
		<link>http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/yusuf-ile-zuleyha/</link>
		<comments>http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/yusuf-ile-zuleyha/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 04 Mar 2008 16:26:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Erdoğdu</dc:creator>
				<category><![CDATA[edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[la]]></category>
		<category><![CDATA[nazan bekiroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[nazan bekiroğlu La kitabı]]></category>
		<category><![CDATA[nazan bekiroğlu la sonsuzluk hecesi]]></category>
		<category><![CDATA[nazan bekiroğlu yusuf ile züleyha kitabı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/yusuf-ile-zuleyha/</guid>
		<description><![CDATA[YUSUF İLE ZÜLEYHA kalbin üzerinde titreyen hüzün&#8230;  Ben uzun süre önce kitap okumayı bırakmıştım ama bunun nedenini, niyesini, niçinini hiçbir zaman bilemedim&#8230; Ama buna bir şekilde dur demeliydim ve geçtiğimiz sömestre tatilinde eniştemin kütüphanesinde Nazan Bekiroğlu&#8217;nun YUSUF İLE ZÜLEYHA adlı eserini gördüm ve bir anda tekrardan kitap okuyasım geldi&#8230; Bunun … <a href="http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/yusuf-ile-zuleyha/"> Devamını Oku! <span class="meta-nav">&#8594; </span></a>
Benzer Yazı Yok.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="height:33px; padding-top:2px; padding-bottom:2px; clear:both;" class="London_time_2"><div style="float:left; width:80px; " class="London_time_2_facebook_like"> 
				<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.erdalerdogdu.com%2Fedebiyat%2Fyusuf-ile-zuleyha%2F&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=80&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=27" 
					scrolling="no" frameborder="0" style="border:none; overflow:hidden; width:80px; height:27px;" allowTransparency="true"></iframe>
			</div><div style="float:left; width:80px; padding-left:10px;" class="London_time_2_google1"> 
				<g:plusone size="medium" href="http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/yusuf-ile-zuleyha/" count="false"></g:plusone>
			</div></div><p style="text-align: justify;">YUSUF İLE ZÜLEYHA</p>
<p style="text-align: justify;">kalbin üzerinde titreyen hüzün&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"> Ben uzun süre önce kitap okumayı bırakmıştım ama bunun nedenini, niyesini, niçinini hiçbir zaman bilemedim&#8230; Ama buna bir şekilde dur demeliydim ve geçtiğimiz sömestre tatilinde eniştemin kütüphanesinde <a title="nazan" href="http://www.nazanbekiroglu.com/" target="_blank">Nazan Bekiroğlu&#8217;nun</a> <a title="yusuf" href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=yusuf+ile+zuleyha" target="_blank">YUSUF İLE ZÜLEYHA</a> adlı eserini gördüm ve bir anda tekrardan kitap okuyasım geldi&#8230; Bunun üstüne beni bu kitabı okumam konusunda üsteleyen ve sevk eden olaylar silsilesi de birbirini izleyince. Artık bu kitapı okumam kaçınılmaz olmuştu. Bu konuda bana bu kitabı tavsiye eden ablama tesekkür etmeden edemeyeceğim&#8230; Ve ne yalan söyleyeyim kitabıda cok beğendim&#8230; Hepinize tavsiye ederim, muhakkak okunulması gereken kitaplar içinde ama tabi kitap okuma zevki göreceli bir kavram bu konuda herkes aynı zevkleri paylaşmayabilir. ama ben yinede benim gibi bir gurmeyle aynı damak tadına sahip olduguna inandığım sevgili okurlarıma burdan siddetle okumayı tavsiye ediyorum. Hadi ne duruyorsunuz okuyun gari <img onmouseup="hl2l(event);" src='http://www.erdalerdogdu.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p style="text-align: justify;">Bide bir üzüntüm var tabi böyle bir kitabı anca 10.baskısında okumak kadaR bir gec kalınmışlığın üzüntüsü bu&#8230; Ama yinede sağlık olsun..</p>
<p style="text-align: justify;">ve şimdi kitabın girişinden bir bölüm paylaşayım sizlerle..</p>
<p style="text-align: justify;">&#8230;.</p>
<p style="text-align: justify;">“Sen onlara bu kıssayı anlat, belki üzerinde düşünürler.”<br />
A’raf, 176</p>
<p style="text-align: justify;">Bismihû.<br />
Esirgeyen ve bağışlayan Allah’ın adıyla.<br />
Önce söz vardı, hayat sonradan geldi.<br />
Önce çile vardı ihsan arkadan geldi.<br />
Önce iştiyak, arkadan sebat geldi.</p>
<p style="text-align: justify;">Sözün yaratılışı Züleyha’nın yaradılışından evveldi. Âdam, ki ona bütün isimler öğretildi. Yûsuf’un kaderi Züleyha’ya tecelli. Züleyha’nın kaderi Yûsuf’a tecelli. Kuyu. Zindan. Kuyu. Zindan. Önce çile arkadan ihsan. Züleyha vazgeçti mi maşukundan?</p>
<p style="text-align: justify;">Mülk gibi söz de, ne senin ne benim.<br />
Cümle gibi aşk da ne senin ne benim.<br />
Söz de,<br />
aşk da,<br />
ne benim ne senin.<br />
Bir yaz sabahına doğan ve su değdiğinde kokusunu salan kırmızı sardunya,<br />
ağustos göklerinde başımın üzerinden geçen bulut,<br />
mayıs gülü,<br />
ışıklı nisan yağmuru<br />
ne kadar Allah’tansa,<br />
mülk gibi söz de ve aşk da<br />
O’ndan.</p>
<p style="text-align: justify;">“Sen” tahtına yazıcı kimi oturtsan da,<br />
beşerî bir sevgili ya da cismanî bir aşk gibi görünen,<br />
hiçbir yol O’ndan özgeye çıkmıyor aslında, “gönül tahtına O’ndan özge sultan” olmuyor.<br />
Değil mi ki her şey O’ndan,<br />
gidecek yer yok O’ndan başka. Gelinen yer yok O’ndan başka.</p>
<p style="text-align: justify;">İnsan o ki, O’ndan başkasını sevemez sevginin mahiyeti icrabı, O’ndan başkasını bilemez bilginin mahiyeti icabı.<span id="more-240"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Işık ki tek kaynaktan dağılır, ışığı yakın olan aydınlık, uzakta kalan karanlıktır. Her şeyin O’ndan olması, ve ışığın tek kaynaktan dağılıyor olması O’ndan başkasının bilinme ve sevilme ihtimalini tümden yok eder.</p>
<p style="text-align: justify;">Kimi zaman sevdiğimizin ne olduğunu bilmeden severiz. Ve insan henüz neyi sevdiğini bilmediği böyle zamanlarda O’ndan başkasını sevdiğini zannedebilir :</p>
<p style="text-align: justify;">Bir çiçeği, bir kuşu,<br />
denizi, yağmuru,<br />
gökyüzünü, yazıyı,<br />
yazıyı yazanı, kalemi tutanı,<br />
bir yaratılmışı hasılı.</p>
<p style="text-align: justify;">Söz gelimi Leylâ Mecnun’u, Şirin Ferhâd’ı, Züleyha Yûsuf’u sevdiğini zannedebilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Oysa sevmek, en fazla, neyi sevdiğini fark etmek demektir ve seven biraz da neyi sevdiğini bilendir.</p>
<p style="text-align: justify;">Çünkü ışığın kaynağı tektir ve kim aydınlığının kendinden menkul olduğunu iddia edebilir?</p>
<p style="text-align: justify;">Her aşk O’na çıkar sonunda, O’ndan başkasını sevmek imkânsız gibidir. Seven neyi sevdiğini bilse de bu böyledir, bilmese de bu böyledir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu yüzden değil mi ki kendini kaybetmek gibi görünen aşk, aslında kendini bilmek. İstese de insan O’ndan özgeyi sevme şansı yok. Şans sözcüğü yok lügatlerde bundan böyle. O’ndan özgeyi sevme ihtimali yok. Ve neyi sevdiğini bilenle bilmeyen arasındaki fark sadece bilmenin bilincinden ibaret.</p>
<p style="text-align: justify;">Küçük bir biliş farkı.<br />
Mülk gibi aşk da Allah’tan.<br />
Ruhun da O, kalbin de O, aklın da O.<br />
Tenin de O, canın da O, cismin de O.</p>
<p style="text-align: justify;">Ve aradan perdeleri kaldırarak O’nu bilmek olarak tanımlanan şey, bu seyr ü sefer, sadece O’nu bilmeyi bilmenin sancısından ibaret.</p>
<p style="text-align: justify;">Sevginin yanılgısı yok. Yanlış olan neyi sevdiğini bilmemek ve yolu yanlış çizmek. Hangi kaynaktan geldiğini suyun, hangi dağın üstünden döküldüğünü aydınlığın, bilmemek. Bilmemek yanlış kılar sevgiyi.</p>
<p style="text-align: justify;">Züleyha ki Yûsuf’u sevdi. İbtida, neyi ve kimi sevdiğini bilmedi. Sonra aşkın kaynağını bildi, Yûsuf’u değil, Yûsuf’ta tecellâ eden nuru sevdiğini fark etti. Yûsuf da, ki rüyasında güneş, ay ve on bir yıldız ona secde etmişti, bir kuyuya atılmış ve kendisine zindanda rüya yorumu verilmişti, önce aşkın kaynağını bildi sonra nurun Züleyha sûretinde tecellâ ettiğini fark etti. Biri sûretten nura yükselirken diğeri nurun sûrette tecellâ ettiğini idrak etti.</p>
<p style="text-align: justify;">İşte bütün hikâye: Kim düştü kuyuya, Yûsuf mu, Yakub mu, Züleyha mı? Zindan kimin kader, Yûsuf’un mu, Yakub’un mu, yoksa Züleyha’nın mı? Yûsuf, Yakub ve Züleyha yok aslında. Hepsi bir, hepsi O bir, hepsi tek bir.</p>
<p style="text-align: justify;">Söylenmemiş Mesnevi kalmadı yer yüzünde. Her Yûsuf u Züleyha, bir öncekinin hem aynı hem başkası. Bu nasıl mazmun diyor ya, kalbi dipsiz derinliklerde çoğalan Fuzuli, Farsça Divan’ının önsözünde, yani ki Mukaddime’sinde. Hiç kullanılmamış, diye kaldırıp atıyor ya bir imgeyi uykusuz kaldığı gecelerin sabaha değdiği yerde. Sonra aynı gecelerin aynı sabahlara değdiği yerde, bu kez, bu nasıl mazmun, diye yırtıyor ya kullanılmış olan bir başka mazmunu. Hem bilinen hem bilinmeyen, hem kullanılmış bir imge hem kullanılmamış bir imge; böyle olmalı ki sözün hükmü tam olsun. Eski zincire bağlanan bir halka, ama yeni, böyle olsun ki zincir kuvvetli olsun.</p>
<p style="text-align: justify;">Her Yûsuf u Züleyha bir öncekinin hem aynı hem başkası. Bu da öyle. Ayna aynı, kitap farklı.</p>
<p style="text-align: justify;">Şiir :<br />
Bu kez birkaç kitap<br />
yine aynı ayna<br />
ve birkaç ruh<br />
hepsinin içinde mevcûd<br />
züleyha’nın acısı acının Züleyha’sı<br />
(Ayşegül Kösa)</p>
<p style="text-align: justify;">Bismihû.<br />
Esirge ve bağışla.<br />
Öptüm kitapların üzerindeki Kitâb’ı, öptüm ve koydum alnıma.</p>
<p style="text-align: justify;">Ben: Yazıcı. Yazmaya başladığımda, yıl bin dokuz yüz doksan dokuz milâttan sonra, aylardan Nisandı. Bir mumun ışığında bir rüzgâr titriyorken. Ve bir hattat nefesinin, bir mumun alevini bile titretmemesi gerekiyorken, sürgün düştüğüm zamanlarda ben kalbimi çatlatan nefesi salıverdim.</p>
<p style="text-align: justify;">Ben: Yazıcı. Kalbim çatladığında tanığım su kıyısında bir kavak ağacıydı.</p>
<p style="text-align: justify;">İlk sözcükler mürekkebi mor kalemimin ucundan dökülürken, Ayasofya’da Topkandilin altında değil idiysem de Hamdullah Hamdi Hazretleri gibi (rahmet onun ve bütün Yûsuf u Züleyha yazıcılarının üstüne olsun), ben de suyun kıyısındaki kente kendimce bir Ayasofya’daydım. Uyanıklığım, rüyaları yorumlayacak Yûsuf’un uyanıklığından farklıydı elbet ama ben de gecenin saat sıfır üçlerinde daima uyanıktım.</p>
<p style="text-align: justify;">YÛSUF ile ZÜLEYHA<br />
kalbin üzerinde titreyen hüzün<br />
Nazan BEKİROĞLU<br />
Timaş Yayınları</p>
<p>Benzer Yazı Yok.</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/yusuf-ile-zuleyha/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ay vakti &#8211; aylık kültür ve edebiyat dergisi</title>
		<link>http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/ay-vakti-aylik-kultur-ve-edebiyat-dergisi/</link>
		<comments>http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/ay-vakti-aylik-kultur-ve-edebiyat-dergisi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 01 Feb 2008 09:59:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Erdoğdu</dc:creator>
				<category><![CDATA[edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[ay vakti]]></category>
		<category><![CDATA[ay vakti edebiyat dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[şeref akbaba]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/ay-vakti-aylik-kultur-ve-edebiyat-dergisi/</guid>
		<description><![CDATA[Liseden çok sevdiğimiz bir hocamız olan Şeref AKBABA önderliğinde yıllardır çıkan, çok güzel ve kaliteli bir edebiyat dergisi ay vakti. Geçtiğimiz günlerde de hocamızla bir kaç kez görüşme fırsatımız oldu. Bende blogumda kısa da olsa onlardan bahsetmek ve size bu dergimizi tanıtmak istedim. Gerçek anlamda edebiyat ile ilgileniyorsanız ve damağınız … <a href="http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/ay-vakti-aylik-kultur-ve-edebiyat-dergisi/"> Devamını Oku! <span class="meta-nav">&#8594; </span></a>
Benzer Yazı Yok.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="height:33px; padding-top:2px; padding-bottom:2px; clear:both;" class="London_time_2"><div style="float:left; width:80px; " class="London_time_2_facebook_like"> 
				<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.erdalerdogdu.com%2Fedebiyat%2Fay-vakti-aylik-kultur-ve-edebiyat-dergisi%2F&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=80&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=27" 
					scrolling="no" frameborder="0" style="border:none; overflow:hidden; width:80px; height:27px;" allowTransparency="true"></iframe>
			</div><div style="float:left; width:80px; padding-left:10px;" class="London_time_2_google1"> 
				<g:plusone size="medium" href="http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/ay-vakti-aylik-kultur-ve-edebiyat-dergisi/" count="false"></g:plusone>
			</div></div><p style="text-align: left;">Liseden çok sevdiğimiz bir hocamız olan <a href="http://www.biyografi.net/kisiayrinti.asp?kisiid=2221" target="_blank">Şeref AKBABA</a> önderliğinde yıllardır çıkan, çok güzel ve kaliteli bir edebiyat dergisi <a title="ay" href="http://www.ayvakti.net/" target="_blank">ay vakti</a>. Geçtiğimiz günlerde de hocamızla bir kaç kez görüşme fırsatımız oldu. Bende blogumda kısa da olsa onlardan bahsetmek ve size bu dergimizi tanıtmak istedim. Gerçek anlamda edebiyat ile ilgileniyorsanız ve damağınız uzun süredir güzel tatlara hasret ise ay vakti dergisi ve ay vakti dergisinin web sitesi sizin için altın değerinde bir kaynak olabilir. Benden söylemesi. İyi okumalar.</p>
<p>Benzer Yazı Yok.</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/ay-vakti-aylik-kultur-ve-edebiyat-dergisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Özdemir ASAF şiirleri</title>
		<link>http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/ozdemir-asaf-siirleri/</link>
		<comments>http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/ozdemir-asaf-siirleri/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 01 Feb 2008 09:50:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Erdoğdu</dc:creator>
				<category><![CDATA[edebiyat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/ozdemir-asaf-siirleri/</guid>
		<description><![CDATA[az söz,az kelime,az cümle ama çok yoğun anlamlar.Özdemir hocamıza saygıyla&#8230; Burda Özdemir ASAF şiirlerini paylaşcam sizlerle.ilk şiir çok kısa. Geleceğim bekle dedi Ben beklemedim o da gelmedi ölüm gibi birşeydi Ama kimse ölmedi Benzer Yazı Yok.
Benzer Yazı Yok.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="height:33px; padding-top:2px; padding-bottom:2px; clear:both;" class="London_time_2"><div style="float:left; width:80px; " class="London_time_2_facebook_like"> 
				<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.erdalerdogdu.com%2Fedebiyat%2Fozdemir-asaf-siirleri%2F&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=80&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=27" 
					scrolling="no" frameborder="0" style="border:none; overflow:hidden; width:80px; height:27px;" allowTransparency="true"></iframe>
			</div><div style="float:left; width:80px; padding-left:10px;" class="London_time_2_google1"> 
				<g:plusone size="medium" href="http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/ozdemir-asaf-siirleri/" count="false"></g:plusone>
			</div></div><p>az söz,az kelime,az cümle ama çok yoğun anlamlar.Özdemir hocamıza saygıyla&#8230;</p>
<p>Burda Özdemir ASAF şiirlerini paylaşcam sizlerle.ilk şiir çok kısa.</p>
<p><strong><span style="font-size: x-small; color: #3e5e9f;">Geleceğim bekle dedi<br />
Ben beklemedim o da gelmedi<br />
ölüm gibi birşeydi<br />
Ama kimse ölmedi</span></strong></p>
<p>Benzer Yazı Yok.</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/ozdemir-asaf-siirleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>356</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İstanbul&#8217;un &#8230;; Ezan ve Çan Seslerinin Birlikteliği</title>
		<link>http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/istanbulun-gercek-zenginligi-ezan-ve-can-seslerinin-birlikteligi/</link>
		<comments>http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/istanbulun-gercek-zenginligi-ezan-ve-can-seslerinin-birlikteligi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 29 Oct 2007 11:11:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdal Erdoğdu</dc:creator>
				<category><![CDATA[edebiyat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/istanbulun-gercek-zenginligi-ezan-ve-can-seslerinin-birlikteligi/</guid>
		<description><![CDATA[ İstanbul&#8217;un Gerçek Zenginliği; Ezan ve Çan Seslerinin Birlikteliği arkadaşlar geçen halkla ilişkilerle ilgili sitelerde dolasırken aret vartanyan adlı bir isme rastladım.. Aret bey gercektende birçok konuda uzman bir kişi kendisi hakkında geniş bilgiye kendi sitesinden ulasabilirsiniz..ama Aret hocamın halkla ilişkiler.com.tr sitesinde yazdıgı dersimiz digital iletişim yazısınıda sizinle paylamadan edemiyeceğim..(yazı için tıklayın) … <a href="http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/istanbulun-gercek-zenginligi-ezan-ve-can-seslerinin-birlikteligi/"> Devamını Oku! <span class="meta-nav">&#8594; </span></a>
Benzer Yazı Yok.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="height:33px; padding-top:2px; padding-bottom:2px; clear:both;" class="London_time_2"><div style="float:left; width:80px; " class="London_time_2_facebook_like"> 
				<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.erdalerdogdu.com%2Fedebiyat%2Fistanbulun-gercek-zenginligi-ezan-ve-can-seslerinin-birlikteligi%2F&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=80&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=27" 
					scrolling="no" frameborder="0" style="border:none; overflow:hidden; width:80px; height:27px;" allowTransparency="true"></iframe>
			</div><div style="float:left; width:80px; padding-left:10px;" class="London_time_2_google1"> 
				<g:plusone size="medium" href="http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/istanbulun-gercek-zenginligi-ezan-ve-can-seslerinin-birlikteligi/" count="false"></g:plusone>
			</div></div><p> İstanbul&#8217;un Gerçek Zenginliği; Ezan ve Çan Seslerinin Birlikteliği</p>
<p>arkadaşlar geçen halkla ilişkilerle ilgili sitelerde dolasırken</p>
<p><a href="http://www.aretvartanyan.com/default.asp" target="_blank">aret vartanyan</a> adlı bir isme rastladım..</p>
<p>Aret bey gercektende birçok konuda uzman bir kişi kendisi hakkında geniş bilgiye kendi sitesinden ulasabilirsiniz..ama Aret hocamın halkla ilişkiler.com.tr sitesinde yazdıgı dersimiz digital iletişim yazısınıda</p>
<p>sizinle paylamadan edemiyeceğim<a title="aret" href="http://www.halklailiskiler.com.tr/AretVartanyan.asp?id=3120" target="_blank">..(yazı için tıklayın)</a></p>
<p>Ben  Aret Bey hakkında farklı bir konuya deyincem belkide kendi capımda küçük bir reklam yapıcam&#8230; <img onmouseup="hl2l(event);" src='http://www.erdalerdogdu.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  işte böyle site site gezerken Aret vartanya&#8217;nın kendi sitesine denk geldim ve sayfanın ilk başında çok güzel bir yazı vardı ve yazının başlığı aynen bu konunun başlığıyla aynıdı&#8230;yazıyı beğenerek okudum ve ne yalan söyliyim çok beğendim&#8230;</p>
<p><span style="font-size: x-small; font-family: Verdana;">İstanbul’da azınlık olmak… Hem benzersiz bir zenginlik, hem de zaman zaman biraz burukluk. Nerelisin dediklerinde yedi sülale İstanbulluyum demekten öyle bir gurur duyuyorum ki… Baba Ermeni, anne Rum, büyükanne Musevi, dede Rus, kuzenler Müslüman olunca renkli ve unutulmaz anılarla yüklü bir çocukluk da kaçınılmaz oluyor. Her yıl onlarca bayram kutlardık. Kiliseden sinagoga, şekerlerle bayram ziyaretlerinden el öpmelere… Üç dine özgü ritüeller, açılan sofralar&#8230;</span></p>
<p><span style="font-size: x-small; font-family: Verdana;">işte bu sözler cok ama cok hosuma gitmişti ve yazıda aynı güzelikte baslayıp devam etmişti benim için&#8230;</span></p>
<p><span style="font-size: x-small; font-family: Verdana;">hocam sizi kendi capımda tebrik ederim&#8230;ilerde inşallah meslektaş olacağız en azından ben bunun için çok çalışacağım&#8230;</span></p>
<p><span style="font-size: x-small; font-family: Verdana;">yazının tamamı aşağıda,okursanız pişman olmayacaksınız&#8230;<span id="more-123"></span></span><span style="font-size: x-small; font-family: Verdana;">&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..</span></p>
<p><span style="font-size: x-small; font-family: Verdana;">&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;</span></p>
<p><span style="font-size: x-small; font-family: Verdana;">&#8230;&#8230;..</span> </p>
<p><span style="font-size: x-small; font-family: Verdana;">Ne kadar iyi yazarsanız yazın, ne kadar sözcüklerinize güvenirseniz güvenin zordur İstanbul’u anlatmak, İstanbul’u yazmak. Öyle bir coşar, heyecanlanırsınız ki ne düzen kalır yazdıklarınızda ne vurgu, ne imla… Konuşur gibi yazmak istersiniz. Okumaya başladığınız bu satırlar için de aynı durum söz konusu. Daldan dala uçan, sırası, örgüsü olmayan bir İstanbul yazısı…</span><span style="font-size: x-small; font-family: Verdana;">İstanbul için bugüne kadar onlarca şiir yazıldı, resim çizildi, makale hazırlandı… Kimisi için yaşamın merkezi, kimisi için bir tutku, kimisi için vazgeçilemez bir kadın teması oldu İstanbul… Eğer İstanbul bir kadınsa, ben bu kadına aşığım, ben İstanbul’a aşığım…</span><span style="font-size: x-small; font-family: Verdana;"> </span><span style="font-size: x-small; font-family: Verdana;">***</span><span style="font-size: x-small; font-family: Verdana;">İstanbul’da azınlık olmak… Hem benzersiz bir zenginlik, hem de zaman zaman biraz burukluk. Nerelisin dediklerinde yedi sülale İstanbulluyum demekten öyle bir gurur duyuyorum ki… Baba Ermeni, anne Rum, büyükanne Musevi, dede Rus, kuzenler Müslüman olunca renkli ve unutulmaz anılarla yüklü bir çocukluk da kaçınılmaz oluyor. Her yıl onlarca bayram kutlardık. Kiliseden sinagoga, şekerlerle bayram ziyaretlerinden el öpmelere… Üç dine özgü ritüeller, açılan sofralar&#8230; Komşular arasındaki dayanışma, mutlaka ne pişerse hele ki bir de koktuysa komşudan komşuya taşınan yemekler, tabaklar… Kurtuluş’ta, Sıraselviler’de gece ayinleri sonrası ellerinde mumlarla yürüyen Hristiyanlar ve onlara eşlik eden Müslüman komşular… Her şey o kadar çabuk siliniyor ki… Şimdi aynı akşamlarda çoğu yaşlı bir avuç insan sessizce ayinlerini tamamlayıp, sessizce evlerine dönüyor. Ne heyecan, ne paylaşım, hepsi geçmişte kaldı…<br />
 <br />
<img onmouseup="hl2l(event);" style="width: 327px; height: 500px;" src="http://www.aretvartanyan.com/images/makale/arkakapak.jpg" alt="aret vartanyan" width="327" height="500" /></span> </p>
<p><span style="font-size: x-small; font-family: Verdana;">Aslında daha otuzuma gelmediğim halde, çocukluğumda daha yoğun yaşadığım bu karma, bu zenginlik İstanbul’u simgeliyor. İstanbul’un gerçek zenginliğini sembolize ediyor. Yüzyıllardır İstanbul’da yan yana yaşamış kültürler. Rum tüccarlar, Ermeni zanaatkarlar, Musevi esnaflar&#8230; İstanbul’da azınlık olmak gerçek bir zenginlik, bir de ara ara gelen şu keşkeler olmasa…İşte burukluk da bu keşkelerden geliyor. Keşke 6 Eylül’de güneş doğmasaydı, mübadeleler yaşanmasaydı, azınlıklar göçüp gitmeselerdi… Popüler kültür İstanbul’u ezip geçmeseydi, Anadolu’dan yaşanan hızlı ve plansız göç İstanbul’u yormasaydı. Bugün bir kültür şehri olduğu tartışılmaz olan İstanbul daha da zengin olmaz mıydı?</span><span style="font-size: x-small; font-family: Verdana;">İşte gerçek bir İstanbul hanımefendisinden bir alıntı “…O dönemde bir değişim yaşanıyordu. Ama halk tabanda genelde beraberdi. Yaşanan olaylarla dostlarımızdan ayrıldık, evlerimizi, dükkanlarımızı bıraktık. Bu, defterde kapkara bir sayfa oldu. Azınlıkların ticarete, sanata, kültüre katkısı büyüktü. Bazen düşünüyorum; bu olay olmasaydı İstanbul böyle mi olurdu? Belki de gelirdi, ama çok daha yavaş bir süreçte. İnanın Beyoğlu’na çıkamıyorum. Kahvehane olmuş evimi görünce gözlerim doluyor. “</span><span style="font-size: x-small; font-family: Verdana;">Öyle bir kentki yollarında görünenler ve görünmeyenler iç içe geçmiş. Yüzyılların kalıntıları üst üste gelmiş, çözülemeyen gizemi, anlamlandırılamayan sevdayı yaratmış. Ne kadar çok sır yatıyor İstanbul’un göğsünde… Ne kadar çok olaya tanıklık etmiş asırlardır…</span><span style="font-size: x-small; font-family: Verdana;">Tarlabaşında sıvaları dökülen eski bir binanın içinde Dolapdere’nin vazgeçilmez kemancısı Nuri yaşar. Nuri’nin evine girer, eskimiş lime lime olmuş muşambanın altını biraz kaldırırsanız “sağapo (seni seviyorum)” karalamasını bulursun. Bu binanın eski sahiplerinden bir iz… Fakirliğin pençesinde yok olan, tahrip edilen binalarla birlikte bir tarih de yok oluyor.* Onlar hala bu binada yaşıyor. Uzaklarda olsalarda, yürekleri burda… Bazen buruk bir hatıra, bir özlem, bir iki damla göz yaşı… Ama hiç bitmeyen İstanbul sevdası…</span><span style="font-size: x-small; font-family: Verdana;"> </span><span style="font-size: x-small; font-family: Verdana;">***</span><span style="font-size: x-small; font-family: Verdana;">Beyoğlu’nun ayrı bir yeri var gönlümde… Aslında İstanbul, büyük ölçüde Beyoğlu’dur benim için… Çocukluğum, gençliğim, okul hayatım, aşklarım hep Beyoğlu’nda. Hani “anlatılmaz yaşanır” derler ya işte en uygun ifade&#8230; Sokaklarında hayatın her dem-i… Zengini fakiri, üniversitelisi alaylısı, liberali muhafazakarı onlarca kültür, onlarca dil, binlerce yaşam iç içe… Beyoğlu’nda yaşamın renkleri öğretir hayatı. İyiyi kötüyü, güzeli çirkini, kısaca yaşamın kendisini bulursunuz. Sokak arasındaki köfteci Ali’den New York restoranlarına taş çıkartacak bir terasa geçebilir, salaş bir meyhanede birkaç kadeh rakı devirip dünyaca ünlü bir sanatçının konserine yine Beyoğlu sokaklarında tanıklık edebilirsiniz.</span><span style="font-size: x-small; font-family: Verdana;">Sokak aralarında kayboldukça, tarihin izini sürmeye başlıyorum. Başımı kaldırıp eski binaların duvarlarına bakıyorum… Apartmanlarına giriyorum… Kapısında, penceresinin kenarında oturmuş yaşlı bir teyzeyle sohbet ediyorum… Ayyaş Cengiz ile karşılaşınca es geçmiyorum. Kirli elbiselerin ve sarhoşluğun içinde gizlenmiş makine mühendisi, yurt dışında şiirleriyle ödül almış bu adam eğer günündeyse hayata dair neler verebilir neler… Çiçek Pasajı’ndan geçerken de Anahiti anmadan geçemiyorum… Yıllarca akordeonu ile Beyoğlu’nun sesi olan Anahit’in tınıları hala yankılanıyor mekanında…</span><span style="font-size: x-small; font-family: Verdana;">Çukurcuma’daki antikacılara girip, eski eşyaları karıştırınca hüzün kaplıyor içimi. Bir zamanlar Beyoğlu’nda siyah döpyeziyle yürürken gülücükler saçan Maria’nın bronşuna, belki de Markiz pastanesinin müdavim çapkını Agop Bey’in fötr şapkasına rastladığımda gözlerim dolar… En ağır darbeyi, dükkanların en ucuz mallarına dönüşen siyahbeyaz albümler, mektuplar, notlar vurur.</span><span style="font-size: x-small; font-family: Verdana;">Gençliklerinde İstanbul’un önde gelenlerini; bugün Beyoğlu’nda, Tarlabaşı’nda eski evlerinde yokluk içinde, buruşmuş elleriyle gözyaşlarını silerken gördüğümde kızıyorum İstanbul’a…. Artık, onların tanıyamadığı bir dünyada, yalnızlıklarına ortak oluyorum.</span></p>
<div><span style="font-size: x-small; font-family: Verdana;">Nevizade bile eskisi gibi değil… Mezeler fabrikasyon, muhabbetler yüzeysel… Nevizade’nin İmrozlu’su Baba Yorgo yok artık.</span></div>
<p><span style="font-size: x-small; font-family: Verdana;">***</p>
<p>Dünyanın ve ülkenin yaşadığı değişimlerle kaçınılmaz olarak yaşanan göç, popüler kültür İstanbul’u yaşlandırsa da, kirletse de, üzse de İstanbul dimdik ayakta duruyor. Getirdikleri, götürdükleri, trafiği, sorunları her ne olursa olsun kızamıyorum ona… Küsemiyorum… Piyer Loti’den Haliç’e, Kız Kulesi, ne ya da Hisar’dan Boğaz’a baktığımda geçiyor kıgınlığım. Affedemediğim ona kötü davrananlara… Hala İstanbul’da yaşamanın İstanbullu olmak olmadığını anlayamayanlara, bir türlü sahiplenemeyenlere,… Ama umudum var…</p>
<p>Alması gereken bir paye, sunması gereken bir kanıt yok İstanbul’un. Sokaklarında, yapılarında, manzarasında, toprağında “ben bir kültür şehriyim” diyor. 2010, son dönemde İstanbul için harcanan pozitif çabayı kanıtlaması açısından önemli. Öte yandan bir kültür şehri olarak İstanbul, farklılıklarına sahip çıkmak zorunda… Farklı kültürlerin renkleri daha fazla gözükmedikçe, sesleri duyulmadıkça İstanbul, popülizmin pençesinde dünyanın tüm büyük kentlerinin yaşadığı yozlaşmayla tüketecek kendini. İstanbul’un dev kulelere, postmodern yapılara, gösterişe ihtiyacı yok. İstanbul’un gücü, farklılığı özünde, tarihinde, farklı kültürlerin bileşiminde… Aynı sokakta, aynı anda duyulan ezan ve çan seslerinde…</p>
<p> </p>
<p></span></p>
<p>Benzer Yazı Yok.</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erdalerdogdu.com/edebiyat/istanbulun-gercek-zenginligi-ezan-ve-can-seslerinin-birlikteligi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

