‘aşk’ Kategorisi için Arşiv

aşk hiç biter mi???

Cuma, 19 Ekim 2007

bir çok insanın aklına bıkmadan üsenmeden takılın garip bu sorudur bu…bugünlerde benimde aklıma takıldı…bu soruyu aklıma takanda ezginin günlügü grubunun aşk bitti adlı şarkısı..asıl benim dilime takılan sarkıydı…peki gençler sizcede aşk hiç biter mi???ben cevap bulamadım yardımlarınıza ihtiyacım var ama ögrenci adamın neyine dimi böyle seyler :)

işte dilime takılan şarkı bu sözleride aşağıda yazıyor;

Aşk bitti
Elimden sanki minik bir balık kayıp gitti

Aşk bitti
İçimden sanki bir şeyler kopup gitti
Aşk hiç biter mi
Hiç bir şey olmamış gibi
Boşlukta kaybolup gider mi
Aşk hiç biter mi

Kalır adımızla
Bir sokak duvarında
Bir ağaç kabuğunda
Bir takvim kenarında
Kalır bir çiçekte
Bir defter arasında
Bir tırnak yarasında
Bir dolmuş sırasında
Kalır bir odada
Bir yastık oyasında
Bir mum ışığında
Bir yer yatağında
Aşk hiç biter mi

Kalır dilimizde
Yinelenen bir şarkıda
Bir okul çıkışında
Bir çocuk bakışında
Kalır bir kitapta
Bir masal perisinde
Bir hasta odasında
Bir gece yarısında
Kalır bir durakta
Yırtık bir afişte
Buruk bir gülüşte
Dağılmış yürüyüşte
Aşk hiç biter mi

Kalır bir sokakta
Bir genel telefonda
Bir soru yanıtında
Bir komşu suratında
Kalır bir pazarda
Bir kahve kokusunda
Bir tavşan niyetinde
Bir çorap fiyatında
Kalır bir yosunda
Bir deniz kıyısında
Bir martı kanadında
Bir vapur bacasında
Aşk hiç biter mi

aşkı bir vapur bacasından devam ettirmek acep nasıl olsa gerek…

seven advice of Hz.Mevlana

Çarşamba, 17 Ekim 2007

Hz.Mevlana’nın 7 öğüdü

*Cömertlik ve yardım etmede akarsu gibi ol — In generosity and others be like a river

*Şevkat ve merhamette güneş gibi ol– In compassion and grace be like sun

*Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol– In concealing others’faults be like night

*Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol– In anger and fury be like dead

*Tevazu ve alçak gönüllülükte toprak gibi ol–In modesty and humility be like earth

* Hoşgörürlükte deniz gibi ol — In tolerance be like a sea

* Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol–Either exist as you as you are or be as you look

ENSTRÜMANTAL AŞK

Cumartesi, 06 Ekim 2007

Aşk suskunluğumdu benim!
Kendime ırak bir kentten çok sesli bir ağırlama, içten bir ikrarın yetmeyen teşekkürlü karşılığı. Oysa sunulan hayattı, yazgısında deli kız oyası. Deliksiz uyuyacağım, geç kal bu gece.

Aşk yanımdı benim!
Kelimesiz, hecesiz ama ağlamaklı… Yerlerde sürünen gözyaşlarımda yalnız olmamanın iması!
Acele etme bu gece. Tam vaktinde gelişinden değil mi öncemizdeki aşklar?
.
Aşk vurgunumdu benim!
Yaralı ama kansız… Acılı ama feryatsız… Ağlayan keman, sızılanan kaval… Beklenmedik ihanetti buluşmamız. Yıllardır vardı ve çok az yakardı. Şimdi burada, sahibinden uzak…

Aşk yazımdı benim!
Aşk yazdığımdı, okuduğundu. Bu geceyi geç ömrümden. Bu gece geç bir vakit ömrümde. Oturduğum masada şaraplık bir tat, tütünde tutuksuz bir nefes. Yetişme bana, geç kal! Erkenciliğin değil miydi, bize koca bir geleceği geciktiren?

(more…)

karanlığa çare yoktur…

Cumartesi, 06 Ekim 2007

”karanlığa çare yoktur, nasıl olsa yol bulur.ve yürekleri sağır eden bir sessizlik,tükenmişlikten arta kalan tek varlığın olur.söylenememiş tüm sözcükleri ancak ağlarsın içinde.ve bilemezsin geride kalan mı yalnızdır,yoksa gidenmidir aslında…

tüm yeminler öfke ile bağış arasında yaşlanır;sultanların,dostların ve sevgililerin,dağılmış kalplerin,dağılmış kalbimin…

iç bükey bir yalnızlıkta sanki ayak bileklerimden bıçaklanmışım.sıcak bir korku tırmanıyor damarlarımda,midemde,kalbimde…aklımada hükmediyor.gün ortalarında kalıyorum,kimseler bilmiyor,ben tükendikçe artıyor yalnızlığım.kimi görsem hançerleniyorum gözlerimden ve kanıyorum en onulmaz yerimden.

ahh bu ben kendi içinde kendini arayan bir simurg.

belki yalnızlığıma mahsuben pay edilmiş tekil çoğulluğumun peşindeyim.ümitperest bir korkak ,bir meczubum.faili meçhul bir sevdanın zanlısıyım.takvimlere çaldırdığım yarınlarımı hiç bulamamak üzere milyon yıldır ”gün” için savaştayım.üstüme küf kokulu akşamlar abanmış.sefil bir tutsaklığa sürülmüşüm.yüreğimde 40.düğüm.ahh mozart! sana küskünüm.ve öldürüyorum seni içimde.sessizliğini seçiyorum,sessizliğimin içinden.içimde intiharlar,cesetler.incinmiş hayatları toplayan bir dilenci oluyorum birden,birden yağmur başlıyor,”toprak kokulu bir baharı sürer belki dağlardan aşağı”diyorumve kaldırıp başımı kuşlara yalvarıyorum:

”yetişin nefesim bitiyor
yetişin bana kuşlar
ya özgürlük adına
ya SEVDA hatırına”

kahraman tazeoğlu–araz kitabından sayfa 23…

özlem…

Çarşamba, 29 Ağustos 2007

Su ne kadar önemlidir ki aktığı sürece…ışık ne kadar önemlidir ki yandığı sürece…insan ne kadar önemlidir ki yanındayken… … …

En çok kaybettiği değerler için ağlarmış insan…kıymet bilmek, yanındayken yokluğunu hissetmek, avuçlarının sıcaklığında terlerken ellerin, bir kutup ayazında üşüdüğünü düşünmek veya beraberken oturup bir ayrılıp mektubu yazmak…hangi ilişkide hangisini düşündük ve ne kadar kıymet bildik sahip olduğumuz değerleri yitirmemek adına…

(more…)

bir aşk için…

Salı, 28 Ağustos 2007

Bir ask için yapabileceğin her şeyi yaptığına inanıyorsan ve buna rağmen hala  yalnızsan, için rahat olsun. Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur ve yaptıkların onun dudağında hafif bir gülümseme yaratmaktan başka hiçbir ise  yaramayacaktır.

(more…)

özledim…

Salı, 28 Ağustos 2007

Hayat soğuk, yağmurlu ve vurdumduymaz bir İstanbul gecesiydi… Ve gece
yağan yağmur hep ürkütürdü beni. Yağmur değil yalnızlığımdı pencereleri
damla damla yalayan, yıllarımı dolduran sensizlikti… Hep bir yanı
yarımlık, hep senden uzaktalık, hayattaki tek ‘kimse’mden yoksunluk, yani
kimsesizlikti. Bir kavuşma mucizesine inanma yolunda harcanmış bir hayatın
ansızın sonuna gelme, ve o mucizeyi yaşayamadan bir başına ölme korkusuydu
yağmur…Yine yağmur yağıyor, yine gece… Yine İstanbul…

  (more…)