Tohumuna, toprağına, geleceğine sahip çık

Çocukluğumdan beri bahçeye, sebzeye, meyveye, bahçe işlerine meraklıyımdır. Ekerim, biçerim.. Daha doğrusu ekmeye, biçmeye çalışırım.

Yaşım yavaş yavaş ilerlemeye başlayıp iş hayatımın yoğunluğu arttıkça bu merakımı, bir meraktan öte bir hobiye, uğraşa çevirmeye başladığımı ve bu şekilde kimi zaman stresimi kimi zaman yorgunluğumu attığımı fark ediyorum.

İnternet üzerinden bir şeyler öğrenmeye çalışıyorum, takip ettiğim bazı sosyal medya hesapları var, bu hesaplar sayesinde neredeyse her gün yeni bir şeyler öğreniyorum. Öğrenmeye çalışıyorum. 

1- Ulusal Tohum Takas Merkezi

2- Karaot Tohum Derneği

Eminim bu tip birçok sosyal medya hesabı vardır ama bu iki grubun en büyük özelliği sosyal medyadan bilgi vermekten öte sokakta gerçekten iyi işler yapıyor olmaları. Her iki grupta ücretsiz olarak tohum ya da fide gönderimi yaparak, yerel tohumların ülke genelinde yayılmasını sağlıyorlar. Tohum takas etkinlikleri organize ediyorlar. Geçtiğimiz günlerde facebook profilim üzerinden aşağıdaki gibi basit bir paylaşım yapmıştım belki ülkemiz topraklarında üremeyen, üretilemeyen ürünler vardır ama neredeyse anavatanı sayılabileceğimiz ürünlerde bile üretmekten vazgeçip ithal etmeyi tercih edersek vay bizim halimize.


Düşünsenize bir ülkenin neredeyse her şehrinin her sokağında yetişebilen ceviz ağaçlarının meyveleri toplanmayıp yerlere dökülürken bir ülke yurtdışından ceviz ithal ediliyor.

Google’a yetişkin bir ceviz ağacı kaç kg ceviz verir diye soru sorulduğunda, çıkan cevap: “1 Ceviz Ağacı; 8×4 ceviz fidanı dikimde ortalama 30 ceviz ağacı 4 yaşında 60 kilo ceviz verir. 5 yaşında ortalama 150 – 200 kg kadar verim alınır. 6. yaş önemli bir zamandır. Elde edilen verim 2 katına kadar artabilir. 6 yaşında 400 kg ceviz elde edilebilir. 10 yaşına geldiğinde 500-600 kg arası meyve alınabilir..”

Tabi herkesin ceviz ağacı ekecek yeri olmayabilir ama benim buradaki kastım herkesin ceviz ağacı ya da pirinç, domates, biber vb. ekmesinden öte, bu ülke topraklarında üretilebilen tüm ürünleri burada üretip, bu işi “inhouse” olarak çözebilmek.

Bu paylaşımı yaptıktan sonra Facebook’ta dolaşırken önüme aşağıdaki videonun kısa bir versiyonu düştü. Hemen oradan Youtube’a geçiş yapıp videonun tamamını izledim. Eğer bu konuda geleceğe dair az da olsa sizin de zihninizde soru işaretleri ya da korkular varsa muhakkak bu videoyu izlemenizi tavsiye ederim.

Bu yazıyı sosyal medya paylaşabilirsiniz

Yazar: Erdal Erdoğdu

Ülkemizin önde gelen iletişim danışmanlığı firmalarının PR ve dijital ekiplerinde görev aldım, birçok üniversite ve özel eğitim kurumunda iletişim bilimleri üzerine eğitimler verdim. Ajans ve eğitmenlik hayatımın yanında marka, kurum ve kişilere özel danışmanlık ve eğitim hizmetleri verdim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir