konuşma, dinleme …

konuşma, dinleme, okuma, yazma illa birini seçecek olsanız hangisini seçerdiniz? neden?

Geçtiğimiz günler interpersonal communication sınavının ilk bölümünde; ‘konuşma, dinleme, okuma, yazma illa birini seçecek olsanız hangisini seçerdiniz? neden?’ diye bir bölüm vardı. Hocamız birini seçip, nedenini söylememizi istiyordu. Aslında hepsi birbirine o kadar yakındı ki ve birbirinden ayrılamazdı ki, ben kendi adıma seçmekte zorlandım. Beni tanıyanlar bilirler, çok konuşurum, kimi zaman hiç susmadığım olur. İnsanlarla konuşurken hep bir şeyler vermeye çalışırım, ama bu benim hüsn’ü kuruntum da olabilir. Belki insanlar benden hiç ama hiçbir şey almıyorlardır. Üzerine bir de geveze yaftası vuruyorlardır, alnımın ortasına. Ama dinlemeyi de çok severim, kimi zaman öyle güzel insanların karşısında saatlerce dinlediğim ağzımı açmadığım olmuştur. Hiç konuşmadığım günleri çok iyi bilenler de var. Ki müzikle ilgilenmeye çalıştığımız için, kulaklarım azcık yarasa modunda, çok iyi duyarlar. Okumak çocukluktan beri içimdeki tek isteğim, her ne kadar çoğu zaman kitaplara, mısralara küssem de, her zaman bir şekilde beni kendine çeken şeyler oluyor. Ki zaten her gün en az iki gazete alıp okumaya çalışıyorum, bu ara sürekli bir kitapla haşır neşirim.  (şu an Buket Uzuner – İstanbullular’ı ve Cevdet Kılıç’ın Bilgelik Hikayeleri’ni okuyorum) Bu şekilde çok ama çok güzel şeyler öğrendiğime, kelime haznemi geliştirdiğime inanıyorum. Ve blog’tan bildiğiniz üzere, yazmak, ki mi zaman hayata hoyrat kelimeleri ardı ardına dizmek istemek ama yapamamak var. Keşke her şeyi yazabilsem  ama yapamıyorum. Kendimce takılıyorum. Şiirlerim var, şarkı sözlerim var, denemelerim var, blogum var. Yazıyorum ama okuyanım var mı? Konuşuyorum ama dinleyenim var mı? Dinlemek istediğimde karşımda konuşan var mı? Okuyorum ama kime ne ki bundan? Olsun ben aslında bir tek kendimi düşünüyor olmalıyım, ama yine de hayat sana söyleyecek sözlerim var!!!

Peki ya sizler, siz de benim gibi geveze misiniz, yoksa sukut’u altından bilenlerden mi? Sadece okur musunuz, kelimeleri ardı ardına dizmek en büyük zevkiniz midir? Sizce hangisi ve neden???

Bu yazıyı sosyal medya paylaşabilirsiniz

Yazar: Erdal Erdoğdu

Ülkemizin önde gelen iletişim danışmanlığı firmalarının PR ve dijital ekiplerinde görev aldım, birçok üniversite ve özel eğitim kurumunda iletişim bilimleri üzerine eğitimler verdim. Ajans ve eğitmenlik hayatımın yanında marka, kurum ve kişilere özel danışmanlık ve eğitim hizmetleri verdim.

“konuşma, dinleme …” için 3 yorum

  1. Hepsi birbirini tamamlayan bütün gibi ama ben olsam okumağı seçerdim heralde okumayla bunların hepsi elde edilebilr bence insan yeri geldiğinde susup dinlemesini bilmeli yersiz konuşmamalı yerinde konuşmalı bildiklerinide yazmalıki bunların bütününüde öğrenmek sadece ve sadece okumakla olsa gerek.

  2. Bütün bunları insan doğru bi şekilde yapabiliyorsa zaten öğreniyodur ve öğrenmeyede devam ediyordur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir