İlmin Zekatı Onu Paylaşarak Ödenir…

hakan turkkusuDün akşam Twitter’da daha önce İzmir’de tokalaşma fırsatı yakaladığım Hakan Türkkuşu’na İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde verdiği ders ile ilgili olarak bir tweet attım. Ardından aramızda mini bir diyalog yaşandı.

Hakan Türkuşu ’nun kim olduğu konusunda fikri olan var mı aramızda? Ama ben kısaca kendisini tanıtayım size;

Profesyonel yaşamında çeyrek yüzyılı geride bırakan Hakan Türkkuşu, farklı sektörlerden sayısı bini aşan marka adına, dört kıtadan pek çok ülkede, etkinlik yönetiminden medya ilişkilerine uzanan geniş bir yelpazede, toplam 12 binden fazla çalışmada görev aldı.

 Türkiye’deki ilk stadyum konseri (Byran Adams), Türkiye’de A’dan Z’ye tasarlanan ilk road-show (Jean Karavan), 10 yıl emek verdiği “en büyük serüven” Camel Trophy elemelerine Türkiye’nin 2 kez evsahipliği yapan tek ülke olması, Kazakistan’ın ilk raft milli takımı (Camel White Water Challenge) seçmeleri, Türkiye’de ilk kez düzenlenen açıkdeniz sürat teknesi yarışı Class 1, New York Borsası’nda işlem gören ilk Türk şirketi olan Turkcell adına Wall Street sokak etkinlikleri, Türkiye’de ilk Formula 1 naklen yayınları (ancorman) ve ülkemizin ilk evsahipliği, Türkiye ile Yunanistan arasındaki ilk Deniz Maratonu, Türkiye’nin 2004 yılında evsahipliği yaptığı tek Eurovision Şarkı Yarışması, GP2’de yarışan ilk Türk pilotu (Jason Tahincioğlu) için e-PR, dünyanın en önemli müzik festivali olan Woodstock ve Türkiye’nin en büyük müzik festivali ve gençlik etkinliği kabul edilen Rock’n Coke gibi sayısız ilk’e imza attı. İstanbul Festival Vadisi ile Türkiye’nin en büyük (240 dönüm) ve çok amaçlı açık hava etkinlik alanını kurdu.

Ne dersiniz sizce de Hakan hocamın özgeçmişi etkileyici değil mi?

Peki böyle başarılı bir kariyer geçmişine sahip birinin yukarıdaki görselde göreceğiniz ilk yorumundaki mütevaziliğine ne demeli?

İşte tamda işe doymuş, başarıya doymuş bir isimden beklenmesi gereken hareket bu olmalı.

Ama benim asıl değinmek istediğim ve başlığımı esinlendiğim konu Hakan Bey’in ikinci tweetinden kaynaklanıyor.

“bizlerin de zaman zaman gunluk yaşamın koşturmalardan sıyrılıp, mesleği sürdüreceklere el vermesi gerekir.”

Ben kendi adıma daha yolumun çok başındayım. İnşallah bir gün ben de kariyerimin 25. yılından ardıma baktığımda güzel işler biriktirmiş olurum.

Ama olay sadece sabah akşam, gece gündüz çalışıp cebimizi daha çok doldurmak mıdır?

Hakan Hocam’ın yukarıdaki sözü aslında sorumun cevabıdır.

Bu bence işin kolay tarafı! Bir işi çok iyi bilebiliyor olabilirsiniz, o işi en iyi siz de yapabiliyor olabilirsiniz.

Ama paylaşılmayan bilgi bilgi değildir, aktarılmayan tecrübe tecrübe değildir!

Emin olun bilginizi sizden sonra geleceklerle ya da sizden bilginizle ilgili destek isteyenlerle paylaşmanız bilginize değer katacaktır.

Onların gelişmesine yardımcı olarak, tecrübelerinizden aldığınız kuvvetle onlara tecrübe aktarımında bulunmanız, işinizin zanaatınızın inceliklerini, güzelliklerini, zorluklarını birileriyle paylaşmanız, hocamın tabiriyle kendinizce yaptıklarınızla onlara el vererek sizden sonra ardınızda ayakları üstünde dimdik duran çıraklar/öğrenciler/arkadaşlar bırakırsanız hem başarıların en güzelini elde eder hem de nacizane ilminizin, bilginizin zekatını ödemiş olursunuz.

Ne diyeyim inşallah benim ya da bizlerin de eline bilgimizi, ilmimizi başkalarıyla paylaşma fırsatları geçer.

Attığınız bir tweetle bana verdiğiniz ders ve doğru bir yolda olduğum hissi için teşekkür ederim Hocam.

5 comments

  1. Baran Eryilmaz says:

    Cok saygideger Hakan hocam bu hayatta tanima firsati buldugum icin kendimi sansli hisettigim nadir insanlardan. Kendisinden aldigim Etkinlik Yonetimi dersinde yahut ekip arkadaslarim ile hayata gecirmeyi basardigim etkinlikler de ogrendigim bircok bilginin yanisira, kisiligi ile de ben ve bircok ogrencisine yol gostermis muthis bir insan ve hocadir.

    Cok onemli bir konunun altini cizdigin icin de sanada tesekkur ederim Erdal 😉

  2. Pingback: Erdal ERDOĞDU

Bir Cevap Yazın