benden nağmeler-1…gitar

oldum olası meraklıydım müziğe,ailemde bir müzisyen yada müzikle ilgilenen kimse yoktu ama babamın arada sırada mırıldandığı türk musiki parçalarının tadına varmışlığım mevcuttu küçüklüğümde.benden büyük 2 tane kuzenim var amcamın çocukları aramızdaki yaş farkı baya fazla,ben ilkokula giderken onlar liseye gidiyolardı.

ve o zaman nedendir bilmem ama metal ve rock kökenli parçalar dinlerlerdi.belki de gitara olan ilgim ordan başlamışta olabilir.ama taaa o zamanlarda diyodum ben ilerde bu aletle muhakkak uğraşcam diye.içinizde ilkokulda hatıra defteri yazdırmayan varmı bilmem ama ben yazdırmıştım.ve ersin tekin adlı bir arkadaşım o deftere bana bu kalbin kadar temiz sayfayı ayırdıktan sonra cümlesinin ardı sıra gelen cümlelerin birinde ’gün gelir sende benim gibi şarkılarla ağlarsın işte belki o zaman sende benim gibi gerçek sevgiyi anlarsın’ yazmıştı.nerden bilirdim birgün gerçekten şarkılarla ağlayıp şarkılarla dert yancağımı…ulan ersin sen var ya sen!!! :) daha sonraki dönemlerde spora güreşe başlamamla birlikte birçok şeye olan ilgimle birlikte gitara olan ilgimde azalmıştı yada ben öyle sanıyordum…lisenin son dönemlerine doğru artık başımızda kavak yelleri yeniden coştu bu merak.belki de bunda çevremde olan bazı arkadaşların etkiside mevcuttu yine…ve nazım hikmetin ‘   Seni düşünmek güzel şey,ümitli şey,dünyanın en güzel sesinden en güzel şarkıyı dinlemek gibi birşey…
Fakat artık ümit yetmiyor bana,ben artık şarkı dinlemek değil,şarkı söylemek istiyorum… mısraları..hayatımın dönüm noktasını bu mısralara benzetmişimdir..lise sondan çıktığımız yaz tatili,evde sürekli ben gitar alcam kavgaları,babamın ve annemin karşı çıkışları…ve birgün babamın ümraniyeye programa gelen dünyaca ünlü gitar virtüözlerimizden hasan cihat orter ile tanışması…aynı akşam evde hasan cihat bahsediyodu babam ve adam gerçekten çok güzel gitar çalıyor diye bir cümlenin ağzından çıkması üzerine ertesi gün halamın verdiği harçlıkla ilk gitarımı alışım…emri vaki yapmıştım ama iyiki de yapmışım…ilk birkaç ay hevestir geçer dediler,ama geçmedi,birkaç tane kursa gittim olmadı aslında ben de artık bırakmaktan yanaydım ki ahmet enes abinin erdal ben sana gitarı öğretirim demesi ile bu fikrimden vazgeçtim..iyi ki de vazgeçmişim…ahmet abi birkaç günde bana gitarın kabasını attırdı,daha sonra üniversite sıraları ve çerkezköy macerası…orda tanıştığım aykut ve doğan bana gitar konusunda çok şeyler öğrettiler…kimi zaman gitar çalarken kendimi çevremdekilere işkence yapıyor gibi hissediyorum,bende biliyorum hala iyi çalamıyorum ama o benim dostum,o benim sırdaşım olmuş artık ben onu bıraksamda o beni bırakmaz,birbirimizi özler hale galmişiz…sesimde çirkindir ama hiç çekinmem şarkı söylemeye,avazım çıktığı kadar bağırırım gücüm yettiğince sert vururum gitarın teline ama kimse bilmez bunları sadece kendim için yaptığımı…benimde bir manyak yanım bu işte :) ama mutluyum ben hayatımda gitarımdanda…kimse olmasın o olur yanımda,saatlerce konuşurum onunla… ben sizede tavsiye ederim muhakkak bir alet çalmanızı ilk başlarda zorlansanızda bunu sadece kendiniz için yapmalısınız…gün gelcek ne kadar büyük bir dost kazandığınızı farketceksiniz…

“benden nağmeler-1…gitar” için 3 Yorum

  1. Zeynep Çelik diyor ki:

    zaten Erdalın elinde gitarı olmadığı zamanlarda bile müzik dinlerken böle elleri gitar çalıyo modundadır :) :)

  2. ebru diyor ki:

    seni gitarsız düşünemeyiz ki abi ya ama demişsin ya herkes bi alet çalsın işte ben onu yapamıyorum sen de bunu biliyosun gitar aldım ama bi işe yaramıyor insan içinde heves olcak öğrenmek için anca o zaman öğrenirr

  3. Erdal Erdoğdu diyor ki:

    senin gitarını senden cok biz bizden cok aykut çaldı ama işte azcık üstüne düssen her aksam bir saat oynasan o gitarla şimdiye kadar çalmıtın :) o hevesi cabuk bul içinde de bidaha ki bulusmamısda birlikte çalalım…

Yorum Yapın