2011’den hep hatırlayacaklarım…

Aslında çok garip bir yıldı benim için 2011!

Yaşadığım sürece hiç mutlu olmadığım kadar mutlu olduğum günler de oldu, hiç üzülmediğim kadar üzüldüğüm günler de! 2011 bana başarılar da yaşattı başarısızlıklar da! Çok sevinçler yaşadım ama hiç bu kadar üzüldüğümü de hatırlamıyorum dersem yeridir.

Aslında güzel başlamadı 2011, daha ilk gününde ne kadar zor geçeceğini göstermişti. İlk 25 gün felaketti mesela ta ki 26. gününü sonradan bana verilen bir hediye olduğunu öğrendiğim bir gün olarak yaşayana kadar. Doğum günümde meğersem şimdiye kadar aldığım en güzel hediyeyi almışım.

20 yıllık eğitim hayatımın en güzel, en mutlu sömestr tatilini 2011’de yaşadım.

Sonra son dönem başladı.

Lisans eğitimimin son senesindeydim ve artık İzmir’den İstanbul’a dönecektim.

İlkbahar hiç böylesine bahar olmamıştı sanki daha önce. Açan çiçekleri buketleyip bir köşeye kaldırmak istedim ilk kez. Mutluydum, her güne mutlulukla başlayıp, her geceye gözümü rahatlıkla yumuyordum.

Zaman su gibi akıp geçiyordu.

Eğitim hayatımda başarılıydım ve bu başarı beni güzel yerlere götürüyordu.

Bu senede yine İzmir Blog Yazarlarıyla etkinlikler yaptık.

Bir niyetle başladığımız Likemind İzmir Buluşmalarına devam ettik, Haziranda sonlandırdık.

Bölümümüzün etkinlik takımı olan Şapka Takımıyla Sosyal Medya Uygarlığında Pazarlama İletişimi etkinliğini gerçekleştirdik. İlan ve afişlerde sponsorların yanında adımın yer alması gerçekten benim için büyük mutluluktu. Merak etmeyin etkinliğe sponsor olmamıştım sadece yaptığım büyük katkıdan dolayı adımı oraya yazdılar.

İkinci dönemle birlikte eğitim hayatımıza Necla Zarakol gibi usta bir isim danışman hoca olarak girdi. Aslında ilk geldiğinde sonradan patronum olacağını ben dahi tahmin etmiyordum. İşte kader, kısmet!

Hızla geçen günler, beni yavaş yavaş İstanbul’a ve tüm sevdiklerime kavuşturmak için geçiyordu her gece yatmadan önce ettiğim uzunca dualarla.

Bu arada daha öğrenciyken, okulda reklamcılık dersinin konuğu olarak dersler anlatma fırsatım oldu.  (bakınız) Her ne kadar ödül alamasam da hem Türkiye Halkla İlişkiler Derneği’nin hem de Reklamcılık Vakfı’nın yarışmalarına katılmak, o heyecanları yaşamak çok güzeldi.

Öğrencilik hayatı içerisinde yapılan işler insana büyük tecrübe kazandırıyor. Bu doğrultuda bende arkadaşlarımla birlikte çalıştığım Ege Orman Vakfı, SHÇEK İzmir, Dalan Kimya için hazırladığımız gerçek projelerden çok şeyler öğrendim.

Bir şekilde haziran ayına gelmiştik ve ben finallerimden ve finallerimin iyi geçmesinden öte 10 Haziran’ı bekliyordum. Nitekim öyle de oldu, son sınava girmemin ardından soluğu İstanbul’da almıştım. 10.06.2011 Cuma ise bir insanın kelimeleriyle anlatamayacağı, sadece yaşayarak hissedebileceği bir güzellikteydi.

Okul bitmişti ama daha notlarım bile açıklanmamıştı ki yeni mezun biri için fazla iyi sayılabilecek şekilde bir ajans başkanından davet alıp ve bir anda kendimi Zarakol İletişim Hizmetleri’nin Digital ekip kadrosunda bulmuştum. Emin olun mezuniyete gittiğiniz zaman herkesin gözü üzerinizde oluyormuş ki mezuniyetimin gecesi 00.00’dan sonra ilk maaşımın yatması da ayrı bir mutluluktu. Umarım sizler de yaşarsınız.

Haziran’ın kısa özetini geçeyim;

Likemind İzmir bitti, Lisans eğitimim bitti, İstanbul’a ve sevdiklerime kavuştum, 10.06.2011 günü ve gecesi yaşandı, Zarakol Digital’de işe başladım, Mezuniyet gecem oldu mezun oldum, ilk maaşımı aldım!

Diğerlerine göre fazla iyi geçen bir ay olmuş!

Haziranla birlikte başlayan yaz ayları da aynı güzellikte devam etti diyebilirim. İş hayatı ilk başlarda sıkıcı ve zordu ama insan alışıyor bazı rutinlere. Bu arada Zarakol Digital ekibindeki değerli arkadaşlarıma teşekkür etmezsem olmaz. Erdem Baltacı, Hamza Şamlıoğlu, Muratcan Şahinoğlu, Murat Karakaş, Burçak Yıldız, Hande Çıkrıkçı…

Ama onca günün içinde benim için çok özel olan ve hep öyle kalacak bir gün var. Temmuz ayının sonu… Şimdiye kadar yüzlerce kez yemek yapıp, sofralar hazırlayan ben için de hiç yaşanmamış bir heyecan ve hep hatırlanacak, rüyalarda görülecek bir gün oldu.

Hani dini bayramlar vardır, milli bayramlar vardır, anlayacağınız 2011 içerisinde benim çokça bayramlarım oldu.

2011’de çok güzel yerlere gittim aslında birçoğuna daha önce defalarca gitmiştim.

2011’de çok lezzetli yemekler yedim aslında birçoğunu daha önce defalarca tatmıştım.

2011’de hayatımda hiç yazmadığım kadar güzel cümleler kurduğumu şimdi onları okudukça daha iyi anlıyorum.

2011’de aldığım mesajların beni ne kadar mutlu ettiğini size kelimelerle anlatamam.

2011’de izlediğim kadar film hiç izlemedin, şarkıları böylesine hissederek dinlemedim.

 Mutluydum değil mi?

Ta ki Ramazan bayramına kadar…

İnsanoğlu çok dikkatli olmalı, kendi kem gözünden bile kendini korumak için dualar etmeliymiş ben bunu da bu sene içerisinde anladım.

Nazar varmış, duadan asla vazgeçmemek lazımmış, kimi zaman sabır insanın içinin içini yemesiymiş.

(Bu aralarda bir tarihte Sakarya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitü’sünde Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi üzerine yüksek lisans eğitimime başladım)

 Yaşadığım o günleri hep hatırlayacağım.

20 Kasım 2011 gününü hep hatırlayacağım.

İnsan yaşadıkça neler görüyor. Allah’ım herkesi gerçekten beterinden saklasın. Kimseyi kendine düşman edip kendine küstürmesin. Aldığı nefesi aldığına pişman etmesin.

Hani derler ya; ‘büyük derdin olduğunda Allah’a dönüp, Allah’ım benim büyük derdim var deme, derdine dönüp, benim çok büyük Allah’ım var’ de diye ama inanın insan kimi zaman Rabbine karşı gerçekten çok nankörleşiyor.  

İniş, çıkış, başarı, başarısızlık, sevgi, nefret, özlem, hüzün, mutluluk, keder, lezzet, dostluk, ayrılık, dua, sevgi, saygı, güzellik, bahar, saygısızlık, merhamet hepsine ve dahasına olan ‘aşk…’ !

İşte öyle; sonrasında iş hayatımla ilgili güzellikler devam ediyor, daha da devam edecek, napalım kendimizi işimize gücümüze verip oyalayalım bari değil mi?

Bu arada Bahçeşehir Üniversite’si İLEF Kriz İletişimi dersinde anlattığım dersi de hep hatırlayacağım. Ama 2012’de eğitimlerimizin de devamı gelecek.

Yine şair diyor ya hani; ‘hatırlamak evvelinde unutmayı saklar, ben seni bir an olsun hatırlamayacağım’ diye bende aslında aynen öyleyim, bu koca sene içerisinde yaşadığım her şeyi bir an olsun aklımdan çıkartmayacağım.

2011, yaşanılanlar, yaşatanlar ve tüm duygular hepinize teşekkürler, büyüyorum sizinle!

Ama inşallah 2012 bu kadar yüklenmez üzerime.

Bu vesileyle hepinize iyi seneler dilerim…

Bu yazıyı sosyal medya paylaşabilirsiniz

Yazar: Erdal Erdoğdu

Ülkemizin önde gelen iletişim danışmanlığı firmalarının PR ve dijital ekiplerinde görev aldım, birçok üniversite ve özel eğitim kurumunda iletişim bilimleri üzerine eğitimler verdim. Ajans ve eğitmenlik hayatımın yanında marka, kurum ve kişilere özel danışmanlık ve eğitim hizmetleri verdim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir