incinmiş kalpler vakfı!!!
Gidilen mesafelerin geriye öksüz bir çığ yangını bırakacağını bilmeden yürüdü yüreğim,yarımdım…… soluksuz beklenilen vuslat sevinçlerin gamzeleri görmeden ölüşüne şahitti,hüznü katmerleten şehir usul usul akardı eşiğime,aynasında bakışını güneşe yas’layan yüzüm görünenin ardındaki yaşamıma tükenen bir insan portresi gibi düştü…
Düşümde kurtlanan bi varlığın doğrulamayışı sayfalarıma aksi bir sureti tezyin etti,sevgi ve nefret aynı annenin çocuklarıydı,zaman birinin eksikliğinde diğerine ucube bir kardeşlik bırakırdı… bulutların alnında tutunamadan kaydı yağmurlar,şehrin üstüne ölü toprağı serpildi ve her yanı cenaze koktu sokakların…
yüzümün uzakalarında olan içime cüzzam karanlıklar yetirirdi,adımda asılı kaldı hüzün,boğunç bi sevinç nakaratlandı dilime,serkeşti kalemim,namluya sözü sürüp aşka meydan okudu,bu kalp aşka taarruzda adına yenik düştü sevgili,hezimetlerdeyim.ben geldim “hoşgeldin nefesim” demeyi unuttu mu dilin….
Şarkılar hüzün miraslı notalar devraldı bu şehirden,hüsran arkanı dönüp bakmadığında savaş ertesi sahneler çizerdi,bunca koşuşturma terkinin es’lerinde diz üstü çöktü…
sandığımdaki kırık hatıralarım sızdı soluğuma,masalındaki susa cenk tutan kahramandım ben,incinmiş kalpler vakfına mı gitti emeğim neden acının zindanlarında duvarları kemirir oldu düşlerim… bu içime düşen boş tangırtılardı sesimde duyulan,titreyen ellerimdi yoksoğuna,boşluğunda sıtmalı bir çocuktu istanbul,her gece titrer oldu biçare d/üşüme…
Düş yorgunu yolculuklardan geldim,amacımda rotası belirsiz fırtınalar,ölümün yan komşuma gelişini kıskandım,deliliğe meyleden aklım fütursuzca sapladı kalemi ciğerime,gecelerime kül serpen bir yalnızlığın avuçlarına döküldü yaşlarım,dilime dolanan dikenli tellerden kanarcasına kurtulmaktı “sen” deyişim…
şeytan günahı tazeliklerde İbrahimi ateşlere kurban oldum,adımda saklı cana büktüm boynumu,sözümde devrildikçe ardına Hiroşima vari İstanbullar kustum,çatlak bir kalemden tutup tükenişin odalarına kapadım kendimi,her güne kırık kanatlı harfler bıraktım,ölüme bak da anla suretimi!……
(notalone tarafından yazılmıştır)
02 Ağustos 2007, 23:06 tarihinde
imgelemi bol bir deneme…hoş…
02 Ağustos 2007, 23:23 tarihinde
aşk konulu başlığa ve yukardaki denemeye,hala aşka inanlara cevabımdır:
Satılık Duygularım Var! ! !
Yalandan dünyalarım var
Satılık
Beş para etmez bir meteliğe
Sepetimde bolca sahte gülücüklerim var
Kucak dolusu
İster misiniz?
Ağabeyler Ablalar
Almazsanız pişman olursunuz ha…
Ya da
Size kahkahalar yerine
En ucuzundan
Kandırıkçı sevinçler vereyim
Sevdiğinize verirsiniz
Gözlerinin içine baka baka
Bir hediye paketi içinde
Üstünde koca fiyonkları olan
Masallar da satın alabilirsiniz
Hiç kullanılmamış
Ne dersiniz?
Ağabeyler Ablalar
Elimde
Sahte
Yalan
Kandırıkçı
Her türlü duygu var
En sona sakladığım
En özel parça
Su katılmamış
İmkânsız Aşk var elimde
Ama çok pahalı
Paranız yetmeyebilir almaya
Eski usul takasa ne dersiniz?
Bir damla
Gerçek gözyaşına
İmkânsız Aşk
Ne dersiniz?
Ağabeylerim Ablalarım
Almaya yetiyor mu gücünüz?
05.12.2006/Salı/00:24
Esra Erdoğdu
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
——————————————————————————–
Bu şiirin hikayesi:
İster şiir deyin eleştirirken, ister düz yazı kıvamında. Bunlar gerçek sonuçta. Hayat acı, öğretiyor işte akarken bir yerlere. Artık gözyaşlarının bile sahtesi var. Hem de satılığa çıkan.
06 Ağustos 2007, 15:25 tarihinde
Insan yagmur kokan bir sabaha karsi
Hatirlar gibi bir gün cami açtigini,
Duran bir bulut, bir kus uçtugunu,
Çöküp peynir ekmek yedigi bir tasi…
Bütün bunlar askin güzelligiyledir.
Asklar uçup gitmis olmali bir yazla…
ben aranıza yeni katıldım paylaşımların için teşekkürler.
18 Ağustos 2007, 12:39 tarihinde
derin mevzular bunlar… karışmamak lazım… arazi olmak lazım…:)
26 Ağustos 2007, 04:57 tarihinde
ömer kardeş nereye kadar kaçabilirsin ki
eninde sonunda seni yakalayacak ve bir bakmışsın ki sobelenmişsin :))
26 Ağustos 2007, 16:53 tarihinde
aman esra ağzından yel alsın! bu aralar offline olmak en iyisi…
26 Ağustos 2007, 21:57 tarihinde
bak yine kaçmışsın ömer kardaş.oldu mu be yaw. aşk yolunu bekliyodur burda şimdi senin

26 Ağustos 2007, 23:36 tarihinde
‘turne diyorum…’