incinmiş kalpler vakfı!!!

Gidilen mesafelerin geriye öksüz bir çığ yangını bırakacağını bilmeden yürüdü yüreğim,yarımdım…… soluksuz beklenilen vuslat sevinçlerin gamzeleri görmeden ölüşüne şahitti,hüznü katmerleten şehir usul usul akardı eşiğime,aynasında bakışını güneşe yas’layan yüzüm görünenin ardındaki yaşamıma tükenen bir insan portresi gibi düştü…

elma şekerine toprak bulanmış bir çocuk gibi her daim topraklara doydu açlığım,eylül sırtına ağır bir yüktü mevsimin,katran bir ağlayış oldu cam önleri bekleyişim,beyazdan ürktüm,nefesime gün ışığı deyse ölürüm!…

Düşümde kurtlanan bi varlığın doğrulamayışı sayfalarıma aksi bir sureti tezyin etti,sevgi ve nefret aynı annenin çocuklarıydı,zaman birinin eksikliğinde diğerine ucube bir kardeşlik bırakırdı… bulutların alnında tutunamadan kaydı yağmurlar,şehrin üstüne ölü toprağı serpildi ve her yanı cenaze koktu sokakların…

yüzümün uzakalarında olan içime cüzzam karanlıklar yetirirdi,adımda asılı kaldı hüzün,boğunç bi sevinç nakaratlandı dilime,serkeşti kalemim,namluya sözü sürüp aşka meydan okudu,bu kalp aşka taarruzda adına yenik düştü sevgili,hezimetlerdeyim.ben geldim “hoşgeldin nefesim” demeyi unuttu mu dilin….

Şarkılar hüzün miraslı notalar devraldı bu şehirden,hüsran arkanı dönüp bakmadığında savaş ertesi sahneler çizerdi,bunca koşuşturma terkinin es’lerinde diz üstü çöktü…

sandığımdaki kırık hatıralarım sızdı soluğuma,masalındaki susa cenk tutan kahramandım ben,incinmiş kalpler vakfına mı gitti emeğim neden acının zindanlarında duvarları kemirir oldu düşlerim… bu içime düşen boş tangırtılardı sesimde duyulan,titreyen ellerimdi yoksoğuna,boşluğunda sıtmalı bir çocuktu istanbul,her gece titrer oldu biçare d/üşüme…

Düş yorgunu yolculuklardan geldim,amacımda rotası belirsiz fırtınalar,ölümün yan komşuma gelişini kıskandım,deliliğe meyleden aklım fütursuzca sapladı kalemi ciğerime,gecelerime kül serpen bir yalnızlığın avuçlarına döküldü yaşlarım,dilime dolanan dikenli tellerden kanarcasına kurtulmaktı “sen” deyişim…

şeytan günahı tazeliklerde İbrahimi ateşlere kurban oldum,adımda saklı cana büktüm boynumu,sözümde devrildikçe ardına Hiroşima vari İstanbullar kustum,çatlak bir kalemden tutup tükenişin odalarına kapadım kendimi,her güne kırık kanatlı harfler bıraktım,ölüme bak da anla suretimi!……

(notalone tarafından yazılmıştır)

 

“incinmiş kalpler vakfı!!!” için 8 Yorum

  1. esra erdoğdu diyor ki:

    imgelemi bol bir deneme…hoş…

  2. Esra Erdoğdu diyor ki:

    aşk konulu başlığa ve yukardaki denemeye,hala aşka inanlara cevabımdır:

    Satılık Duygularım Var! ! !

    Yalandan dünyalarım var
    Satılık
    Beş para etmez bir meteliğe

    Sepetimde bolca sahte gülücüklerim var
    Kucak dolusu

    İster misiniz?
    Ağabeyler Ablalar
    Almazsanız pişman olursunuz ha…

    Ya da
    Size kahkahalar yerine
    En ucuzundan
    Kandırıkçı sevinçler vereyim
    Sevdiğinize verirsiniz
    Gözlerinin içine baka baka

    Bir hediye paketi içinde
    Üstünde koca fiyonkları olan
    Masallar da satın alabilirsiniz
    Hiç kullanılmamış

    Ne dersiniz?
    Ağabeyler Ablalar
    Elimde
    Sahte
    Yalan
    Kandırıkçı
    Her türlü duygu var

    En sona sakladığım
    En özel parça
    Su katılmamış
    İmkânsız Aşk var elimde
    Ama çok pahalı
    Paranız yetmeyebilir almaya
    Eski usul takasa ne dersiniz?
    Bir damla
    Gerçek gözyaşına
    İmkânsız Aşk

    Ne dersiniz?
    Ağabeylerim Ablalarım
    Almaya yetiyor mu gücünüz?

    05.12.2006/Salı/00:24

    Esra Erdoğdu

    (c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

    ——————————————————————————–
    Bu şiirin hikayesi:

    İster şiir deyin eleştirirken, ister düz yazı kıvamında. Bunlar gerçek sonuçta. Hayat acı, öğretiyor işte akarken bir yerlere. Artık gözyaşlarının bile sahtesi var. Hem de satılığa çıkan.

  3. hazal diyor ki:

    Insan yagmur kokan bir sabaha karsi
    Hatirlar gibi bir gün cami açtigini,
    Duran bir bulut, bir kus uçtugunu,
    Çöküp peynir ekmek yedigi bir tasi…
    Bütün bunlar askin güzelligiyledir.
    Asklar uçup gitmis olmali bir yazla…

    ben aranıza yeni katıldım paylaşımların için teşekkürler.

  4. Ömer Özlü diyor ki:

    derin mevzular bunlar… karışmamak lazım… arazi olmak lazım…:)

  5. Esra Erdoğdu diyor ki:

    ömer kardeş nereye kadar kaçabilirsin ki ;) eninde sonunda seni yakalayacak ve bir bakmışsın ki sobelenmişsin :))

  6. Ömer Özlü diyor ki:

    aman esra ağzından yel alsın! bu aralar offline olmak en iyisi… :)

  7. Esra Erdoğdu diyor ki:

    bak yine kaçmışsın ömer kardaş.oldu mu be yaw. aşk yolunu bekliyodur burda şimdi senin :D :) ;)

  8. Ömer Özlü diyor ki:

    ‘turne diyorum…’

Yorum Yapın