2010 – 2011 Blogsal Sosyal Sorumluluk Kampanyam

Bundan yaklaşık 1,5 yıl önce bir blogsal sosyal sorumluluk kampanyası başlatmış ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarını geçen zaman zarfı içinde kendimce desteklemeye çalışmıştım. Bundan sonrada elimden geldiğince aynı faaliyete devam etmeye çalışacağım. TOFD ile bu sene yine devam ediyoruz ama yanına 2 yeni kardeş, 2 tane de arkadaş ekleyip ve mart 2010 – mart 2011 tarihleri arasında bu derneklerin faaliyetlerini internetten duyurmalarında kendi sahip olduğum network ile destek olmaya ve daha fazla kişinin bu organizayonlara maddi ya da manevi destekçi olmasını sağlamak için çalışıp kendimce kişileri bireysel gönüllüğe çağıracağım.

Bu seneki sivil toplum kuruluşlarımız;

1- Lösev yani Lösemili Çoçuklar Vakfı

Lösev’in sms ile yardım ilanını blogumun sağ tarafına ekliyorum.    Lösev sms ile bağış yapmak için AVEA, TURKCELL veya VODAFONE tüm hatlardan 3406’a SMS gönderebilirsiniz. Her bir mesaj bedeli 10 TL + 2 SMS’dir.

 

Bunlara artı olarak bundan sonra benden alacağınız maillerde geçen senede olduğu gibi;

‘ erdalerdogdu.com 2010 – 2011 döneminde blogsal sosyal sorumluluk gereği TOFD, Lösev ve Kimse Yok Mu’yu desteklemekte ve sizlerinde maddi ve manevi yardımlarınızı beklemektedir. Eğer yardım etmek isterseniz  TOFD için 3430’a (5 TL), Lösev için 3406’ya (10 TL) sms göndermeniz yeterli olacaktır.’ şeklinde bir imza ile karşılacaksınız.

Bu 3 ana derneğimizin yanında 2 tane daha stk yı desteklemeye çalışacağım.

Bunlardan ilki Türkiye’nin önde gelen çevre kuruluşlarından ve Ege bölgesinin akciğerleri için faaliyet gösteren Ege Orman Vakfı . Eğer sizde EOV’a destek olmak isterseniz;  online bağış yapabilir,

* Garanti Bankası Konak Şb.;
TR97 0006 2000 4100 0006 2042 46,
* İş Bankası Gündoğdu Şb.;
TR51 0006 4000 0013 4240 1161 49,
* Vakıflar Bankası Alsancak Şb.;
TR69 0001 5001 5800 7284 9671 96,
* Denizbank Ege Kurumsal-Kamu Finansmanı Ve Tic. Mer. Şb.;
TR47 0013 4000 0042 5403 9000 01 (Havale ücreti alınmaz),
* Ziraat Bankası 26 Ağustos Şb.;
TR82 0001 0008 8406 9615 4350 01

hesap numaralarına para yatırabilir ya da 30 ve 50 TL karşılığında Ege Orman Vakfı Hediye paketlerinden satın alabilirsiniz.

Son sivil toplum örgütümüz ise bir çoğumuzun aklına bile gelmeyecek bir alanda hizmet veren;  Türgök yani Türkiye Görme Özürlüler Kitaplığı . Türgök’ün maddi desteğin yanında en az onun kadar ihtiyaç duyduğu yardım çeşidi gönüllü desteği. Eğer websitesini ziyaret ederseniz onlara ne şekilde destek olabileceğiniz konusunda fikir edinmiş olursunuz. Ama elinden maddi destek gelen kişiler de;

TL Hesabı: Türkiye İş Bankası. Mithatpaşa Şubesi.3409-549771
İBAN No: TR91.0006.4000.0013.4090.5497.71

Yurtdışından Bağışta Bulunmak İsteyenler İçin:
 TL Hesabı: Türkiye İş Bankası Mithatpaşa Şubesi. 3409-652396
İBAN No: TR21.0006.4000.0013.4090.6523.96
Avro Hesabı: Türkiye İş Bankası Mithatpaşa Şubesi. 3409-0165054
İBAN No: TR70.0006.4000.0023.4090.1650.54
  Dolar Hesabı: Türkiye İş Bankası Mithatpaşa Şubesi. 3409-0165049
İBAN No: TR11.0006.4000.0023.4090.1650.49

Şimdi diyeceksiniz bana Erdal bunları buraya yazdın ama eee sonuç? Sonuç olarak sadece benim elde edeceğim gönül rahatlığı bana yetiyor işte. Geçtiğimiz günlerde Sevgili arkadaşım Burak Budak’ın yazdığı gibi Hepimiz Medyayız ve nacizane bende elimdeki medya gücünü bu şekilde kullanıyorum ve tabi ki eğer şu an şu yazıyı okuyarsanız sizin de elinizden geldiğince gücünüzü kullanmanızı bir arkadaşınız olarak istiyorum.

Saygılarımla.

Grup Satın Alma Sistemleri ve Yerelleşme

Bundan 3-5 yıl öncesini ve e-ticaret internet satış sistemlerini düşündüğümde kişilerin zihinlerindeki güven sorununu çok iyi hatırlıyorum. Bundan ötesi değil satın alma işlemleri bankaların online işlemleri bile bize çok uzaktı. Bugün ise internetin hayatımızdaki birçok şeyi değiştirdiği gibi alış veriş alışkanlıklarımızın da değiştiğini görüyorum. İzmir’deki E-Tohum toplantısında bazı grup satın alma sitelerinin yöneticilerini dinleme fırsatı bulmuştum. 2010’nun ortalarına doğru karşımıza çıkan yaşadığımız şu günlerde ise sayıları yüzlere ulaşan fırsat/indirim siteleri bizim internetten alış veriş kültürümüzü değiştirmiş durumda. Bunda da en önemli etken tabi ki son kullanıcıya sağladıkları %50’yi geçen indirim oranlarıdır.

Buna artı olarak sistemler sadece potansiyel müşterilere indirim imkanı sunmanın ötesinde firmalara da büyük imkanlar sunuyor; öncelikle artık birçoğunun yüz binlere varan üyeleri bulunmakta, e-mailing marketing e benzetebileceğimiz mailing sistemleri ile firma adınızın on binlere ulaşma imkanı, potansiyel yeni müşteri kazanma imkanı, sıcak satış yapabilme imkanı, sezon dışında satış yapabilme imkanı, anlaşmalı oldukları medya kanallarında haber ya da ilan çıkarttırma imkanları vb bunların başında geliyor.

Belli başlı büyük sistemler birçok ilde günlük fırsatlar ile kullanıcıların karşısına çıkarken, pazarlar birbirinden ister istemez ayrılıyor gibi yani kimi site belli başlı 3-5 başlıkta mesela yiyecek, güzellik-bakım vb satış yaparken bazıları sadece tek bir başlık altında satış yapıyor mesela sadece turizm. Ama ben bu sistemlerin ilerisini nacizane ‘yerelleşmede’  görüyorum. Büyük firmaların bazı illere sunduğu imkan o illerdeki girişimcilere de ilham kaynağı olmuş olmalı ki sadece tek bir ile fırsat sunan sistemlerle karşılaşmaya başladık. Bunlardan bir tanesi de benim yaşadığım şehir olan İzmir’e has ve sadece İzmirlilere çeşitli fırsatlar sunan bir sistem olan Firsat35.com . İzmir gibi bir şehirde nasıl olurda iş yapılır bilmiyorum ama onlar için kendimce bazı fikirlerim var. Mesela öyle fazla elit takılmadan özellikle Bornova ve Buca’daki üniversite öğrencilerini hedefleyen fırsatlar sunmaları mesela uygun fiyata Güzelbahçe’de balık, Çiçekliköy’de kahvaltı ya da daha yakın olan iyi mekanlarda uygun fırsatlar sunmaları (mesela Alins’te Fajita 🙂 onlar için faydalı olacaktır. Çünkü ben bu işlerin ağızdan ağza kulaktan kulağa yayılarak daha da güçlenebileceğine, buna artı olarak kıyıda köşede kalmış ama çok iyi işler çıkartan, lezzetli yemekleri olan mekanların da İzmir içinde daha geniş kitlelere ulaşmasında onlara görevler düştüğüne/düşeceğine inanıyorum. Ne diyelim efendim, umarım burayı okurlar da bu yazdıklarımı görürler ve en az ulusal olarak hizmet veren firmalar kadar yerelde başarıya ulaşırlar.

Ki unutmadan söylemeliyim ki benim gibi müşteriler için sadece indirim sunmak yeterli olmayabilir. STK lara da destek vermek önemli. Geçtiğimiz günlerde Şehir Fırsatı benim gönüllüsü olduğum Ege Orman Vakfı ile ilgili %1 indirimle bir fırsat geçmişti ve onu gördüğümde mutlu olmuştum. Aynı şekilde Fırsat35.com da hizemete girdiği ilk günlerden itibaren Ege Orman Vakfı ile birlikte sosyal sorumluluk projelerine başlamış ve geçtiğimiz günlerde ilk ormanını bile oluşturmuş. Ne diyeyim böyle hareketleri diğer sitelerden de beklememek elde değil.

Pazarlama Planının Aşamaları

Az önce kitaplığıma bakarken gözüme vakti zamanında okuduğum Philip Kotler’in A’dan Z’ye Pazarlama kitabı takıldı. Bence güzel ve faydalı bir eser. Pazarlamaya başlangıç için okunması şahsımca tavsiye edilir. Şimdi içimden rastgele bir sayfa açıp sizinle paylaşmak geldi. 122. Sayfa açıldı. Bakalım neler varmış; 122. Sayfa ve konuyu içeren diğer sayfalarda.

 Pazarlama Planları

 Şirketinizin bir vizyona gereksinimi vardır, vizyon bir strateji ister, strateji bir plan gerektirir ve plan için eylem gerekir. Bir Japon atasözü şöyle der: ‘’Eylemsiz vizyon bir düştür. Vizyonsuz eylem bir kabustur.’’

 Ayrıntılı bir pazarlama planı hazırlamalısınız. Ancak buna bir savaş planı demek daha anlamlı olur. Planınız, size, daha siz ilk muharebeye girmeden, savaşı kazanacağınız güvenini vermelidir. Eğer pazara daha iyi, daha yeni, daha hızlı veya daha ucuz bir şey sürmüyorsanız, pazara girmemelisiniz. Bir pazarlama planı altı aşamadan oluşur: 1- Durum analizi 2- Hedefler 3- Strateji 4- Taktikler 5- Bütçe ve 6- Denetimler.

…………. 

  •      Durum analizi tam anlamıyla tamamlanmış mı?
  •      Durum analizi ışığında, amaçlar makul ve ulaşılabilir mi?
  •      Strateji, belirlenen amaçları sağlamaya elverişli görünüyor mu?
  •      Taktikler belirtilen stratejiyle aynı çizgide mi?
  •      Beklenen yatırım getirisi yeterli ve güvenilir mi?