24

Zaman ne kadar çabuk geçiyor anlayamıyorum. Daha çok gencim biliyorum, ömrümün sonuna kadar göreceğim günlerim var, yaşayacağım anlarım, tadacağım çok güzel tatlarım var, hepsi bir yerde sıralarının gelmesini usulca bekliyorlar.

 Ne diyeyim nasip, kısmet, hayırlısı…

Hayat insana her an çok ama çok farklı şeyler sunuyor; bir an gülerken hemen ardından ağlatabiliyor, bir an koşarken ardından topallatıyor, hayatı derin derin içine çekerken,  bir an ciğerlerinde yetmez hale gelebiliyor, kısacası belki de hayat sadece kendini oynuyor biz de sadece ona ayak uydurmaya çalışıyoruz.

Bundan 1 yıl önceki doğum günü yazısını benim adıma konuk yazar olarak çok sevdiğim bir arkadaşım yazmıştı.

O gün ki yazıda kendisi;

“İyi ki doğdun” diyeceğim öncelikle; ama bununla kalmamalı öyle değil mi? Sadece doğmuş olman değil şu an hayatımda olman da önemli. İyi ki doğdun ve iyi ki seni tanıyorum‘ demiş. Ne mutlu biri ya da birilerini ‘iyi ki doğdun’ ve ‘iyi ki seni tanıyorum’ dedirtebilmek.

Okumaya devam et “24”

Hadi Facebookta sahte hesap açıp, oyun oynayalım!

Geçen akşam facebook üzerinden kaydolurken verdiğim eski mail adresimde arkadaşlarını bul özelliği üzerinden bir arkadaş aratması yaptım, arkadaş olarak birbirimizi eklemediğimiz kişileri buldum, kimler beni silmiş onları gördüm ama en garibi aynı arkadaşımın sahip olduğu 4-5 mail adresiyle de facebook üyesi olduğunu görmemdi. Üşenmedim hepsine tek tek baktım, sadece bir profil resmi (gerçek resim değil) ve sahte bir isim. Şimdi düşünüyorum aynı kişi facebook a niye 4 ya da 5 tane farklı hesap açar ki?

Sonra inceden düşündüm, birçok arkadaşım günde yaklaşık olarak 10 saatlerini facebook içerisinde geçiriyorlar, oyunlara dalmışlar, herkes farklı farklı oyunlar oynuyor, video izliyorlar, fotoğraflara yorum yazıyorlar, gruplara üye oluyorlar vb vb vb…

Hem internet üzerine projeler geliştirmeye çalışan hem de bir halkla ilişkiler/pazarlama/reklamcılık öğrencisi olarak benim için bu çok iyi bir durum aslında. Çünkü onlar böyle internet ya da kısacası facebookkolik oldukça benim ileride bu mecralardan para kazanma ihtimalim artıyor aynı şu an on binlerce insanın 4-5 tane hesap açıp oyun oynamak arkadaşlarını geçmek için hırs yapmış insanlar üzerinden para kazandığı gibi!

Bazen gerçekten ağlanacak halimize gülüyorum.  Acaba o arkadaşlara ders çalışmak lazım, araştırma yapmak lazım, kişisel gelişime önem vermek lazım desem. Hadi bunları geçeyim oyun oynayıp – fotoğraflara yorum yazıp internette zaman öldüreceğinize, internet üzerinde blog yazıp internette içerik yaratsanız, bir ihtimal bloglarınız üzerinden para kazansanız ya da facebook üzerinden hizmet yapan ajanslar ile irtibata geçip kontördür/basit ürünlerdir vb hediyeler kazansanız desem acaba internete/facebook’a bu kadar vakit ayırırlar mı?

İnanın bunu da hiç sanmıyorum.

Okumaya devam et “Hadi Facebookta sahte hesap açıp, oyun oynayalım!”

Öğrencinin yüreğine dokunmak

Eğitim hayatımda bu sene içinde yaklaşık 17. senemi kutluyorum. Çok güzel okullarda, çok iyi hocalardan eğitim aldım. Şimdiye kadar ne kaldığım bir ders ne de herhangi bir sebepten dolayı atıştığım, kavga ettiğim bir hoca hatırlarım. Demek ben de az da olsa iyi bir öğrenciyim. Malumunuzdur şu aşamada iletişim bilimleri üzerine eğitim almaktayım. Burada iletişim nedir? Sorusunu sormak isterdim ama kanımca gerek yok, on yedinci eğitim yılım dedim, üniversitede beşinci senem ve ben bu sene ilk defa bir hocamdan bir mektup aldım. Hocamız yaklaşık 100 tane öğrencisini de üşenmeyip tek tek el yazısı ile mektup yazmış. Mektupların içeriğini bilmiyorum ama benim aldığım mektup içerisinde yaklaşık 4 aylık dönem içerinde hocamın benim hakkımda edindiği bilgileri derlediği, bana geleceğim konusunda fikirler verdiği, en önemlisi bu dönem içinde bana göre beni çok iyi incelediği izlenimini veren bir yazı içeriği var. İşte yukarda ki sorunun cevabı bu, yani iletişim bu!

Okumaya devam et “Öğrencinin yüreğine dokunmak”