Blogsal Sosyal Sorumluluk Kampanyası

Bu ara elimde bir kitap var; Ceyda Aydede tarafından yazılan ‘Yükselen Trend ; Kurumsal Sosyal Sorumluluk’ halihazırda okumaktayım bu kitabı. Bu kitabı okumaya başladığım dönem için blog yazarı arkadaşlarımdan Sevgili Evren‘in blog yazarlığının 5. yılı münasebetiyle bir sosyal sorumluluk organizasyonuna başladığını öğrendim. Evren’in vesilesiyle, benimde içimde bir ışıltı oldu ve ‘ben niye yapmıyorum’ diye kendi kendime sormaya başladım ve hemen faaliyete gectim. İlk önce Evren‘in bu sene içinde destekleme kararı aldığı, Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği – TOFD hakkında ondan bilgi aldım, saolsun kendisi bu kurum hakkında çok iyi bir şekilde referans oldu bana. Böylelikle TOFD önümüzdeki 1 yıl içinde destekleme kararı aldığım ilk gönüllü kuruluş oldu.  Ama Evren bir organizayonu destekliyorsa benim ondan daha fazla organizasyonu desteklemem lazımdı (tabi bu işin şakası). 🙂 Ben ekstralar aramaya başladım, farklı kesimlerden farklı insanların destek verebileceği gönüllü kuruluşları bulmaya çalıştım. Yeğenim çizgi film izlerken cartoon network tv reklam kuşağında ‘PAYLAŞMAYI SEVEN PARMAK KALDIRSIN’ diyen bir reklam filmi izledim. Geçtiğimiz günlerde bloguma yazdığım bir yazıda gençliğimizin ya da genel olarak ülkemizin okuma oranına bir eleştride bulunmuştum. Bunun üzerine izlediğim bu video ciğerime dokundu.

 

 

 

Halide Edip YOK! Cervantes YOK! Said Faik YOK! Mehmet Akif YOK!

Okumaya devam et “Blogsal Sosyal Sorumluluk Kampanyası”

Likemind İzmir Buluşmaları ve İzmir’e gelen yeni renk

Likemind Buluşmaları dünya üzerinde birçok ülke ve şehirde yapılan ve büyük ilgiyle karşılaşan bir organizasyonlar silsilesi. Ülkemizde ilk olarak Likemind İstanbul olarak Sevgili Özgür Alaz ve Alemşah Öztürk tarafından düzenlenmeye başlayan,  akabinde Likemind Ankara ve Adana‘da büyük ilgi gören genel olarak benzer pazarlama zekasına sahip (likeminded) insanların bir araya geldiği buluşmalar bütünü.

İstanbul, Ankara ve Adana buluşmaları gerçekleşip sosyal medya üzerinde çok güzel feedback’ler alırken, Sevgili Mümin Erakbaş ile birlikte acaba İzmir’de niye yok, sorusunu sormaya başladık. Akabinde hemen harekete geçtim. Likemind Buluşmlarını organize etmek, Likemind.us yöneticileri ile yazışmak, onların sizin buluşmalarınızı sitelerinden duyurmasını sağlamak gerekiyor. Uzun süre Sevgili Noah Brier ile yazıştım. Onu Likemind İzmir Buluşmaları konusunda ikna ettim. Ama 4. buluşmayı organize edeceğimiz şu gün bile hala Likemind İzmir Buluşmlarını sitesine eklemiş değil. Sağlık olsun.

 

12 Haziran için, ilk duyurumlara başladığımızda büyük ilgiyle karşılaştık. Ama tam bu aşamada Sevgili Özgür Alaz‘dan Likemind.us’da bize referans olmasını istediğimde, bana Türkiye’nin bilhassa pazarlama ve yönetim danışmanlığı konusunda en büyük isimlerinden biri olan, benim daha önce gazetelere yazdığı yazılarından, yayınladığı makalelerinden takip ettiğim Melih ARAT‘ın İzmir’de likemind buluşmaları organize ettiğinden bahsetti. Ama bizim takip ettiğimiz sosyal medyalar üzerinde biz de dahil olmak üzere kimsenin bundan haberi yoktu. Hemen Sevgili Melih Hocamız ile bu konuyla ilgili irtibata geçtik. Bununla birlikte, biz 12 Haziran’da sosyal medya üzerinde tüm duyurumları yapılmış şekilde 1. Likemind İzmir Buluşmasını Sevgili Mümin ERAKBAŞ ile birlikte organize ettik (Melih Arat ve İpek Hanım’ın organize ettiğinin ardından özünde 2.ydi) . 19:30 buluşma saati ama biz 1 saat önceden gittik, birlikte oturduk, Allah bizi utandırmasın diye dua ettik :). Vakit yaklaşıp arkadaşlarımız geldikçe, içimiz rahatlamaya başladı, çünkü acaba kimler gelecek, kimse gelecek mi diye bir merak vardı içimizde. İlk olarak Muzaffer Bey, Merhaba ben Muzaffer diyerek yanımıza geldi, sonra İzmir Blog Yazarlarından arkadaşlarımız, akabinde meğersem yan masalarda oturanlar arkadaşlar da Likemind İzmir Haziran Buluşması için gelmişler, onlarda kalkıp yanımıza oturdular. İlk buluşmaya göre çok verimli geçen bir toplantı idi, yaklaşık 35 kişi birbirini tanımayan onca güzel insan bir araya gelmiştik. Temmuz ayında ki buluşmada ise, Melih Hocam ile yolumuza devam etmeye başladık. Okumaya devam et “Likemind İzmir Buluşmaları ve İzmir’e gelen yeni renk”

Buket Uzuner İstanbullar’dan – ne kadar okuyoruz?(a)

Bundan yaklaşık 5 ay önce İzmir Kitap Fuarı’ndan Buket Uzuner’in İstanbullular adlı eserini satın aldım. Bu kitabı daha öncesinde sınıfta 1-2 arkadaşımda görmüş, okuyup okumamam konusunda fikirlerini almış, inceden göz atmıştım. Ailesi yaklaşık 300 yıldır  İstanbul’da yaşayan biri olarak, tüm esmerliği ile insanları İstanbullu olduğuna inandıramayan ben için, isim itibari ile gerçekten ilgi çekici bir kitap idi. Buna karşın Buket Uzuner ismi bana yabancıydı. Ben bir edebiyat eleştirmeni değilim, ne yazarı ne yazdıkları hakkında edebi açıdan bir yorum yapamam. Ama okumayı seviyorum. Buket Uzuner’in İstanbullular adlı romanının kısa içeriğine yazarın sitesinden ulaşmak mümkün bu vesileyle burada ben herhangi bir bölüm paylaşmayacağım.

İstanbul benim canım vatanım da vatanım İstanbul İstanbul demiş bir başka yazarımız. Acaba dünya üzerinde uğruna bu kadar kitap, şiir, şarkı yazılmış, uğruna savaşlar verilmiş bir başka şehir daha var mıdır? Yazar’da bu kitabında bence bundan bahsetmiş. İstanbul’a aşık insanların öyküsü, bir vesile İstanbul’a gelmiş, akabinde İstanbullu oluvermişlerin öyküsü, aşkı uğruna İstanbul’u terketmiş ama İstanbul’un aşkına dayanamayıp geri dönmüşlerin öyküsü var bu kitapta. ‘

‘Yazarın dili, bu kitap öncesinde okuduğum İskender Pala ve Elif Şafak gibi yazarlara nazaran daha kolay ve anlaşılır çünkü sokak dilinin rahatlığı var hatta argo kelimeler çok göze çarpıyor.’  Yine de ben bu kitabı okurken zevk aldım. Yazarımızın biografisine ve verdiği eserlere bakınca benim onu keşfetmekte ki geç kalmışlığım büyük üzüntü verdi bana.

Okumaya devam et “Buket Uzuner İstanbullar’dan – ne kadar okuyoruz?(a)”